ÇEVRE - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 10:45

Bu çiçeklere dokunmak yürek ister: Koparmanın cezası tam 700 bin lira

A
A
A
Bu çiçeklere dokunmak yürek ister: Koparmanın cezası tam 700 bin lira

Batman’da 2 bin rakımda açan ve halk arasında ’’ağlayan gelin’’ adıyla bilinen ters laleler, birbirinden farklı renkleriyle ziyaretçilerine görsel şölen sunuyor.


Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Seferi sırasında Sason ilçesinde konakladığı 2 bin rakımlı Sultana Yaylasının yanı sıra Helkıs ve Sıngıtur dağları, Şillek Yaylası ve Kelhasan köyündeki dağ yamaçlarında ’’ağlayan gelin’’ adıyla bilinen ters lalelerle adeta renk cümbüşüne döndü. 15-20 gün süren görsel şöleni kaçırmak istemeyen doğaseverler ve fotoğraf tutkunları yaylaların zorlu doğa şartlarına rağmen ters lalelerin yolunu tuttu.


Öte yandan karların erimesiyle birlikte dağın içinden fışkıran suların oluşturduğu dev şelale, eşsiz görüntüsüyle görenleri hayran bıraktı. Yüksek zirvelerden süzülen suyun oluşturduğu doğal menderesler ise manzaraya ayrı bir güzellik katıyor. Doğaseverlerin ilgisini çeken bu etkileyici oluşum, bölgenin saklı cennetlerinden biri olarak dikkat çekiyor.


Yaylalara çıkan doğa fotoğrafçısı Sabahattin Atalay, ters lalelerin kimi bölgelerde "Kerbela çiçeği" veya "ağlayan gelin" olarak da bilindiğini söyledi. Ters lalelerin 15-20 günlük ömürlerinin olduğunun altını çizen Atalay, "Bu bitkiyi koparmanın cezası 700 bin lira. Bu endemik bitkinin 15-20 günlük ömürleri var ardından kuruyorlar. Her yıl olduğu gibi bu yıl da bu eşsiz güzelliği görmek için geldik. Zorlu ve dik yamaçlar olmasına rağmen uzun tırmanışlar sonucu ulaşıyoruz bu güzelliklere ama ulaştıktan sonra bu güzellik tüm yorgunluğumuzu alıyor" dedi.


