KÜLTÜR SANAT - 01 Ekim 2022 Cumartesi 13:23

Bitlis’te iş yerlerine ‘yabancı isim koyma tehlikesi’ uyarısı

A
A
A
Bitlis’te iş yerlerine ‘yabancı isim koyma tehlikesi’ uyarısı

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Adilcevaz Şube Başkanı Buğra Turan, Bitlis ve ilçelerinde bulunan iş yerlerinde son zamanlarda başlayan ’yabancı isim koyma’ hastalığının arttığını söyleyerek adeta bir salgın gibi tüm kenti sarmaya başladığına dikkat çekti.

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) Adilcevaz Şube Başkanı Buğra Turan, Bitlis ve ilçelerinde bulunan iş yerlerinde son zamanlarda başlayan ’yabancı isim koyma’ hastalığının arttığını söyleyerek adeta bir salgın gibi tüm kenti sarmaya başladığına dikkat çekti.


Cadde, sokak ve işyeri tabelaları, dildeki bozulmanın hangi boyutlara ulaştığının en önemli göstergesinden biri olduğuna dikkat çeken TDED Adilcevaz Şube Başkanı Turan, “Türkçemize sahip çıkmak hepimiz için yasal zorunluluktur” dedi. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin "Dilimiz Kimliğimiz" sloganıyla yola çıktığını hatırlatan Turan, derneğin, Türkçenin fakirleştirilmeden zenginleştirilmesinden yana olduğunu kaydetti.



“Dil milleti meydana getiren unsurların başında gelir”


Son yıllarda Türkçe ve Türkçeleşmiş kelimelerin yerine, yabancı kelimelerin orijinaline uygun olarak yazılıp okunmaya başlandığına dikkat çeken Turan, “TDED’in amaçlarında belirttiği gibi dil, milleti meydana getiren unsurların başında gelir. Dil, fertler arasındaki anlaşmayı sağlayan, milli birliğin esasını ve özünü teşkil eden bir araçtır. Toplumlar, millet olmayı bir dile sahip olmakla elde eder ve milli varlıklarını da kendi dilleriyle koruyabilirler. Dilini geliştirip zenginleştiremeyen, yabancı dillerin istilalarından koruyamayan milletler, ne millî bir kültür oluşturabilir, ne de oluşmuş kültürlerini koruyabilirler. Milli kültürün muhafazası ve dildeki yozlaşmanın önüne geçilebilmesi için hem ülke genelinde hem şehirlerimizde bilinç çalışmalarına ağırlık verilmesi gerekmektedir” dedi.


Derneklerinin Türkçe karşılığı olan hiçbir kelimenin yerine yabancı kelimenin kullanılmasından yana olmadığının altını çizen Turan, eğer başka bir dilden kelime almak mecburiyetinde kalınması halinde, o kelime Türkçeleştirilerek, hemen her vatandaşın kolayca telaffuz edebileceği şekle ve sese sokularak kullanılması gerektiğini ifade etti.



“Türkçe Şurası dilimizin gücünü, imkanlarını anlama ve dil varlığımızın geliştirilerek sürdürülmesi üzerinde düşünmeye vesile oldu”


TDED tarafından dilde yapılan yenilikler ile dil varlığının geliştirilerek sürdürülmesi üzerinde düşünmeye vesile olduğunu belirten Turan, “TDED Genel Başkanı Ekrem Erdem’in gayretleriyle bir kanun çıkarıldı. 2017’de tüm kamu kuruluşları Türkçeye en uygun klavye olan F klavyeye geçti. Bunun yanı sıra Türkiye Yazarlar Birliği, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile Yunus Emre Enstitüsü’nün düzenlediği dilimizin dünü, bugünü ve yarınının konuşulduğu geniş katılımlı ‘Türkçe Şurası’ 26-27 Kasım 2021 tarihinde Ankara’ da toplandı. Türkçe Şurası’nda konuyla ilgili kişiler, kurum temsilcileri bir araya getirilmekle kalınmadı; dilciler, edebiyatçılar, felsefeciler, hukukçular, eğitimciler ve şurada ele alınan konularla ilgili ilim ve fikir adamlarının katılmasıyla detaylı bir danışma toplantısı yapıldı. Türkçe Şurası böylelikle dilimizin gücünü, imkânlarını anlama ve dil varlığımızın geliştirilerek sürdürülmesi üzerinde düşünmeye vesile oldu” ifadelerini kullandı.



