ASAYİŞ
7 kişinin öldüğü fabrika yangını faciasında 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişi tahliye edildi 22 Mayıs 2026 Cuma - 02:43:37 Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bir kozmetik dolum tesisinde çıkan ve 7 kişinin öldüğü yangına ilişkin görülen davada; 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişinin tahliyesine, 5 sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verildi. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki salonda görülen davanın 2. celsesi, 2. gününde de devam etti. Duruşmaya tanık beyanları ile sanık Abdurrahman B’nin ifadeleri ile başladı. ’Suçluyu kayırma’ suçundan yargılanan Abdurrahman B., "Ali Osman Akat’ın kardeşi Ç.’nin fabrikasında çalıştığım için kendisini tanırım. Olay günü avukat beni arayarak Ali Osman Akat’ın yeğenleri İsmail ile Altay’a ulaşamadığını söyledi. Ali Osman Akat’ın Çerkezköy’deki fabrikasına yönlendirdi. Fabrikaya gittiğimde İsmail ve Altay oradaydı. Onay gelip onları aldı. Ben onlara, ’Nereye gidiyorsunuz, avukat beni buraya yönlendirdi" dedim. Onlar ise avukatla kendileri iletişim kuracaklarını söyledi. Daha sonra başka bir avukat beni arayarak, yeğenlerin fabrikaya geldiği aracı İstanbul’a götürmemi istedi. Ben sadece çekici ayarladım ve eve gittim. Benim bir suçum yok. İşin içinden çıkamadığım ve panik olduğum için bu zamana kadar teslim olamadım" dedi. Baz bilgileri ile sanığın söylediklerinin uyuşmadığı mahkemece aktarıldı. "İsmail’e borç para verdim" Dün SEGBİS ile dinlenen ancak arıza sebebiyle beyanı tam alınamayan tanık M.Ç. bugün tekrardan dinlendi. Tanık M.Ç., İsmail ve Altay Ali Oransal’ın ihracat hedefiyle firma kurmak istedi. Bunun üzerine kendilerine bir firma kurdum. Bir gün toplantı esnasında babaları Kurtuluş Oransal da geldi. Borcu olması sebebiyle çocukları adına şube açmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Dilovası’nda Ravive Kozmetik şubesini açtık. Şubede sadece fason üretim yapılıyordu" diye konuştu. Çapraz sorguda avukatın, "İsmail Oransal’a birden fazla kez para göndermenin sebebi nedir?" sorusuna tanık, "Borç para gönderdim, iadesini aldım" şeklinde konuştu. "Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır" Sanık müdafilerinin özel olarak tuttuğu ve dosyaya bilirkişi raporu sunan yangın uzmanı A.S. davada dinlendi. Tanık A.S., "Olay yerine gittiğimde fabrika yıkılmıştı o sebeple sunduğumuz rapor; tanık beyanları ve o tarihle hazırlanan delillere istinaden hazırlanmıştır. Tuncay’ın IBS tankındaki kimyasal maddeyi mikserle karıştırması neticesinde ürünün buharlaşmış, mikseri yere koyduğunda parlama meydana geldiği görüşündeyiz. Kimyasal reaksiyon sonucunda tutuşma ile olay gerçekleşmiştir. Bu tür yerlerde çeşitli önlemler alınmalıdır. Tüm tedbirleri alınsa dahi parlama ve kıvılcım ihtimali sıfırlanmaz ancak minimuma iner. Kıvılcım üretmeyen ürünler kullanılmalıdır, ya da dışarda karıştırma yapılmalıdır. IBS tankında karışım yapılması uygun değildir. Tuncay’ın IBS tankında yaptığı işlem hatalıdır. Yangın merdiveni olsaydı kaçış kolaylaşırdı. Yangının ilk sebebi gaz parlamasıdır. Parlama noktası Tuncay’ın olduğu yerdir. Mikser çalışmazsa elektrik akımında dalgalanma olmaz. Tedbirlerin olması veya olmaması yangının çıkma sebebi değildir" ifadelerini kullandı. "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" Sırayla