ASAYİŞ - 15 Şubat 2026 Pazar 13:55

Sakarya Nehri üzerindeki adacıkta balık tutmak isteyen 2 kişi mahsur kaldı

A
A
A
Sakarya Nehri üzerindeki adacıkta balık tutmak isteyen 2 kişi mahsur kaldı

Bilecik’te Sakarya Nehri üzerindeki adacıkta balık tutmak isterken mahsur kalan 2 kişi, jandarma ve AFAD ekipleri tarafından kurtarıldı.


Edinilen bilgilere göre, Bilecik’in Vezirhan beldesi İstasyon Mahallesi Cevher Kum Ocağı mevkiinde, Sakarya Nehri üzerinde bulunan adacıkta balık tutmak amacıyla gelen Seyfi Y. ve Metin Y. isimli şahıslar, suların yükselmesi sonucu araçlarıyla birlikte mahsur kaldı. Durumun 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Ekipler tarafından kurtarılan şahısların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa Ulu Cami’ye Ramazan mahyası: ’Kul hakkından sakın’ İslamiyet’in en büyük 5 mabedi arasında gösterilen 627 yıllık Bursa Ulu Cami’ye Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Ramazan mahyasının asılmasına başlandı. Bu yıl Diyanet İşleri Başkanlığı’nca belirlenen tema olan ‘Ramazan, cami ve hayat’ mahyalarda yer alacak. Bu çerçevede Bursa İl Müftülüğünce ilk 15 gün için belirlenen ‘Kul hakkından sakın’ sözü asılı kalacak. Sonraki 14 günde ise ‘Zekat, berekettir’ yazısıyla geceleri aydınlatacak. Ramazan-ı Şerif’in habercisi olan ve Osmanlı Cihan Devleti’nden günümüze uzanan mahya geleneği, Bursa Ulu Cami’de hayat buluyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, Osmanlı Cihan Devleti’nde 16. yüzyıldan itibaren uygulanmaya başlanan mahya asma geleneğini günümüzde de yaşatmaya devam ediyor. Bursa’daki caminin iki minaresi arasına halatlar ve 200 ampulden oluşan mahya sistemi kuruldu. İstanbul’daki camilerde mahya asma işlemleri tamamlandıktan Bursa’ya gelen ekip, hummalı bir çalışma içerisine girdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul’daki mahya atölyesinde hazırlanarak Bursa’ya getirilen ‘Kul hakkından sakın’ ustalarca caminin minareleri arasına asılmaya başlandı. Yaklaşık 8 saat süren çalışmada önce mahya asılacak minareler arasına halatlar çekildi. Ancak şiddetli rüzgar, zaman zaman ekiplere zor zamanlar yaşattı. "Hiç bir televizyonun ve sinemanın olmadığı dönemde, tek görsel yayın mahya" Mahya ekibi şefi 69 yaşındaki Kahraman Yıldız, mahyacılığın Osmanlı’dan bu yana devam eden 400 yıllı aşkın Osmanlı sanatı olduğunu söyledi. Eskiden zeytinyağı ile yapıldığını belirten Yıldız, "Eskilerde bütün selatin camilerde Ramazan ayında akşamları asılırdı. Ramazan ayının bir süsüydü. Hiç bir televizyonun ve sinemanın olmadığı dönemde tek görsel yayın olarak varmış. İnsanlar, camileri gezerek feyz alırlarmış. İstanbul’daki mahyalarımızı astık. Bursa Ulu Cami’ye geldik. 50 yılı aşkındır bu işi yapıyorum. 2013 yılında emekli oldum. Bu işi yürütmeye çalışıyoruz. Ata yadigarı sanatımız ölmesin diye çabalıyoruz. İnşallah bizden sonra da bu mesleği devam ettirirler. Bizler ata yadigarı mesleği 50 senedir yapıyoruz" diye konuştu.
Balıkesir Şiir mısraları öğretmenlerin sesiyle hayat buldu Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından "Eğitimin Yüzyılı" vizyonu kapsamında düzenlenen "Öğretmenler Arası Şiir Okuma Yarışması", Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Duygu dolu anlara sahne olan programda, öğretmenlerin seslendirdiği mısralar salonda büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Yarışma boyunca sahne alan öğretmenler; Türk edebiyatının seçkin eserlerinden örnekleri büyük bir içtenlik ve ustalıkla seslendirdi. Her bir performans; duygu, vurgu