EKONOMİ - 12 Nisan 2026 Pazar 09:38

Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği, projeleri ile ilçeye değer katacak

A
A
A
Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği, projeleri ile ilçeye değer katacak

Aydın’ın Yenipazar ilçesinde ilçe ekonomisine, sosyal yapısına ve turizm potansiyeline katkı sağlamak amacıyla kooperatif, oda ve kurum yöneticilerinden oluşan Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği çalışmalarına başladı.



Yenipazar’da kırsal kalkınmayı desteklemek ve yerel potansiyeli harekete geçirmek amacıyla kurulan Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği, faaliyetlerine resmen başladı. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla yürütülen IPARD III Programı kapsamında desteklenen proje ile Yenipazar’da çok yönlü bir kalkınma süreci başlatılıyor. Toplam 11 milyon 450 bin TL bütçeye sahip proje, 2026-2030 yılları arasında uygulanacak ve ilçe ekonomisine, sosyal yapısına ve turizm potansiyeline önemli katkılar sağlayacak.



Dernek Başkanlığını ADÜ Yenipazar Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi Elif Meryem Yurdakul Şipal’in ve Başkan Yardımcılığını Hacer Boden’in üstlendiği, yönetim kurulunda da Ertuğrul Ateş, Kıvanç İşbilen, İsmet Aksoy, Yasemin Ünübol ve Aygül Bayraktaroğlu’nun yer aldığı Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği, 2026-2030 arasında yürüteceği projenin hem tanıtımı hem de ilçeye olan katkılarını anlatmak üzere önümüzdeki Salı günü Aydın protokolünün de katılacağı açılış etkinliği düzenleyecek.



"İlçenin topyekün kalkınması hedefleniyor"


Dernek Başkanı Elif Meryem Yurdakul Şipal etkinlikle ilgili yaptığı bilgilendirmede, "Yenipazar Yerel Eylem Grubumuz tarafından hazırlanan Yerel Kalkınma Stratejisi; tarım, turizm, el sanatları, kadın istihdamı ve gençlerin ekonomik hayata katılımı gibi birçok alanı kapsayan bütüncül bir kalkınma modeli sunuyor. Stratejinin temel hedefi; Yenipazar’ı kendi kendine yetebilen, yerel değerlerini ekonomik değere dönüştüren ve tanınırlığı yüksek bir ilçe haline getirmek olarak belirlenmiştir. Proje kapsamında planlanan faaliyetler arasında: yerel ürünlerin pazarlanmasına yönelik çalışmalar, kırsal turizmin geliştirilmesi ve tanıtım faaliyetleri, kadınlar ve gençler için girişimcilik ve eğitim programları, sulama, hayvancılık, ürün kalitesi gibi çiftçilere yönelik teknik eğitimler, festivaller, fuarlar ve kültürel etkinlikler ile Yenipazar’ın tanıtımına yönelik film, afiş ve kampanya çalışmaları yer almaktadır. Bu faaliyetlerle birlikte hem yerel üretimin katma değerinin artırılması hem de ilçenin turizm açısından daha görünür hale getirilmesi hedeflenmektedir" dedi.



"Ekonomik, sosyal ve katılımcı bir kalkınma modeli"


Şipal konuşmasının devamında derneğin ekonomik, sosyal ve katılımcı bir kalkınma modeli hedeflediğini ifade ederek, "Yenipazar Yerel Eylem Grubu; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, üreticiler, kadınlar, gençler ve yerel paydaşların aktif katılımıyla oluşturulmuştur. Hazırlık sürecinde yapılan toplantılar, anketler ve görüşmeler sayesinde ilçenin ihtiyaçları doğrudan yerelden alınan verilerle belirlenmiş ve strateji bu doğrultuda şekillendirilmiştir. Bu yönüyle proje, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal ve katılımcı bir kalkınma modeli sunmaktadır. Kurulan dernek ile birlikte Yenipazar’da ilk kez bu ölçekte planlı ve uzun vadeli bir yerel kalkınma süreci hayata geçirilmektedir. Açılacak olan YEG ofisi, ilçede yürütülecek tüm faaliyetlerin koordinasyon merkezi olacak ve yerel halk ile proje arasında doğrudan bir köprü görevi üstlenecektir. Derneğimizin tanıtımını hedeflediğimiz il protokol üyelerinin katılımıyla düzenleyeceğimiz etkinliğe tüm halkımız davetlidir. Açılış etkinliğimiz 14 Nisan 2026 tarihinde saat 12.00’de Yörük ali Efe Caddesi No4/A’da bulunan hizmet binamız önünde yapılacaktır" diye konuştu.



