EKONOMİ - 21 Aralık 2021 Salı 11:15

Girişimci ev kadınları hünerlerini kazanca dönüştürdü

A
A
A
Girişimci ev kadınları hünerlerini kazanca dönüştürdü

Bitlis’in Tatvan ilçesindeki girişimci bazı kadınlar, daha önce evlerinde zevkle yaptıkları yemekleri bir lokanta çatısı altında kazanca dönüştürdü.

Bitlis’in Tatvan ilçesindeki girişimci bazı kadınlar, daha önce evlerinde zevkle yaptıkları yemekleri bir lokanta çatısı altında kazanca dönüştürdü.


Tatvan’da 7 girişimci ev kadını, yöresel lezzetleri unutturmamak ve evlerini geçindirmek amacıyla sabahın erken saatlerinde çalışmaya başlayarak yemek yapıyor. Zevkle yaptıkları yemekleri gelen müşterilere sunarak para kazanan kadınlar, hemcinslerine örnek olup istihdamın artmasına da katkı sağlıyor. Evlerindeki mutfağın artık yetmediğini ve ticarete dönüştürüp kadınların da ayaklarının üzerinde durduklarını göstermek isteyen girişimci kadınlar, yaptıkları işten memnun olduklarını ve çevredekilerden de olumlu geri dönüşler aldıklarını kaydetti.


Bu işi ilk olarak evde yaptığını ve daha sonra ticarete dökerek kadınların da ayaklarının üzerinde durduğunu gösterdiklerini söyleyen Zerrin Orman, “Ev kadınıyım. Öncellikle bu işi evde yapıyordum. Daha sonra ticarete döküp kendi ayaklarımızın üzerinde durabildiğimizi göstermeyi ve birçok insanın bizimle beraber çalışarak ayakta olduğumuzu gösterdik. Çalışanlar olarak çok memnunuz. Müşteriler çok memnun. Yoğun çalışıp yoğun talepler alıyoruz. Buraya gelen müşterilerimiz bizi destekliyorlar. Biz de kadınlar olarak ayakta durduğumuzu bu şekilde gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.


Kadınların emeğini ve fedakârlığını çalışarak gösterdiğini belirten Nurşen Alp ise “6 yıldır burada çalışıyorum. Burada çalışmamın nedeni, kendi ayaklarımın üzerinde durabilmektir. Burada çalışmaktan çok mutluyum. Bize bu fırsatı sunan işletme sahibimiz Gülhan ablama çok teşekkür ediyorum. Biz burada gayet keyifli zaman geçiriyoruz. Kadınların emeğini ve fedakârlığını böylece göstermiş olduğumuzu düşünüyoruz. Burada 7 kadın çalışıyoruz. Sabah 07.00’de 3 kadın aşçımız geliyor ve yemeklerini yapıyorlar. Burada akşam saat 20.00’ye kadar çalışıyoruz” şeklinde konuştu.


Yemekleri yediği zaman lezzet aldığını ve haftanın 4 günü bu lokantaya geldiğini ifade eden Merham Ulugöl de, “Haftanın 6 günü çalışıyoruz ve 4 günü buradayız. Ablaların ellerine sağlık, yemekleri çok güzel. Yemekleri yediğimiz zaman da lezzet alıyoruz” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Karanfil "Kesime 6 saat kala yem vermeyin" DÜZCE(İHA) – Düzce Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Şerif Ali Karanfil, kurban kesecekleri uyarıda bulunarak "Kesimden önceki 6 saat yem verilmemeli, su tüketmelerine izin verilmelidir" dedi. Veteriner Şerif Ali Karanfil, Düzce’de 2026 yılında 10 bin adet büyükbaş, 2 bin 500 adet küçükbaş hayvan kesileceğini tahmin ettiklerini belirterek "Ülkemizde ve özelde ilimizde bu yıl kurbanlık hayvan sıkıntısı yaşanmamakta olup, özellikle 2025 yılında ülkemiz ve ilimizin kabusu olan şap hastalığı, yoğun mücadele programları ve kontrollü hayvan hareketleri sayesinde görülmemektedir, umarız ki yılın kalan yarısında da görmeyiz. En az kesimden önceki 6 saat yem verilmemeli, su tüketmelerine izin verilmelidir, eziyet edilmeyip iyi davranılmalı, acı çektirilmemeli, hatta duygusal davranışın da et kalitesini olumlu etkilediği unutulmamalı" açıklamasında bulundu. "Serin saatleri tercih edin" Karanfil, kesimin serin saatlerde yapılmasının önemli olduğunu işaret ederek "25 derece civarlarında olan bayramdaki hava ısısı, riskleri olan değer olarak karşımızda durmaktadır. Bu nedenle sabahın serin saatlerinde kesimin planlanması etimizi daha sağlıklı ve güvenli hale getirecektir. Kesim sonrası iç organlar özellikle patlatılmadan dışarı çıkartılması işleminin 30 dakikayı geçmemesine önem verilmeli, sindirim sistemi içerisinde insanlarda enfeksiyon yapan hastalık etkenlerinin bulunduğu unutulmamalıdır. Pıhtılaşma olmayan kanın bulunduğu, karaciğer ve akciğer gibi sakatatlar da bulunan içi su dolu kesecikler, göğüs kafesi, akciğer, karın zarı, böbrekler üzerinde görülebilecek nohut-fındık büyüklüğündeki oluşumlar olan kurbanlık etlerimiz mutlaka veteriner hekimler tarafından değerlendirilmelidir. Zaman zaman yağışların olması, atıklar açısından özel önlem almamızı gerektirmektedir ki, özensiz atılan kan, iç organlar, kemik gibi atıklar yağışlarla birlikte yayılıp sporlu diye adlandırdığımız mikroorganizmaların yıllarca varlığını devam ettiren hastalık yapıcı potansiyeller olduğu unutulmamalıdır" dedi. "Muhafaza şartları önemli" Karanfil son olarak ise etin nasıl saklanacağı ile ilgili bilgiler verdi; "Et ve et ürünleri bakteri üremesi için uygun ortam niteliğindedir. Uygun şartlarda bir bakteri 12 saatte 16 milyar rakamına ulaşabilmektedir. Bu da bize hafif bakteri yüklü bir etin bir gecede dahi insan sağlığını nasıl olumsuz etkileyebileceği konusunda fikir vermekte, bu nedenle muhafaza şartları önem arz etmektedir. Kesim sonrası kurban etleri parçalar halinde güneş görmeyen serin (14-15 derece) bir yerde 5-6 saat et ısısının düşmesi ince bir tabaka halinde bekletilmeli, daha sonra üst üste gelmeyecek şekilde buzdolabına kaldırılmalıdır. Bu etlerin buzdolabında 5-6 günlük ömürlerinin olduğu unutulmamalı, aynı şartlarda kıymanın ömrünün 3 gün olduğu, uzun süreli muhafazanın -18 derecelik derin dondurucularda olabileceği unutulmamalıdır. Sonuç olarak insanlarda görülen hastalıkların yüzde 60’ının gıda kökenli, insan sağlığı açısından gıdaların ortaya koyduğu riskin yüzde 90’ı hayvansal kökenli gıdalardan kaynaklandığı düşünüldüğünde yetkili idarelerce hijyenik kesim yerleri oluşturulmalı, Kurban Bayramı’nda kesilen hayvanların kesimden önce ve kesimden sonraki muayenelerinin veteriner hekimler tarafından yapılması sağlanmalıdır."