SPOR - 17 Nisan 2026 Cuma 09:30

Bilecik’te Hentbol Küçükler Yarı Finali tamamlandı

A
A
A
Bilecik’te Hentbol Küçükler Yarı Finali tamamlandı

Bilecik Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Hentbol Küçükler Yarı Finali tamamlandı.


Okul Spor Faaliyetleri Hentbol Küçükler Yarı Final Müsabakaları tamamlandı. Müsabakalarda dereceye giren takımlara madalya ve ödülleri, Bilecik Gençlik ve Spor İl Müdürü Ramazan Demir tarafından takdim edildi. Organizasyon boyunca sporcuların gösterdiği performans ve mücadele, izleyenlerden takdir topladı.


Programın sonunda açıklamalarda bulunan İl Müdürü Ramazan Demir, "Organizasyonda emeği geçen tüm sporcularımıza, antrenörlerimize, hakemlerimize ve katkı sunan herkese teşekkür ederiz" dedi.



Bilecik’te Hentbol Küçükler Yarı Finali tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun’da otizme bilimsel mercek: 2. OGEM Sempozyumu yoğun ilgi gördü Otizmli bireylerin toplumsal yaşama katılımını güçlendirmeye yönelik bilimsel çalışmalar Samsun’da geniş katılımla masaya yatırıldı. Samsun’da, otizme bilimsel yaklaşım ve uygulamalı yöntemlerin ele alındığı "2. OGEM Otizm Sempozyumu" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Samsun Valiliği’nin himayelerinde, Samsun Büyükşehir Belediyesi (SBB) ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Gelişimsel Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (OGEM) iş birliğiyle düzenlenen program, II. Ulusal Otizm Eylem Planı kapsamında hayata geçirildi. Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen sempozyumda, "Kuramdan Uygulamaya Uygulamalı Davranış Analizi" başlığı altında bilimsel sunumlar yapıldı. Etkinlikte otizmli bireylerin eğitim süreçleri, toplumsal katılımı ve destek mekanizmaları farklı yönleriyle ele alındı. SBB Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı Engelliler Şube Müdürü Atilla Genç ile otizmli hukukçu Melih Şen tarafından sunumlar gerçekleştirdi. "Amacımız, otizmli bireylerin toplumsal hayata tam ve etkin katılımını sağlamaktır" Sunumların ardından açılış konuşmasını yapan Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı Müslim Selçuk Babillioğlu, "Otizm; bir eksiklik değil, farklı bir gelişim yolculuğudur. Bizlere düşen görev ise bu farklılığı sadece fark etmek değil; bilimsel yöntemlerle destekleyerek otizmli bireylerin toplumsal hayata tam ve etkin katılımını sağlamaktır. Sempozyumumuzun ana odağını oluşturan Uygulamalı Davranış Analizi, otizmli bireylerin gelişimini desteklemede tüm dünyada kabul görmüş, etkili ve bilimsel bir yaklaşımdır. Bizim hedefimiz yalnızca farkındalık oluşturmak değildir. Asıl amacımız; toplumsal kabulü güçlendirmek, birlikte yaşam kültürünü yaygınlaştırmak ve otizmli bireylerimizin hayatın her alanında ‘ben de varım’ diyebilmesine imkân tanımaktır. İl müdürlüğü olarak; engelli bireylerimizin bakım, rehabilitasyon ve sosyal hayata katılımlarını desteklemek amacıyla çok yönlü çalışmalar yürütmekteyiz. Gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezlerimizde ise bireylerin sosyal, zihinsel ve fiziksel gelişimlerini destekleyen programlar uygularken; ailelerimizin bakım yükünü hafifletmeyi ve toplumsal yaşama katılımlarını güçlendirmeyi hedefliyoruz" dedi. "Otizm, en hızlı artış gösteren yetersizlik türlerinden biri" Otizmin en hızlı artış gösteren yetersizlik türlerinin başında geldiğine dikkat çeken OMÜ Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi ve OGEM