ve yorum gücüyle izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Öğretmenlerin sanatsal yönlerini ortaya koyduğu etkinlik, eğitimin sadece akademik başarıdan ibaret olmadığını; estetik, kültürel ve duygusal gelişimin de ayrılmaz bir parçası olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Selahattin Kal, "Eğitimin Yüzyılı" vizyonunun; bilgiyi değerle, kültürü sanatla buluşturan bir anlayışı esas aldığını ifade ederek, öğretmenlerin yalnızca bilgi aktaran değil; aynı zamanda gönüllere dokunan, rol model olan bireyler olduğuna vurgu yaptı. Şiirin; dili, kültürü ve değerleri kuşaktan kuşağa aktaran güçlü bir köprü olduğunu belirten İl Müdürü, yarışmaya katılan tüm öğretmenlere teşekkür etti. Değerlendirme sürecinin ardından jüri üyelerinin puanlamasıyla dereceye giren öğretmenler belirlendi. Programın sonunda dereceye giren öğretmenlere ödülleri takdim edildi. Programa İl Milli Eğitim Müdürü Selahattin Kal, Karesi İlçe Milli Eğitim Müdürü Sami Günnü ve Altıeykül İlçe Milli Eğitim Müdürü Çetin Keren katıldı. Eğitim yöneticilerinin yanı sıra öğretmenler ve davetlilerin yoğun katılım gösterdiği etkinlikte, şiirin birleştirici ve iyileştirici gücü bir kez daha hissedildi.
Sakarya Lise öğrencileri atık malzemelerden hazırladıkları kıyafetlerle podyuma çıktı Sakarya’nın Karasu ilçesinde lise öğrencileri, çevre bilincine dikkat çekmek amacıyla atık malzemelerden hazırladıkları kıyafetlerle podyuma çıktı. "Kumaşın Belleği" adı verilen defilede, test kağıtlarından eski perdelere kadar birçok atık malzeme geçmişle bugünün modasını birleştirdi. Sakarya’da Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında yürütülen "Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare" etkinlikleri renkli görüntülere sahne oldu. Karasu Şehit Üsteğmen İbrahim Abanoz Anadolu Lisesi öğrencileri, sürdürülebilirlik ayı çerçevesinde atık materyalleri sanata dönüştürdü. Hazırlanan özel defilede öğrenciler, çöpe gidecek malzemeleri modern ve geleneksel giyim tarzıyla harmanlayarak sergiledi. Etkinlikte ayrıca israfın zararlarını anlatan bir tiyatro gösterisi de sahnelendi. "Popüler kültür bilinçsiz tüketime yönlendiriyor" Öğrencilerin popüler kültürün etkisiyle moda adı altında tüketime zorlandığını belirten Okul Müdürü Adem Arslan, "Amacımız çocuklarımızı çevreye duyarlı nesiller olarak yetiştirmek. Çocuklar moda başlığı altında bilinçsiz tüketime yönlendiriliyor. Biz ise hikayesi olan eski malzemeleri tekrar kullanarak doğaya daha az atık çıkartabileceğimizi göstermek istedik. Öğrencilerimiz hikayesi olan kumaşlardan yeni kıyafetler tasarladılar" dedi. "Hızlı moda sektörüne karşı farkındalık" Proje Koordinatörü Dilek Ulutürk Özdemir ise "Bu çalışmayı öğrencilerimize çevre bilinci kazandırmak ve tüketim alışkanlıkları konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla gerçekleştirdik. Doğaya aykırı olan hızlı moda sektörüne karşı bir duruş sergilemek istedik. Öğrencilerimiz atık malzemelerden kendi tasarımlarını oluştururken, aile yadigarı kıyafetleri de bugünün moda anlayışıyla yeniden yorumladılar" diye konuştu. Test kağıtlarını sanata dönüştürdü Defilenin en dikkat çeken tasarımlarından birine imza atan 12. sınıf öğrencisi İkrasu Kazan, üniversite sınavına hazırlık sürecindeki atıklarını podyuma taşıdı. Kazan, "Tamamen atık malzemeleri kullandım. 12. sınıf olduğum için test kağıtlarının kullanılmayan kısımlarını kestim ve üzerlerine çizimler yaptım. Tahta kalemiyle desenler çizip silikonla yapıştırarak bu tasarımı oluşturdum" şeklinde konuştu.