GENEL - 14 Kasım 2021 Pazar 08:58

77 yıl önce sürgün edilen Ahıska Türkleri yaşadıkları acıları unutamıyor

A
A
A
77 yıl önce sürgün edilen Ahıska Türkleri yaşadıkları acıları unutamıyor

Vatanlarından 77 yıl önce sürgün edilen Ahıska Türkleri, yerleştirildikleri Bitlis’in Ahlat ilçesinde huzur içinde yaşamlarını sürdürüyor.

Vatanlarından 77 yıl önce sürgün edilen Ahıska Türkleri, yerleştirildikleri Bitlis’in Ahlat ilçesinde huzur içinde yaşamlarını sürdürüyor. Stalin liderliğindeki Sovyetler Birliği, 14 Kasım 1944’te Gürcistan’ın Ahıska bölgesinde yaşayan on binlerce Ahıskalı Türkü, "sınır güvenliğini tehdit ettikleri" gerekçesiyle sürgün etti. 2016 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla Ukrayna’nın savaş bölgesinden Türkiye’ye getirilip Ahlat’a yerleştirilen 72 Ahıskalı aile, huzur ve güven içerisinde hayatlarını sürdürürken, sürgün edildikleri günü, yaşadıkları acıları ve zorlukları unutamıyor.


Sürgün yıllarında çok acılar çektiklerini anlatan Ahlat’taki Ahıska Türkleri, kendilerine kucak açan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ve Ahlat halkına teşekkür etti.


Daha 4 yaşındayken ailesiyle sürgüne gönderilen 81 yaşındaki 10 çocuk annesi Simizar Mehmetoğlu, yaşadıkları zorlukları gözyaşları içinde anlattı. Sürgün yıllarında aç ve susuz kaldıklarını söyleyen Mehmetoğlu, “Bizi 1944 yılında kış ayında çocuk, yaşlı, hasta demeden öz vatanımızdan sürgün ettiler. Babalarımıza, dedelerimize ‘Sizi savaştan kurtarıyoruz. Tekrardan sizi geri getireceğiz’ yalanıyla vatanımızdan uzaklaştırdılar. Ben o zamanlar 4 yaşındaydım, ama bazı şeyleri hatırlıyorum. Babamı askere götürüyoruz diye alıp götürdüler, daha getirmediler. Bilmiyorum babam ne renkte bir adam idi. Hiç kimse kalmadı herkesi topladılar. Bir vagona kadın-erkek, çocuk-yaşlı demeden onlarca insanı doldurup Orta Asya’ya Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan’a sürgün ettiler. Bizler sahipsiz kaldık. 3 çocuktuk 2 oğlan, 1 kız. Hiçbir şey yok, sahipsiz. Öyle bir urba ile çıktık. Bizleri trenlere doldurdular. 1 ay boyunca trende aç kaldık, susuz kaldık sahipsiz kaldık. Üçümüz de körpe. Annem ağlayıp duruyor ki, ‘Çocuklarıma ben ne yapayım’ diye. Çok zorluklar çektik. Yolculuk sırasında çok kişi öldü. Ölenleri trenden sulara attılar. Ağlayarak, sızlayarak yolculuk ettik. Bir büyük su olan yere geldik. Dediler ki bunları suya dökün. Özbekistan’ın başkanı sağ olsun bize sahip çıktı ‘Bunları döküp ne edeceksiniz, bize verin’ dedi. Özbekistan’ın çöllerini abat etti bizim millet. Ben anneme yardım edip ot biçiyorduk. Çamurlu sulardan içtim hep, toprak yuttum böbreklerimde taş oldu. Hala onun acısını yaşıyorum. Her zaman doktora gidiyorum” dedi.