“Türkçemize sahip çıkmak hepimiz için yasal zorunluluk”


Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 3’ncü maddesine göre devletimizin dili Türkçe’dir ve bu hüküm ne değiştirilebilir ne değiştirilmesi teklif edilebilir” diyen Turan, bu sorumluluğun hayatın her alanı için geçerli olduğunu, sadece tabelalar için geçerli olmadığını hatırlattı. Bu konuda başta üniversitelerin, Türk Dil Kurumu’nun, yerel yönetimlerin, Ticaret ve Sanayi Odalarının ve her kurum kuruluşun duyarlı olmak zorunda olduğunu açıkladı. Türkçe’de yaşanan kirliliği “tabela kirliliği” özelinden değinmek istediğini belirten Turan, “Binaların, alışveriş merkezlerinin, iş yerlerinin ve markaların kullandıkları yabancı dil ve bozuk Türkçe dikkate alındığında problemin karşımıza genel olarak iki şekilde çıktığını görürüz: Yabancı dil özentisi, dil yanlışları. Kendimize, dilimize yahut ülkemize mi güvenmiyoruz da tabelalarımıza, ürettiğimiz ürünlere Türkçe isim koymuyoruz? Bingöl’de bir köyün adından üretilen ’Kiğılı’ bugün ülkenin en önemli markalarından değil mi? Hem de batılı tarzın tüm çizgilerini modellerinde öne çıkarmasına, gençlere yönelik ürün ortaya koymasına rağmen. ’Mavi’ dünya çapında bir marka olmamış mıdır? Tabelalarında gururla kimliklerini, yani dilimizi, Türkçeyi markalaştıran ticaret erbaplarını. Yabancı marka hayranlığını sadece ticari kaygılarla açıklamak bu durumda nakıs olmaktadır. Bu bir yabancı hayranlığıdır, zihinlerin ve kalplerin kendi ülkesine karşı oryantalist yaklaşımıdır, özgüven eksikliğidir. Alışveriş merkezlerinde Türkçe isim bulmak, neredeyse imkansız” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Şampiyon Galatasaray üstü açık otobüsle şehir turu attı Galatasaraylı futbolcular ve teknik ekip, şampiyonluk kutlamalarına şehirde üstü açık otobüsle tur atarak başladı. Trendyol Süper Lig şampiyonu Galatasaray’ın, RAMS Park’ta düzenleyeceği ’Dört Dörtlük Gece’ şampiyonluk kutlamaları, Galatasaray Lisesi’nden başladı. Sarı-kırmızılı futbolcular ve teknik ekip, ilk olarak lisede toplandı ve daha sonra kendilerini bekleyen üst açık otobüse geçti. Otobüsle şehir turu atan sarı-kırmızılılara, taraftar yoğun ilgi gösterdi. Futbolcular da yol kenarlarında yoğun kalabalıklar oluşturan taraftarlara el sallayarak karşılık verdi. Yaklaşık 3 saat süren şehir turunda liseden çıktıktan sonra Mecidiyeköy’e geçen kafile, Levent’ten ilerleyip stadyuma ulaştı. Simitçiden Torreira’ya simit Şehir turu sırasında ilginç anlar da oldu. Bazı Fenerbahçeli taraftarlar da Galatasaray otobüsü izlemek için sarı-kırmızılı taraftarların arasında yer aldı. Yol kenarında bekleyen bir simitçi de Uruguaylı futbolcusu Lucas Torreira’ya simit gönderdi. Otobüste bulunan Torreira’nın simidi alıp yemesi eğlenceli bir an oldu. Mauro Icardi için pankart Galatasaraylı futbolculardan Lucas Torreira ve Yunus Akgün, Arjantinli futbolcu Mauro Icardi için pankart açtı. Torreira ve Yunus’un Icardi için açtığı pankartta ’Gitme Mauro’ yazıldı. Avrupa kupaları hedef gösterildi Öte yandan Galatasaraylı futbolcular, otobüsün önüne Avrupa kupalarını hedef gösteren bayrak astı. Sarı-kırmızılı bayrakta ’Yetmez bize bu kupa, hedef artık Avrupa’ yazı yer aldı.
Muş Muş Devlet Hastanesi’nde "Vefa Masası" kuruldu Muş Devlet Hastanesi’nde şehit aileleri, gaziler, engelli bireyler ve 65 yaş üstü vatandaşların hastane işlemlerini kolaylaştırmak amacıyla "Vefa Masası" hizmete açıldı. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin girişimleri sonucu, Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile Muş Devlet Hastanesi Başhekimliği iş birliğinde kurulan "Vefa Masası", vatandaşların sağlık hizmetlerine daha kolay ulaşmasını hedefliyor. Uygulama kapsamında hastane içerisindeki işlemlerde destek sağlanacak, yaşanan sorunların çözümü için rehberlik hizmeti verilecek. Açılış programında konuşan Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, Engelliler Haftası kapsamında hayata geçirilen uygulamanın önemli bir sosyal destek hizmeti olduğunu belirtti. Ömür, engelli bireyler, şehit aileleri, gaziler ve yaşlı vatandaşların hastaneye girişlerinden çıkışlarına kadar her aşamada destekleneceğini ifade ederek, devletin tüm vatandaşlara eşit sağlık hizmeti sunma sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Muş Bedensel Engelliler Derneği Başkanı Bedri Korkmaz ise kentte uzun süredir hissedilen önemli bir eksikliğin giderildiğini belirterek, engelli bireylerin yaşadığı sorunları doğrudan iletebileceği bir birimin kurulmasının memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Korkmaz, uygulamanın engelli vatandaşların yanı sıra şehit aileleri ve gazilerin sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacağını dile getirdi. Muş Vatan Kahramanları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Yusuf Olcan da yapılan görüşmeler sonucunda projenin hayata geçirildiğini belirterek, destek veren Muş İl Sağlık Müdürlüğü ile hastane yönetimine teşekkür etti. Olcan, "Vefa Masası"nın şehit aileleri, gaziler ve engelli bireyler için önemli bir hizmet olacağını ifade etti. Programa Muş Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Uzm. Dr. Ayşe Rümeysa Doğruyol, Muş Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Yalçın Güzel, şehit ve gazi yakınları, gaziler, engelli bireyler ve vatandaşlar katıldı.
İzmir Foça’da nefes kesen final: Jandarmanın şampiyon nişancıları kozlarını paylaştı İzmir’in Foça ilçesinde bulunan Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı koordinesinde Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı’nda düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın final etabı heyecan dolu mücadelelere sahne olurken, jandarmanın en iyi nişancıları düzenlenen törenle ödüllendirildi. Jandarma komando ve iç güvenlik birlikleri personelinin katılımıyla düzenlenen "Bölgesel Piyade Tüfeği ve Tabanca Atış Yarışması"nın final etabı Foça Jandarma Atış Okul Komutanlığı da gerçekleştirildi. Jandarma personellerinin tabanca ve piyade tüfeği eğitimi ve atışı konusunda farkındalık oluşturulması, eğitim seviyesinin geliştirilmesi, moral ve motivasyon ile kendine güvenlerinin arttırılması amacıyla düzenlenen yarışma iki ayrı kategoride icra edilmesine başlandı. 8 ayrı bölgesel atış merkezinde gerçekleştirilen bölgesel etapları başarıyla tamamlayan 80 personelin dün yarı final müsabakalarında mücadele etmesinin ardından 10 tabanca, 10 piyade tüfeği olmak üzere 20 finalist final etabına katıldı. Piyade tüfeği atışı yapacak olan 10 jandarma personeli finalist atış öncesi 1000 metrelik parkur koşusunun ardından farklı pozisyonlarda atışlarını gerçekleştirerek dereceye girmek için yarıştı. Piyade tüfeği atışlarının ardından 10 finalist de tabanca atışları için mücadele etti. Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Aykut Tanrıverdi de final müsabakalarını izleyerek hem personelin heyecanına ortak oldu hem de finale kalan personeli tebrik etti. Öte yandan yarışmanın adil ve kurallara uygun bir şekilde yürütülmesi için 3’ü hakem olmak üzere toplamda 358 personel görev yaptı. Kıyasıya mücadelenin yaşandığı final heyecanı sonrası dereceye giren personeller için ödül töreni düzenlendi. Heyecan dolu mücadelelerin yaşandığı filan müsabakalarında piyade tüfeği atışlarında; Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı personeli Jandarma Uzman Çavuş Salih Can Mete birinci, Bornova Jandarma Tugay Komutanlığı Destek Tabur Komutanlığı personeli Jandarma Uzman Çavuş Şenol Korkmaz ikinci, Muş İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı personeli Enes Güngörmez ise üçüncü oldu. Tabanca müsabakalarında ise Şırnak İl Jandarma Komutanlığı Jandarma Komando Özel Harekat Tabur Komutanlığı personeli Abdullah Salman birinci, Mersin İl Jandarma Komutanlığı Akkuyu NGS Tesis Koruma Tabur Komutanlığı personeli Jandarma Uzman Çavuş Furkan Çağlar ikinci, Tunceli İl Jandarma Komutanlığı Bakım Onarım Bölük Komutanlığı personeli Jandarma Uzman Çavuş Kenan Yayla üçüncü oldu. "Final müsabakaları jandarmanın profesyonel gücünü ortaya koymuştur" Ödül töreninde konuşan Jandarma Genel Komutan Yardımcısı Korgeneral Aykut Tanrıverdi, "Silah kullanma becerisini şöyle değerlendirmek lazım. Sadece mesleki bir yeterlilik değildir. Aynı zamanda süratli karar verme kabiliyeti, zamana karşı çalışma, zamana karşı yarışma, dikkat, odaklanma becerisi, sabır ve en sonunda da mutlak bir disiplin gerektiriyor. Jandarma personeli açısından atış yeteneği icra edilen her görevin başarısında da kritik bir öneme sahiptir. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, modern muharebe sahasında nihai sonucu belirleyen her zaman tetiği çeken elinizin maharetidir ve o elin bağlı olduğu yüreğinizin de cesaretidir. Bunu unutmayın. Bugünkü final müsabakaları da personelimizin sahip olduğu yüksek eğitim seviyesini, operasyonel hazırlığını ve profesyonel gücünü bir kez daha ortaya koymuştur" dedi. Konuşmaların ardından Korgeneral Tanrıverdi başarılı olan personele ödüllerini verdi. Tören toplu fotoğraf çekimi sonrası sona erdi.