KÜLTÜR SANAT - 21 Ekim 2021 Perşembe 16:22

“Tarihten Bugüne Kapılar Açan Şehir: Ahlat” Uluslararası Sempozyumu gerçekleştirildi

A
A
A
“Tarihten Bugüne Kapılar Açan Şehir: Ahlat” Uluslararası Sempozyumu gerçekleştirildi

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi işbirliği ile çevrimiçi “Tarihten Bugüne Kapılar Açan Şehir: Ahlat” konulu uluslararası sempozyum düzenlendi.

Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) ile Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, Atatürk Araştırma Merkezi işbirliği ile çevrimiçi “Tarihten Bugüne Kapılar Açan Şehir: Ahlat” konulu uluslararası sempozyum düzenlendi.


Alanında uzman öğretim üyeleri tarafından sunumların gerçekleştirildiği sempozyuma Ahlat Kaymakamı Fikret Dağ, Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ) Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş ve Ahlat Belediye Başkanı Abdulalim Mümtaz Çoban da online olarak katıldı. Zoom üzerinden online olarak düzenlenen sempozyumda BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Atatürk Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Yüksel Özgen, Ahlat Kaymakamı Fikret Dağ ve Ahlat Belediye Başkanı A. Mümtaz Çoban birer konuşma yaptı. Sempozyuma katılanları selamlayarak sözlerine başlayan Atatürk Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Yüksel Özgen, “Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı ve Bitlis Eren Üniversitesi işbirliğiyle düzenlediğimiz bu etkinlikte, Ahlat ve çevresinin geçmişten günümüze, tarihi ve kültürel birikimi, ekonomik ve sosyal hayatı, dokusu ve bugünü hakkında tespitler yapılacak, incelenecek ve geleceğe perspektifler sunan araştırmaları hep beraber dinleyeceğiz. Bilim insanları ve araştırmacılarımızın ele aldığı konular ile Ahlat için çok önemli bir bilgi birikiminin meydana geleceğine ve bunların bilim dünyasının hizmetine sunulacağına yürekten inanıyorum” dedi.


Ahlat’ın kadim bir şehir olma özelliğine sahip olduğunu ifade eden Özgen, “Değerli katılımcılar, sinesinde çok değerli uygarlıkların izlerini taşıyan Ahlat, çok sayıda tarihi eserleriyle tam bir açık hava müzesi olma özelliğini taşımaktadır. Ahlat, doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel mirası bir arada taşıyan nadir yerlerden olduğundan, kıymet ve önemi son derece dikkat çekicidir. Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünceleri doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti tarihini ilgilendiren her konuda bilimsel araştırmalar yapmak ve yapılan araştırmalara destek vermek en önemli misyonlarımızdan birisidir” diye konuştu


Atatürk Araştırma Merkezi Müdürlüğü işbirliğinde düzenlenen “Tarihten Bugüne Kapılar Açan Şehir: Ahlat” Sempozyumuna hoş geldiniz diyerek katılımcıları selamlayan BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Ahlat’ın özelde Van Gölü Havzası genelde Ortadoğu coğrafyasına, idari merkez olarak yön verdiğini belirtti. Tarihi ve arkeolojik süreç içerisinde Ahlat’ın Urartulardan Osmanlıya kadar çeşitli devlet ve hanedanlıklara ev sahipliği yaptığını ifade eden Prof. Dr. Elmastaş; “Ahlat, 640 yılında Hazret-i Ömer’in komutanlarından İyaz Bin Ganem tarafından fethedilerek bölgede İslamlaşma süreci başlamış, İslam fetihlerinden sonra Ahlat birçok farklı devlet veya hanedan tarafından idare edilmiştir. Dolayısıyla bu süreçte çok ciddi değişimler, dönüşümler yaşanmıştır. Buradan anlaşılan şu ki: Ahlat hemen her dönemde önemini koruyan bir şehir olma özelliğine sahiptir. Ahlat, ekonomi, kültür ve medeniyet bağlamında önemini özellikle Ahlatşahlar döneminde kazanmıştır. Günümüzde birçok tarihi ve coğrafi potansiyeliyle turizm sektörünün en önemli uğrak noktalarından olan Ahlat’ın bilimsel olarak birçok yönüyle bu sempozyumda ele alınması kentin potansiyelini ortaya koyması ve tanıtımı için büyük bir önem arz etmektedir. Yaklaşık bir yıldır hazırlıkları devam eden bu sempozyum için, başta Atatürk Araştırma Merkezi Müdürü Sayın Doç. Dr. Yüksel Özgen olmak üzere düzenleme ve bilim kurulunda yer alan tüm hocalarımıza ve bildirileriyle katkı sunan bilim insanlarımıza teşekkür ediyorum. Sempozyumun başarılı geçmesini ve hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.


Programada bir konuşma yapan Ahlat Kaymakamı Fikret Dağ, “Ahlat, geçmişte olduğu gibi şimdi de tarihi önemini korumaya devam etmektedir. Bu tür sempozyumlar ve kültürel faaliyetler Ahlat’a daha fazla değer katmaktadır. Sempozyumun düzenlenmesinde emeği geçen ve bildirileriyle katkı sunan akademisyenleri tebrik ediyor, başarılar diliyorum” dedi.


Son olarak söz alan Ahlat Belediye Başkanı A. Mümtaz Çoban ise “Tarihten Bugüne Kapılar Açan Şehir: Ahlat Sempozyumuna katılan herkesi tebrik ediyorum. Böyle güzel bir etkinliğin online olması bizi üzüyor, pandemi olmasaydı yüz yüze çok daha verimli olurdu. Buradaki bildiriler, kitaba, ya da sempozyum kaynağına dönüştürülmelidir. Tarihi yapısı ve yeraltı yerüstü zenginlikleriyle doğu ve batı şehirleri açısından stratejik bir öneme sahip olan Ahlat, aslında bizim bin yıl önceki başkentimizdir. Bugün, ayni stratejik önemini korumaya devam ediyor. Ahlat, Anadolu ve Asya arasında köprü olma özelliğini devam ettirecektir. Başta Üniversitemiz olmak üzere sempozyumu düzenleyen ve değerli fikirleriyle katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum” dedi.


Tarih ve sanat tarihi alanında 12 bildiri, eğitim ve edebiyat alanında 6 bildiri, şehir planlaması ve mimari alanda 2 bildiri, siyasi ve iktisadi hayat alanında 8 bildiri olmak üzere toplamda 28 bildirinin sunulduğu sempozyum, değerlendirme ve kapanış oturumlarının ardından sona erdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gülhan Ünlü oğlu Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamadı: "Atlas’sız ikinci bayramımız, acımız gün gün katbekat artıyor" Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü, bayramın ilk günü oğlunun mezarını ziyaret etti. Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan Gülhan Ünlü, "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün katbekat artıyor. En çok istediğimiz katil zanlısının yetişkin gibi yargılanması. Çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet" dedi. Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde 14 Ocak’ta tarihinde 14 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Ünlü bayramın ilk gününde evladının kabrini ziyaret etti. Oğlunun mezarı başında dua eden acılı anne gözyaşlarını tutamadı. "9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek" Gözüyaşlı anne Gülhan Ünlü, evladının canına kıyan şüphelinin 9 Haziran’da hakim karşısına çıkacağını belirterek "Atlas’sız ikinci bayramımız. Acımız gün gün, katbekat artıyor zaten. Çok büyük bir özlem içerisindeyiz ona olan sevgimiz zaten çok büyük. Atlas’a karşı artık halkın da sevgisi çok büyük. Çok büyük destekleri oluyor. Bu en zor günlerimizde hep yanımızda oldular. 9 Haziran’da ilk duruşmamız gerçekleşecek. Her zaman şunu söylüyoruz eylemi gerçekleştiren mi sadece katil? Onun yanında diğer dört azmettirici için de şu ana kadar herhangi bir işlem yapılmadı. Bunun için beklentimiz var. Azmettiricilerin de ceza almasını istiyoruz" dedi. "Gerçek bir adalet istiyoruz" Mücadelerinin sonuna kadar devam edeceğini söyleyen anne Gülhan Ünlü, "Maalesef bir de şöyle bir durum var, katilin yaşı. Katilin yaşı maalesef 14 görünüyor. 15 yaşına girmesine 3 ay kaldığı için 9-15 yaştan yargılanıyor. En fazla alabileceği ceza yılı 15 yıl oluyor. 15 yıl cezanın da yatarı maalesef ki 5 yıl. Yani indirimlerle yatarı 5 yılı buluyor. İşte bunun belli bir kısmı kapalıda, belli bir kısmı da açıkta oluyor. Ve bu bizi çok yaralıyor. Gerçek bir adalet istiyoruz. Bunu adalet olarak sayamıyoruz. Maalesef bu katile verilmiş bir ceza değil, bizi cezalandırmak oluyor. Yani ailesini, bizi, annesini, babasını, dedesini, anneannesini, teyzesini cezalandırıyorsunuz eğer ki bu katile 5 yıl ceza verirseniz. Bizim mücadelemiz sonuna kadar devam edecek" şeklinde konuştu. "İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz" Atlas’ın mezarı başında gözyaşlarını tutamayan anne Ünlü, "En çok istediğimiz de yetişkin gibi yargılanmasını istiyoruz çünkü Atlas’ı katlederken maalesef ki gayet bilinçli, aklı başında. Bunları bilerek, o bıçağı cebine aldığında orada oğlumu katletmek için zaten yola çıkmış. Bunu da gayet bilinçli olarak yapmış. Beklentimiz gerçek bir adalet. İddianame 21 yıl 7 aydan açıldı. Sadece Atlas’ı katletmede 15 yıl, onun dışında suç aleti ve tehditten dolayı da aldığı farklı cezalar da var. İddianamede olduğu gibi 21 yıl 7 ay yatmasını istiyoruz. İşte benim oğlum burada. Kendisi de cezaevinde bir ömür sürünsün istiyorum, çürüsün istiyorum. Kabul etmiyorum, kabul etmeyeceğim. Hiçbir zaman da kabul etmeyeceğim" ifadelerini kullandı.
Edirne Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Edirne sınır hattındaki Mehmetçiğe bayram mesajı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kurban Bayramı’nın ilk gününde Edirne’de Yunanistan sınırında görev yapan Mehmetçiklere telefonla hitap ederek bayramlarını kutladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Peygamber ocağımızın tüm mensuplarının bayramını canıgönülden kutluyorum" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesi, bayramın ilk gününde 9’uncu Hudut Tugay Komutanlığına bağlı Arda Hudut Bölük Merkezi’ni ziyaret ederek, sınır hattında görev yapan askerlerle bir araya geldi. Bakan Güler, hudut tekmili ile karşılandıktan sonra beraberinde getirdiği Türk bayrağını öperek Arda Bölük Komutanı’na teslim etti. Bakan Güler, bayrağı teslim ederken, "Asil Türk milletinin namus ve şeref timsali şanlı Türk bayrağını öpüyor ve sana teslim ediyorum" ifadelerini kullandı. Bölük Komutanı da aynı sözlerle bayrağı teslim aldı. Selimiye’den hudut hattına bayram programı Bayramlaşma töreninin ardından Bakan Güler ve beraberindeki komutanlar Mehmetçiklerle bir araya geldi. Daha sonra telefonla Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşen Bakan Güler, bayram namazını Selimiye Camii’nde kıldıklarını belirterek, serhat şehri Edirne’den Mehmetçiklerin bayramını kutladıklarını ifade etti. Arda Hudut Bölük Merkezi’nde görev yapan askerlerin sınır güvenliğini kararlı ve etkin şekilde sağladığını vurgulayan Güler, Türk Silahlı Kuvvetleri adına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kurban Bayramı’nı tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Mehmetçiğe duygusal mesaj Telefon bağlantısıyla Mehmetçiklere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin ve ailelerinin Kurban Bayramı’nı kutladı. Erdoğan konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Milletimizin iftihar kaynağı olan tüm askerlerimizin ve kıymetli ailelerinin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyorum. Sizlerin şahsında ülkemizde, bölgemizde ve dünyanın farklı yerlerinde görev yapan, canımızdan aziz bildiğimiz bu vatan için gecesini gündüzüne katan peygamber ocağımızın tüm mensuplarının bayramını canıgönülden kutluyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatan uğruna hayatını kaybeden şehitleri rahmetle andığını belirterek gazilere de şükranlarını sundu. Şehit ve gazi ailelerine sağlıklı, huzurlu ve bereketli bir bayram temennisinde bulundu. "Türkiye güven ve istikrar üreten bir ülke" Konuşmasında sınır güvenliğinin önemine dikkat çeken Erdoğan, son dönemde yaşanan savaşlar ve bölgesel krizlerin hudut güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdiğini söyledi. Türkiye’nin kara, hava ve deniz sınırlarının korunması konusunda bölgede örnek gösterilen bir ülke olduğunu ifade eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Biz hamdolsun hem sınır güvenliği hem de kara, hava ve deniz sahalarımızın emniyetini temin etme noktasında bölgemizde ve dünyada temayüz eden güven ve istikrar üreten bir ülkeyiz." Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca geçtiğimiz hafta düzenlenen Efes-2026 Tatbikatı’na 50 farklı ülkeden personelin katıldığını hatırlatarak, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gücünü ve koordinasyon kabiliyetini tüm dünyaya gösterdiğini ifade etti. "Hudut namustur" Arda Hudut Bölüğü’nün "Hudut namustur" anlayışıyla görev yaptığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sınır hattında görev yapan Mehmetçiklerin bayram günlerinde dahi büyük bir fedakârlıkla görevlerini sürdürdüğünü söyledi. Erdoğan, "Sizler sınırlarımızı her türlü tehdit ve tehlikeden başarıyla koruyor, bayram günlerinde dahi görevlerinizi özveriyle yerine getiriyorsunuz. Bunun için hepinize şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmasının sonunda Mehmetçiklere dua eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabb’im sizleri her türlü beladan ve musibetten muhafaza eylesin. Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, her birinizin gözlerinden öpüyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Bayramda İstanbul’da kalanlar sahiller ve parkların tadını çıkardı Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen İstanbulluların büyük bir kısmı şehirden ayrılırken, megakentte kalan vatandaş ise güneşli havanın tadını park ile sahillerde çıkardı. 9 günlük Kurban Bayramı tatilini değerlendirmek isteyen İstanbullular, memleketlerine ya da tatil beldelerine akın etti. Şehir dışına çıkmayarak İstanbul’da kalmayı tercih eden vatandaşlar ise bu durumu fırsata çevirdi. Trafikten ve kalabalıktan büyük çoğunlukta arınan şehrin keyfini çıkarmak isteyenler, sabahın erken saatlerinden itibaren park, bahçe ve sahil şeritlerine yöneldi. Emirgan Korusu ve sahili vatandaşların uğrak noktası oldu. Kimileri deniz kenarında yürüyüş yapıp balık tutmayı tercih ederken, kimileri ise ağaç gölgelerinde aileleriyle birlikte piknik yaparak doğanın ve sakinliğin tadını çıkardı. "Gidenler gitti, İstanbul bize kaldı" Sahile yürüyüşe gelen Süleyman Özsepet, İstanbul’un kendilerine kaldığını ifade ederek, "Bayramın ilk gününde İstanbul’un boşluğundan faydalandık. Ailecek sahile boğaz havası almaya geldik. Memlekete gidemedik. Gidenler gitti, İstanbul bize kaldı. İstanbul’un güzelliğini yaşıyoruz. Hava güzel inşallah bayram boyunca böyle devam eder. Herkesin bayramı mübarek olsun" dedi. "Bu bayramı dinlenmek için kendime ayırdım" Sahile balık tutmaya gelen Şenol Şahintürk, bu bayramı kendine ayırdığını söyleyerek, "Güzel havayı fırsat bildik, bayramda Emirgan sahile gidip balık tutalım dedik. Hava çok güzel. Deniz’de turkuaz olmuş. Hem oturalım hem de balık tutalım dedik. Bu bayramı dinlenmek için kendime ayırdım" diye konuştu. "İstanbul bugün boş, yollar da boş" Emirgan Korusu’na gelen Muhsin Yarar, İstanbul’un boş olduğunu ve bu durumun bazı aileler için fırsat olduğuna değinerek, "Bugün etraf boş ve güzel. Burada kalanlar içinde güzel bir gün. En azından ailesiyle burada bayram geçirenler için de büyük bir fırsat oldu. İstanbul bugün boş, yollar da boş" şeklinde konuştu. "İnsan kalabalığı çok az" Emirgan Korusu’na gelen Ufuk Çelik ise insan kalabalığının oldukça az olduğunu ifade ederek, "Bu bayram çok güzel geçiyor. Şuan İstanbul’un boş hali. Birçok insan kendi memleketine gitti. Trafikte yok. Biz bu bayram memlekete gidemedik ama İstanbul’un tadını çıkarıyoruz. Emirgan Korosu’ndayız, insan kalabalığı çok az. Gerçekten bayram güzel geçiyor" ifadelerini kullandı.