GÜNDEM - 20 Nisan 2026 Pazartesi 13:13

Minik öğrencilerden Başkan Kaya’ya hediye

A
A
A
Minik öğrencilerden Başkan Kaya’ya hediye

İncirliova Belediyesi’ni ziyaret eden 4-6 yaş Kur’an kursu öğrencileri, Belediye Başkanı Aytekin Kaya’ya "Başkan Amca" diyerek sürpriz hediyeler takdim etti.



Aydın’ın İncirliova ilçesinde Külliye Camii Hz. Zeynep 4-6 Yaş Kur’an Kursu öğrencileri, öğretmenleri Fadime Kapan eşliğinde İncirliova Belediyesi’ni ziyaret ederek Belediye Başkanı Aytekin Kaya ile bir araya geldi. Belediye binasında gerçekleşen ziyarette minik öğrenciler, kendi elleriyle hazırladıkları hediyeleri Başkan Kaya’ya takdim etti. Samimi anlara sahne olan buluşmada renkli görüntüler oluştu. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Kaya, minik misafirlerine teşekkür ederek eğitim hayatlarında başarılar diledi.



Ziyaret, hatıra fotoğrafı çekilmesinin ardından sona ererken Başkan Kaya; "Minik yavrularımızın tertemiz kalpleri ve kendi emekleriyle hazırladıkları anlamlı hediyeleri bizleri son derece mutlu etti. Bu nazik ziyaretleri ve içten sürprizleri için sevgili öğrencilerimize ve değerli hocamıza teşekkür ediyor, eğitim hayatlarında başarılar diliyorum" dedi.



Minik öğrencilerden Başkan Kaya’ya hediye

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Rektör Özölçer, Türkiye’nin en büyük sağlık fuarına katıldı Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, 16-18 Nisan 2026 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlenen ve sağlık sektörünün en önemli buluşma noktalarından biri olan "Expomed Eurasia Fuarı"na katıldı. BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e fuar ziyaretinde BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır ile Hastane Müdürü Oğuzhan Bilgiç eşlik etti. Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, fuar kapsamında sağlık teknolojilerindeki son gelişmeleri yerinde inceleyerek sektör temsilcileriyle temaslarda bulundu ve olası iş birliklerine yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. 30 yılı aşkın köklü geçmişiyle sağlık profesyonellerini bir araya getiren Expomed Eurasia Fuarı, Türkiye’nin tek, bölgenin ise en büyük ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyor. Her yıl medikal teknolojilerden sağlık hizmetlerine kadar geniş bir yelpazede yeniliklerin sergilendiği fuar; "Üreten Sağlık", "Sağlıkta Dijitalleşme" ve "Yerli ve Milli Üretim" temalarıyla sektörün geleceğine yön veren bir platform olarak öne çıkıyor. Alanında lider firmaları, akademisyenleri ve sağlık profesyonellerini buluşturan organizasyon; bilgi paylaşımı, yenilikçi çözümler ve uluslararası iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunuyor. Fuar kapsamında açıklamada bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu sözleri dile getirdi: "Expomed Eurasia Fuarı, sağlık sektörünün küresel ölçekte nabzını tutan, yenilikçi yaklaşımların ve ileri teknolojilerin sergilendiği son derece önemli bir platformdur. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak bu tür organizasyonlarda yer almak, hem sağlık alanındaki akademik birikimimizi geliştirmek hem de sektördeki güncel gelişmeleri yakından takip etmek açısından büyük önem taşımaktadır. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak, güçlü akademik altyapımız ve nitelikli sağlık hizmetlerimizle ülkemizin sağlık vizyonuna katkı sunmayı sürdürüyoruz. ‘Sağlıkta dijitalleşme’ ve ‘yerli ve millî üretim’ odaklı gelişmelerin hız kazandığı bu süreçte, üniversitemizin bilgi üretme kapasitesini artırarak sağlık teknolojilerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Fuarda gerçekleştirdiğimiz temasların, üniversitemiz ile sektör temsilcileri arasında yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyorum. Bu tür uluslararası organizasyonlar, yalnızca bilgi paylaşımını değil aynı zamanda sürdürülebilir sağlık çözümlerinin geliştirilmesini de mümkün kılmaktadır. Bu kapsamda ülkemizin sağlık sektörüne yerli ve millî ürünlerin kazandırılmasına katkı sunan herkese teşekkür ediyorum."
