MAGAZİN - 13 Nisan 2021 Salı 19:29

Balıkesir’in yöresel lezzetleri steakhouse kültürü ile buluştu

A
A
A
Balıkesir’in yöresel lezzetleri steakhouse kültürü ile buluştu

Türkiye’yi doyuran il Balıkesir’de coğrafi işaretli kuzu eti, köylerde üretilen peynirler ve yetiştirilen sebzeler gastronomi meraklıları için steakhouse kültürü ile birleşti.

Türkiye’yi doyuran il Balıkesir’de coğrafi işaretli kuzu eti, köylerde üretilen peynirler ve yetiştirilen sebzeler gastronomi meraklıları için steakhouse kültürü ile birleşti.


Balıkesir’in yöresel lezzetleri, şeflerin marifetli ellerinde kırmızı et ile bir araya getirilerek farklı bir yemek kültürü oluşturuldu. İş adamı Selçuk Köseoğlu tarafından açılan gastronomi restoranında şefler, Balıkesir’de yetişen yöresel ürünlerle, steakhouse kültürünü bir araya getirerek farklı bir çalışmaya imza attı. İşletme Sahibi Selçuk Köseoğlu, "2010 yılından bu yana Balıkesir’de işletmecilik yapıyorum. Mesleğim gereği yurt içi ve yurt dışı sık sık seyahat ediyorum. Gittiğim yerlerin meşhur yiyeceklerini yemeye gayret ederim, farklı lezzetlerini denerim. Damak lezzetleri konusunda seçici olunca, edindiğim bu tecrübeleri de Balıkesir ile paylaşmak istedim.


Balıkesir’in kuzusu Türkiye’nin bir çok yerinde tüketilen, bilinen, tercih edilen bir et. Bu Balıkesir kuzusunu özellikle şehir dışından gelen misafirlerimize ikram etmek bizim için bir tutku haline gelmişti. Yine Balıkesir’in 50 değişik peyniri var mesela, bu peynirleri misafirlerimizin beğenisine sunduk ve inanılmaz güzel geri dönüşler aldık" dedi.


Köseoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Misafirperverliğimizi ve gastronomi merakımızı şehrimizin istihdamına katkı sağlamak amacı ile yatırıma dönüştürmek istedik. Açmış olduğumuz gastronomi mekanında uluslararası yemekleri kendi geleneksel kültürümüz ile birleştiriyoruz. Şeflerimiz avokadolu salata yapıyorlar, köylerimizde yetişen ürünleri avokado ile birleştirip güzel bir lezzet ortaya çıkartıyorlar. Balıkesir’in köylerinde yetişen kavunları, Balıkesir’in kuzu eti ile bir araya getirip ’Kavun içi karışık ızgara’ şeklinde bir spesiyal ürün elde ettik. Yine kırmızı eti, cheddar peyniri ile buluşturarak bir köfte yapıyor şeflerimiz ki; müşterilerimizin de özenle talep ettiği ürünler arasında yer alıyor"


Gastronomi restoranının uluslararası bir otel ile birlikte olmasından dolayı sık sık yabancı turist ağırladıklarını ifade eden Köseoğlu, Fransızların, İngilizlerin, Almanların ve İsraillerin Balıkesir kuzusunun lezzetine hayran olduklarını söyledi. Bunun yanı sıra özellikle beyaz yakalıların aradığı mekanlardan biri olduklarını belirten Köseoğlu, "Misafirlerimize şehrimizde yetişen ürünlerin mevsimsel çeşitliliğine göre servis yapıyoruz. Anadolu kültüründe yer alan yemeklerimizi de günümüz şartları ile harmanlayarak damak lezzetine göre sunmaya çalışıyoruz. Mesela; geçtiğimiz haftalarda Üsküp’ten bir gruba Üsküp Köftesi servis ettik. Kendileri Üsküp’te dahi bu kadar başarılı bir menü görmediklerini ifade ettiler. Çünkü biz bu köftenin içinde Balıkesir’in yerli peynirini kullanıyoruz" dedi.


