GENEL - 13 Haziran 2023 Salı 10:52

Şube Başkanı Uzun: "Hilal-i Ahmer’den Türk Kızılay’a 155 yıllık iyilik elçiliği"

A
A
A
Şube Başkanı Uzun: "Hilal-i Ahmer’den Türk Kızılay’a 155 yıllık iyilik elçiliği"

Türk Kızılay Bilecik Şube Başkanı Sevcan Uzun, dünyanın sayılı bölgesinin en güçlü insani yardım kuruluşu olan ve 155 yılı geride bırakan Türk Kızılay’ın, yardımseverlerin her geçen gün artan desteği ile ihtiyaç sahiplerinin umutlarını yeşertmeye devam etiğini söyledi.

Türk Kızılay Bilecik Şube Başkanı Sevcan Uzun, dünyanın sayılı bölgesinin en güçlü insani yardım kuruluşu olan ve 155 yılı geride bırakan Türk Kızılay’ın, yardımseverlerin her geçen gün artan desteği ile ihtiyaç sahiplerinin umutlarını yeşertmeye devam etiğini söyledi.


Uzun, 1868’de bir grup idealist doktorun Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti”ni kurduğunu söyledi. Cemiyeti 1877 yılında Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti adını aldığını anlatan Uzun sözlerine şöyle devam etti:


"1923 yılında Türkiye Hilali Ahmer Cemiyeti adını alan kuruluşun adı, 1935 yılında ise Türkiye Kızılay Cemiyeti oldu. Kuruluşa Kızılay adını büyük önder Atatürk verdi. Kızılay, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin Osmanlı’dan miras olarak aldığı pek az kurumdan biriydi.Kızılay’ın amacı, her nerede görülür ise, hiçbir ayrım yapmaksızın insanın acısını önlemeye veya hafifletmeye çalışmak, insanın hayatını ve sağlığını korumak, onun kişiliğine saygı gösterilmesini sağlamak ve insanlar arasındaki karşılıklı anlayışı, dostluğu saygıyı, işbirliğini ve sürekli barışı getirmeye uğraşmaktır. Kızılay ihtiyaç anında dayanışmanın, ıstırap anında eşitliğin, savaşın en kızgın anında insancıllığın, tarafsızlığın ve barışın simgesidir."



"Yüz binlerin yardımına koştu"


Uzun açıklamasının devamında, "Kızılay, Osmanlı-Rus Savaşı’ndan Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar geçen sürede, Türkiye’nin taraf olduğu tüm savaşlarda, cephe gerisinde kurduğu hastaneler, hasta taşıma servisleri, donattığı hastane gemileri, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılar aracılığıyla savaş alanında yaralanan ve hastalanan yüz binlerce askerin yardımına koştu. I. Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul’da görülen büyük kolera salgınından bu yana, yurdumuzda meydana gelen doğal afetlerde ihtiyaç sahiplerinin bakımını, yerleşim ve beslenmelerini sağlayan Kızılay, koronavirüs salgınından etkilenenlere de yardımlarıyla destek oldu" dedi.



"Kan hizmetlerinde öncü"


Türk Kızılay’ı Bilecik Şube Başkanı Sevcan Uzun, 1957 yılında kan merkezlerini kurmaya başladıklarını anlatarak, "2005 yılında Güvenli Kan Temini programını hayata geçirdiği günden bu güne kan bağış oranını artıran Kızılay, ülke geneline yayılmış hizmet birimlerinde görevli yaklaşık 3 bin 500 personel ile 300 noktada kan bağışı alıyor. Her gün bin 500 hastanenin kan bileşeni ihtiyacını karşılayan Kızılay, Türkiye’nin yıllık kan ihtiyacının tamamını gönüllü ve güvenli kan bağışçılarından sağlamayı hedefliyor.İlik nakli ve kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için de 2013 yılından bu yana Sağlık Bakanlığı ve Türk Kızılay iş birliğiyle ’Türkök Projesi’ yürütülüyor. Kurulduğu ilk günden bu yana bilgi, deneyim ve operasyonel güç bakımından kendini donatan, insani yardım serüveninde baş aktör olarak yer alan Türk Kızılay’ın, bugün 9 Bölge Afet Yönetim Merkezi, 19 Yerel Afet Yönetim Merkezi, Acil Haberleşme Sistemleri, tam donanımlı haberleşme araçları ile olası bir afete en geç 2 saat içinde ulaşma kabiliyeti, yüz binlere acil barınma ve beslenme imkânı verebilecek kapasitesi bulunuyor.Toplumsal dayanışmayı sağlamak, sosyal refahın gelişmesine katkıda bulunmak, yoksul ve muhtaç insanlara barınma, beslenme ve sağlık yardımı ulaştırmak gibi önemli görevler üstlenen ve birçok konuda da öncü olan Türk Kızılay; sağlık, sosyal yardım, gençlik ve eğitim alanlarında da hizmetler sunuyor" dedi.



