POLİTİKA - 25 Mart 2025 Salı 21:01

Bakan Tunç’tan Özel’e: "(Otel yangını) Bilir kişi rapor geldi, rapor karşısında susuyorsanız o zaman ikiyüzlüsünüz"

A
A
A
00:00
00:00
HD

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bolu’daki otel yangınına ilişkin İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun tamamlandığını açıkladı. Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirerek, "Şimdi bakıyorlar ki raporda itiraz edilecek sadece kendi arkadaşları var. Belediyede, itfaiyede sorumlu olmuş. Ama onlar zannettiler ki birileri sorumluluk dışına çıkarılacak. Şimdi sesleri çıkıyor mu? O zaman çıkın. Evet biz yanlış yapmışız. Biz size bu yönde haksızlık yapmışız. Rapor karşısında susuyorsanız o zaman ikiyüzlüsünüz" dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bartın’da AK Parti İl Başkanlığı’nın geleneksel iftar yemeğinde konuştu. Tunç, Türkiye’nin fiziki ve demokratik kalkınmasına yönelik önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Tunç, ülkenin dört bir yanının büyük projelerle donatıldığını belirterek, yapılan yatırımların yanı sıra demokratik reformlara da büyük önem verildiğini vurguladı. Bakan Tunç, sadece altyapı ve üst yapı çalışmalarına odaklanmadıklarını belirterek, "Türkiye’nin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çalıştık. Reformlar yaptık, kanunlarımızı yeniledik. Anayasamızı vesayetçi ruhtan arındırmak ve darbecilere geçit vermemek adına milletimizin onayıyla önemli anayasa değişiklikleri gerçekleştirdik" dedi.

"Türkiye’nin kalkınmasını istemeyenler hep engellemek istedi"

Bakan Tunç, Türkiye’nin ilerlemesini istemeyenlerin çeşitli yollarla iktidarı devirmeye çalıştığını ifade ederek, "Ülkemizin her bir yanı eserlerle donatıldı. Büyük eserlerle, hayal dahi edemeyeceğimiz dünyanın en büyük havalimanları, dünyanın en büyük köprüleri, enerji projeleri. Organize sanayi bölgelerini dolduran fabrikalar, üniversiteler, okullar, barajlar, sanayi tesisleri, limanlar, her yeri eserle donattık. Türkiye’nin fiziki kalkınmasını sağlarken sadece altyapı, üst yapı çalışmalarıyla, fiziki kalkınmayla yetinmedik. Türkiye’nin yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşması için çalıştık. Reformlar yaptık. Kanunlarımızı yeniledik. Anayasamızı vesayetçi ruhtan arındırmak darbecilere bir daha geçit vermemek için milletimizin onayıyla önemli anayasa değişiklikleri, reformlar gerçekleştirdik. Yargı birliğinin sağlanmasından tutun da temel hak özgürlüklerinin daha da kuvvetlendirilmesine varıncaya kadar her alanda büyük reformlara milletimiz sayesinde imza attık. Ve anayasamızı darbeci anlayıştan, vesayetçi anlayıştan arındırmanın gayreti içerisinde olduk. Ülkemizi yüksek standartlı bir demokrasiye kavuşturma mücadelesi yaparken bunu hazmedemeyenler oldu. Türkiye’nin gelişmesini, kalkınmasını istemeyenler hiç boş durmadılar. Partimize kapatma davası açtılar. Hem de iki kere, üç kere dava başladı. Kurucu üyelerimiz var burada. AK Parti’nin kurucu üyeleri arasında başörtülü var diye bu partiye kapatma davası açtı o günkü vesayetçi yargı anlayışı. Biz bunları unutmadık. 367 krizleri. E-Muhtıralar. MİT krizi, Gezi olayları, ekonomide en parlak olduğumuz dönemde faizlerin yüzde 5’e düştüğü, enflasyonun yüzde 5’e düştüğü, dünya projelerinin temellerinden atıldığı bir parlak dönemde sokak olaylarıyla iktidara devirebileceklerini zannettiler. Başarabildiler mi? Başaramadılar. Sonrasında masa başında acaba yaşarabilir miyiz? 17-25. Emniyet yargı darbesiyle acaba Recep Tayyip Erdoğan’ın önünü kesebilir miyiz diye çabaladılar. Onu da başaramadılar. Sonrasında terörü azdırdılar ve sonrasında da 15 Temmuz hain kalkışmasıyla bu ülkenin istiklaline ket vurmak istediler. Bu ülkenin yönetimini yabancılara peşkeş çekmek istediler. Orta Doğu’daki planlarını bozmak isteyen bir yönetimi artık burada sona erdirmek istediler. Adeta güneyimizde bir terör devletinin kurulması için Türkiye’yi engel olarak görenler Türkiye’deki taşeronlarını kullanarak 15 Temmuz ayı kalkışmasını sağladılar. Başardılar mı? Milletimizin o kahramanlığıyla o gece karartılmak istenen Türkiye’miz milletimiz sayesinde Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğiyle aydınlığa kavuştu" dedi.

