ASAYİŞ - 28 Ocak 2026 Çarşamba 10:33

Karı koca kavgasında ölen çiftin cenazeleri ailelerine teslim edildi

A
A
A
Karı koca kavgasında ölen çiftin cenazeleri ailelerine teslim edildi

Bartın’da karı koca kavgasında ölen çiftin cenazeleri, yapılan otopsinin ardından defin işlemleri için ailelerine teslim edildi.


Bartın’da Derbent köyüne bağlı Kula Mahallesi’nde yaşayan Nihat Çınar (50) ile eşi Rukiye Çınar (44) arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı.


Tartışmanın büyümesi üzerine duvarda asılı av tüfeğini alan Nihat Çınar önce eşine ateş etti. Eşi kanlar içerisinde gören koca, daha sonra aynı silahla kendisini vurdu. Olay yerinde hayatını kaybeden çift Bartın Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Aileler arasında çıkan tartışma üzerine ise polis hastanede yoğun güvenlik tedbirleri aldı. Cenazeler, işlemlerinin ardından Bartın Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi morguna kaldırıldı.


Sabaha kadar hastane morgu önünde de nöbet tuttu. Gece otopsisi tamamlanan cenazeler, sabah ise defin edilmek üzere ailelerine teslim edildi.


Cenazeler bugün öğlen namazının ardından köylerinde defnedileceği öğrenildi.