Rada Steakhouse markası ile hizmet veren restoranda güzel lezzetler ortaya çıkardıklarını söyleyen Selçuk Köseoğlu, bu başarılı çalışmalarda Balıkesir’de yetişen ürünlere taze olarak erişebilmenin büyük payı olduğunu sözlerine ekledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA Hall of Fame 2026 ödülünü aldı Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Hidayet Türkoğlu, FIBA tarafından FIBA Hall of Fame 2026 listesine dahil edilmesinin ardından düzenlenen törende ödülünü FIBA Başkanı Şeyh Saud Ali Al Thani’den teslim aldı. Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Kraftwerk etkinlik alanında gerçekleştirilen özel törende Hidayet Türkoğlu, FIBA Hall of Fame ödülünü aldı. Bu onurla birlikte Türkoğlu, sporculuk kariyeri ve milli takım kimliği temel alınarak FIBA Hall of Fame’de yer alan ilk Türk sporcu oldu. FIBA Hall of Fame; basketbola uzun yıllar boyunca sahada, özellikle milli takım düzeyinde sunduğu katkılarla iz bırakan ve uluslararası basketbol kültürüne değer katan isimleri onurlandıran prestijli bir platform olarak öne çıkıyor. Gerçekleşen ödül töreninde TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu’nun yanı sıra Sue Bird (ABD), Celine Dumerc (Fransa), Clarisse Machanguana (Mozambik), Dirk Nowitzki (Almanya), Ismenia Pauchard (Şili), Wang Zhizhi (Çin) ile başantrenör Ludwik Mietta-Mikolajewicz (Polonya) da ödüllerini aldı. Ödül Töreninde konuşan TBF Başkanı Hidayet Türkoğlu, "Bugün burada bulunmak benim için büyük bir onur ve aynı zamanda son derece duygusal bir an. Basketbol bana hayatım boyunca çok şey kazandırdı; ancak en değerlisi, ülkemi temsil etme ayrıcalığını yaşayabilmek oldu. Bu nedenle bu onuru yalnızca kendi adıma değil, Ay-yıldızlı formayı gururla taşımış tüm sporcular adına kabul ediyorum. Ayrıca böylesine değerli isimlerle birlikte Hall of Fame’e kabul edilmek benim için ayrı bir mutluluk ve gurur. Basketbol tarihine yön vermiş oyuncularla aynı sahnede yer almak, bu anı benim için çok daha anlamlı kılıyor. Bu kıymetli onur için FIBA’ya, Sayın Başkan’a, Sayın Genel Sekreter’e ve Hall of Fame Seçim Komitesi’ne içten teşekkürlerimi sunuyorum. FIBA, her zaman uluslararası basketbolun gerçek yuvası oldu. Farklı kültürleri bir araya getiren, karakter inşa eden ve sporculara sınırların ötesinde hayal kurma cesareti veren bir yapı. Benim yolculuğum Türkiye’de, hayalleri olan genç bir çocuk olarak başladı. Milli takım formasını ilk kez giydiğim anı hâlâ çok net hatırlıyorum. O an, basketbol benim için sadece bir oyun olmaktan çıktı; bir sorumluluğa dönüştü. Genç yaşta katıldığım organizasyonlar, hem oyuncu hem de birey olarak kimliğimi şekillendirdi. Disiplini, mücadeleyi ve kendinizden daha büyük bir amacı temsil etmenin ne demek olduğunu orada öğrendim. Ancak bu yolculuk beni ülke sınırlarının çok ötesine taşıdı. NBA’e adım atmak, sadece kişisel bir başarı değil; tamamen farklı bir dünyanın içine girmekti. NBA, beni her anlamda geliştirdi. Rekabet seviyesi, beklentiler ve her gün kendinizi yeniden kanıtlama gerekliliği Tüm bunlar sizi sadece daha iyi bir oyuncu değil, daha güçlü bir insan haline getiriyor. Orada, oyuna yön veren çok büyük oyuncularla aynı sahayı paylaşma fırsatı buldum. Ve en önemlisi, bir takımın parçası olmanın gerçek değerini öğrendim. NBA benim için sadece bir lig değil, aynı zamanda büyük bir aile oldu. Ve nerede olursam olayım, öğrendiğim her şeyi ve ülkemi yanımda taşıdım. En üst seviyede rekabet ederken köklerinizle bağlı kalabilmek, kariyerimin en belirleyici unsurlarından