POLİTİKA - 20 Ocak 2022 Perşembe 15:19

Doç. Dr. Adem Palabıyık: “Edirne ve İmralı arasında örgüt içi bir hesaplaşma yakındır”

A
A
A
Doç. Dr. Adem Palabıyık: “Edirne ve İmralı arasında örgüt içi bir hesaplaşma yakındır”

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kültürel ve Sosyal Çalışmalar Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç.

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Kültürel ve Sosyal Çalışmalar Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Doç. Dr. Adem Palabıyık, Edirne ve İmralı arasında örgüt (HDP/PKK) içi bir hesaplaşmanın yakın olduğunu söyledi.


Doç. Dr. Adem Palabıyık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Edirne’deki en büyük hesabı İmralı’dakine verecek. Zannediyor ki her yer şu anda tozpembe, onların da kendi içinde ayrı bir hesaplaşmaları var, bu hesaplaşmayı da yapacaklar” yönündeki açıklamalarını hatırlatarak, siyaseti iyi okuyabilen karizmatik bir Cumhurbaşkanına sahip olunduğunun kanıtı olduğunu ifade etti. Palabıyık, “Tartışılmaz gerçek şudur ki, AK Parti ülkemizin siyasi tarihinde Kürtlerin en fazla oy verdiği ve oy vermekten de vazgeçmeyeceği en büyük siyasi hareket ve partidir. Kürt halkı tercihini ‘Erdoğan’ isminden yana kullanmıştır. Bu sebepten Kürt olgusallığı ile PKK sorunu iki ayrı başlıktır. Ve biliyoruz ki, PKK’nın lideri yakalanmadan önce Öcalan’dı fakat yakalandıktan sonra birçok defa PKK kendi liderlik kadrosunu oluşturmaya çalıştı ve Avrupa’dan gelen önerilerle Demirtaş’ı tercihe yöneldiler. Bunun en büyük kanıtı ise çözüm sürecinin bittiği 2014-2015 yıllarında meydana gelen olaylardır. Öcalan, çözüm sürecinin devam etmesi talimatını verip, PKK’nın Türkiye’yi terk etmesini isteyince, PKK ve HDP içindeki şahin kanat bu kararı bir süre sonra hiçe saymış ve kendi bildiğini okumuştur. Hatta bir PKK yöneticisi ‘bizlere AB ülkeleri barışmayın, savaşın’ diyorlardı cümlesiyle Öcalan’ı saf dışı bırakmanın hesabını yapmışlardır. İkinci olarak HDP’nin eylemlerine karşı Öcalan’ın tavrıdır. Biliyoruz ki, çözüm süreci görüşmelerinde Öcalan, HDP’den gelen isimleri azarlamış ve ‘bu işi bilmiyorsunuz’ demiştir. Elbette bu, onların örgüt (HDP/PKK) içi çatışmasıdır. Çünkü PKK ve HDP ikileminin bir diğer ayağı bildiğimiz gibi Avrupa’dır. Avrupa, hiçbir zaman ülkemizin refah politik tavrını benimsemez, bunun yerine kaos üzerine hesap yapar, bunun da en bariz kanıtı PKK ve YPG gibi terör örgütlerinin ellerindeki silahların varlığıdır, buna ABD de dahildir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği, kendi içlerinde oluşan ve su yüzüne çıkacak bir iç hesaplaşma yakın olabilir. Eğer Demirtaş, Öcalan’ı alt edemeyeceğini düşünürse elbette biat edecektir" diye konuştu.



“Demirtaş’ın 6-7 Ekim olaylarına çağrısı, Öcalan’a karşı başarısız bir liderlik provasıydı”


