EKONOMİ - 04 Ağustos 2022 Perşembe 19:20

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Huzur olmadan ticaret olmaz”

A
A
A
TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: “Huzur olmadan ticaret olmaz”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, huzur olmadan ticaretin olmayacağını belirterek, “Zenginleşmenin yolu ticaret, ticaretin de tek bir ilacı var o da huzurdur.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı (TOBB) Rifat Hisarcıklıoğlu, huzur olmadan ticaretin olmayacağını belirterek, “Zenginleşmenin yolu ticaret, ticaretin de tek bir ilacı var o da huzurdur. Bunları bir araya getirdiğimizde başaramayacağımız şey yoktur” dedi.


Muş’tan Bitlis’e gelen TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, ilk olarak Ahlat Selçuklu Mezarlığı, Ahlat Müzesi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve 1071 Sultan Alparslan Otağını gezdi. Selçuklu Mezarlığında gazetecilere kısa bir açıklamada yapan Hisarcıklıoğlu, “Bizler için çok büyük mana ve manevi değeri olan Ahlat’ta olmaktan büyük gurur duyuyorum. İlk defa geliyorum buraya, çok etkilendim. Başkanımıza, kaymakamımıza çok teşekkür ediyorum. Güzel izahatlar verdiler. Özellikle Anadolu’da yaşayan herkesin bir Ahlatlı olduğunu söylediler. Aslında hepimizin giriş yeri Ahlat. Ahlat’ın hemşehrisiyiz. Burada yatanların hepsinin ruhlarına Fatiha okuyoruz. Mekânları cennet olsun, Allah hepsinden razı olsun. Eğer bugün burada Müslümanlar bu topraklarda, Anadolu’da yaşıyorsa, bunların hepsinin çok katkısı var. Allah hepsinden razı olsun. Buraya ilk defa geldik. Bundan sonra da buranın tanıtımına zaten devlet en üst noktada sahip çıkıyor. İnşallah biz de iş dünyamızın gerek Ahlat gerek krater gölü dahil olmak üzere buranın tanıtımına katkı vereceğiz” dedi.


Ardından Tatvan’a geçen Hisarcıklıoğlu ve beraberindekiler, Tatvan Kültür Merkezinde düzenlenen plaket törenine katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından programda bir konuşma yapan Bitlis Valisi Oktay Çağatay, Bitlis’in en önemli zenginliğinin insan varlığı olduğunu, 350 bin nüfusunun yüzde 62’sinin ise 0-30 yaş aralığında olduğunu söyledi. Vali Çağatay, “Biz bir marka olmaya çalışıyoruz. Bölgenin terör belasını def etmesiyle beraber huzur geldi. Başkanımızda huzurun önemini vurguladı. Huzur olmayınca hiçbir şey olmuyor. Çok şükür huzura kavuştuk, Allah eksik etmesin. Çok kıymetli değerlerimiz ve muhteşem bir tarihi alt yapımız var. Sahip olduğumuz tescilli eser sayısı turizmde bir marka haline gelmiş. Mardin’in aşağı yukarı iki katına yakın. Müthiş bir doğal yapımız var. Ormanlarımız, Van Gölü’müz, Nemrut Krater Gölümüz ve kışımız var. Tarihi alt yapımız var. Muhteşem bir yolda ilerliyoruz. Ama en önemli zenginliğimiz insan varlığımız. 350 bin nüfusun yüzde 62’si, yani 217 bin kişi 0-30 yaş arasında. Bundan 3-5 yıl önce Bitlis’te en büyük sorun terör denilecekti. Ama artık işsizlik. Gönül isterdi o denilmesin ama Türkiye ortalaması ile aynı cümle sarf ediliyor. Bu huzuru bulduğumuzun bir göstergesidir. Bu bize büyük görev yüklüyor. Huzura kavuşmamızla sahip olduğumuz insan potansiyelini gören yatırımcılar buraya hücum etti. Birkaç yıl önce ineklerin otladığı OSB’de dün itibariyle arsa kalmadı. Elimde yüzlerce başvuru dilekçesi var. Yer istiyorlar. Dün itibariyle 3 bin 100 kişi çalışıyor. Allah nasip ederse inşaatı devam eden yerlerde Eren ve Kiler Holding ve diğer yatırımcılarla 2024 yılında orada 10 bin kişi çalıştıracağız” diye konuştu.