Muğla Kumbahçe cinayetinde karar çıktı Muğla’nın Bodrum ilçesinde 2 kişinin tabancayla öldürülmesiyle ilgili yargılanan 14 sanık hakkında karar verildi. Sanıklardan 5’ine 2 kere ağırlaştırılmış müebbet, 2’sine 30’ar yıl hapis cezası verildi. 16 Ağustos 2024 günü Kumbahçe Mahallesi 2439 Sokak’ta bulunan bir evde saat 01.30 siralarında meydana gelen olayda, İstanbulda ikamet ettikleri öğrenilen Ayhan Seyat (30) ve Ferit Yildız (32), yaşanan tartışma sonrası dört kişilik bir grubun silahlı saldırısına uğradı. Eve gelen şüpheliler, tabanca ile ates açarak Seyat ve Yildız’ı vurduktan sonra kaçtı. Olayda Seyat ve Yıldız yaşamını yitirirken, polisin yaptığı teknik ve fiziki takip sonucunda İstanbul, Kocaeli, İzmir ve Muğla’da eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlarda Caner A., Erhan Ş., Muhammed A., Muhammed B.B., Arda Ramazan K., Ali K., Doğan S., Naim Y., Ersan A., Adem T, Hasan T., Vedat Y., Hayrettin D. ve Ezgi Y. gözaltına alındı. Zanlılardan 14’ü çıkarıldıkları mahkemece "tasarlayarak öldürme" suçundan tutuklandı. Sanıklardan 7’si daha sonra tahliye oldu. Olayla ilgili karar duruşması Bodrum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Mahkeme heyeti, tutuksuz sanıklardan Naim Y., Ersan A., Adem T., Hasan T., Vedat Y., Hayrettin D. ve Ezgi Y.’ye beraatına hükmetti. Tutuklu sanıklar Ali K., Doğan S.’ye 30’ar yıl verilirken; Arda Ramazan K., Caner A., Erhan Ş., Muhammed A., Muhammed Burak B. ise 2 kere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.
Muğla Marmaris açıklarında nefes kesen tatbikat: 22 ülkeden katılım Muğla’nın Marmaris ilçesi Aksaz Deniz Üssü açıklarında gerçekleştirilen "Kurtaran-26" tatbikatı, geniş katılımla icra ediliyor. Tatbikata 22 ülkeden 34 gözlemci iştirak ederken, faaliyetler 16 gemi ve 7 hava unsuru ile yürütülüyor. Tatbikatın seçkin gözlemci günü, denizaltı kurtarma gemisi TCG Alemdar’da verilen brifing ile başladı. Sualtı Harekat ve Kurtarma Komutanı Tuğamiral Eren Günay, basın mensuplarına tatbikatın kapsamı ve hedefleri hakkında bilgi verdi. Aksaz Deniz Üs Komutanlığı açıklarında gerçekleştirilen tatbikatın seçkin gözlemci gününde, TCG Alemdar gemisinde Türk Deniz Kuvvetleri’nin üst düzey komuta kademesi de yer aldı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Donanma Komutan Yardımcısı Koramiral Yalçın Payal, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Rafet Oktar, Harp Filosu Komutanı Tümamiral Mehmet Baybars Küçükatay, Kuzey Deniz Saha Komutanı Tümamiral Aziz Bakıoğlu ve Denizaltı Filosu Komutanı Tümamiral Timur Yılmaz tatbikata katıldı. Ayrıca Sualtı Harekat ve Kurtarma Komutanı Tuğamiral Eren Günay, Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Hamdi Abanoz, Aksaz Tersanesi Komutanı Tuğamiral Cemalettin Çiftçi, Tuğamiral Gökçen Fırat, Tuğamiral Halil İlker Avcı, Tuğamiral Lütfü Sezgin ve Tuğamiral İlyas Ergel de tatbikatta hazır bulundu. Tatbikata yabancı askerî temsilcilerden Albay Nicolas Presson da katıldı. "Amaç denizaltı personelini en hızlı şekilde kurtarmak" 15-21 Nisan 2026 tarihleri arasında icra edilen tatbikatın temel amacının, satha çıkma kabiliyetini yitiren denizaltı personelinin millî imkanlarla ve uluslararası iş birliğiyle kurtarılması olduğu belirtildi. Ayrıca kurtarma unsurlarının