müşteki ve avukatlara söz hakkı verildi. Mağdur Ayten Aras, olay günü mikserin hiç çalışmadığını, elektrik arızası olduğunu ve sürekli sigortanın attığını dile getirdi. Aras, "Arkadaşlarımızın hepsi aç susuz vefat ettiler, hakları yerde kalmasın" dedi. Yangında kızını kaybeden Vedat Taşdemir, çalışanların fabrikada çıkış şanslarının olmadığını söyleyerek, sanıklardan şikayetçi olduğunu ifade etti. Ablası yangında vefat eden Emine Bulut, "Ablam sürekli elektrikte sorun olduğunu dile getiriyordu. Ablamın cenazesini aldığımızda korkuyla elini yüzüne kapatmış olduğunu gördük" diye konuştu. Alınan beyanlara ilişkin katılanların avukatları; Oransal ve Akat ailesinin fabrikalarında organik bağ olduğunu, Ali Osman Akat’ın olası kastla yargılanması gerektiğini ve buna ilişkin suç duyurusunda bulunduklarını dile getirdi. Aleyna Oransal için tahliye talebi Cumhuriyet savcısı, Aleyna Oransal’ın hamileliği sebebiyle tahliyesine, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Ali Osman Akat, Gökberk Güngör, Ünal A., Güven D., Abdurrahman B’nin mevcut tutukluluk hallerinin devamını talep etti. "Ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım" Tutukluluk durumları ve beyanlara ilişkin sanıklara söz hakkı verildi. Tahliyesini talep eden sanık Ali Osman Akat, "6 aydır tutukluyum, ailemden ve çocuklarımdan uzaktayım. Şirketime kayyum atandı, personel sayımda ciddi düşüş yaşandı." dedi. Aleyna Oransal ile Gökberk Güngör ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini söyleyerek tahliyelerini talep etti. Altay Ali Oransal da yaşanan olayda kusuru olmadığını söyleyerek tahliyesini istedi. "Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum" Sanık İsmail Oransal, "Ravive babama aittir, fabrikada fiili işleyişim yoktur. Shauran ve Lykke benim markamdır, ben sadece e-ticaretle uğraşırım. Ravive’ye sürekli gittiğim ve talimat verdiğim iddialarını kabul etmiyorum. Aleyhe olan hususları kabul etmiyorum. Yılın uzun süresini fuarlarda geçiriyorum. Ben bir şey üretmiyorum, sadece satışını yapıyorum. Dayımın kasası olduğum yönündeki beyanları kabul etmiyorum. Tahliyemi gerekirse ev hapsimi talep ediyorum" diye konuştu. "Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" Küresel OSGB sorumlu müdürü Ünal A., fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiklerini söyleyerek; "Ravive isimli iş yeri için görevlendirme geldi. Belirtilen adrese gittik ancak Ravive yerine başka bir iş yeri vardı. İsmail Oransal’ı aradım ama dönüş alamadım. Hatta Ataşehir’deki adresine gittim. En sonunda İsmail beni Mustafa Ç.’ye yönlendirdi. Mustafa ile telefonda konuşmamız tartışma havasında geçti; ’Siz kimsiniz, sizden hizmet alma zorunluluğumuz yok’ dedi. Başka yerden hizmet aldıklarını, sözleşmeleri olduğunu söyledi. Adrese ulaşmak için elimden geleni yaptım. Tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. "Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. Tutukluluğuma anlam veremiyorum" Suçlamaları kabul etmeyen eski bina maliki olan tutuklu Güven D., "6 aydır tutukluyum ve tutukluluğuma anlam veremiyorum. Olaydan 1 yıl önce yeri sattım. Satmadan önce fabrikayı Kurtuluş’a kiralamıştım. Buranın eksiklikleri olduğunu Kurtuluş’a kiraladığımda söylemiştim. Kendisi, yangın merdiveni ve elektrikle ilgili eksikliklerin yapacağını söylemişti, bunun için de kendisine süre vermiştim. Olayda bir suçum yoktur. Çürük değil, sağlam yapı teslim ettim. İmar kirliliği sebebiyle zaten daha önce yargılandım. 