"Terör belasını ülkemizden köküyle sökeceğiz"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile yola devam ettiklerini belirterek, Cumhur İttifakı’nın Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme sürecine girdiğini vurguladı. Bakan Tunç, bu süreçte milletin birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini ifade etti. Bakan Tunç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçen ekim ayında yaptığı grup konuşmasının ardından "Terörsüz Türkiye" sürecinin başladığını belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bu sürece kararlılıkla destek verdiğini söyleyen Tunç, milletin etnik köken gözetmeksizin birlik içinde olması gerektiğini belirterek şu ifadelere yer verdi:

"Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle yolumuza devam ediyoruz. İnşallah Cumhur İttifakı’yla Türkiye yüzyılının temellerini attık, şimdi inşa süreci başladı. Ve bu inşa sürecinde millet birlik ve beraberlik içerisinde olacağız. İç cephemizi güçlendireceğiz. Sayın Bahçeli’nin Ekim ayında yaptığı grup konuşmasından sonra başlayan bir süreç var. Terörsüz Türkiye süreci. Sayın Cumhurbaşkanımızın da koyduğu iradeyle inşallah 40 yıldan bu yana bu ülkenin başına musallat olan gelişmemizin kalkınmasının önünde en büyük engel olan binlerce insanımızın, binlerce askerimizin, polisimizin, sağlık memurumuzun, öğretmenimizin, hakimimizin, savcımızın şehit olmasına neden olan o terör belasından da milletimizi kurtaracağız inşallah. Ülkemizi o beladan kurtaracağız. Onun eşiğindeyiz ve inşallah milletçe etnik kökeni ne olursa olsun hiçbir ayrım gayrım yapmadan birliğimizi kuvvetlendireceğiz. Terörü ülkemizden milletimizin arasından o fitne yuvasını çıkarıp atacağız. Ülkemizi huzurlu bir geleceğe kavuşturacağız. Çocuklarımızın, gençlerimizin daha huzurlu ve daha güvenli bir Türkiye’de, Türkiye Yüzyılını inşa etmelerinin yolunu açacağız inşallah. Bunu hep beraber yapacağız. Bu yöndeki kararlılığımız hız kesmeden devam ediyor."

"Dünya soykırıma sessiz kalıyor"

Adalet Bakanı Tunç, Ramazan ayında Filistin’de yaşanan trajediye dikkat çekerek, uluslararası sistemin adaletsizliğini vurguladı. Tunç, Gazze’de yaşananların uluslararası sözleşmelere aykırı bir soykırım olduğunu belirtti. Gazze’de 500 günü aşkın süredir devam eden saldırılarda binlerce masum insanın hayatını kaybettiğini hatırlatan Bakan Tunç, şunları söyledi:

"Mübarek Ramazan ayındayız. Yaklaşık 500 gün geçti. Gazze’de, Filistin’de maalesef bir dram yaşanmaya devam ediyor. Dünyanın gözü önünde bir soykırım işlemeye devam ediyor. Soykırım sözleşmesi, uluslararası sözleşmedeki bütün unsurları ihlal eden bir terör devleti var karşımızda. Mübarek Ramazan’a girdiğimizde bir gecede 400 Filistinli kadın demeden, çocuk demeden, şehit eden katiller var maalesef. İşte dünyanın maalesef sesi çıkmıyor. Uluslararası hukuku tanıyan yok. Uluslararası Adalet Divanı tedbir kararları verdi. Uygulanan yok. Uluslararası Ceza Mahkemesi o katillerle ilgili, o soykırımcılarla ilgili yakalama kararları çıkardı. Uygulama kabiliyeti yok. İşte Sayın Cumhurbaşkanımız her defasında her kürsüde, Birleşmiş Milletler Kürsüsü’nde dahil olmak üzere uluslararası sistem adil değil. Uluslararası sistem mutlaka revizyona tabi olmalıdır, tutulmalıdır. Daha adil bir dünya mümkündür derken işte bunu kastediyorum. Bunu başarabilmek için de Türkiye’nin daha güçlü olması lazım. Daha çok çalışmamız lazım. 23 yılda çok mesafeler aldık. Darbeci, vesayetçi anlayışı tarihe gömdük. Her alanda tarihe gömdük. Bugün Türkiye’nin önü her zamankinden daha parlak ve aydınlık. Geleceğimize güveniyoruz. Gençlerimize güveniyoruz ve Türkiye’yi inşallah rahmet ve Özal’ın dediği gibi. Çağ atlayan bir Türkiye. Türkiye yüzyılının inşa edildiği Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bu iradeyle Türkiye Yüzyılını hep beraber inşa edeceğiz inşallah. Bundan hiç şüpheniz olmasın. 2028’e kadar çok çalışacağız. Seçimsiz geçecek önümüzde bir üç yıllık bir süre var. Milletimiz için eser üreteceğiz. Geçmiş sıkıntılardan kaynaklanan, çevremizdeki savaşlardan kaynaklanan, pandemiden kaynaklanan, 6 Şubat depremleriyle 11 vilayetimizin yerle bir olmasından kaynaklanan ekonomideki azalmayı, halkımızın alım gücündeki azalmayı artıracağız. Enflasyonu yeniden tek haneli rakamlara nasıl indirmişsek yine indireceğiz ve işçimizin, memurumuzun, emeklimizin alım gücünü artırarak yolumuza devam edeceğiz inşallah. Ve 2028’e geldiğimizde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhur İttifakı ile birlikte Türkiye’nin lideri, dünya lideri olarak devam etmesini sağlayacağız."

"Bartın, kalkınma hamlesinden payını almaya devam edecek"

Bakan Tunç, Bartın’ın AK Parti döneminde büyük yatırımlar aldığını belirterek, şehrin her köşesinde önemli eserler bulunduğunu söyledi. Tunç, eğitimden ulaşıma, sanayiden altyapıya kadar birçok alanda Bartın’a yatırım yapıldığını vurguladı. Bartın’ın AK Parti’nin eser siyasetinden nasibini almaya devam edeceğini belirten Bakan Tunç, "Bu gelişme ve kalkınma hamlesinden Bartın’ımız nasibini almaya devam edecek. Çok eserler ürettik. Bartın’ın her bir köşesine, neresine baksanız AK Parti’nin eserleri vardır. Okullar var, üniversiteler var, tüneller var, barajlar var, limanlar var. Organize Saray Bölgesi’nde fabrikalar var, köprüler var, yollar var, köyde çalışmalar var, belde çalışmalar var. Saymakla bitmez. AK Parti siyaseti eser siyaseti" dedi.