farklı ülkelerden olay bölgesine en hızlı şekilde intikalinin sağlanması da hedefler arasında yer aldı. Tatbikat kapsamında NATO üyesi olmayan ülkelerle de iş birliği geliştirilerek, gelecekte gerçekleştirilebilecek ortak kurtarma operasyonları için yöntemler test ediliyor. Kitlesel yaralanmalara karşı triyaj, tıbbî müdahale ve basınç tedavileri de senaryoya dahil edildi. Masa başı tatbikatla eş zamanlı yürütüldü NATO Deniz Komutanlığı tarafından planlanan "Dynamic Minotaur-26" masa başı tatbikatı da Kurtaran-26 ile eş zamanlı olarak Türkiye ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Masa başında alınan kararların sahada anlık uygulanmasıyla, birlikler arası koordinasyon ve birlikte çalışabilirliğin artırılması amaçlandı. Tatbikata Deniz Kuvvetleri Komutanlığından çok sayıda unsur katıldı. Bunlar arasında bir fırkateyn, bir denizaltı kurtarma gemisi, üç denizaltı, mayın avlama gemileri, karakol gemileri, helikopterler ve insansız hava araçları yer aldı. Ayrıca Kara Kuvvetleri Komutanlığından ambulans helikopteri, Hava Kuvvetleri Komutanlığından nakliye uçağı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından botlar da tatbikatta görev aldı. "İleri teknoloji sistemler kullanıldı" Tatbikat süresince yandan taramalı sonar, uzaktan kumandalı sualtı araçları, atmosferik dalış elbisesi ve kurtarma çanı gibi ileri teknoloji ekipmanlar kullanıldı. Dalış faaliyetleri ise scuba ve satıhtan ikmâlli sistemlerle gerçekleştirildi. Brifing tamamlandı, tatbikat devam ediyor Tatbikatın fiilî safhası 16 Nisan’da verilen alarm mesajıyla başladı. Senaryo gereği satha çıkamayan bir denizaltının aranması, tespiti ve teşhisi yapıldı. Devam eden süreçte personel tahliyesi, haricî havalandırma, acil yaşam destek paketlerinin ulaştırılması ve yaralıların tıbbî tahliyesi başarıyla sürdürülürken, TCG Alemdar’da gerçekleştirilen basın brifinginin tamamlanmasının ardından tatbikat planlanan senaryo doğrultusunda devam ediyor.
Manisa HAK-İŞ, 1 Mayıs haftasını Manisa’dan başlattı HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü etkinlikleri kapsamında Manisa’da basın açıklaması yaparak 1 Mayıs haftası kutlamalarını başlattı. Arslan, "Sorun ülkenin imkanları değil, gelir dağılımındaki adaletsizlik" dedi. Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda sendika üyeleri ve vatandaşlara hitap eden HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 1 Mayıs’ı tek bir günle sınırlı görmediklerini belirterek, etkinlikleri Türkiye geneline yaydıklarını ifade etti. Kutlamalar bir haftaya yayıldı HAK-İŞ Konfederasyonu Manisa İl Başkanı Okan Polat’ın selamlama konuşmasının ardından kürsüye gelerek açıklamalarda bulunan HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, "Bugün Manisa’dayız. Konfederasyonumuz, uzun yıllara dayanan 1 Mayıs Birlik Mücadele Dayanışma Gününü geçmişteki kaos, kargaşa, gerginlik gününün dışına çıkararak sadece İstanbul Taksim’i kutsayan, Taksim olmazsa 1 Mayıs olmaz diyen anlayışa karşı Türkiye’nin bütün alanlarının 1 Mayıs Meydanı olduğunu haykırarak uzun yıllardır yeni bir yol ve yeni bir anlayış geliştirdik. Bu anlayışın esas nedeni ülkemizin bütün dünyada kutlanan, bütün dünyada emek hareketinin sorunlarının, çalışanların taleplerinin tartışıldığı, konuşulduğu, yüksek