“Bir yerde birlik varsa kesinlikle sırtınız yere gelmez”


TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise ticarette zengin olmanın yolunun ticaret ve sanayiden geçtiğini belirterek, “TATSO’nun 50. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle burada bulunmaktan şeref duyuyorum. Burada gördüğüm çok güzel bir tablo var. Bundan gururlandım. Bütün Türkiye’yi gezen bir kardeşiniz olarak söylüyorum, markalaşan şehirlerde birlik beraberlik var. Birlik ve beraberliğin olduğu yerde rahmet bereket oluyor. Bunu yapan iller hep marka şehirler oluyor. Bunu Gaziantep, Kahramanmaraş, Kayseri, Konya ve Denizli’de görürsünüz. Bunu yapan şehirler markalaşıyor. Tatvan tek yürek, tek bilek olmuş. Gelişmeye kenetlenmiş. Bir yerde birlik varsa kesinlikle sırtınız yere gelmez” diye konuştu.


“Tatvan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bilal Adabağ, Tatvan’ın gelişmesi ve zenginleşmesi için çok çaba gösteriyor” diyen Hisarcıklıoğlu, şöyle devam etti:


“TATSO bu son dönemlerde akredite oldu. Otellerde, ülkemizde ve dünyada yıldızlama sistemi var. En üstün hizmet veren 5 yıldızlı otellerdir. Dünyada da odalarda bu şekilde yıldızlama sistemi var. Buna akreditasyon diyoruz. Bunu uluslararası bağımsız oda sistemini denetleyen kuruluş gelir denetler. Tatvan da hazırız dedikten sonra gelip denetlendi. Tatvan Ticaret ve Sanayi Odamız vermiş olduğu hizmet kalitesi standardı itibarıyla tam 5 yıldızlı. 5 yıldız ne anlama geliyor. Türkiye ile mukayese etmiyorum Paris, Londra, Berlin ticaret ve sanayi odaları da 5 yıldızlı. Tatvan’da hizmet alan üyelerimizin aldığı hizmetin kalite ve standardı Parisli tüccardan, İngiliz ve Berlin’deki, Alman tüccarından daha az kaliteli hizmet almıyor. Tatvan’ımızı böyle bir dünya şehri haline getirdiği için ve hizmet kalitesini dünya standardına getirdiği için yönetimine ve tüm çalışanlarına teşekkür ediyorum.”



“TOGG için 1 milyon 800 bin tüccar ve sanayicinin adına görevi üstlendim”


TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin 120 yıllık hayali ve 60 yıl önce yarıda kalmış rüyası olan TOGG için 1 milyon 800 bin tüccar ve sanayicinin adına görevi üstlendiğini belirterek, “Buraya Bursa Gemlik’ten geldim. Orada TOGG var. 1 milyon 800 tüccar ve sanayi adına bu görevi üstlendim. İnsanımızın 120 yıllık hayali ve 60 yıl önce yarıda kalmış bir rüyaydı. Cumhurbaşkanı ‘yapar mısın’ deyince ben Türk iş dünyasına güvendim. Allah’a şükürler olsun ilk defa Türkiye’nin markası olan, her şeyi yerli olan dünya otomobil teknolojisiyle aynı anda yarışa çıkacağımız yüzde 100 elektrikli otomobili ve yüzde 51 yerli ve milli olmak üzere 29 Ekim’de fabrikanın açılışını Gemlik’te yapacağız. İnşallah mart ayında Bitlis ve Tatvan yollarında TOGG arabasını göreceğiz” ifadelerini kullandı.