"Yardımlar dünyaya uzanıyor"


Uzun açıklamasının sonunda, "Kızılay, yardım elini ülke sınırlarının dışına da uzatıyor. Balkanlar’dan Orta Asya’ya, Orta Doğu’dan Afrika’ya, Güney Asya’dan Kafkaslara kadar dünyanın neresinde bir insan acısı varsa onu dindirmek için çaba gösteriyor. Uluslararası arenada gerçekleştirilen bu yardım çalışmaları Türkiye’nin tanıtılmasına da kuşkusuz büyük katkı sağladı.Bugün Suriye’de, Irak’ta, Somali’de, Endonezya’da, Yemen’de, Gazze’de ve daha birçok ülkede başarılı insani yardım operasyonu yürüten Türk Kızılay, ülke sınırları içinde ise her yıl milyonlarca insana yardım eli uzatmayı sürdürüyor. Ülke genelindeki şubeleri, temsilcilikleri, yüz binlerce üyesi ve gönüllüsü ile Türk Kızılay, tüm bu çalışmaları yardımsever halkımızdan aldığı güç ile gerçekleştirdi ve gerçekleştirmeye devam ediyor. Bu vesileyle hiçbir ayrım gözetmeden hem Ülkemizde hem de Dünyada ihtiyaç sahiplerine ulaşarak yardım elini uzatan Türk Kızılay’ın 155’inci kuruluş yıldönümünü kutluyorum" ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Veysel Bilen: "Tüm taraftarlarımızdan özür dilerim" Samsunspor Başkanvekili Veysel Bilen, sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirterek taraftarlardan özür diledi. Bir basın toplantısında kullandığı "Makyajlı Samsunsporlular" söylemi nedeniyle açıklamalarda bulunan Veysel Bilen, bu açıklamayı yapmak için doğru zamanı beklediğini belirterek açıklamalarda bulundu. "Geçmişte kullandığım bir ifadenin bazı taraftarlarımızı kırdığını ve bu sözlerin camiamızda üzüntü oluşturduğunu uzun zamandır büyük bir dikkatle takip ediyorum. Sessizliğim asla konuya duyarsız kaldığımdan değil; aksine bu kırgınlığın büyüklüğünü anlayarak en doğru ve samimi adımı atmak için doğru zamanı beklememdendi" diyerek sözlerine başlayan Bilen, ayrıca şunları söyledi: "Başkanımız Yüksel Yıldırım’ın yaptığı kapsayıcı açıklamalar ve kulübümüz için ortaya koyduğu güçlü vizyon doğrultusunda, artık tüm kırgınlıkları geride bırakıp yeniden kenetlenme zamanıdır. Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki; o gün kullandığım sözlerin hedefi hiçbir zaman yağmurda, çamurda, karda takımının peşinden koşan, Atatürk’lü armaya gönülden bağlı gerçek Samsunspor sevdalıları olmamıştır. Ancak niyetim ne olursa olsun sözlerimin farklı algılanarak sizleri üzmüş olması beni de derinden üzmüştür. Bu nedenle kırılan, üzülen tüm taraftarlarımızdan samimiyetle özür diliyorum. Herkes bilmelidir ki; bu can bu bedende olduğu sürece ben de kırmızı-beyaz-siyah renklere gönül vermiş bir Samsunspor sevdalısıyım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tüm enerjimi ve emeğimi bu büyük camianın ve şanlı armamızın hizmetine sunmaya devam edeceğim. Bugün ihtiyacımız olan şey; geçmişte yaşanan kırgınlıklara takılıp kalmak değil, Sayın Başkanımızın liderliğinde tek yürek olarak Samsunsporumuzun hedefleri doğrultusunda omuz omuza yürümektir. Çünkü biliyoruz ki; biz bize yeteriz. Tek sevdamız Samsunspor’dur."
