ASAYİŞ
Mahkeme başkanından sanık avukatlarına: "Hızlanması için bize yardımcı olun, kaç gündür duruşma yapıyoruz, bu tempoda duruşma yapan heyet yok" 12 Mayıs 2026 Salı - 20:57:58 ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında mahkeme başkanı sanık avukatlarına, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 36. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık eski Büyükçekmece Belediye Başkanvekili Ahmet Şahin savunma yaptı. Ahmet Şahin hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, örgütün Büyükçekmece’deki faaliyetlerinin takibi için örgüt lideri tarafından meclis üyesi olarak yerleştirildiği ifade edilmişti. Şahin’in başka soruşturma kapsamında tutuklanan Hasan Akgün’ün yerine Başkanvekili olarak görevlendirildiği ve örgüt yöneticisi Fatih Keleş tarafından Büyükçekmece Belediyesi’nde "sistem" için para toplaması amacıyla yetkili kılındığı aktarılmıştı. Şahin’in Büyükçekmece’de bulunan büyük inşaat projelerinin, alışveriş merkezlerin imar ve ruhsat konusundaki taleplerini örgüt lideri ve yöneticilerine ilettiği de iddianamede aktarılmıştı. Sanık Şahin iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Sözde örgütün faaliyetlerinin takibi için meclis üyeliğine yerleştirildiğim iddiası var. 2009 yılından beri meclis üyesiyim. Siyasetin her bir kademesinde emek verdim. Büyükçekmece’de 42 yıldır yaşıyorum. 4 seçim dönemi boyunca listelerin birinci sıralarından meclis üyesi seçildim. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün’ün yerine seçildim. Belediye başkanvekilliğinin bir suç idaresine çevrildiğine inanmak istemiyorum. Ben Fatih Keleş’i siyasetten tanırım. Aramızda ast, üst emir talimat ilişkisi olamaz. Hiyerarşi iddiasını da kabul etmiyorum. Üzerime atılı örgüt üyeliği suçunu kabul etmiyorum" dedi. Duruşmada ardından Dilek İmamoğlu’nun ağabeyi Cevat Kaya’nın savunmasına geçildi. Kaya hakkında iddianamede, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu’nun kayınbiraderi olduğu, bu sebeple nüfuzunu kullanarak belediye ile sivil vatandaşlar arasındaki aracı kişi olduğu belirtilmişti. Kaya’nın sivil vatandaşların belediyedeki iş ve işlemleri için resmi bir sıfatı olmamasına rağmen nüfuzunu kullanarak devreye girdiği, belediyeye işe alınacak şahıslar konusunda da yine belediyede resmi sıfatı bulunmamasına rağmen aracılık yürüttüğü iddianamede kaydedilmişti. Kaya’nın İBB kaynaklarından kendisine maddi menfaat temin etmeye çalıştığı iddianamede açıklanmıştı. Kaya, mesleğinin iş insanı olduğunu ve aylık gelirinin 300 bin TL olduğunu söyleyerek, "Ben İBB’de çalışan değilim, altyapı üstyapı yapmıyorum. Ekrem İmamoğlu’na doğrudan bağlı örgüt üyesiymişim. Ben ne yaptım, ne talimat vermiş bana, ne işini yapmışım? Bu dosyada bana yöneltilen bir eylem yok. Sanıklar arasında tanığım 2-3 kişi var, biri eniştem Ekrem İmamoğlu. Ben haksız zenginleşmedim ben zengindim zaten. Zenginleşmeye ihtiyacım yoktu benim. Ben çok üzgünüm böyle bir olay bana yaşatıldığı için. Ben bu ülkeye yatırım yapmış, SSK, vergi primi ödemiş, işçisinin parasını zamanında ödeyen, bu ülkeye döviz kazandıran biriyim. İddianame çıktı okudum, ‘mahkeme başkanı beni tensip ile bırakır’ dedim. Ortada bir şey yok. Tek bir şey var 380 gündür ben cezaevindeyim. Ben iyi bir iş insanıyım. Ben o koltukta olsam bunların hepsini bırakırım. Eğer kamuya zarar vermişsem ödeyeceğim 10 katını. İş adamıyım ben. Kendi paramdan ödeyeceğim" dedi. Mahkeme başkanı Kaya’nın avukatlarının savunmasının ardından yaptığı açıklamada, "Kimseye avukatlık mesleğini öğretmek haddinde değiliz. Ama hızlanma açısından bize yardımcı olun. Süreci biz de uzatmaktan memnun değiliz. Aralıksız kaç gün duruşma yapıyoruz. Bu tempoda duruşma yapan heyet yok" dedi. Duruşma yarına ertelendi.