Müdürü Doç. Dr. Emrah Gülboy, "Programımız ikinci kez düzenleniyor. Temel amacımız, ülkemizde otizm eylem planları hayata geçirildi ve ilki tamamlandıktan sonra ikincisi şu anda yürürlükte. Dolayısıyla biz de Samsun’da Otizm İl Eylem Planı kapsamında bu sempozyumları geleneksel hale getirmeyi hedefliyoruz. Otizm en hızlı artış gösteren yetersizlik türlerinden bir tanesi. Günümüz verilerine göre Amerikan verilerini dikkate aldığımızda her 31 çocuktan birinde, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ise her 100 çocuktan birinde otizm spektrum bozukluğu görüldüğünü biliyoruz. Yaygınlık oranı en hızlı şekilde artış gösteren bu yetersizlik türüne hem dikkat çekmek hem de farkındalık sağlamak amacıyla sempozyum düzenlemiş bulunuyoruz. Otizm aslında nörogelişimsel ve tam adı otizm spektrum bozukluğudur. Bir spektrumdan bahsediyoruz. Bu spektrumda yer alan bireylerden bazıları otizmden ağır düzeyde etkilenip sürekli desteğe ve eğitime ihtiyaç duyarken, biraz önce konuşma yapan hukukçu arkadaşımız gibi bundan sınırlı düzeyde etkilenip yüksek işlevli dediğimiz otizmli bireylere de rastlamamız mümkün. Dolayısıyla yelpazemiz çok geniş" diye konuştu. Program, açılış konuşmalarının ardından psikolog ve bilim insanlarının sunumları ile devam etti. Ayrıca programa Samsun Vali Yardımcısı Canan Hançer Baştürk, OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten ve davetliler katıldı.
İzmir İzmir Körfezi’nde kirlilik alarmı: Aynı tehdit 11. defa görüldü İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmir Körfezi’nde yapılan rutin dron taramaları kapsamında kasım ayından bu yana 11. kez dış kaynaklı kirlilik tespit edildi. Kaydedilen görüntülerde Alaybey Tersane Komutanlığı yakınında yakıt içerikli atıklara rastlandı. Bu tablo, Körfez’e ve çevreye yönelik tehdidin geçici değil, tekrar eden ve giderek ağırlaşan bir sorun olduğunu ortaya koydu. İzmir Körfezi’nde havadan görüntüleme yöntemiyle rutin olarak tarama yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından son aylarda sürekli tekrarlanan dış kaynaklı kirlilik görüntülerine yeniden rastlandı. Alaybey Tersane Komutanlığı yakınında yakıt içerikli atık tespit eden Büyükşehir Belediyesi yetkilileri bu durumun kasım ayından bu yana 11. kez yaşandığını belirtti. Canlı yaşamı tehdit ediyor Yaklaşık 6 aydır aralıksız sürdürülen dron ile izleme ve değerlendirme çalışmaları, kirlilik vakalarının tekil olaylar olmaktan çıktığını ve dikkatle ele alınması gereken ve Körfez’i doğrudan tehdit eden yapısal bir soruna dönüştüğünü gösterdi. Kısa bir zaman aralığında 11 kez dış kaynaklı kirlilik vakası ile karşılaşılması, körfezin uzun süredir benzer olumsuzluklara maruz kaldığına işaret etti. Yıllar süresince Körfez’e bırakılan bu atıkların, denizel ekosisteme zarar verdiği ve canlı yaşamını ciddi biçimde tehdit ettiği belirtildi. Hazırlanan raporda "Çevre ve halk sağlığı açısından risk oluşturan bu tür kirlilik vakalarının olağanlaştırılması ya da görmezden gelinmesi kabul edilemez. Ortaya çıkan çevresel zararın büyümesini önlemek adına gerekli tüm tedbirlerin gecikmeksizin ve tavizsiz biçimde hayata geçirilmesi zorunludur. Kamusal yaşam alanlarımızın ve denizel zenginliğimizin korunması, kurum olarak temel önceliğimizdir. İzmir Körfezi’ni ve çevresel değerlerimizi geleceğe sağlıklı bir şekilde taşımak adına yürüttüğümüz bu süreci, aynı hassasiyet ve kararlılıkla takip etmeye devam edeceğiz" denildi. (ÖA-