biri oldu. Bu yolculukta hayatıma dokunan çok özel insanlar oldu. Öncelikle aileme teşekkür etmek istiyorum. Kariyerimin en başından beri her anımda yanımda olan eşime; gösterdiğin sabır, yaptığın fedakarlıklar ve bana verdiğin sarsılmaz destek için sana minnettarım. Kızlarım Ela ve Lina; sizler benim en büyük ilham kaynağımsınız. Ve annem; duaların her zaman arkamdaki en güçlü desteklerden biri oldu. Kariyerim boyunca birlikte yol yürüdüğüm tüm takım arkadaşlarıma, antrenörlerime ve bana inanan herkese de teşekkür ediyorum. Özellikle iki değerli antrenörüme ayrı bir parantez açmak istiyorum. Aydın Örs; bana genç yaşta yol gösterdiğiniz ve bugün olduğum oyuncunun temellerini attığınız için teşekkür ederim. Stan Van Gundy; NBA’de bana duyduğunuz güven ve bana verdiğiniz sorumluluk için size ayrıca teşekkür ediyorum. Sizin bana olan inancınız ve katkılarınız bu yolculukta çok büyük bir yer tutuyor. Bu an, en az benim kadar sizin de. Ayrıca Türk halkına da içtenlikle teşekkür etmek istiyorum. Nerede oynarsam oynayayım, hissettiğim destek, güven ve aidiyet duygusu benim en büyük motivasyon kaynaklarımdan biri oldu. Kariyerim boyunca benim için en büyük gururlardan biri de gençlere ilham olabilmek, onları basketbola ve spora yönlendirebilmek oldu. En büyük dileğim, gelecekte çok daha fazla Türk sporcunun ve dünyanın dört bir yanından genç yeteneklerin bu sahnelerde yer almasıdır. Çünkü yeteneği gerçeğe dönüştüren; inanç, emek ve asla vazgeçmemektir. Basketbol bana sadece bir kariyer sunmadı. Bugün burada sadece bir teşekkürle değil, aynı zamanda bu oyuna geri verme sorumluluğuyla duruyorum. Çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. TBF’den yapılan açıklamada, "Milli takım kariyerinde 1994-2014 yılları arasında 309 kez ay-yıldızlı formayı giyen ve 3 bin 475 sayı kaydeden Hidayet Türkoğlu, uzun yıllar A Erkek Milli Takımımızın kaptanlığını üstlenerek Türk basketbolunun en önemli liderlerinden biri oldu. 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası ve 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda kazanılan gümüş madalyalarda önemli pay sahibi olan Türkoğlu, Ay Yıldızlı forma altında elde edilen tarihi başarıların önemli parçalarından biri olarak öne çıktı. Kulüp kariyerinde ise NBA’de sergilediği performansla Türk basketbolunun uluslararası alandaki temsiline büyük katkı sağlayan Türkoğlu; ilk beşte maça çıkan ilk Türk oyuncu, 10 bin sayı barajını geçen tek Türk basketbolcu ve 997 maçla NBA’de en fazla forma giyen Türk oyuncu unvanlarını elinde bulunduruyor. 2008 yılında Orlando Magic formasıyla "En Çok Gelişme Gösteren Oyuncu" (MIP) ödülünü kazanan Türkoğlu, 2009 yılında NBA Finalleri’nde mücadele ederek kariyerine önemli bir başarı daha ekledi" ifadelerine yer verildi. FIBA Hall of Fame 2026 listesindeki tüm isimler şu şekilde oluştu: Hidayet Türkoğlu - Türkiye - 2001 EuroBasket ikincisi ve 2010 FIBA Dünya Kupası ikincisi Sue Bird - ABD - Beş kez Olimpiyat altın madalyası kazandı ve dört kez FIBA Dünya Kupası şampiyonu oldu Celine Dumerc - Fransa - EuroCup Women şampiyonu ve uzun yıllar Fransa Milli Takımı’nın oyun kurucusu Clarisse Machanguana - Mozambik - 1993 AfroBasket başarısında önemli rol oynayan ve uzun yıllar uluslararası arenada forma giyen oyuncu Dirk Nowitzki - Almanya - 2002 Dünya Kupası MVP’si ve 2005 EuroBasket MVP’si Ismenia Pauchard - Şili - Güney Amerika’nın öne çıkan isimlerinden biri olup, Şili basketboluna önemli katkılar sağladı Ludwik Mietta-Mikolajewicz - Polonya - Tanınmış Polonyalı antrenör