Karı koca kavgasında ölen çiftin cenazeleri ailelerine teslim edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Çukurova Belediyesi’nde kriz: İşçiler alacakları için eylem yaptı Adana’da sendika üyesi Çukurova Belediyesi işçileri, aylardır ödenmeyen alacakları ve tıkanan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri nedeniyle Çukurova Belediyesi binası önünde eylem yaptı. İşçiler, belediye yönetimine tepki gösterirken, sendika adına yapılan açıklamada, "Her bir işçinin yaklaşık 194 bin TL alacağı" olduğu belirtildi. Çukurova Belediyesi’nde çalışan işçiler aylardır ödenmeyen alacakları için belediye binası önünde bir araya geldi. Yaklaşık 150 kişilik grup yönetime tepki göstererek belediye binası önünde eylem gerçekleştirdi. Sendika adına yapılan açıklamada, Çukurova Belediyesi iştiraki olan Çukurova İmar A.Ş. ile 2024 yılı Mart ayında imzalanan toplu iş sözleşmesiyle 2024 ve 2025 yıllarına ait işçilerin ekonomik ve sosyal haklarının belirlendiği hatırlatıldı. 2024 yılında yaşanan gecikme ve eksik ödemelere rağmen ücretlerin toplu sözleşme hükümlerine uygun şekilde ödendiği ifade edilirken, 2025 yılı itibarıyla belediye yönetiminin mali durumu gerekçe göstererek sözleşme hükümlerini uygulamama yönünde tutum aldığı belirtildi. Açıklamada, belediye yönetiminin toplu iş sözleşmesinin iptali için dava açtığı, ancak mahkemenin belediyenin gerekçelerini haklı bulmayarak davayı reddettiği vurgulandı. Buna rağmen işçi alacaklarının ödenmediği ve sürecin uzatıldığı kaydedildi. İşçilere göre, toplu sözleşme hükümleri gereği 2025 yılı için her bir işçinin aylık 10 bin TL olmak üzere 11 aylık alacağı bulunuyor. Ayrıca 2024 ve 2025 yıllarına ait sendika ikramiyelerinin de bugüne kadar ödenmediği belirtilirken, her bir işçinin belediyeden olan toplam alacağının yaklaşık 194 bin TL’ye ulaştığı ifade edildi. Sendika ve işçiler olarak bugüne kadar büyük bir fedakarlık gösterdiklerini dile getiren çalışanlar, bu iyi niyetin karşılık bulmadığını, aksine suistimal edildiğini belirtti. Açıklamada, işçilerin emeği üzerinden belediyenin mali sorunlarının sürekli ötelenmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Öte yandan, yeni dönem Toplu İş Sözleşmesi görüşmelerinin başlamasının üzerinden 40 günden fazla süre geçmesine rağmen yalnızca yer, gün ve saat tespit toplantısı yapıldığı, herhangi bir somut ilerleme sağlanmadığı kaydedildi. Bu durumun, belediye yönetiminin süreci yeterince ciddiye almadığını gösterdiği ifade edildi. Basın açıklamasının sonunda Çukurova Belediyesi yönetimine çağrıda bulunan işçiler, biriken alacakların derhal ödenmesini ve toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin samimi ve çözüm odaklı şekilde sürdürülmesini istedi. İşçiler, haklarını alana kadar sendikal mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.
Ordu Ordu’da kahverengi kokarcaya karşı 300 binden fazla kışlak ilaçlanıyor Ordu’da kahverengi kokarcaya karşı 300 binden fazla kışlağın ilaçlanması hedefleniyor. Bölgede etkili olan ve özellikle 2024 yılında fındık başta olmak üzere tarım ürünlerine ciddi zarar veren kahverengi kokarca ile mücadele çalışmaları kapsamında kışlak ilaçlaması devam ediyor. Bakanlık tarafından ilaç desteği sunulurken, tarım ve orman müdürlükleri, ziraat odaları, belediyeler ve muhtarlıkların el birliğiyle oluşturulan ekip, yüksek kesimli bölgelerden başlayarak, sahil kesimlerine kadar ilaçlamalarını sürdürüyor. Yürütülen çalışmalar ile kahverengi kokarcaların kış mevsimini geçireceği kapalı alanlar ilaçlanıyor. "Mücadeleler ile 2025 yılında fındığımızı kurtardık" Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Arslan Soydan, 2024 yılının sonbaharından itibaren kahverengi kokarcaların kışlaklara geçmesi ile birlikte ekip kurularak, biyosidal ilaçlar ile mücadele başlatıldığını söyledi. Soydan, "2024 yılı sonu ve 2025 yılı bahar sezonunda yaklaşık 300 bin kışlak ilaçlama noktası yapıldı. Bu mücadelenin devamında üreticilerimiz kışlak ilaçlamasından sonra kimyasal mücadeleyi sürdürdü. Bunun sonunda ise 2025 yılın fındığımızı kurtardık, toplar ve satar hale geldik. Burada Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ilaç desteği ve paydaş kurumların destekleri hep birlikte mücadele yürütüldü" dedi. "Bu mücadelede başarılı olmak istiyoruz" "Bunun devamının gelmesi gerekiyordu, şu anda tüm kutrumlar birlik olarak ilaçlamalara devam ediliyor" diyen Soydan, "Çünkü kahverengi kokarcalar kışlaklara girmiş durumda, nisan ayına gelene kadar, hava sıcaklığı 17-18 dereceye yükselene kadar buralardan çıkmayacaklardır. Biz de hava şartlarına göre bu kışlaklarda ilaçlamaya devam ediyoruz, yapılmadığı sürece ürünlerimize ciddi zararları olacaktır. Geçen yıllarda yapılan mücadelenin faydasını görerek, şimdiki mücadelemizi yapıyoruz. İnşallah bunda başarılı olmak istiyoruz, yapılan çalışmaların da olumlu sonuçlarını görüyoruz" şeklinde konuştu. "Hedef 300 binin üzerinde" Kahverengi kokarcaya karşı 2026 sezonunda hedefin 300 binden fazla kışlağın ilaçlanması olduğunu belirten Soydan, "Bazı evler, samanlıklar gibi yerler kapalı olabiliyor. Biz, eğer gurbette olanlar varsa bu yapıların anahtarlarını mutlaka akrabalarına ya da muhtarlarına bırakmalarını istiyoruz. Çünkü kışlak ilaçlaması yapılmayan bir tek noktanın bile kalmaması gerekiyor" ifadelerine yer verdi.