PKK’nın ve HDP’nin, kendi dışlarında bir Avrupa aklı olduğunu ifade eden Palabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Barış ve Demokrasi Partisini çalışırken 2013 yılında Demirtaş ve birçok BDP vekili ile mülakat yapmıştım. Demirtaş ile yaptığım görüşmede ‘HDP içinde derin HDP var’ demişti. Bana göre ‘Derin HDP’, aslında PKK’nın Avrupa’nın siyasi aklıydı. O dönem Demirtaş, PKK’nın dışladığı Öcalan’a karşı bir koz veya rakip haline getirildi. Hem PKK hem de bazıları tarafından neredeyse parlatıldı ve piyasaya sunuldu. Elbette Öcalan bunu İmralı’dan izliyordu. Gelişmelere çok uzak değildi ve HDP’ye oy verenlere Öcalan isminin unutturulması çabasını fark etmişti. Demirtaş ve PKK, Avrupa ülkelerinin desteğiyle bu işi epey götürdü, ta ki 6-7 Ekim olayları yaşanana kadar. O gece Demirtaş tarihi bir hata yaptı, ‘Öcalan’a karşı lider olduğunu ispatlamak için’ halkı sokağa çağırdı, fakat bu çağrı fiyaskoyla sonuçlandı. Sonrasında ise bizzat HDP ve PKK tarafından Öcalan, artık sembolik bir isim haline getirilmeye çalışıldı, cismi vardı ama önemi yoktu. Sadece ismi anılarak salataya malzeme yapılıyordu, asıl pastayı yemek isteyen ise PKK ve HDP işbirliği ile birlikte Avrupa aklı ve Demirtaş’tı. Avrupa artık Demirtaş’ı istiyordu. Bu sebepten, çözüm süreci ve 6-7 Ekim olaylarından sonra Demirtaş hiçbir zaman barıştan yana olmadı. Hatta cezaevinde dahi can sıkıcı çağrılar yaptı, muhalefete yön vermeye çalıştı. Tek derdi Erdoğan’ın başarısız olmasıydı. Ama Cumhurbaşkanımız bu arada Kürt meselesini çözmüş, PKK sorunun çözümü içinde kolları sıvamıştı ve PKK’nın bölgedeki gücü yüksek oranda kırıldı. PKK’nın gücünün kırılması, Demirtaş’ı PYD ve Avrupa ülkelerine daha fazla itti, elbette bu itişte ABD’nin payı büyüktü. Bir de muhalefetin İmralı’dan olan biteni izleyen Öcalan, kendisinin unutturulmaya ve yerinin Demirtaş tarafından alınmaya çalışıldığını izlemeye devam ediyordu. Demirtaş’ın çabası Öcalan ismini unutturmak, güç kaybeden PKK yerine Avrupa, ABD ve muhalefet ile işbirliği yapmaktı ama bunun Kürt halkının isteği olup olmamasını önemsemiyordu. Tek amaç ebedi lider olmaktı. Örgüt içi çatışmalar ve liderlik tartışmaları her zaman olur, hele ki bu tutum terör ile ilişkili ise yarış daha da hızlanabilir. Kısacası Demirtaş, Öcalan’ı bypass edecek, barış kavramını unutturacak, PKK’nın yeniden güçlenmesine alan sağlamaya çalışacak, düşen seçim barajı sebebiyle muhafazakâr Kürtlerin dışlanabilmesi talimatını verecek ve PKK sorununu her koşulda gündemde kalmasını sağlayarak meseleyi kısır döngüye çevirmeye gayret edecekti. Öcalan hala Demirtaş’ın bu tavrını izliyordu ve kendisinin halka unutturulmak istendiğinin farkındaydı. Örgüt için bir hesaplaşma sebebiyle Demirtaş’ın, Öcalan’a hesap vermesi gerekecekti. Bu tür bir siyasi çıkarım yapmak da kolay değildir. Millet İttifakı’nın da ‘sözde’ Kürt meselesi için Demirtaş’ı muhatap almasının sebebi buydu. Muhalefetin de Demirtaş’ı parlatma çabaları gözden kaçmamalıydı. Hâlbuki Demirtaş, şu an suçlu olduğunu ve yargılandığını dikkate almıyorlardı. Muhtemeldir ki Öcalan, HDP’nin, CHP ve İyi Parti ile yakınlaşmasını dikkatle izleyecektir. Demirtaş’ın bunu görmezden gelerek, CHP ve İyi Parti’yi, HDP ile yan yana getirme çabası da yine örgüt içi hesaplaşmada Öcalan ile onu karşı karşıya getirecektir. Bu durumda Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi örgütsel yapı olarak kendi içlerinde ayrı bir hesaplaşma oluşturacaktır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Ertuğrul Doğan: "Onana, kalmak isterse rakam konusunda çözüm buluruz" Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Konyaspor maçının ardından yaptığı açıklamada, sezonu kupayla kapatmalarının