“Türkiye’de yaşamaktan çok razıyız, burası bir cennet”


Yaşadığı acıları ve zorlukların aklına geldikçe burnunun ucunun sızladığını belirten Simizar Mehmetoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Özbekistan’da unun kepeğini tenekenin üzerinde ekmek yapıp karnımızı doyururduk. Çok acılar ve zorluklar çektik. Yalın ayak, üzerimizde bir şey yok, sahipsizdik. Çok zulüm çektik. Annem 50 yaşına girmeden soğuktan, sahipsizlikten bağırsak hastalığı çekti öldü. Babamı görmedim nasıl biriydi. Uzun boylu muydu, kısa boylu muydu, bilmiyorum. Duvarları olmayan, toprak, penceresiz evlerde kaldık. Diz boyu karlarda açıkta kaldık. Soğuktan korunmak için büyük Özbek yumru kazanlarının içinde uyuduk. Sonradan yorgan verdiler ona sarılıp uyuduk ölmedik. 40 yıl Özbekistan toprağında yaşadık. Biz Türkiye’de yaşamaktan razıyız, çok razıyız. Özbekistan’da 40 yıl toprak yutup gezdik. Allah razı olsun hepinizden. Cennet kapıları açılsın, düşman gözünden Allah saklasın sizleri. Burası cennet, güzel bir cennet.”



“Burayı vatan saydık”