Ankara BBP Genel Sekreteri Yelis: "Milletimize 33 yıldır hizmet etmiş olmanın verdiği gurur ve mutluluğu yaşıyoruz" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Sekreteri Ahmet Yelis, "Milletimize 33 yıldır hizmet etmiş olmanın verdiği gurur ve mutluluğu yaşıyoruz. Yarın partimizin 33’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayacağız" dedi. BBP Genel Sekreteri Yelis, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada yarın partilerinin kuruluşunun 33’üncü yıl dönümü olduğunu hatırlatarak, "29 Ocak’ta hep birlikte kutluyoruz. Şehit liderimiz Muhsin Yazıcıoğlu’nun başlattığı kutlu yürüyüşümüz, aynı kararlılık ve çizgide hiç sarsılmadan devam etmektedir. Milletimize 33 yıldır hizmet etmiş olmanın verdiği gurur ve mutluluğu yaşıyoruz. Yarın partimizin 33’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayacağız. Bununla ilgili de bir program düzenledik. Programımızda genel başkanımız kamuoyuna seslenecek ve partimizin bugünkü duruşu ile gelecek vizyonu üzerine değerlendirmeler yapacaktır. 33’üncü yıl programımıza Türkiye’nin her yerinden davetliler katılacak. Programımıza tüm halkımızı, vatandaşlarımızı ve Büyük Birlik davasına gönül vermiş tüm üyelerimizi ve Büyük Birlik sevdalılarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. "İsrail’in Türk askerinden rahatsız olması, Türkiye’nin barıştan yana olmasını engelleyemez" Yeliz, Gazze’deki gelişmelere ilişkin de şunları söyledi: "İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze’nin savaş sonrası geleceğine ilişkin konuştu ve bölgeye Türk askerlerinin konuşlandırılamayacağını söyledi. Katil Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki son İsrailli esir cesedinin dün teslim edilmesinin ardından bugün İsrail Başbakanlığı Esirler ve Kayıplar Koordinatörü ile ortak bir basın toplantısı düzenledi. Netanyahu, Gazze Şeridi’ndeki sağ ve ölü tüm İsrailli esirlerin geri dönüşünün tamamlandığını hatırlatarak, İsrail’in Ürdün sınırından Akdeniz’e kadar olan toprakları kontrol edeceğini öne sürdü. Katil Netanyahu, bölgeye Türk ve Katarlı askerlerin konuşlandırılamayacağını da iddia etti. Türkiye, Gazze’deki kardeşlerimizin yerinde kalması için insani koordinasyonu güçlendirmeli, Filistin merkezli kapsamlı yerel planlar sunmalı ve bunları desteklemelidir. Dünya barışını tehdit eden İsrail’in Türk askerinden rahatsız olması, Türkiye’nin barıştan ve insanlıktan yana olmasını asla engelleyemez."
Ankara Etlik Şehir Hastanesi: "Hakan Taşıyan’ın genel durumu gayet iyi" Etlik Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Mücahit Balcı, pazartesi günü kalp krizi şüphesiyle hastaneye yatan müzisyen Hakan Taşıyan’ın sağlık durumunun iyi olduğunu açıkladı. Etlik Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniği İdari Sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Mücahit Balcı, Etlik Şehir Hastanesinde tedavi altına alınan müzisyen Hakan Taşıyan’ın son durumuna ilişkin açıklamada bulundu. Prof. Dr. Balcı, "Hakan Taşıyan hastanemize kalp krizi şüphesiyle başvurmuş olup, gerekli klinik laboratuvar değerlendirmesi sonrasında kardiyolojik açıdan düşük riskli kabul edilmiştir. Önlem amaçlı olarak koroner yoğun bakımda izlem altına alınmıştır. Hastamızın karaciğer ve böbrek nakil öyküsü bulunduğundan dolayı mevcut klinik durumu multidisipliner bir yaklaşımla sürdürülmektedir. Şu anda böbrek fonksiyonu testlerinde yükselme olduğundan dolayı bu süreç titizlikle multidisipliner olarak tedavi edilmektedir. Gereken tıbbi takip süreci yapılmaktadır. Hastanın genel durumu gayet iyidir. Hayati bulguları stabildir. Hastanemiz bünyesinde tedavisi sürmektedir. Diğer branşlarla her gün danışarak bu kararı alıyoruz. Genel durumu gayet iyi. Diğer branşlarla ortak vereceğimiz bir karar ama yakın süreç içerisinde taburcu olacağını söyleyebiliriz. Hastamız, böbrek ve karaciğer nakli olduğu için herhangi bir ziyarette bulunulmasını uygun görmüyoruz" diye konuştu.