önemini vurgulayarak gelecek sezonun planlamasını bir an önce yapacaklarını söyledi. Kaleci Andre Onana’nın takımda kalmasını istediğini aktaran Doğan, "Onana, kalmak isterse rakam konusunda çözüm buluruz" dedi. Ziraat Türkiye Kupası finalinde Konyaspor’u 2-1 mağlup ederek kupanın sahibi olan Trabzonspor’da Başkan Ertuğrul Doğan, maç sonu açıklamalarda bulundu. Gelecek sezon çok daha iyi bir Trabzonspor izleteceklerini aktaran Ertuğrul Doğan, "Bugüne kadar taraftara çok mahcup olduk. Hep beraber bugün kazandık. Önümüzdeki yıl için söylüyorum. Birinci yılını kupayla tamamlamak çok önemliydi gerçekten, herkese çok teşekkür ediyorum. Önümüzdeki yıl inşallah bundan daha iyi bir yıl olacak. Hepimiz sevindik, ama zirveye yürümek için belirli şartların da bir araya gelmesi lazım. İnşallah biz de gereğini yapacağız. Eksikleri gidereceğiz. Önümüzdeki yıl hep beraber daha iyi bir Trabzonspor seyredeceğiz" diye konuştu. Zor bir sezon geçirmelerine rağmen kupa kazandıkları için mutlu olduğunu dile getiren Doğan, "Bizim için zordu yani, ama önceki yıllara baktığımız zaman çok iyi diyebiliriz. Sonu güzel oldu. Şu an mutluyuz. Taraftarın en çok sevdiği dönem başlıyor. Artık gelenlere, gidenlere bakacağız. Ama eksiklerimizi biliyoruz, hocamız ve ekibi de biliyor. Bizde elimizden gelen her şeyi yapacağız" ifadelerini kullandı. "Onana, kalmak isterse rakam konusunda çözüm buluruz" Onana’nın kalmak istemesi durumunda gerekeni yapacaklarının altını çizen Doğan, "Ben ilk geldiği zamanda söylemiştim. Onana Trabzon’da şu anda mutlu. Onu çok seviyoruz. Takım içerisindeki uyumu iyi. Mental olarak kalmak isterse rakam konusunda çözüm buluruz. Onana gibi bir karaktere Trabzonspor’un ihtiyacı var" şeklinde konuştu. "Trabzonspor taraftarı, Türkiye’ye medeniyet dersi verdi" Bordo-mavili taraftarların, final müsabakası öncesi bir çok sıkıntı yaşadığını vurgulayan Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, "Bin 250 kilometre yol getirdiler taraftara, şehrin dışında saatlerce beklettiler. Tüm bunlara rağmen yine Türkiye’ye medeniyet dersi verdiler. Kendilerine ben tek tek teşekkür ediyorum. Dönüş yolu çok önemli, herkesle konuştum. Sessiz sakin bir şekilde yavaş yavaş kaza falan olmadan, kimsenin burnu kanamadan. Hepimizin annesi babası, çoluğu, çocuğu var. Çok dikkatli bir şekilde geri dönecekler. Taraftarımızı çok seviyoruz. İnşallah seneye onları daha mutlu edeceğiz" dedi. "Sezon başı hocamızla konuşup, eksiklerimizi gidereceğiz" Önümüzdeki sezonun planlamasını ve hedeflerini hep birlikte konuşacaklarını söyleyen Doğan, "Hocamızın hedeflerini sezon başı hep beraber konuşacağız. Onun da hedefi, Trabzonspor olarak hep zirvede olmak. Kimsenin aklından başka bir şey geçmiyor. Yapılanma döneminin ilk yılı için normal bir söylemdi. Trabzonspor’un her zaman zirvenin içerisinde olması lazım. Eksiklerimizi gidereceğiz, sezon başı hocamızla konuşacağız. Kendisine desteği biz sonuna kadar vereceğiz. Bizim zaten üst seviyede bir planlamamız vardı. Gerekeni yapmak durumundayız. Çok mahcup olduk taraftara önceki 2 yıl, gidermemiz lazım bir şekilde. Elimizden geldiği kadar iyi transfer yapacağız" ifadelerini kullandı.