sesle taleplerin ifade edildiği ve çözümlerin ortaya konulduğu 1 Mayıs’ı benim ülkemde neden kaos ve kargaşayla karşılıyoruz? Bu soruya karşı Konfederasyon olarak sadece eleştiri değil bir şeyler yapma gereğine inandık ve 2010’dan itibaren Türkiye’nin her şehrinde 1 Mayıs etkinliklerini kutlama kararı aldık. Bu yıl da inşallah Bursa’da gerçekleştireceğiz. Konfederasyonumuz bir başka karar aldı. 1 Mayıs’ı bir güne sığdırmanın yeterli olmadığına inandığımız için 1 Mayıs’ı bir haftaya yayarak her bölgemizde ülkemizin çalışanların sorunlarını açıkça ifade edeceğimiz basın açıklamalarıyla 1 Mayıs’ı bir haftanın içerisinde çeşitli etkinliklerle gerçekleştirmeye karar verdik. Bu doğrultuda 2026 yılı 1 Mayıs haftasının ilk gününde de Manisa’dayız. Bundan sonra sırayla Elazığ, Sivas, Ordu, Adana gibi illerimizde de genel başkan yardımcılarımız tarafından 1 Mayıs’ın ruhuna uygun 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele Dayanışma Günü’nde hangi konuları öncelikli olarak gündeme taşıyacağız, taleplerimizi, itirazlarımızı, eleştirilerimizi, takdirlerimizi, hangi illerde neleri konuşacağımızın kararını aldık. Bugün Manisa’dayız" dedi. "Gündemimiz adil ücret ve refahın paylaşımı" Arslan, "Ülkemizin birliğine, milletimizin bütünlüğüne, değerlerimize asla o meydanlarda kimseye laf ettirmeyiz. Haklarımızı, sorumluluklarımızı bilerek 1 Mayıs’larda birlik, dayanışma ve mücadelemizi her seferinde ifade ediyoruz. O nedenle HAK-İŞ aynı zamanda bu ülkenin her meselesine çözüm üreten, çatışmayı değil uzlaşmayı esas alan, kavgayı değil barışı ikame eden, birbirimizle çatışmayı değil kucaklaşmamızı bir araya getirmeye çalışıyoruz. 2026 yılı 1 Mayıs haftasındaki ilk gündemimiz refahın adil paylaşımı adil ücret, emeklilik ve çalışma hayatının sorunlarıdır" diye konuştu. "Sorun ülkenin imkanları değil" Türkiye’nin artık ücret geliri itibariyle üst gelir grubuna dahil olduğunu kaydeden Arslan, "Bunu biz söylemiyoruz. OECD’nin rakamları, TÜİK’in rakamları söylüyor. Türkiye 2025 yılında milli geliri 1.600 trilyona çıkan, kişi başına milli geliri 18 bin 40 dolar olan, artık dünyada üst gelir grubuna dahil bir ülkeden bahsediyoruz. Ülkemizin emekçilerinin, dar gelirlimizin, memurumuzun milli gelirden aldığı pay en son hesaplamalara göre yüzde 30-35. OECD ülkelerinin ortalaması milli gelirden emekçilerin aldığı pay yüzde 55 yüzde 60. Avrupa Birliği ülkelerinde emekçilerin milli gelirden aldığı pay yüzde 60-65 dolayındaydı. Büyüyen Türkiye, güçlenen Türkiye, bir üst gelir grubuna çıkan Türkiye’de emekçiler milli gelirden yeterli pay alamıyor. Sorun Türkiye’nin imkanları değil. Sorun Türkiye’deki gelirlerin adil paylaşılmamasından kaynaklı" şeklinde konuştu. "Zorlukların farkındayız" Türkiye’nin çevresindeki sorunların ülkeyi nasıl etkilediğinin farkında olduklarının altını çizen Arslan, "Bölgemizin hem kuzeyimizdeki Ukrayna-Rusya savaşı hem de uzun yıllardır devam eden siyonist katillerin Filistinlilere karşı uyguladığı soykırım ve adaletsiz, haksız zulümler. Son olarak siyonist devlet İsrail’in Lübnan’a saldırısı. Büyük şeytan haydutların en büyüğü Amerika ve İsrail’le beraber İran’a yapılan saldırılar. Bütün bunlar ülkemizi de derinden etkiliyor. Bunun farkındayız. Bundan dolayı