3 çocuğum var, bayram öncesi çocuklarım beni bekliyor. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık Abdurrahman B. ise "6 aydır korktuğum için teslim olmadım. Olayda suçum yok, tahliyemi talep ediyorum" diye konuştu. 1’i ev hapsi olmak üzere 3 kişi tahliye edildi Sanık avukatların beyanların ardından mahkeme kararını açıkladı. Mahkeme heyeti, Aleyna Oransal’ın riskli gebeliği sebebiyle ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi. Güven D. ve Ünal A. da tutuklu kaldığı süre ve suç vasıflarının değişmesi ihtimali göz önüne alınarak yurt dışı çıkış ve adli kontrolle tahliye edildi. Tutuklu bulunan diğer 5 sanığın ise mevcut durumlarının devamına karar verildi, duruşma ertelendi. Olayın geçmişi Dilovası ilçesi Mimar Sinan Mahallesi’ndeki Ravive isimli kozmetik dolum tesisinde 8 Kasım 2025’te çıkan yangında çalışanlardan Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmiş, 6 kişi yaralanmıştı. Fabrika sahiplerinden olan Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. İddianamede Ravive Kozmetik yetkilileri tutuklu sanıklar İsmail Oransal ile ağabeyi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen LYKEE kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede ayrıca fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi firari Ümit Ç., sorumlu müdürü tutuklu Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi tutuklu Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenmişti. Oransal kardeşlerin dayısı tutuklu Ali Osman Akat, Onay Y., tutuksuz Ömer A. ve Abdurrahman B. hakkında ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Davanın ilk celsesinde mahkeme heyeti, tutuklu sanıklardan ’suçluyu kayırma’ iddiasıyla yargılanan Onay Y.’nin yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliyesine hükmetmişti. Firari olan Abdurrahman B’de dün katıldığı duruşmada tutuklanmıştı.
22 Mayıs 2026 Cuma - 01:05 Hatay’daki heyelanda evlatlarını kaybeden acılı anne, çocuklarını daha güvenli olduğu için kızının evine göndermiş Hatay’da aşırı yağışla birlikte yaşanan heyelanda 15 yaşındaki oğlu Abdulhanan Elmuhammed’i kaybeden ve 10 yaşındaki oğlu yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, olay gecesi evlatlarını yeni evli olan kızının evine gönderdiğini ifade ederek "Ölen oğlumu kepçeyle buldular, birinin de çamurun içinden ayakları sadece görünüyormuş" dedi. Meteorolojinin şiddetli yağış uyarısında bulunduğu Hatay’da dün akşam saatlerinden itibaren şiddetli yağış etkili oldu. Kentte caddeler göle dönerken, sel ve heyelan afeti yaşandı. Aşırı yağışların etkili olduğu Antakya ilçesi Hacı Ömer Alpagot Mahallesi’nde yaşanan heyelanda çöken evdeki 4 kişi yaralandı. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan 15 yaşındaki Abdulhanan Elmuhammed yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayda Abdulhanan’ın 10 yaşındaki kardeşi Abdulcelil Çelik Elmuhammed de ağır yaralandı. Ağır yaralanan çocuğun yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Olayda bir evladını kaybeden, bir evladı da yaşam mücadelesi veren gözü yaşlı anne Güner Elmuhammed, olay gecesi 2 evladını daha güvenli olduğunu düşündüğü yeni evli kızının evine gönderdiğini ve sonrasında olayın yaşandığını söyledi. Göz yaşları içerisinde evlatlarını bulunduğu anı anlatan anne, "Ölen oğlumu kepçeyle buldular, birinin de çamurun içinden ayakları sadece görünüyormuş" dedi. "Benim evli kızım, ‘Anne ev yıkıldı, kardeşlerimi bulamıyoruz çamurun içinde ve dağ üstümüze yıkıldı’ dedi" Evlatlarını daha güvenli olduğu düşüncesiyle yeni evli kızının yanına gönderdiğini anlatan anne Güner Elmuhammed, evlatlarının çamur içerisinden çıkarıldığını ifade ederek, "Olayın yaşandığı gece ben evimdeydim. Yağmur dolayısıyla, benim evim akıyor diye yeni evli olan kızıma kardeşlerini alıp kendi evine gitmesini söyledim. Benim bir genç kızım var, bir de en küçük oğlumla beraber evimde kaldı. Olay saat üçte olmuş. Bana dörde yakın telefon geldi, kayıtsız bir numaraydı İki kere aradı, açmadım. Israr etti, açtım. Benim evli kızım, ‘anne ev yıkıldı, kardeşlerimi bulamıyoruz çamurun içinde ve dağ üstümüze yıkıldı’ dedi. O andan kaçmamla gidip oğlanlarımı, çocuklarımı aramam bir oldu. Oğullarımı bulamadım, çamurun içinde de aradım. Dağda da aradım, bulamadım. Ölen oğlumu kepçeyle buldular. Birinin de çamurun içinden sadece ayakları görünüyormuş. Çıkarttılar, şimdi komada beyin kanaması geçiriyor" dedi. "Bir cenazem var, bir de yaşamla mücadele eden bir oğlum var" Yaşanan heyelanın haberini alır almaz bölgeye gittiğini ifade eden acılı anne, "O gece yağmur yağıyordu, sel ve fırtına vardı. Yani orada daha emin ellerde sandım ben çocuklarımı. Onlar gittikten sonra cenazesini yarın kaldıracağım. Oğlum geldi yağmurda, çamurda. Anne dedi, ben sana sürpriz yapacağım dedi. Üstünü değiştirdi, öptü beni. Dedim oğlum gel seni yatırayım buraya. Yok anne dedi ben gidip kardeşlerimi göreceğim. Onlarla takılacağım biraz. Tamam dedi, gitti. Şimşek sesinden, yani gürültü sesinden çıktım iki kere dışarı. Yağmur yağıyor, sel götürüyor ortalığı. Ben nereden bileyim evin aniden yıkılıp çocuklarımı, beş kişiyi sürükleyerek yola atlayacağını, bilmiyordum ki. Bilseydim ben kapıyı kilitlerdim. Göndermezdim bile. Şimdi bir oğlumu gömeceğim, birisi ise komada. Bir cenazem var, bir de yaşamla mücadele eden bir oğlum var. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın yarabbim" dedi.
Tatvan’da uzlaştırmada rekor başarı
07 Nisan 2026 Salı - 09:59 Tatvan’da uzlaştırmada rekor başarı Bitlis’in Tatvan ilçesinde 2025 yılında uzlaştırma bürosuna gelen 260 dosyanın 236’sı uzlaşıyla sonuçlandırıldı. Adalet Bakanlığı tarafından yargının iş yükünü azaltmak ve toplumsal barışı sağlamak amacıyla hayata geçirilen "Uzlaştırma" mekanizması ile Tatvan’da tarihi bir başarıya imza atıldı. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yürütülen çalışmalarda, dosyaların neredeyse tamamı mahkemeye gitmeden dostane yollarla çözüldü. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu, kendisine gelen 260 dosyanın 236’sında tam uzlaşı sağlayarak yüzde 90,7 gibi ulaşılması güç bir başarı oranına ulaştı. Sadece 24 dosyada anlaşma sağlanamazken, Tatvan bu istatistikle ildeki diğer tüm ilçeleri geride bırakarak "en verimli uzlaştırma merkezi" unvanını kazandı. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı sorumluluk alanında yer alan Ahlat, Adilcevaz ve Hizan ilçelerinde ise gelen dosyaların yüzde 50’ye yakını uzlaşıyla sonuçlandırıldı. Ahlat ilçesinde 95 dosyanın 51’i uzlaşıyla sonuçlandırılırken, yüzde 53,6 uzlaşı başarısı elde edildi. Hizan ilçesinde 37 dosyanın 17’si el sıkışarak kapatılırken, yüzde 45,9 başarı oranına ulaşıldı. Son olarak Adilcevaz ilçesinde ise 60 dosyanın 27’si mahkemeye gitmeden çözülürken yüzde 45 başarı sağlandı. Tatvan Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Ateş, ulaşılan rekor başarı sonrası yaptığı değerlendirmede sistemin önemine dikkat çekti. Elde edilen başarının vatandaşların sağduyusu ve uzlaştırmacıların özverili gayretinin bir sonucu olduğuna vurgu yapan Başsavcısı Mehmet Ateş, "Yargı sistemimizdeki iş yükünü hafifletmenin ötesinde, vatandaşlarımızın arasındaki husumeti kalıcı dostluğa dönüştüren uzlaştırma müessesesi, ilçemizde meyvelerini vermeye devam ediyor. Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı olarak ulaştığımız yüzde 90,7’lik başarı oranı, vatandaşlarımızın sağduyusu ve uzlaştırmacılarımızın özverili gayretinin bir sonucudur. Tekrar adliyeye gelmeden, sulh yolu ile husumetleri sonlandırmak hem devletimizin kaynaklarını koruyor hem de toplumsal barışa hizmet ediyor. Zaten bölge halkımızın uzlaşmaya, sorunları büyütmemekte bir meyili var. Bu Anadolu insanının tipik özelliğidir. Bizim desteğimiz, süreci ve usulü daha iyi anlatmamızla tarafları daha iyi bilgilendirmeyle bu orana ulaştık. Bu süreçte emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma ve uzlaşma iradesi gösteren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Adaletin en hızlı ve en barışçıl şekilde tecellisi için çalışmalarımız kararlılıkla sürecektir. İnşallah 2026 yılında hedefimiz bu başarı oranımızı yüzde 100’e çıkarmak olacaktır" şeklinde konuştu.
Üsküdar Belediyesi’ne yönelik operasyonda ele geçirilen milyonlarca rüşvet parası ortaya çıktı
07 Nisan 2026 Salı - 09:55 Üsküdar Belediyesi’ne yönelik operasyonda ele geçirilen milyonlarca rüşvet parası ortaya çıktı Üsküdar Belediyesi’nde yapı ve iskan ruhsatları üzerinden yolsuzluk iddialarıyla yürütülen ve 20 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturmada, ele geçirilen milyonlarca lira balya balya paranın görüntüleri ortaya çıktı.İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Üsküdar Belediyesine yönelik operasyon düzenlenmiş, 20 şüphelinin yakalandığı bildirilmişti.Belediye binası içerisinde bulunan ve belediye iştiraki olan "Kent A.Ş. Genel Müdürü (N.A.)’ ya yapı ruhsatı ve iskan ruhsatının verildiği birimler olan İmar ve Şehircilik Müdürlüğü ile Yapı Kontrol Müdürlüğü arasında bir oda tahsisinin yapıldığı ve ilgilinin oda isimliğinde de ‘başkan yardımcısı’ unvanını kullandığı" iddia edilen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonun görüntüleri ortaya çıktı.Belediyede, yapı ve iskan ruhsatları üzerinden yolsuzluk iddialarıyla yürütülen ve 20 şüphelinin gözaltına alındığı soruşturmada ele geçirilen milyonlarca lira balya balya paranın görüntülerine ulaşıldı. Valizlerde ele geçen 4 milyon 500 bin lira paraya el konulurken, bir soğuk cüzdanın da ele geçirildiği, bu miktarın artabileceği ifade ediliyor.Savcılık "gerçekte sunulmayan bir hizmetin karşılığında görev ve yetkisi bulunmayan Üsküdar Belediyesi iştiraki Kent A.Ş.’nin paravan olarak kullanılmak suretiyle yapı ruhsatı sürecinde müteahhitlerden gayri yasal nitelikte gelir elde edildiğini" açıklamıştı.