Muğla Ula’nın içme suyu hatları yenileniyor Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü tarafından Ula ilçesinde şahıs arazileri içinden geçen içme suyu hatları hem mülkiyet dışına taşınıyor, hem de su isale hatları yenileniyor. İçme suyu isale ve şebeke hatlarının mülkiyet dışına taşınmasını, yenilenmesinin yanında alt depodan üst depoya iletimi sağlayan tüp terfi istasyonu yapıldığı açıklandı. MUSKİ Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Ula ilçemizin merkez mahallelerinde içme suyu altyapısını daha modern, güçlü ve verimli bir yapıya kavuşturmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, Köprübaşı Mahallesi Kökcüler Sokak’ta mülkiyetlerin içerisinden geçtiği için müdahalesi zor olan içme suyu şebeke ve terfi hatlarını mülkiyet dışına, yol güzergâhlarına taşıyarak yeniledik. Aynı zamanda hatların çaplarını büyüterek yenileme çalışması gerçekleştirdik. Karadere kaynaklarından gelen suyu daha etkin kullanabilmek amacıyla alt depodan üst depoya iletim sağlayan modern bir tüp terfi istasyonu da inşa ettik. Çalışmalar kapsamında içme suyu deposu çevresinde çevre düzenlemeleri de yaparak alanı daha düzenli ve kullanışlı hale getirdik. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın öncülüğünde gerçekleştirdiğimiz bu yatırımlarla su kayıplarını önlüyor, Ula’da yaşayan vatandaşlarımıza daha sağlıklı, kaliteli ve kesintisiz içme suyu ulaştırmaya devam ediyoruz" denildi.
Ankara Hacettepe Üniversitesi Rektörü Güran: "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var" Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, "Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak" dedi. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Hacettepe Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen ’Bilim Kafe’ etkinliğinde, 1’inci sınıf emniyet müdürü ve ressam Ahmet Sula, bağımlılıkla mücadele konusunda konferans verdi. ’1-7 Mart Yeşilay Haftası’ nedeniyle düzenlenen etkinlikte açıklamalarda bulunan Sula, toplum sağlığını tehdit eden tütün, alkol, uyuşturucu, teknoloji, kumar bağımlılığı gibi önemli sorunlara dikkat çekti. Bugüne kadar terörle mücadele, istihbarat birimleri, adli ve idari birçok birimde çalışan Ahmet Sula, yaptığı konferanslarla birlikte yaklaşık 300 bin öğrenciye ulaştığını belirtti. Hacettepe Rektörü Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran ise, YÖK’ün başlattığı projeyi manidar bulduklarını ve bu proje ile Türkiye’deki 208 üniversitede Bilim Kafe etkinliği düzenleneceğini vurguladı. "YÖK, çok güzel bir proje başlattı" Etkinlikte gençlere seslenen Prof. Dr. Mehmet Cahit Güran, bilgi üretmenin ve bu bilgiyi bireylere aktarmanın kendilerine ışık olacağını ifade ederek, "YÖK, çok güzel bir proje başlattı. Bu proje Bilim Kafe etkinliği. Türkiye’deki 208 üniversite bünyesinde koordinatörlükler kuruldu ve bu koordinatörlükler Bilim Kafe vasıtasıyla üniversitelerin topluma katkı misyonunun daha görünür, daha etkili hale gelmesi için bir süreç başlattı. Artık dünyada 4’üncü nesil üniversite kavramı var. 4’üncü nesil üniversiteyi, 3’üncü nesil üniversitelerden ayıran en temel fark, bilgi üretmek ve bunu eğitim vasıtasıyla bireylere aktarmak. Bunun dışında aynı zamanda içinde bulunduğu toplumun, coğrafyanın, bölgenin, şehrin problemlerine ışık tutan problemleri çözmek için çözümler üretmeye çalışan bir misyonu da hayata geçirilmesi" diye konuştu.