"Amasra kazası için yargı süreci işliyor"

Amasra’da 43 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin yargı sürecinin devam ettiğini hatırlatan Tunç, şehit madencilerin aileleriyle yakından ilgilenmeye devam edeceklerini belirtti. Tunç, "Bazıları her olay üzerinden siyaset yapıyor. Amasra’da bunu yaptılar, şimdi Kartalkaya’daki otel yangınında da aynısını yapıyorlar. Ancak biz hizmet üretmeye ve halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz." Birileri şunu demiş. Birileri bunu karalamış. Hiç bizim umurumuzda değil. Yerel siyasette bir takım laflar atılıyormuş. Yargı kararları üzerinden işte Amasra’daki kazayla ilgili verilen kararla ilgili olarak; yargının verdiği kararla ilgili olarak ne yapabilirsiniz? Tarafsız da bağımsız yargı. Deliller ortada. Ve ona göre bir karar veriyor. 43 madencimizi şehit verdik. Amasra kazasında. Rabbim mekanlarını cennet eylesin. Yakınlarına, ailelerine bir kez daha baş sağlığı diliyoruz. Her birini evlerinde ziyaret ettik. Her zaman onlar bizim başımızın tacı. Yakından ilgilenmeye hep devam edeceğiz. Bir daha böyle elim kazalar ülkemizin başına gelmesin. Bütün temennimiz, duamız bu. Çok dikkatli katli olunması gereken bir çalışma. Yargı süreci devam ederken, henüz yerel mahkeme karar vermiş. Bu kararın denetimi bir üst mahkemede, istinaf mahkemesinde. 3 yıldan 17 yıla kadar hapis cezaları alan sorumlular var. Sayın Cumhurbaşkanımız kaza gününün hemen sabahında Bartın’a geldiğinde, Amasra’ya geldiğinde sorumlulardan hesap sorulacak demişti. Evet sorumlulardan kim hesap soracak? Yargı hesap soracak. Ve yargı bir sonuca vardı. Şimdi bu sonucu denetleyecek olan bir üst mahkeme. Onun da bir üstü Yargıtay. Dolayısıyla bu süreçleri bağımsız ve tarafsızca sürdüren bir yargı ortadayken gelip burada milletvekillerimize, siyasete, AK Parti’ye çamur atmak onlara hiçbir şey kazandırmaz. Biz şehit madencilerimizin hakkını, hukukunu sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz inşallah. Hiç şüpheli olmasın. Biz onlar bizim kardeşlerimiz. O şehitlerimizin mesajlarını ben silmiyorum. Öncesinde görüştüğümüz kardeşlerimiz cep telefonumda duruyor hala. Görüştüğümüz, birebir irtibatlı olduğumuz Allah rahmet eylesin. Kim onların hakkını savunamaz? Böyle bir şey düşünülebilir mi? Ama birileri işte bunun üzerinden siyaset yapıyor. Sadece Amasra ile ilgili değil" ifadelerini kullandı.

"Bu ülkenin ana muhalefetinin genel başkanı alçakça bir tutum içerisine girdi"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kartalkaya’daki otel yangınında hayatını kaybeden 78 kişi üzerinden siyasi polemik yapılmasını sert bir dille eleştirdi. Tunç, ana muhalefet partisi liderinin, yargıya müdahale edilmek istendiği yönündeki açıklamalarını "alçakça bir tutum" olarak nitelendirdi. Kartalkaya’daki facianın ardından İstanbul Teknik Üniversitesi bilirkişi raporunun hazırlandığını ve sorumluların tespit edildiğini belirten Tunç, şu ifadeleri kullandı:

"Aynı siyaseti Kartalkaya’daki otel yangınında da yaptılar. Hala değil mi? Kazadan bu yana hep onun üzerinden, 78 canımız üzerinden polemik yapmaya utanmadan, sıkılmadan bu ülkenin ana muhalefetini genel başkanı grup kürsülerinden birilerinin yargıdan kaçırılmak istendiğini ima ederek alçakça bir tutum içerisine girdi. 78 canımız, 36’sı çocuk. Ucu nereye dokunursa dokunsun diyoruz. Ama o hayır diyor. Ucu şuraya dokunmasın. Oraya dokunursa ben bu raporu kabul etmem diyor. Sen mi karar vereceksin ona. Ona yargı karar verecek. Ona mahkeme karar verecek. Bilirkişi raporu geldi. Bilirkişi raporu. Kimlerin, hangi kurumların sorumlu olduğunu belirledi. Neredeyse bir hafta oluyor. Neden hiç sesiniz çıkmıyor? Ucu nereye dokunursa dokunsun dedik. İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bilirkişileri raporu ortaya çıkardı ve şimdi bakıyorlar ki raporda itiraz edilecek sadece kendi arkadaşları var. O da dahil olmuş. Belediyede, itfaiyede sorumlu olmuş. Ama onlar zannettiler ki birileri sorumluluk dışına çıkarılacak. Şimdiki sesleri çıkıyor mu? O zaman çıkın. Evet biz yanlış yapmışız. Biz size bu yönde haksızlık yapmışız. Rapor geldi. Evet detaylı bir şekilde incelenmiş. 200’den fazla sayfa var, bütün mevzuat incelenmiş ve buna göre bir rapor oluşmuş ve mahkemede bunu takdir edecek. İtirazlar olabilecek. Dolayısıyla bugün ortaya çıkan rapor karşısında susuyorsanız o zaman ikiyüzlüsünüz. İşte bunlar böyle. İşlerine geldikleri zaman yargı iyi, işlerine gelmedikleri zaman kötü."

"Adli soruşturmalar üzerinden, propaganda yaparak, sokakları terörize ederek marjinal grupları polisimizle karşı karşıya getirerek bir yere varılamaz"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İstanbul’daki soruşturmalar üzerinden siyasi algı oluşturulmaya çalışıldığını belirterek, bu sürecin tamamen hukuki çerçevede ilerlediğini vurguladı. Bakan Tunç, İstanbul’da yürütülen soruşturmaların siyasi bir operasyon değil, hukuki bir süreç olduğunu belirtti. Tunç, soruşturmaların adil bir şekilde yürütüldüğünü ve delillere dayanarak karar verileceğini ifade ederek, bazı grupların soruşturmaları bahane ederek kamuoyunu yanıltmaya çalıştığını belirtti ve ülkenin huzurunu bozma girişimlerine karşı devletin kararlı duruş sergileyeceğini söyledi. Tunç, "Aynı şekilde İstanbul’daki soruşturmalarla ilgili de öyle. Adli soruşturmaların üzerinden sanki böyle bir siyasi soruşturmaymış gibi bir algı oluşturma çabası içerisindeler. Bu tamamen adi bir olay. Terör soruşturması var, bir de yolsuzluk soruşturması var. Bu ülkenin insanlarının hakkını, hukukunu, İstanbul’unun 16 milyon, İstanbul’lunun hakkını, hukukunu kim savunacak? Eğer onun parası çalınıyorsa onun imkanları bir yerlere peşkeş çekiliyorsa ve bu konudaki kuvvetli şüphe, ihbarlar yargıya intikal ediyorsa ve yargı savcılar, cumhuriyet savcıları onlara hasır altı edecek? İnceleyecek, soruşturacak ve bir karara varacak. Dolayısıyla biz burada kim suçlu, kim suçsuz diyebiliyor muyuz? Buna yargı karar verecek. Sen daha dosyanın içerisindeki delillere vakıf olmadan, dosyayı görmeden kişilerin savunması alınmadan, iddiaları görmeden direkt hüküm vererek peşin bir yargıyla, yargıyı suçluyorsun, tehdit ediyorsun ve Sayın Cumhurbaşkanımızla bu soruşturmaları ilişkilendiriyoruz. Bekleyeceksin, sabırla bu ülkenin hakim ve savcıları dosyaya göre karar verir. Delillere göre karar verir. Varsa bir suç davayı açar. Yoksa da gereğini yapar. Dolayısıyla burada adli soruşturmalar üzerinden, propaganda yaparak, sokakları terörize ederek marjinal grupları polisimizle karşı karşıya getirerek bir yere varılamaz. Bu ülkenin huzurunu ve güvenliğini bu millet size bozdurmaz ve bozdurmayacak" ifadelerini kullandı.