Ambulansa çarpan araç sürücüsü 1.60 promil alkollü çıktı: Kaza anı kamerada
07 Nisan 2026 Salı - 09:47 Ambulansa çarpan araç sürücüsü 1.60 promil alkollü çıktı: Kaza anı kamerada Antalya’nın Manavgat ilçesinde otomobil ile ambulansın çarpışması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi yaralandı. Yaralılara ilk müdahaleyi kazaya karışan ambulansta bulunan sağlık görevlileri yaptı. Kaza anı ve sonrasında yaşananlar güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, otomobil sürücüsünün 1.60 promil alkollü olduğu belirlendi. Kaza, Manavgat ilçesi Demokrasi Bulvarı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, çevreyolundan yapay şelale istikametine gitmekte olan Süleyman T. Ç.’nin kullandığı 07 CIC 037 plakalı Sağlık Bakanlığı’na ait ambulansı, Volkan Y.’nin kullandığı 07 AMG 610 plakalı otomobil kavşak sisteminde çarpıştı. Güvenlik kamerasına saniye saniyesine yansıyan kazada çarpmanın şiddetiyle yol kenarındaki kaldırıma çıkarak durabilen otomobilin sürücüsü Volkan Y. ve otomobilde yolcu olarak bulunan Mahmut M. yaralandı. İlk müdahaleyi kaza yapan ambulanstaki görevliler yaptı Yaralıların yardımına ilk olarak kaza yaptıkları ambulanstaki sağlık görevlileri koşarken, yaralılar 112 sağlık ekiplerinin olay yerindeki müdahalesinin ardından olay yerine gelen başka bir ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan kontrolde 1.60 promil alkollü olduğu belirlenen otomobil sürücüsü Volkan Yılmaz’a 25 bin TL para cezası uygulanırken sürücü belgesine 6 aylığını el konuldu. (RB-
Hırsızlık anında ’Sadece sıfır telefonları al’ diyen suç makinası hırsız ve çırağı tutuklandı
07 Nisan 2026 Salı - 09:35 Hırsızlık anında ’Sadece sıfır telefonları al’ diyen suç makinası hırsız ve çırağı tutuklandı Hatay’da cep telefonu tamiri ve satışı yapan iş yerinden 150 bin TL değerinde cihaz çalan arkadaşını ’sadece sıfır telefonları al’ diyerek tembihleyen 17 yaşındaki usta hırsız ve 5 suç kaydı bulunan 16 yaşındaki çırağı polis ekiplerince yakalanarak mahkemece tutuklandı. 4 Nisan’da Antakya ilçesi Alaattin Mahallesi’nde yaşanan olayda, mahallede telefoncu dükkanı bulunan 16 yaşındaki Mert Uslu’nun 3 yıl önce açtığı iş yerini hırsızlar soyulmuştu. Uslu’ya ait iş yerinden 150 bin TL değerinde cihaz çalan şahısların hırsızlık anları kameraya yansımıştı. Hırsızın arkadaşını sadece sıfır telefonları alması gerektiği yönünde tembihlediği anlar ise kameraya yansımıştı. Görüntüler üzerine inceleme başlatan polis ekipleri, kısa süre içerisinde 16 yaşındaki U.Ö. ve 17 yaşındaki A.Z.’yi yakaladı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan U.Ö.’nün 5, A.Z.’nin ise 8 suç kaydı olduğu ortaya çıktı. Çalınan teknolojik eşyalar da Uslu’ya teslim edildi. 4 saat içerisinde hırsızları yakaladılar ve tutuklanarak hapishaneye gönderilmişler İş yerinden 150 bin TL’lik vurgun yapan hırsızları yakalayan polislere teşekkür eden Mert Uslu, "Geçen Cumartesi günü sabah dükkana geldiğimde hırsızlık olduğunu gördüm. Eksikliklere baktım, olay yeri inceleme gelip araştırma yaptı. Gün içinde polis ekipleri hırsızları bulundukları konteynerde yakadı. Çalınan cihazların çoğunluğunu aldım ama birkaç parça eksik kaldı. Bilgisayar ve diğer telefonları teslim aldım. Böyle durumlarda şikayetçi olmamız gerekiyor. Biz de şikayetçi olduk ve bunun üstüne gitmeye devam edeceğiz. Çalınan mallardan dolayı yaklaşık 120 bin TL’lik zararımız vardı ama bunları geri almaya başladık. Burada sürekli hırsızlık olayları oluyor ve bunun için güvenlik önlemleri talep ediyoruz. Polislerimize çok teşekkür ederiz, hepsi çok yardımcı oldular. 4 saat içerisinde hırsızları yakaladılar ve tutuklanarak hapishaneye gönderilmişler. Adalet yerini buldu. Bu yüzden onlara teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.