“Sorunlar ortak akıl ve diyalogla çözülür”


Hisarcıklıoğlu, zengin olmanın yolunun ticaret ve sanayiden geçtiğini ifade ederek, “Ticaret olmadan, malını satmadan zengin olmak mümkün değil. Üretmeden zengin olabilmek mümkün değil. İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. İnsanlara en faydalı olacak işi yapıyorsunuz. Hepimiz çok şanslıyız. Hepimizde altın anahtar var. Ama bunun olabilmesi için önce evinde, şehrinde, ülkeden ve komşularında huzur olması lazım. Huzur olmadan ticaret olmaz. Ticaret ürkektir. Zenginleşmenin yolu ticaret, ticaretin de tek bir ilacı var o da huzurdur. Bunları bir araya getirdiğimizde başaramayacağımız şey yoktur. Birlikte rahmet, ayrılıkta gazap vardır. Yeter ki birbirimizi fikrinden, inancından, etkin kökeninden, mezhebinden, aklınıza ne gelirse farklı siyasi görüşünden dolayı ötekileştirmeyelim. Ötekileştirmezsek hep beraber kazanırız. Yoksa hep beraber kaybederiz. Sorunlar ortak akıl ve diyalogla çözülür. İleriye taşımanın yolu da ortak akıldır. Tatvan ekonomisine sağladıkları katkılardan dolayı ödül alacak tüm kardeşlerimiz kutluyorum” şeklinde konuştu.


Programda teşekkür konuşması yapan Tatvan TSO Başkanı Bilal Adabağ da, yarım asırlık dönemde tek hedeflerinin bölge insanına kaliteli bir şekilde hizmet vermek olduğunu belirterek, “Geçmişte başkanlık yapmış yönetimde bulunmuş oda mensuplarımızı kutuluyorum. Son 3 dönem kendisi ile gururu duyduğum Rifat Hisacıklıoğlu ile onu cebimizde çek olarak arkamızda dağ gibi görerek çözüm için uğraştık. Bizden önce devraldığımız görevi bir çıta yukarı çıkmak için çalışıyoruz. Tek düsturumuz bölge insanına hizmet ve kalitesini artırmak adına kendimize şiar edindik. Bu uğurda da çalışıyoruz. TOBB ailesi büyük bir aile, bu gücü her zaman yanımızda hissettik” dedi.


Program, konuşmaların ardından Tatvan Ticaret ve Sanayi Odasına kayıtlı esnafa plaket verilmesinin ardından sona erdi.


Tatvan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programa Bitlis Valisi Oktay Çağatay, bölge ticaret ve sanayi odaları başkanları, ticaret ve sanayi odasına bağlı üyeler katıldı.