etkilendiğimiz için ülkemizin zorluklarının farkındayız. Ama biz şunu kabullenemiyoruz. OECD’nin Gini katsayısına göre OECD ülkeleri içerisinde gelir dağılımının eşitsizliğin en kötü olduğu 4. ülkeyiz. Bunu hak etmiyoruz. Bu ülkenin insanları, bu ülkenin çalışanları, bu ülkenin emekçileri, orta sınıfı bunu hak etmiyoruz. Ortada bir yanlışlık var. Bunun giderilmesini istiyoruz" dedi. "Emekli maaşları yetersiz" Emekli maaşlarına da değinen Arslan açıklamasını şöyle tamamladı: "2002 yılında ve o yıllarda en düşük emekli maaşı asgari ücretin üzerindeydi. Bugün ne yazık ki emekli maaşlarımız asgari ücretin yüzde 50 altına kadar iniyor. 20 bin TL emekli maaş alan vatandaşımıza ödediği primlerin karşılığını alıyorsun diyebilir miyiz? 20 bin lira emekli maaşı almak zorunda kalan, ülkesine, devletine, işlerine, hizmet etmiş insanlara bununla geçinebilirsin diyebilir miyiz? Bunu yapamayız. Yapmamamız gerekiyor. Bu ülkenin kaynakları, imkanları buna yetiyor. Daha fazlasını verebiliriz. Verilmesi gerekiyor. Vermeyenlerden bunu almamız gerekiyor. Onun için meydanlardayız." Manisa’nın ardından, Elazığ, Sivas, Adana, Ordu ve Bursa’da gerçekleştirecek etkinliklerle programın tamamlanacağı öğrenildi.
Kastamonu Mesai arkadaşlarını yaralayan güvenlik görevlisi: "Öldürmek isteseydim zaten öldürürdüm" Kastamonu’da tartıştığı 2 mesai arkadaşını silahla yaralayan sanık, "Öldürmek isteseydim zaten öldürürdüm, oradan hiçbiri sağ çıkamazdı" dedi. Olay, 7 Temmuz 2025 tarihinde Kastamonu-Sinop karayolu Bük köyü mevkiinde bulunan Kastamonu Şeker Fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, fabrikada özel güvenlik görevlisi olarak çalışan A.Y. ile mesai arkadaşları A.E. ve S.D. arasında anlaşmazlık ve küfürleşme sebebiyle tartışma çıktı. Tartışma sırasında, A.Y. yanında bulundurduğu silahla A.E. ve S.D.’yi ateş yaraladı. Yaralanan A.E. ve S.D., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi, edilirken, gözaltına alınan A.Y. tutuklandı. A.Y. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme" açılan dava görülmeye devam etti. "Öldürmek isteseydim zaten öldürürdüm, oradan hiçbiri sağ çıkamazdı" Duruşmada savunma yapan A.Y., "Ben her şeyi anlattım. Ben de böyle olmasını istemezdim ama şahsıma ve aileme yapılan küfürler, beni toplum içerisinde düşürdükleri durumun neticesinde böyle bir olay yaşandı. Şahsıma yönelik küfürler olmasaydı bu olay yaşanmazdı. Öldürmek isteseydim bu teşebbüste kalmazdı. Ben öldürmek için bir eylem yapmadım. Öldürmek isteseydim zaten öldürürdüm, oradan hiçbiri sağ çıkamazdı" dedi. Yaşanan olaydan dolayı hem kendisinin hem de ailesinin mağdur olduğunu ifade eden A.Y., "Ben de böyle olsun istemezdim. Çocuklarım var, bakmakla yükümlü olduğum ailem, yaşlı annem ve babam ve engelli kardeşim var. Eğer uygun görürseniz tahliyemi talep ediyorum, çalışmak istiyorum" diye konuştu. Olayda yaralanan S.D. ise, "Verdiğim ifadelerin arkasındayım, ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Benim bacağımda parça var, sürekli ağrı yapıyor. Doktor riskli olduğu için parçayı bacağımdan alamıyor" dedi. Olayda yaralanan A.E. de sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, müşteki ve sanıkların avukatlarını da dinleyerek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.