Yenipazar Yerel Eylem Grubu Derneği, projeleri ile ilçeye değer katacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Suyun altını üstüne getiriyor, can kurtarmak için saniyelerle yarışıyorlar Turizm sezonunun yaklaşmasıyla denetimlerini artıran Antalya Deniz Polisi, uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu ve yüksek hızlı botlarla boğulma vakalarından arama kurtarmaya kadar geniş alanda hızlı müdahale sağlıyor. Saniyelerle yarışan ekipler, sadece insanlara değil hayat tehlikesi yaşayan deniz canlılarına da can oluyor. Her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlayan Antalya’da, yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte deniz polisi ekipleri denetimlerini artırıyor. Yoğunlukla birlikte zaman zaman boğulma vakaları, deniz kazaları ve falezlerde mahsur kalma gibi olaylar yaşanabiliyor. Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü, bu tür olaylara hızlı ve etkin müdahale edebilmek amacıyla ekipmanlarını sürekli yeniliyor. Teknolojik ekipmanlarla donatılan ekipler, bünyesinde uzaktan kumandalı can simitleri, su altı robotu (ROV) ve yüksek hızlı karakol ile operasyon botlarıyla zorlu şartlarda dahi görev yapabiliyor. Su altı robotu delil ve arama kurtarma çalışmalarında etkili Envanterinde ileri teknoloji su altı robotu bulunduran deniz polisi, suda yok edilmek istenilen suç delilleri ya da arama kurtarma çalışmalarında büyük katkı sağlıyor. Suya indirilen robot, uzaktan kumanda sistemiyle metrelerce derinliğe inerek tarama ve yüksek çözünürlükte görüntüleme imkanı sağlayıp ekiplerin işini oldukça kolaylaştırıyor. Boğulma tatbikatında uzaktan kumandalı can simidi Uzun bir menzile sahip ve 200 kilograma kadar yük taşıyabilen uzaktan kumandalı can simidi ise, gerçekleştirilen tatbikatta önemini gözler önüne serdi. Senaryo gereği denizde boğulma tehlikesi geçiren bir kişinin yanına, görevli memurun uzaktan kumanda yönlendirmesiyle kısa sürede ulaşan can simidi, vakayı da kıyıya yine kısa sürede getirdi. "Sürekli devriye halindeyiz" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nden Başkomiser Çağlar Gürsoy, denizlerde vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla 7 gün 24 saat görev yaptıklarını belirterek, "Şubemizde üç karakol botu, operasyonel botlar ile birlikte yardımcı ekipman olarak su altı robotu ve uzaktan kumandalı elektronik can simitlerimiz bulunuyor. Envanterimizdeki karakol botlarıyla sürekli devriye halindeyiz" dedi. Görevlerinin sadece devriye ile sınırlı olmadığını vurgulayan Gürsoy, "Amacımız denizlerimizin güvenliğini sağlamak, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini korumak ve acil durumlarda hızlı şekilde müdahale etmektir. Bu kapsamda şüpheli tekneleri kontrol ediyor, kaçakçılık ve yasa dışı faaliyetlerle mücadele ediyoruz. Liman ve kıyı bölgelerinin güvenliğini sağlarken aynı zamanda arama kurtarma çalışmalarına da katılıyoruz" ifadelerini kullandı. "Güvenli bölgeler aşıldığında vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" Antalya’nın turizm kenti olduğuna ve yaz sezonunda yoğunluk yaşandığına dikkati çeken Gürsoy, "Yerli ve yabancı milyonlarca turisti ağırlıyoruz. Yoğunluk arttıkça vaka sayılarında da artış gözleniyor. Vatandaşlarımızdan ricamız denize açılmadan önce hava şartlarını kontrol etmeleri, yüzme bilmeyenlerin can yeleği gibi ekipmanları yanlarında bulundurmaları ve ilgili mevzuata uygun hareket etmeleridir" diye konuştu. Gürsoy, denizde güvenli alanlara da dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, "Duba ve iplerle belirlenen alanlar güvenli yüzme bölgeleridir. Yüzme ne kadar iyi bilinirse bilinsin bu sınırların aşılmaması gerekiyor. Aksi halde kramp veya kalp krizi gibi durumlarda vatandaşlarımızın geri dönmekte zorluk yaşadığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "Kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor" Antalya Emniyeti Deniz Limanı Şube Müdürlüğü’nde görevli dalgıç Volkan Uyguner de, su altı operasyonlarının yalnızca olaylarla sınırlı olmadığını belirterek, "Sadece su altındaki olaylarla değil, aynı zamanda boğulma vakalarında da hızlı şekilde müdahale edip kişiyi canlı olarak kurtarmak bizim için büyük önem taşıyor. Bunun yanında su altında delil toplama ve kritik operasyonlara destek verme görevini de yürütüyoruz" dedi. "En son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz" Kullanılan teknik ve ekipmanlara ilişkin bilgi veren Uyguner, "Eski yöntemlerden en son teknolojik sistemlere kadar tüm imkanları kullanıyoruz. Su altında en kısa sürede en geniş alanı taramak bizim için çok önemli. Su altı skuterleri sayesinde bir noktadan diğerine hızlı şekilde ulaşabiliyoruz" ifadelerini kullandı. "Denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz" Deniz canlılarına yönelik çalışmalara da değinen Uyguner, "Sadece insanlara değil, denizdeki diğer canlılara karşı da sorumluyuz. Caretta carettalar ve foklar gibi canlıların ağ ya da misinalara takılması durumunda en kısa sürede müdahale ederek kurtarıyor ve doğal yaşam alanlarına bırakıyoruz" diye konuştu.