Hisarcıklıoğlu; Tatvan Belediyesi, Bitlis Valiliği ve Bitlis Ticaret ve Sanayi Odasını ziyaret etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kazaya neden olan sürücü, kendisini durdurmak isteyenlere biber gazı sıktı Antalya’nın Manavgat ilçesi Sanayi sitesinde dikkatsiz şekilde ’U’ dönüşü yapan araca çarpmamak için direksiyon kıran otomobil, park halindeki başka bir otomobile çarptı. Kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücü, olay yerinden kaçmaya çalışırken kendisini engellemek isteyenlere biber gazı sıktı. Gazdan etkilenin bir kişinin hastaneye kaldırıldığı o anlar güvenlik kamerasına an be an yansıdı. Kaza, Sanayi Sitesi 2009 Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Barbaros Bulvarı istikametine seyir halinde olan M.F.K. yönetimindeki 07 LHM 90 plakalı otomobil, 2003 Sokak kesişimine geldiği sırada karşı yönden gelen ve dikkatsizce ’U’ dönüşü yapmaya çalışan, sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen bir otomobille karşı karşıya geldi. M.F.K., araca çarpmamak için manevra yaptığı esnada yolun sağ tarafında park halinde bulunan 07 BTE 545 plakalı otomobile çarptı. Kazada araçlarda hasar oluşurken, şans eseri yaralanan olmadı. Kaçmak için biber gazı sıktı Kazanın ardından, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen sürücü ile park halindeki araca çarpan otomobildekiler arasında sözlü tartışma yaşandı. Kazaya neden olan sürücü aracına binerek olay yerinden uzaklaşmak istedi. Bu sırada park halindeki otolobile çarpan otomobildekiler aracı durdurmaya çalıştı. Kaçan sürücü birkaç metre ileride durup aracından inerek kendisini durdurmaya çalışanların yüzüne biber gazı sıkınca ortalık karıştı. Yaşanan tartışmada kaçan sürücü yere düşmesine rağmen kalkıp kendisini durdurmaya çalışanlara biber gazı sıkmaya devam etti ve aracına binerek olay yerinden uzaklaştı. Hastaneye kaldırıldı İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sıkılan biber gazından etkilenen otomobil sürücüsü M.F.K., olay yerindeki müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekipleri, olay yerinden kaçan sürücünün ve aracının belirlenmesi için çalışma başlattı. Kaza ve kaçış anı kamerada Sanayi sitesinde yaşanan kaza ve sonrasında yaşananlar bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından saniye saniyesine kaydedildi. Görüntülerde; U dönüşü yapan araca çarpmamak için direksiyon kıran otomobilin park halindeki araca çarpma anı, sonrasında taraflar arasında yaşanan tartışma ve kazaya neden olduğu iddia edilen sürücünün biber gazı sıkarak olay yerinden ayrıldığı anlar yer aldı.
Antalya Yaşlı evlerinde bahar şenliği Antalya’da Muratpaşa Belediyesi’nin yaşlı evleri üyeleri, bahar şenliğinde bir araya geldi. Şenlik kapsamında katılımcılar, dikkat, koordinasyon ve zihinsel becerileri geliştirmeye yönelik çeşitli zeka ve refleks oyunları oynadı. Renk ve hareket odaklı uygulamaların yanı sıra yoga eğitmeni eşliğinde yoga yapan yaşlı evleri üyeleri, halk oyunları gösterileriyle de izleyenlerden alkış aldı. Harmandalı, Teke Zeybeği, Antalya Silifke Kaşık Oyunu, Yayla Düzü ve Ham Çökelek gibi oyunların sergilendiği şenlikte vals ve bachata gösterileri de gerçekleştirildi. El emeği ürünler hazırlandı Etkinlik alanında ayrıca çeşitli atölye çalışmaları düzenlendi. Katılımcılar ebru sanatı yaparken, boncuktan gözlük ipi ve örgü kitap ayracı hazırladı. Yaşlı evi üyelerinden Hatice Mualla Tamarlı, "Bugün buraya geldiğim için çok mutluyum. Biz ev hanımlarına böyle güzel etkinlikler sağladığı ve eğitmen desteği verdiği için belediyemize teşekkür