Antalya 24. Alanya Uluslararası Kültür Sanat ve Turizm Festivali başladı Alanya Belediyesi tarafından bu yıl 24. kez düzenlenen Alanya Uluslararası Kültür Sanat ve Turizm Festivali, kortej yürüyüşü ve açılış programıyla başladı. Bu yıl "kervan" temasıyla başlayan festival; 3 gün boyunca sergiler, stantlar, konserler ve atölyeler gibi birbirinden renkli etkinliklerle devam edecek. Festivalin açılışında kortej yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe yerli ve yabancı binlerce vatandaş katıldı. Kilometrelerce uzanan kortejde bando takımı eşliğinde büyük coşku yaşandı. Yöresel kıyafetleri ve bayrakları ile korteje katılan çok sayıda ülke vatandaşı festivale renk kattı. Kardeş şehirlerden gelen delegeler, halk oyunları ekipleri, spor kulüpleri, eğitim kurumları, klasik arabalar, dans grupları, oteller, maskotlar ve Alanya’nın kültürünü yansıtan detaylarla unutulmaz anlara sahne olan festivalin açılışında konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak, "Aramızda çok değerli konuklar var. Festivalimize, çok sayıda ülkeden katılımcılar var. Halk oyunları sahnesinde, Yeni Alanyalılar Platformu meydanında, her ülke kendi kültürlerinden unsurları sunacaklar. Bunun yanı sıra aramızda, kardeş şehirlerimizin temsilcileri bulunuyor. Almanya Gladbeck Belediyesi delegasyonu, Litvanya Şilute Belediyesi delegasyonu, Letonya Talsi Belediyesi delegasyonu, Polonya Wodsizlaw Slaski Belediyesi delegasyonu, Polonya Nowy Sacz Belediyesi delegasyonu, Çatalca Belediyesi ise gelişen bazı olaylar nedeniyle son anda iptal ettiler. Onların da sizlere selam ve sevgileri var." dedi. Tarıma destek ödülleri verildi Açılış programında Alanya Belediyesi Zeybek Kursları’nda eğitim gören kursiyeler ve eğitmenler tarafından hazırlanan zeybek gösterisi gerçekleştirildi. Alanya zeybeklerinin de oynandığı gösteri ayakta alkışlandı. Ardından geleneksel hale getirilen yaşam boyu ödüllerinde, Alanya’da Tarıma Destek Ödülü, 3 isme takdim edildi. Başkan Yardımcısı Murat Levent Koçak tarafından üreticiler Mehmet Balki, Ahmet Dalabasmaz ve Ahmet Arslan’a teşekkür ederek ödülleri verildi. Başkan Yardımcısı Koçak, Rusya Antalya Konsolosu Alexey Voronın, Kazakistan Antalya Başkonsolosu Kuat Akhmetkalievich Kanafeev teşekkür plaketi sundu. Festival açılış programı Antalya Devlet Opera ve Balesi üyelerinden oluşan Aspendos Ensemble grubunun konseriyle tamamlandı. Feztivalin ilk gününde Aşkın Nur Yengi sahne aldı Festivalin ilk gününde Eski Belediye Binası arkasındaki konser alanında sahneye önce DJ Haluk Sarıtaş çıktı. Hareketli şarkılarla izleyicilere eğlenceli dakikalar yaşatan Sarıtaş’ın ardından Aşkın Nur Yengi sahne aldı. Sarı Şeker Sema’nın sunuculuğu yaptığı konserde alanı dolduran binlerce vatandaş için en sevilen şarkılarını seslendiren Aşkın Nur Yengi, unutulmaz bir konser imza attı.
Antalya Çöp kamyonuyla çarpışan motosikletteki 2 genç hayatını kaybetti Antalya’nın Kumluca ilçesinde motosikletin, kontrolsüz kavşaktan dönmeye çalışan belediyeye ait çöp kamyonuyla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında motosiklette bulunan 2 genç hayatını kaybetti. Kaza, saat 23.15 sıralarında Kumluca ilçesine bağlı Merkez Mahallesi Gödene Caddesi Mezbaha yol ayrımında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hasan Aşgın (18) idaresindeki 07 CKZ 938 plakalı motosiklet, Kumluca Belediyesine ait, sürücüsünün ismi açıklanmayan 07 VHK 29 plakalı çöp kamyonuyla çarpıştı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, motosiklette bulunan ve çarpışmanın etkisiyle yola savrulan Hasan Aşgın (18) ile motosiklette yolcu olarak bulunan Bekir Sarpdağ’ın (17) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazayı haber alarak olay yerine gelen ölen gençlerin aileleri sinir krizi geçirirken, Kumluca Cumhuriyet Savcısının olay yerinde yaptığı incelemenin ardından cenazeler Kumluca Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Kamyon sürücüsü ise ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü. Görgü tanıkları, Temel Eğitim Mahallesi istikametinden gelen çöp kamyonunun Gödene Caddesi Mezbaha yol ayrımına girmek için kontrolsüz kavşaktan dönmeye çalıştığı sırada, ilçe merkezi yönünden gelen motosikletin çöp kamyonuna çarptığını söyledi.