(ST-YRT

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Çankırı’nın tescilli lezzeti: "Yazma çöreği" Çankırı’nın geleneksel tescilli lezzeti yazma çöreği, kente gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlar arasında yer alıyor. Çankırı’da cevizli iç harcı, kat kat yapısı ve taş fırında pişirilmesiyle bilinen coğrafi işaretli lezzetlerinden yazma çöreği, yıllardır evlerde yapıldığı gibi restoranlarda da sofraları süslüyor. 2023 yılında coğrafi işaretle tescillenen yazma çöreği, yerli ve yabancı turistlerden de ilgi görüyor. Hafif yapısı ve mideyi rahatsız etmeyen özelliğiyle bilinen lezzet, taş fırında pişirilerek sofralara sunuluyor. Yazma çöreğinin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten aşçı Nuray Pulat İHA muhabirine yaptığı açıklamada, hamurun maya, tuz, un ve su ile yoğrulduğunu söyledi. Mayalanan hamurun bezeler halinde açıldığını ifade eden Pulat, "Açılan hamurların arasına bolca ceviz serpilerek kat kat hazırlanır. Daha sonra hamur dikkatlice kapatılarak tepsiye yerleştirilir. Elle bastırılarak şekil verilen çörek taş fırında pişirilir. Pişme aşamasında üzerine tereyağı sürülür. Fırından çıkmasına yakın tekrar yağlanarak üzerinin kızarması sağlanır" dedi. Yazma çöreğinin Çankırı mutfağında önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Pulat, "Kat kat yapısı ve tereyağının verdiği aroma sayesinde yazma çöreği hem yumuşak hem de oldukça lezzetli olur. Hafif yapısı sayesinde mideyi rahatsız etmez ve uzun süre tazeliğini korur. Çankırı’da özellikle bayramlarda, düğünlerde, imecelerde ve özel günlerde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır. Geçmişten günümüze ulaşan geleneksel bir tattır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir" diye konuştu.
Muğla MEAH’ta yüksek tansiyona dikkat çekildi Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, toplum sağlığını tehdit eden en önemli unsurlardan biri olan yüksek tansiyona karşı anlamlı bir farkındalık etkinliğine imza attı. "Dünya Hipertansiyon Günü" ve "Dünya Tuza Dikkat Haftası" kapsamında hastane bünyesinde özel bir bilgilendirme standı kuruldu. Hasta ve hasta yakınlarının yoğun ilgi gösterdiği stantta vatandaşların tansiyon ölçümleri gerçekleştirilirken, gizli tehlike hipertansiyon ve aşırı tuz tüketimine karşı hayati uyarılarda bulunuldu. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Huddam ile Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özcan Başaran’ın iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte, vatandaşlara yüksek tansiyonun yol açabileceği ciddi sağlık sorunları anlatıldı. Uzmanlar; hipertansiyonun çoğu zaman hiçbir belirti vermeden sinsice ilerlediğine dikkat çekerek, aşırı tuz tüketiminin yüksek tansiyonun başlıca nedenleri arasında yer aldığını vurguladı. Hastane yönetimi tarafından da ziyaret edilen stantta; tuz tüketiminin azaltılması, düzenli egzersiz yapılması ve dengeli beslenme gibi sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalp ve damar sağlığını korumanın en etkili yolları olduğu ifade edildi. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden yapılan açıklamada, etkinliğin amacının toplum bilincini artırmak olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:"Dünya Hipertansiyon Günü ve Dünya Tuza Dikkat Haftası; sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemini hatırlatmak açısından son derece önemli bir fırsat sunmaktadır. Bu kapsamda hastanemize başvuran hasta ve hasta yakınlarımızın tansiyon ölçümlerini yaparak kendilerini bilgilendirdik. Unutulmamalıdır ki küçük yaşam değişiklikleri, büyük sağlık kazanımlarının anahtarıdır" Hastalıkların kapıyı çalmadan önce önlenmesi gerektiğine vurgu yapan etkinlik, broşür dağıtımı ve vatandaşların sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
Çankırı Çankırı’nın tescilli lezzeti: Yazma çöreği Çankırı’nın coğrafi işaretli yöresel lezzeti yazma çöreği, cevizli iç harcı, kat kat yapısı ve taş fırında pişirilmesiyle kente gelen ziyaretçilerin en çok tercih ettiği tatlar arasında yer alıyor. Çankırı’da coğrafi işaretli lezzetlerinden biri olan yazma çöreği, uzun yıllardır evlerde yapıldığı gibi restoranlarda da sofraları süslüyor. 2023 yılında coğrafi işaretle tescillenen yazma çöreği, yerli ve yabancı turistlerden de ilgi görüyor. Hafif yapısı ve mideyi rahatsız etmeyen özelliğiyle bilinen lezzet, taş fırında pişirilerek sofralara sunuluyor. Yazma çöreğinin geleneksel yöntemlerle hazırlandığını belirten aşçı Nuray Pulat İHA muhabirine yaptığı açıklamada, hamurun maya, tuz, un ve su ile yoğrulduğunu söyledi. Mayalanan hamurun bezeler halinde açıldığını ifade eden Pulat, "Açılan hamurların arasına bolca ceviz serpilerek kat kat hazırlanır. Daha sonra hamur dikkatlice kapatılarak tepsiye yerleştirilir. Elle bastırılarak şekil verilen çörek taş fırında pişirilir. Pişme aşamasında üzerine tereyağı sürülür. Fırından çıkmasına yakın tekrar yağlanarak üzerinin kızarması sağlanır" dedi. Yazma çöreğinin Çankırı mutfağında önemli bir yere sahip olduğunu dile getiren Pulat, "Kat kat yapısı ve tereyağının verdiği aroma sayesinde yazma çöreği hem yumuşak hem de oldukça lezzetli olur. Hafif yapısı sayesinde mideyi rahatsız etmez ve uzun süre tazeliğini korur. Çankırı’da özellikle bayramlarda, düğünlerde, imecelerde ve özel günlerde sofraların vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alır. Geçmişten günümüze ulaşan geleneksel bir tattır. Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir" diye konuştu.