ÇEVRE - 08 Aralık 2021 Çarşamba 11:59

Ahlat Lavanta Parkı Projesi fotoğraf turizmine katkı sunacak

A
A
A
Ahlat Lavanta Parkı Projesi fotoğraf turizmine katkı sunacak

Bitlis’in Ahlat ilçesinde fotoğraf turizmi açısından önem teşkil eden ‘Ahlat Lavanta Parkı’ projesi hayata geçiriliyor.

Bitlis’in Ahlat ilçesinde fotoğraf turizmi açısından önem teşkil eden ‘Ahlat Lavanta Parkı’ projesi hayata geçiriliyor.


Ahlat Kaymakamlığı tarafından hazırlanan ve Bitlis Orman İşletme Müdürlüğünün katkılarıyla Ahlat Millet Bahçesi’nin alt kısmında oluşturulan 20 dönümlük alanda lavanta fidelerinin dikim çalışmaları başladı. 20 bin lavanta fidesinin toprakla buluşacağı alanda incelemelerde bulunan Ahlat Kaymakamı Fikret Dağ, Ahlat Belediye Başkanı Abdulalim Mümtaz Çoban ve Bitlis Orman İşletme Müdürü Tahir Baydaş, çalışmalara katıldı. Burada gazetecilere açıklamada bulunan Ahlat Kaymakamı Fikret Dağ, lavanta park projesinin fotoğraf turizmi açısından ilçe ekonomisine katkı sunacağını söyledi. Kaymakam Dağ, “Allah nasip ederse fotoğraf turizmi için uğraştığımız bu çalışmanın ben hayırlı ve güzel sonuçlara vesile olacağını ümit ediyorum. 20 bin lavanta fidesini millet bahçesinin alt bölümünde oluşturduğumuz alanda toprakla buluşturduk. Projenin gerçekleşmesinde desteklerini esirgemeyen Orman Genel Müdürlüğüne, Bitlis Orman İşletme Müdürlüğü’ne ve işçi arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum” dedi.


Bitlis Orman İşletme Müdürü Tahir Baydaş da, “Burada 20 dönüm alan üzerinde 20 bin lavanta fidesinin dikimini gerçekleştiriyoruz. Sayın Ahlat Kaymakamı Fikret Dağ’ın güzel bir projesiydi. Hem fotoğrafçılık alanında bir eko turizm oluştursun hem de güzel kokusu ve görüntüsüyle bir güzellik oluştursun istedik. Bizde 1 yıl öncesinden fidanlarımızı üretmeye başladık ve şuan 20 bin adet lavantamızı toprakla buluşturduk. Bu güzel bahçenin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Bayram arefesinde mezar başında adalet istedi: "Asıl suçlular dışarıda" Giresun’da iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak isterken bıçaklanarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Utku Konak’ın annesi, oğlunun mezarı başında gözyaşları içinde adalet çağrısında bulundu. Acılı anne, "Bir çocuk toprağa girdi, bir çocuk katil oldu. Asıl suçlular dışarıda geziyor" dedi. Kurban Bayramı arefesinde oğlunun Pınarlar köyündeki mezarını ziyaret eden anne Aysel Akkaya, mezar başında gözyaşlarına hakim olamadı. "Utku kavga eden değil, kavgayı ayıran bir çocuktu" Giresun’un Aksu Mahallesi’nde 29 Nisan akşamı meydana gelen olayda, iki grup arasında çıkan tartışmayı ayırmak için bulunduğu sırada şüpheli N.T. tarafından bıçaklanarak öldürülen Yeniden Refah Partisi Giresun İl Gençlik Kolları Başkanı Utku Konak’ın annesi Aysel Akkaya, "İki yavrum var, biri Utku’ydu. Daha 18 yaşındaydı. Üniversite öğrencisiydi. Siyasi hayatının başındaydı. Hayat dolu, çalışkan, vicdanlı bir çocuktu. Kavga eden değil, kavgayı ayırmaya çalışan bir çocuktu. Arabuluculuk için oraya gittiğini söylüyorlar ve ben de buna inanıyorum çünkü kavgacı değil, sevgi dolu, uzlaştırıcı bir çocuktu" dedi. "Asıl suçlular dışarıda" Cinayet zanlısının tutuklandığını ancak olayın azmettiricisi olduğunu iddia ettiği kişilerin halen serbest olduğunu savunan anne Akkaya, "Katil tutuklandı ama azmettirici olduklarını gösteren delillerin olduğu baba ve amca dışarıda. Asıl onların tutuklanmasını istiyoruz. Şahitler var, kamera kayıtları var, telefon görüşmeleri var. Kocaman insanların çocukları sakinleştirmesi gerekirken, bir çocuğun toprağa gitmesine, diğerinin katil olmasına sebep oldular. Bu kişiler ellerini kollarını sallayarak geziyor. Biz adalet istiyoruz. Katil ve azmettiricilerin en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "Annemi arayın" sözü yüreğine kazındı Oğlunun bıçaklandığı anlara ait görüntüleri hala izleyemediğini söyleyen anne Akkaya, "Kamera kayıtlarını izlemeye hala cesaret edemedim. Bana anlatıyorlar. En çok canımı yakan şey, yere düştüğünde insanların onu sadece izlemesi oldu. Oğlumun çevresindekilere telefonunu uzatıp ’annemi arayın’ dediğini öğrendim. Bu söz içimde kapanmayan bir yara oldu. Bu anlarda katil zanlısının amca ve babasının ise kimseyi yaklaştırmadıklarını söylüyorlar. Hastaneye kaldırıldı ama aşırı kan kaybından kurtarılamadı. Belki zamanında müdahale edilseydi bugün yaşıyor olacaktı" ifadelerini kullandı. "Sanki olacakları hissetmiş gibiydim" Oğlu ile son konuşmasını da anlatan anne Aysel Akkaya, o gün içinde yaşadığı huzursuzluğu unutamadığını da ifade ederek, "O gün defalarca konuştuk. Sürekli beni arar, fotoğraf gönderirdi. Ama belli bir saatten sonra ulaşamadım. İçime kötü bir his çöktü. Kahvaltıda ona içimde bir sıkıntı olduğunu söyledim. Bana, ’sıkılacak bir şey yok anne. Aynı anda 8 evladını kaybeden Gazzeli anneler var, haline şükret’ dedi. Beni teselli eden oydu. Maneviyatı çok güçlüydü. Çok karakterli bir çocuktu. Hayalleri vardı. Ben çocuklarımı babasız büyüttüm" diyerek gözyaşlarına boğuldu.