ederim" dedi. Şenlikte vals gösterisi yapan yaşlı evi üyelerinden İsa Vuran da yaşlı evlerinde birçok farklı branştan aynı anda yararlanabildikleri için mutlu olduklarını dile getirdi. Yaşlıların fiziksel ve zihinsel gelişimleri destekleniyor Etkinliğin hem fiziksel hem zihinsel gelişimi desteklemek amacıyla planlandığını söyleyen Yaşlı evleri eğitmenlerinden Fatma Çelik ise Bahar Şenliği’ne ilişkin şunları söyledi: "Baharı karşılama adı altında bir etkinlik düzenledik. Burada fiziksel egzersiz ve yoga üzerine bir başlangıç yaptık. Tamamen yaşlılarımıza özel planladığımız ders akışında onların kaslarının güçlenmesi ve dengeli şekilde ilerleyebilmesi için egzersiz programları hazırlıyorum. Bugün de burada ekip arkadaşlarımla daha oyun odaklı, zihin ve zeka oyunlarının da içinde olduğu bir çalışma planladık. Çalışmalarımızla yaşlılarımızın strateji kurabilmesi ve ekip çalışmalarına yatkınlıklarının gelişmesini hedefliyoruz."
Gaziantep Nostaljik perde ve halıları sanat eserine dönüştürüyor Gaziantep’te çocukluk döneminde başladığı resim çizme serüvenine farklı ve dikkat çeken bir boyut kazandıran ressam Ferhat Gümüş, nostaljik perde ve halıları tuval olarak kullanarak sanatına yenilik katıyor. Gaziantep’te yaşayan 25 yaşındaki ressam Ferhat Gümüş, bir zamanlar neredeyse her evde olan çiçek desenli perdeler ile eski halıların üzerine fırça ve sprey boyalarla portre çalışmalar yapıyor. Bir dönem evlerin pencerelerini süsleyen ve nostalji rüzgarları estiren perdelerin üzerine çeşitli portre ve figürler çizen genç ressamın yaptığı çalışmalar büyük beğeni topluyor. Hikayesi olan insanları çiziyor Özellikle 80’ler ve 90’ların simgesi olan yoğun çiçek desenli perdelere Gaziantep’in simgelerinden biri haline gelen "Çingene Kızı" başta olmak üzere hikayesi olan insanları çizen Gümüş, talep üzerine tarihi şahsiyetleri de halı ve perdelere çizerek onları sanatıyla ölümsüzleştiriyor. Eski dönemlerde pencereleri kapatmak amacıyla kullanılan ve üzerinde çeşitli motifler barındıran ağır duvar halıları ve perdeleri tuvale dönüştürerek, resimlerini modern sanatla buluşturuyor. Hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor Klasik resim anlayışının dışına çıkan, eski halı ve nostaljik perdeler üzerinde sanatsal çalışmalar yapan Gümüş, geleneksel ve çağdaş sanatı özel çalışmalarıyla buluşturarak hem geçmişe hem de geleceğe iz bırakıyor. "14 yıldır ressamlık yapıyorum" Eski halı ve nostaljik perdeleri tuvale dönüştürerek resimlerini modern sanatla buluşturduğunu ifade eden Gümüş, "14 yıldır ressamlık yapıyorum. Küçükken 62’den ya da 26’dan tavşan yapılıyordu. Evde ablam 62’den ve 26’dan tavşan yapmayı gösterdi ve bana çok enteresan gelmişti. Daha sonra bütün rakamlardan ve harflerden bir şeyler oluşturmaya çalıştım. Bir şeyleri buldukça da çok mutlu oldum. İnsanlar, ‘küçük yaşta bunu nasıl yaptın?’ diyerek hayretler içinde kalınca daha mutlu oldum. Resim çizmeye devam ettim ve kendimi geliştirmeye başladım. Üniversitede sadece teknik resim yapmayı görmüştüm. Mimari dekorasyon bölümünü okudum. Bölümde çamurla çömlek yapılıyordu ama beni çok tatmin etmedi. Daha çok resim yapmaya yöneldim. Teknik resimlerle ilerledim. Ondan sonra bir şirkette tasarımcı olarak çalıştım. Daha sonra eski halı ve perdelerin üzerine resim çizmeye başladım" dedi. "Eski hatıraları canlandırmayı seviyorum" Geleneksel ve nostaljik motiflerin toplum tarafından sevildiğini belirten Gümüş, "Eski halı ve perdeleri tuval olarak kullanmadan önce cadde ve sokaklardaki karalanmış duvarların üzerine çizimler yapmaya başladım. Duvarları