Rıdvan Bostancı - Onur Altındağ

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu, Kadir Gecesi’nde "10 Bin Hatim, 100 Bin Dua" programında konuştu Esenler Belediyesi, dinimizde bin aydan daha hayırlı olduğu bildirilen Kadir Gecesi’ni "10 Bin Hatim, 100 Bin Dua" programıyla idrak etti. İlahiyatçı Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun konuk olduğu programda, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu da konuşma yaptı. Göksu, "Esenler’in bir klasiği haline gelen bu dua gecemizde okunan on binlerce hatmin hürmetine Gazze’ye duaya duracağız." dedi. Esenler Belediyesi tarafından geleneksel olarak Dörtyol Meydanı’nda gerçekleştirilen Kadir Gecesi’ne özel "10 Bin Hatim 100 Bin Dua" programı, bu yıl yine binlerce Esenlerliyi bir araya getirdi. Türkiye’nin sevilen ilahiyatçılarından Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun sohbet verdiği programda, Ahmed Altuntaş, Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu. Programda ayrıca soykırımcı İsrail zulmüne maruz kalan Gazze için dualar edildi. Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu’nun katılımlarıyla gerçekleşen programda herkese açık olarak noter huzurunda çekilişle 10 kişi umre ziyaretinin sahibi oldu. Programda konuşan Göksu, "Cenab-ı Hak bizi bu güzel ve her bir Müslümanın nefes aldığı zaman dilimi içerisinde ulaşmak istediği, arzu ettiği bu zaman iklimine ulaştırdığı için Rabbimize hamd ediyoruz ve şükrediyoruz. Bu vesileyle, Kadir gecenizi tebrik ediyorum. Bu gece Kadir Gecesi ama bu gece Esenler’in bu Dörtyol Meydanı’nda Kadir Gecesinde reddedilmeyen dua gecesidir. Artık Esenler’in bir klasiği haline gelen bu dua gecemizde okunan on binlerce hatmin hürmetine az sonra açacağımız ellerimizin, gözü yaşlı nazlı kulların hürmetine, gözümüzün önünde, insanlığın önünde, binlerce insanın, çocuğun, kadının katledildiği, bütün insanlığın insanlığını kaybettiği, bütün insanlığın katliama, soykırıma, ahlaksızlığa, tecavüze, tacize seyirci kaldığı bu karanlık 21. Yüzyılda aydınlık olmak için Esenler Dörtyol Meydanı’nda az sonra Gazze’ye duaya duracağız." dedi. Bir Siyonistin gözünde Siyonist olmayan herkes ölmesi gereken bir mahluktur diyen Göksu, "İnanıyorum ve biliyorum ki bizim Rabbimiz gönülden ve içten ellerimizi açtığımızda duamızı reddetmeyecektir. O duamız Gazze’deki çocuğa merhamet olacak, İsrail’deki Siyonist İsrail’e de bomba olacaktır Allah’ın izniyle. Bu duamız Gazze’deki annenin gözyaşına merhem, Siyonist İsrail’e inşallah zelzele ve felaket olacaktır. Artık onlara insan demenin bir anlamı yok. Çünkü onların gözünde, bir siyonistin gözünde senin değerin bir hayvan kadar bile yoktur. Çünkü bir Siyonist, siyonistten başka hiçbir ırkı insan olarak görmez, insan olarak tanımaz. Onu insan olarak muhatap almaz. Onun gözünde Siyonist olmayan herkes ölmesi gereken bir mahluktur. Bunlar böyle katil sürüsüdür." ifadelerini kullandı. Filistin topraklarının bir zamanlar bize ait olduğunun altını çizen Göksu, "İşte bu katil sürüsüne karşı onurlu bir direniş gösteren Gazzeli, Filistinli Müslümanlar o gün bize emanet edilen Mescid-i Aksa’yı muhafaza eden muhafızları, inanıyorum ki buradan duamızı duyacaktır. Mescid-i Aksa deyince, Gazze deyince, Filistinli deyince bazen şunları duyuyorum. ’Size ne!’ Nasıl bize ne? 100 yıl önceye gidin. 100 yıl önce orası Türkiye’ydi. Bu toprakların bir parçasıydı. Kudüs bizim ilk kıblemiz. Bizim kutsalımız ve kırmızı çizgimiz." şeklinde konuştu. Bu ramazanda her gün bin 500 Gazzeliye Esenler halkı adına iftar ve sahur verdiklerini söyleyen Göksu, "50 bin şehit olduğu söyleniyor. Bunlar bulunanlar. Daha enkazlar kalktığında neler çıkacak onu bilmiyoruz. Belki insanlık utanır da, insanlığını fark eder de, bu dünyanın geçici olduğunu, ölüm denen hakikatle mutlaka onların da yüzleşeceğini, hakikatle yüzleştiklerinde Filistinlilerin Rabbinin huzuruna şehit olarak gittiklerini, o şehitlerin katliamına sessiz kalan Müslümanlar, siz Rabbinizin huzuruna nasıl gideceksiniz? Siz Rabbinizin yüzüne nasıl bakacaksınız. Onlar şehit olarak gitti. Biz nasıl yüzlerine bakacağız. Biz Esenler’deki kardeşler topluluğu olarak bu ramazanda her gün bin 500 Gazzeli kardeşimize sizin adınıza iftar ve sahur verdik. Orada her gün iftar sofraları kurduk. Bugün de o iftar sofralarımızı dua ile taçlandırıyoruz." dedi. Göksu’nun konuşması sonrası program dua ve kura çekilişi ile devam etti.
Kocaeli Yıldız Demir Çelik fabrikasına şok denetim Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri, Kocaeli’de yapı malzemeleri üreticilerine yönelik denetim gerçekleştirildi. Ekipler Yıldız Demir Çelik fabrikasından numuneler aldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Atila Erenler, Yapı Malzemeleri Dairesi Başkanı Nuran Danışman, Genel Müdürlük Piyasa Gözetimi ve Denetimi Şube Müdürü Tamer Erakman ile İl Müdürlüğü Yapı Malzemeleri Şube Müdürü Levent Burhanoğlu’nun yer aldığı ekip ilk olarak Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde (GOSB) boya fabrikasında denetim gerçekleştirdi. Ekip daha sonra Alikahya OSB’de bulunan Yıldızlar Yatırım Holding’e ait Yıldız Demir Çelik fabrikasında incelemelerde bulundu. Bina yapımında kullanılan yapı malzemelerinin üreticilerinden numuneler alınırken, laboratuvara gönderilen numunelerin, standartlarına uygun olup olmadığının kontrol edileceği öğrenildi. Çıkan neticelere göre 7223 sayılı kanun kapsamında ceza değerlendirmesi yapılacağı öğrenildi. Denetimlerin 81 ilde devam edeceğini ifade eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Atila Erenler, "Merkezle birlikte birleşik denetlemeleri 81 ilde sürdüreceğiz. Yapı malzemeleri alanındaki denetlemeler, bakanlığımız bünyesinde gerçekleştiriliyor. Bu sene Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un talimatlarıyla 81 il müdürlüğünde farklı bir denetim usulü gerçekleştiriyoruz. Birleşik denetim olarak. Bizler merkezden katılıyoruz denetimlere ve denetim yaptığımız ürün grubu farklılık arz ediyor. Bugün hafif çelik malzeme üzerine denetim yaptık. Üretici bandından numune alarak gerçekleştirdik. Bu ürünler, hafif çelik binalarda iki kata kadar yapılan taşıyıcı unsur olarak kullanıldığı için can ve mal güvenliği açsından önemli. Buradan aldığımız numuneleri teste göndereceğiz daha sonra sonuçlara göre değerlendirme yapacağız" dedi. Öte yandan denetim gerçekleştirilen Yıldız Demir Çelik firmasının yetkilileri basın mensuplarının görüntü almasına engel oldu.