12 Mayıs 2026 Salı - 20:57 Çankırı’da yollar göle döndü, ev ve iş yerlerini su bastı Çankırı’da etkili olan sağanak yağış sebebiyle ev ve iş yerlerinde su baskınları meydana geldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından kuvvetli sağanak yağış uyarısının yapıldığı Çankırı’da etkili olan şiddetli sağanak hayatı olumsuz etkiledi. Sağanak sebebiyle ev, iş yeri ve yollarda su baskınları yaşandı. Vatandaşlar su baskınlarının yaşadığı bölgelerde zor anlar yaşadı. Yağış ile birlikte harekete geçen ekipler, su baskınlarının olduğu bölgelerde tahliye çalışması yaptı. Su baskınlarının yaşandığı binalarda tahliye çalışması yaptıklarını söyleyen İtfaiye Eri Umut Kapdan, "Şehrimizde öğleden sonra meydana gelen su baskınlarına itfaiye ekiplerimizce müdahale edilmekte olup baskın yerlerinde büyük oranında çalışmalarımızı tamamladık. Su çekme işlemlerimiz hızla devam etmektedir, şu an bir sıkıntımız yoktur" dedi. Ercan Karabudak isimli vatandaş ise, "Aşırı yağıştan dolayı sitemizi su bastı, beş tane daireye su girdi eşyalar, parkeler hepsi göl oldu. Sağ olsun itfaiye ekipleri gelip suyu boşalttılar. İnşallah tekrar olmaz" diye konuştu Belediyeden uyarı Çankırı Belediyesi yaptığı yazılı açıklamada ise vatandaşlar yaşanabilecek su baskınlarına karşı uyarılarak, "İlimizde şu anda yaşanan aşırı yağışların devam edeceği değerlendirilmekte olup sel ve su baskını riski bulunmaktadır. Vatandaşlarımızın bodrum katlarda bulunan dairelerde ve iş yerlerinde dikkatli olmaları, mümkün olmadıkça bu alanlarda bulunmamaları önem arz etmektedir. Dere yatakları, su taşkını riski bulunan bölgeler ve eğimli alanlardan uzak durulması, araçların güvenli bölgelere çekilmesi ve yetkili kurumların yapacağı uyarıların takip edilmesi gerekmektedir. Tüm ekiplerimiz ve iş makinelerimiz sahada görev yapmakta olup olumsuzluklara karşı çalışmalar aralıksız devam etmektedir. Can ve mal güvenliği açısından vatandaşlarımızın tedbirli olmaları önemle rica olunur" ifadelerine yer verdi.
Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede
05 Nisan 2026 Pazar - 11:18 Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede Muğla’nın Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun kötü hava şartları nedeniyle alabora olması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi sağ kurtarıldı. Olayla ilgili yürütülen çalışmalarda, göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı ve adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre olay, 1 Nisan 2026 tarihinde saat 06.00 sıralarında Yalıkavak açıklarında meydana geldi. İçerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik botun, yasal olmayan yollarla Yunanistan’ın İleryöz Adası istikametine ilerlediği tespit edildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan bot, olumsuz hava ve deniz şartları altında hız yaparken alabora olup battı. Olayın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında, büyük bölümü Afganistan uyruklu olan 20 kişi sağ kurtarıldı. Ekipler, 19 kişinin ise cansız bedenine ulaştı. Kurtarılan yaralıların hastanelerde tedavi altına alındığı öğrenildi. Göçmenlerin geliş güzergahı ortaya çıkarıldı Yapılan incelemelerde; düzensiz göçmenlerin 31 Mart günü Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale illerinden farklı araçlarla Bodrum’a getirildiği belirlendi. Göçmenlerin, 1 Nisan günü Yalıkavak Dirmil bölgesine yürüyerek ulaştıkları ve yüzü maskeli bir kaptan tarafından sayılarak bota bindirildikleri tespit edildi. Organizatörlere operasyon: 16 şüpheli gözaltında Göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışmalarda, bazı göçmenlerin Gümbet Mahallesi’ndeki bir evde konakladığı belirlendi. Evi kiralayan şahıs ile göçmenleri çıkış noktasına götüren 2 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Devam eden araştırmalarda, göçmenlerin bota bindirildiği bölgede bulunan diğer şüpheliler de yakalandı. Çalışmalar sonucunda olayla bağlantılı toplam 16 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sabah saatlerinde Bodrum Adliyesi’ne sevk edildi.
Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede
05 Nisan 2026 Pazar - 10:54 Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede Muğla’nın Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun kötü hava şartları nedeniyle alabora olması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi sağ kurtarıldı. Olayla ilgili yürütülen çalışmalarda, göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı ve adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre olay, 1 Nisan 2026 günü saat 06.00 sıralarında Yalıkavak açıklarında meydana geldi. İçerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik botun, yasal olmayan yollarla Yunanistan’ın İleryöz Adası istikametine ilerlediği tespit edildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan bot, olumsuz hava ve deniz şartları altında hız yaparken alabora olup battı. Olayın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında, büyük bölümü Afganistan uyruklu olan 20 kişi sağ kurtarıldı. Ekipler, 19 kişinin ise cansız bedenine ulaştı. Kurtarılan yaralıların hastanelerde tedavi altına alındığı öğrenildi. Göçmenlerin geliş güzergahı ortaya çıkarıldı Yapılan incelemelerde; düzensiz göçmenlerin 31 Mart 2026 günü Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale illerinden farklı araçlarla Bodrum’a getirildiği belirlendi. Göçmenlerin, 1 Nisan günü Yalıkavak Dirmil bölgesine yürüyerek ulaştıkları ve yüzü maskeli bir kaptan tarafından sayılarak bota bindirildikleri tespit edildi. Organizatörlere operasyon: 16 şüpheli gözaltında Göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışmalarda, bazı göçmenlerin Gümbet Mahallesi’ndeki bir evde konakladığı belirlendi. Evi kiralayan şahıs ile göçmenleri çıkış noktasına götüren 2 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Devam eden araştırmalarda, göçmenlerin bota bindirildiği bölgede bulunan diğer şüpheliler de yakalandı. Çalışmalar sonucunda olayla bağlantılı toplam 16 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sabah saatlerinde Bodrum Adliyesi’ne sevk edildi.
Parkta toplanan bitki az kalsın faciaya yol açıyordu
05 Nisan 2026 Pazar - 10:43 Parkta toplanan bitki az kalsın faciaya yol açıyordu Bursa’da okul ödevi için parktan toplanan bitkiler arasında bulunan zehirli zakkum nedeniyle küçük bir çocuk zehirlenme tehlikesi geçirdi. Olay, merkez Osmangazi ilçesi Sırameşeler Mahallesi’nde bulunan Soylular Çocuk Parkı’nda meydana geldi. İddiaya göre Özkan Aynak, okul ödevi için çocuğuyla birlikte parka giderek çeşitli bitkiler topladı. Öğretmen tarafından verilen "parktan bitki toplayarak ağaç figürü oluşturma" ödevi kapsamında toplanan bitkiler arasında bulunan ve zehirli olduğu bilinmeyen zakkum çiçeği eve getirildi. Evde bulunan küçük yaştaki bebeğin bitkiyi ağzına götürdüğünü fark eden baba Özkan Aynak, duruma hemen müdahale ederek bitkiyi çocuğun ağzından aldı. Muhtemel bir zehirlenme ihtimaline karşı vakit kaybetmeden hastaneye giden aile, bitkinin zakkum olduğunu belirtince sağlık ekipleri hızlı şekilde müdahalede bulundu. Hastanede yapılan ilk müdahalede çocuğa damar yolu açılarak serum tedavisi uygulandığı, zehirlenme riskine karşı aktif kömür tedavisi yapıldığı öğrenildi. Doktorların muhtemel bir komplikasyona karşı yoğun bakım ünitesini de tedbir amaçlı hazır beklettiği belirtildi. Yaşadıkları korku dolu anları anlatan Özkan Aynak, çocuğunun büyük bir tehlike atlattığını belirterek park alanlarında bulunan zehirli bitkilere karşı önlem alınması çağrısında bulundu. "Başka çocuklar zarar görmesin diye konuşuyoruz" Olayı anlatan baba Özkan Aynak şunları söyledi: "Çocuğumuz bitkiyi ağzına götürdüğünde hemen fark edip müdahale ettik. Hastaneye gittiğimizde bitkinin zakkum olduğunu söyleyince hemen tedaviye başladılar. Yoğun bakımın hazırlandığını duyunca büyük korku yaşadık. Çok şükür şu an durumu iyi. Ancak bu durum herkesin başına gelebilir. Parklarda çocukların ulaşabileceği zehirli bitkiler bulunuyor. Başka aileler aynı korkuyu yaşamasın diye bunu duyurmak istedik." Uzmanlardan zakkum uyarısı Uzmanlar, zakkum bitkisinin çiçekleri, yaprakları ve dalları dahil olmak üzere tüm parçalarının zehirli olduğunu, özellikle küçük çocuklar için ciddi risk oluşturduğunu belirtiyor. Uzmanlar ayrıca bu tür durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguluyor. Yaşanan olay sonrası park alanlarında bulunan bitkilerin güvenliği konusu yeniden gündeme gelirken, yetkililerin konu ile ilgili bir çalışma yapıp yapmayacağı merak konusu oldu.