Dünya Ahıskalı Türkleri Birliği’nin (DATÜB) Ahlat Temsilcisi Hamza Kehvan ise, “Biz 2016 yılında Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Ahlat ilçesine gelip yerleştik. 6 senedir burada yaşıyoruz, çalışıyoruz. Bir düzen kurduk burayı vatan saydık. Yerli halkla iç içe geçtik. Kız verdik, oğul evlendirdik. Şimdiye kadar 9 vatandaşımız öldü mezarları burada. Allah razı olsun Cumhurbaşkanımızdan. Allah’a şükürler ediyoruz ki vatanımıza geldik” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Annelik estetiği, birden fazla bölgeyi düzeltebilir Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta bazı kalıcı değişiklikler ortaya çıkabileceğini belirterek, "Karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma, memelerde sarkma, hacim kaybı ve bacaklarda yağlanma doğum sonrası en sık görülen sorunlardır. Annelik estetiği ’mommy makevover’ ile bu sorunların kalıcı olmasının önüne geçilebilir. Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar" dedi. Annelik estetiği, diğer bir adıyla "mommy makeover" uygulamaları hakkında bilgi veren Acıbadem Bursa Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, "Gebelik ve doğum sonrası vücutta oluşan değişimler her zaman kalıcı olmak zorunda değil. Annelik estetiği, deforme olan bölgeleri yeniden şekillendirmek ve vücut oranlarını toparlamak amacıyla planlanan kombine cerrahi işlemleri içerir. Doğru planlama ile annelik estetiği sayesinde kadınlar kendilerini yeniden daha iyi hissedebilir" diye konuştu. "Her hastaya aynı işlem uygulanmaz" Annelik estetiğinin kişiye özel planlandığını vurgulayan Özyılmaz, "Her hastada tüm ameliyatlara gerek olmayabilir. Hastanın ihtiyaçları, beklentileri, vücut yapısı ve sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır" ifadelerini kullandı. "En sık meme estetiği ve karın germe uygulanıyor" Doğum ve emzirme sonrası en fazla değişimin meme bölgesinde görüldüğünü belirten Özyılmaz, "Meme büyütme, meme dikleştirme, gerekirse dikleştirme ile birlikte büyütme ya da meme küçültme ameliyatları planlanabilir. Burada hastanın beklentisi ve vücut ölçüleri mutlaka dikkate alınır" diye konuştu. Karın bölgesindeki değişimlere de değinen Özyılmaz, "Gebelik sonrası karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma ve yağlanma oluşabilir. Karın germe ameliyatı ile sarkan deri alınır, karın kasları sıkılaştırılır ve bel hattı yeniden şekillendirilir" dedi. "Dirençli yağlar liposuction ile alınabiliyor" Diyet ve egzersize rağmen bazı bölgelerde yağlanmanın kalabildiğini ifade eden Özyılmaz, "Bel, basen, bacak içi ve diz içi gibi alanlarda dirençli yağ birikimleri görülebilir. Liposuction ile bu bölgelerdeki yağlar alınarak vücut hatları daha dengeli hale getirilebilir" dedi. "Doğumdan sonra en az 1 yıl beklenmeli" Annelik estetiğinin doğum yapmış, emzirme dönemi tamamlanmış ve genel sağlık durumu uygun olan hastalara uygulanabileceğini belirten Özyılmaz, "Doğumdan sonra en az 1 yıl geçmesi ve kilo verme sürecinin tamamlanmış olması önemlidir" diye konuştu. "Bazı hastalarda tek ameliyatta yapılabilir" Birden fazla işlemin aynı seansta yapılabildiğini belirten Özyılmaz, "Tek ameliyatta tüm işlemler uygulanabilir. Ancak bunun için hastanın sağlık durumu, kilosu, sigara kullanımı ve ek hastalıklarının olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir" dedi. "Yaklaşık 10 günlük dinlenme süreci yeterli olabilir" İyileşme süreci hakkında bilgi veren Özyılmaz, "Kombine ameliyatlarda genellikle 2 gece hastane yatışı gerekir. Sonrasında evde yaklaşık 10 günlük istirahat süreci yeterli olabilir" ifadelerini kullandı. "Amaç sadece görünüm değil, özgüvenin yeniden kazanılması" Son olarak annelik estetiğinin psikolojik etkisine dikkat çeken Özyılmaz, "Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar. Başarılı sonuç için doğru planlama, hasta uyumu ve deneyimli bir uzmanla ilerlemek büyük önem taşır" dedi.
İzmir Çeşme ve Alaçatı’da bayram bereketi: 9 günlük tatil turizmcilere umut oldu Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden açıklanması, Çeşme ve Alaçatı turizminde rezervasyon hareketliliğini artırdı. Turizm temsilcileri, bayram döneminde doluluk oranlarının yüzde 75’in üzerine çıktığını belirtirken, sezonun geri kalanına ilişkin de umutlu mesajlar verdi. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden duyurulması, Çeşme turizmine olumlu yansıdı. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge ile Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, bayram öncesi rezervasyonların hız kazandığını ve bölgede yoğun bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, uzun bayram tatilinin erken açıklanmasının sektör açısından önemli bir avantaj sağladığını belirterek, rezervasyonların yaklaşık 15 gün öncesinden hızlanmaya başladığını söyledi. Bayram tatili sürecinde konaklama tesislerinde ortalama doluluk oranlarının yüzde 75 seviyelerini geçtiğini vurgulayan Belge, özellikle bayramın ilk günlerinde açık olan otellerin büyük ölçüde dolduğunu ifade etti. Çeşme’de bugünden itibaren yoğunluğun hissedilmeye başlandığını kaydeden Belge, "Büyük bir kalabalık bekliyoruz. Hareketlilik zaten başladı" dedi. Sezonun geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Belge, okulların 26 Haziran’da kapanacak olmasının turizm hareketliliğini kısmen etkilediğini dile getirdi. Beklenen rakamlara henüz tam anlamıyla ulaşılamadığını ifade eden Belge, rezervasyonların günlük değişkenlik gösterdiğini belirterek sezon için umutlarını koruduklarını söyledi. Haziran ayıyla birlikte yaz sezonunun fiilen başladığını ifade eden Belge, özellikle hafta sonlarında Çeşme’nin yoğunluk yaşamaya devam edeceğini belirtti. Yeni sezon için iyi dileklerini de paylaşan Belge, "Kazasız, belasız, herkes için hayırlı ve Çeşme’nin turizm sezonlarının daha da güçlendiği bir dönem olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. Kerem Ünsal: "Yüksek doluluk görüyoruz" Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da 9 günlük bayram tatilinin önceden duyurulmasının rezervasyonlara doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. Geçmiş yıllarda uzun tatillerde rezervasyonların belirli günlerde yoğunlaştığını ancak bu yıl bayram tatilinin daha dengeli dağıldığını belirten Ünsal, "Bu kez 9 günün neredeyse tamamında yüksek doluluk görüyoruz" dedi. Rezervasyonların tek parça uzun konaklamalardan değil, 3’er günlük periyotlar halinde dengeli şekilde dağıldığını ifade eden Ünsal, bayram döneminin Alaçatı turizmi açısından oldukça verimli geçeceğini düşündüklerini söyledi. Alaçatı’da otellerin hafta sonundan itibaren dolmaya başladığını belirten Ünsal, çarşı, restoran ve diğer işletmelerde de yoğunluğun hissedildiğini kaydetti. Bayram sonrasında da turizm hareketliliğinin devam edeceğini ifade eden Ünsal, erken rezervasyon verilerinin sezon açısından umut verdiğini belirterek, "Sıra dışı olumsuz bir durum yaşanmazsa iyi bir sezon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu.