SAĞLIK - 15 Ekim 2021 Cuma 12:59

(Özel) Mevsim geçişlerinde dengeli ve yeterli beslenmenin önemi

A
A
A
(Özel) Mevsim geçişlerinde dengeli ve yeterli beslenmenin önemi

BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Tatvan İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Diyetisyen Abdullah İncioğlu, soğuk havaların başlamasıyla birlikte bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bu aylarda yeterli ve dengeli beslenmenin hastalıklara karşı koruyucu rol oynadığını söyledi.

BİTLİS (İHA) – Bitlis’in Tatvan İlçe Sağlık Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Diyetisyen Abdullah İncioğlu, soğuk havaların başlamasıyla birlikte bağışıklık sisteminin zayıfladığını ve bu aylarda yeterli ve dengeli beslenmenin hastalıklara karşı koruyucu rol oynadığını söyledi.


Soğuk havalarda yeterli ve dengeli beslenmenin sağlık açısından önemine vurgu yapan Diyetisyen Abdullah İncioğlu, “Kış aylarının gelmesi, havaların soğuması ve güneş ışığından yeterli miktarda faydalanamayışımızla beraber bağışıklık sistemimiz zayıflamaktadır. Bu nedenle de hastalıklara karşı daha savunmasız olmaktayız. Yeterli ve dengeli beslenmeyle bu hastalıklara karşı güçlü durabiliriz” dedi.



“Yaz aylarında tüketimi çok düşmektedir”


Öğün sayılarının düzenli ve zamanlamasını uygun şekilde planlanması gerektiğini dile getiren İncioğlu, “Diyetisyenler olarak kişiden kişiye değişmek üzere 4 ile 8 öğün gün içerisinde tüketilmesini önermekteyiz. 6 öğün 3 ana, 3 ara olmak üzere beslenmeyi öneriyoruz. Bu öğünlerde de besin çeşitliliğini sağlarsak eğer yeterli ve dengeli beslenmeye kavuşmuş oluruz. Bağışıklık seviyesini güçlendirecek olan besinler ise balık, yaz aylarında tüketimi çok düşmektedir. Kış aylarında balık tüketimini haftada 2 defa yapmamız çok önemlidir. Çünkü omega 3 seviyesini yüksek tutmak ve bağışıklık için önemli bir besindir” ifadelerini kullandı.



“En çok yeşil sebzelerde C vitamini bulunmaktadır”


Yeşil sebzelerde C vitaminin fazla bulunduğunu söyleyen İncioğlu, “C vitamini tüketimi için herkes limon, portakal veya mandalinada daha çok olduğunu düşünüyor. Ancak en çok yeşil sebzelerde C vitamini bulunmaktadır. 3 ana öğünde de yeşil sebzelerle yapılmış salatalar, C vitamini miktarını yükseltecektir. A ve E vitaminlerinde ise özellikle et, süt ve yumurtadan sağlamaktayız. Sabah kahvaltılarında bir adet yumurta, öğle ve akşam yemeklerinde de en az bir porsiyon et yemeği bulundurmamız çok önemlidir. D vitamini bağışıklık yönünden özellikle Covid-19 hastalığı yönünden oldukça savunmamızı yükselten bir besin öğesidir. D vitamini et, süt ve yumurtadan alınabilir fakat güneş ışığı olmadan insan vücudunda aktifleşmez. Kış aylarında da güneş ışığından faydalanamıyoruz. Bu yüzden öğlen saatlerinde güneşli havalarda günde yarım saat kadar yürüyüş yapmak hem D vitaminimizi aktifleştirecektir hem de egzersiz olarak bize fayda sağlayacaktır” diye konuştu.



“Sabah kahvaltısında yumurta es geçilmemelidir”


Bağışıklık sisteminin sıvı ortamlarda hareket ettiğini vurgulayan Diyetisyen İncioğlu; “Su tüketimi havaların soğumasıyla çay tüketiminin arttığı bir bölgede yaşadığımız için genel olarak insanların su tüketimi azdır. Bu durum çok riskli bir durum teşkil ediyor. Çünkü bağışıklık sistemi sıvı ortamda hareket edebilir. Vücuttaki su miktarı düştüğü takdirde bağışıklık sistemimiz oldukça zayıflayacaktır. Günde 2,5-3 litre kadar su tüketimi oldukça önemlidir. Günde 3 ana öğün, 3’te ara öğün olmak üzere 6 öğün beslenmeliyiz. Her ana öğünümüzde sabah kahvaltısı, öğlen ve akşam yemeğinde yeşil sebzelerle yapılmış salatalar olmalıdır. Sabah kahvaltısında yumurta es geçilmemelidir. Öğle veya akşam yemeklerinde de 1 porsiyon kadar et veya tavuk yemeği olmalıdır. Ara öğünlerde kuruyemişler çok önemlidir fakat kavrulmamış gerekiyor. Bir avuç kadar fındık veya badem tüketilebilir. Beraberinde süt içilebilir. Diğer ara öğünlerde ise portakal, mandalina veya kayısı gibi meyveler tüketilebilir. Günde 3 litre kadar su içmeyi ihmal etmemeliyiz. Haftada 2 defa da balık tüketimi sağlanmalıdır” şeklinde konuştu.



“Her gün 2 fincan kadar bitki çayı tüketilmesi gerekiyor”


Her gün 2 bardak bitki çayı içilmesi gerektiğini söyleyen İncioğlu, “Çay tüketimleri özellikle hasta olduğumuz zaman ıhlamur veya papatya çayı gibi bitki çaylarına sığınılıyor. Ancak bunu normal hayatımızda beslenme düzeyimizle bütünleşmelidir. Her gün 2 fincan kadar bitki çayı tüketilmesi gerekiyor. 2 fincandan fazla tüketimi zararlı olacaktır. Az tüketimde ise bizi eksik bırakacaktır. Bu nedenle hasta olduğumuzda herhangi bir vitamin veya besin öğesi eksik kaldığı takdirde bağışıklık sistemi zayıf kalacaktır. O yüzden bu hastalıklara karşı yakalanmadan önce korunmanın en iyi yolu dengeli ve yeterli beslenmedir” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir Kurban kesiminde yine çiftlikler tercih edildi Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde Kurban Bayramı’nda vatandaşlar, kurban ibadetlerini hijyenik ve güvenilir ortamda gerçekleştirebilmek için çiftlikleri tercih etti. Doğal ortamda yetiştirilen kurbanlıklar ve sunulan kapsamlı hizmetler nedeniyle yalnızca Sındırgı’dan değil, çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşlar da çiftliklere yoğun ilgi gösterdi. Kurban Bayramı sabahı Sındırgı’daki çiftliklerde yoğunluk yaşanırken, vatandaşlar bayram namazının ardından kurban kesim alanlarına akın etti. Eşsiz doğası, temiz havası ve doğal ortamda yetiştirilen büyükbaş ile küçükbaş hayvanlarıyla dikkat çeken çiftlikler, vatandaşlardan tam not aldı. Çiftlik işletmecileri, kurbanlık hayvanların yıl boyunca doğal ve sağlıklı şartlarda yetiştirildiğini belirterek, vatandaşların özellikle hijyenik ortam, veteriner kontrolü ve güvenilir hizmet nedeniyle çiftlikleri tercih ettiğini söyledi. Çevre il ve ilçelerden gelen çok sayıda vatandaşın rezervasyon yaptırdığı ifade edildi. Kurban ibadeti için çiftliğe gelen vatandaşlar ise sunulan hizmetten memnun kaldıklarını belirtti. Vatandaşlar, "Bayram namazımızı burada kıldık. Temiz, düzenli ve güvenilir bir ortam var. Kurbanımızı hazır şekilde teslim alıyoruz. Ailece rahat bir şekilde ibadetimizi yerine getiriyoruz" diyerek memnuniyetlerini dile getirdi. Çocuklu ailelerin geniş ve kontrollü alanlar nedeniyle çiftlikleri tercih ettiği görülürken, vatandaşlar hem doğayla iç içe vakit geçirme hem de kurban ibadetini huzurlu ortamda yerine getirme fırsatı buldu. Üreticiler ise bayram boyunca vatandaşlara en iyi hizmeti sunabilmek adına tüm hazırlıkları tamamladıklarını belirterek, Sındırgı’nın doğal ortamında yetişen kurbanlıkların her yıl daha fazla ilgi gördüğünü ifade etti.