kullanmamın sebebi duvarlarda insanların bıraktığı izlerden ötürü onları bir şekle çevirmek istedim. Bu şekilde kendimi geliştirdim. Daha sonra halı ve perdeleri kullandım. Perdelerde çocukluğumuzun popüler perdeleriydi. İnsanlar bu perdelere baktıkları zaman çocukluluğuna gidiyor ve hatıralarını hatırlıyorlar. Ben de eski hatıraları canlandırmak ve sanatımı yansıtmak için eski halı ve perde kullanıyorum" şeklinde konuştu. "Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum" Eski perde ve halıların üzerine hikayesi olan insanları ve yaşlı insanların yüzlerini çizmeyi sevdiğini dile getiren Gümüş, "Yaşlı insanların yüzlerindeki çizgilerin her biri bir hatıra ve halılardaki her bir desende de farklı bir hikaye olduğuna inanıyorum. İnsanlar bu halı ve perdeleri görünce çok mutlu oluyor. Ben de çok mutlu oluyorum. Halıların üzerine portre çizmeyi seviyorum. Yeni yaptığım bir perde de sokak sanatçılarının kendi imzaları var. Bunlar benim çok sevdiğim insanlar ve her birinden imzalarını aldım. Bu perde benim için tamamen özel bir perdedir. İki tane halım var. Birinde genç ve güzel bir kadın var. Diğerinde yaşlı, yüzünde bir hikaye barındıran ve baktıkça bir şey anlatmaya çalışıyormuş hissiyatı veren yaşlı bir kadın var. Her perdenin kendi hikayesi ve üzerindeki insanın da kendi ayrı hikayesi var. Bunlar birleştikçe ayrı bir bütün oluyorlar ve gözüme daha estetik geliyor. İnsanların bu perdelere ve halılara baktıkça kendinden bir anı bulmaları beni çok mutlu ediyor" diye konuştu.
Samsun Samsun’da 157 yıl önce çıkan yangında ’500 ev’ yok oldu Samsun’da 1869 yılında çıkan büyük yangında merkezde bulunan evlerin tamamı yanmıştı. 500 evin yok olduğu yangın, Samsun Müzesi’nde sergileniyor. 1869 yılında Samsun’da çıkan ve daha önce görülen yangınlardan çok daha şiddetli olması nedeniyle "Büyük Yangın" olarak adlandırılan olayın, 3 Ağustos 1869 günü Hacı Ömer Efendi’nin müderrislik yaptığı, bugünkü Samsun Büyükşehir Belediyesi binasının karşısında bulunan Süleyman Paşa Medresesi’nin bir odasında, misafir olarak bulunan bir kişinin dikkatsizliği sonucu çıktığı kaynaklarda belirtiliyor. Müzede bulunan kaynaklar ayrıca, söz konusu dönemde yapıların ahşap olması, söndürme araçlarının yetersizliği ve ilkelliği nedeniyle yangının çok kısa sürede hızla yayılarak çevreye sıçradığını; yüzlerce ev, dükkan ve mağazayı yakarak birkaç mahalleyi harabe haline getirdiğinden bahsediyor. Büyük Samsun Yangını, şehir halkını evsiz bırakan büyük bir felaket olarak kayıtlara geçerken, hala dilden dile anlatılan olay Samsun Müzesi’nde sergileniyor. Halkın ilkel şartlarda su taşıması ve yangını söndürme çabasının canlandırıldığı minyatürler, vatandaşların da ilgisini çekiyor. Fransız Konsolosu olayı bildiriyor: "500 ev yok oldu" Dönemin Samsun Fransız Konsolosu’nun, İstanbul’daki Fransız Büyükelçiliği’ne gönderdiği raporda Samsun yangını ile ilgili olarak, "Yangında şehrimizin 415 evi yandı. Bütün Samsun halkı şimdi çok üzgün ve perişan. 2 gün önce saat 10.00’a doğru yangın çığlıkları şehrin pazar merkezinden yükselmeye başladı. Yangının yeri ve çıkış nedeni hakkında birkaç farklı yorum var. Hangisi doğru belli değil. Yangın tedbirsizlik sonucu çıkmış ve yangının çıkış yerinin bitişiğinde petrolle dolu varillerin ateş alması, yangının süratle büyümesine neden olmuştur. Bu yangının sebebi buymuş. Bu mağaza, tahtadan yapılmış bir handa bulunduğundan han tamamen yanarak yok oldu. Kale surları içerisinde yer alan Kale Mahallesi’ndeki evler tamamen yandı. Bu mahallelerde bulunan 500 ev yok oldu" ifadeleri yer alıyor.