ASAYİŞ
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:02 Fethiye’deki tanker yangınının güvenlik kamera kayıtları ortaya çıktı Muğla’nın Fethiye ilçesinde bulunan bir benzin istasyonunda önceki gün çıkan tanker yangınının güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, Göcek Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda bulunan bir tankerde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Akaryakıt istasyonu personeli kendi imkanları ile alevlere müdahale ederek durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri yangının büyüme riskine karşı bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken, Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekipleri de yangına müdahale etti. İtfaiye ekiplerinin toplam 7 araç ve 17 personelle müdahale ettiği yangında, alevlerin çevredeki yakıt tanklarına sıçramaması için yoğun çaba sarf edildi. Ekiplerin uğraşları sonucu yangın kontrol altına alındı. Ölen ya da yaralananın olmamasının teselli kaynağı olduğu yangında tamamen yanan tanker kullanılamaz hale geldi. Ekipler yangının çıkış nedeninin belirlenebilmesi için çalışma başlattı. Yangın güvenlik kamerasına yansıdı Öte yandan, tankerdeki yangın anı güvenlik kamerasına anbean yansıdı. Görüntülerde tankerin ön tarafında başlayan yangının kısa süre içerisinde büyümesi ve akaryakıt istasyonu personelinin telaşla alevlere müdahale etmeye çalışması yer alıyor.
Bakan Gürlek’in sözleri sahada karşılık buldu: "Adalet güçlüden yana" algısı yıkılıyor
04 Nisan 2026 Cumartesi - 10:43 Bakan Gürlek’in sözleri sahada karşılık buldu: "Adalet güçlüden yana" algısı yıkılıyor Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü rüşvet ve uyuşturucu soruşturması, devletin kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in "Adalet güçlüden yana algısını hep birlikte kıracağız" sözleri, Gaziantep’te gerçekleştirilen operasyonla somut karşılığını buldu. Aralarında savcı, avukatlar ve adliye personelinin de bulunduğu şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda 16 kişi gözaltına alındı. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşan ihbar sonrası başlatılan soruşturma kapsamında adliye içinde kurulan kirli ağ deşifre edildi. Zabıt katibi H.İ.U.’nun uyuşturucu ticareti yaptığı ihbarı üzerine teknik takip başlatıldı. CMK 135 kapsamında yapılan dinleme ve incelemeler sonucu yalnızca bir kişinin değil, adliye içinden ve dışından geniş bir çevrenin bu ağa dahil olduğu ortaya çıktı. Telefon incelemeleriyle 15 kişi daha tespit edildi. Aralarında savcı, avukatlar, adliye personeli ve sivil şahısların bulunduğu toplam 16 kişi gözaltına alındı. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınan 1 cumhuriyet savcısı, 2 avukat, 7 adliye personeli ve 6 şahıs hakkında işlem yapıldı. Adliyede görevli kişiler hakkında "uyuşturucu ticareti, rüşvet, nüfuz ticareti ve gizliliği ihlal" gibi ağır suçlarla ilgili gerekli işlemler tesis edildi. Whatsapp yazışmaları her şeyi ortaya çıkardı Şüphelilerin telefonlarında yapılan incelemelerde, suç unsuru taşıyan çok sayıda yazışma tespit edildi. Özellikle adliye personelinin görevlerini kötüye kullanarak bilgi sızdırdığı, dosya süreçlerine müdahale ettiği ve bu süreçleri çıkar ilişkisine dönüştürdüğü iddiaları dikkat çekti. Soruşturma kapsamında bazı isimler hakkında tutuklama, adli kontrol, HSK bildirimi gibi farklı tedbirler uygulandı. Tutuklamalar geldi: ilk dalga tamamlandı Operasyon kapsamında zabıt katibi H.İ.U. ve Sulh Ceza Hâkimliği’nde görevli zabıt katibi M.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol ve soruşturma işlemleri sürüyor. Başsavcılık kaynakları, dosyanın henüz tamamlanmadığını ve yeni gözaltıların olabileceğini belirtti. Delil toplama süreci devam ederken, şüpheli sayısının artması ihtimali üzerinde duruluyor. "Adalet güçlüden yana değil" mesajı net verildi Operasyon, adalet sistemine yönelik güveni hedef alan yapılara karşı verilen açık bir mesaj oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in vurguladığı "kim olursa olsun, hangi makamda bulunursa bulunsun" anlayışıyla hukukun gereği yapıldı. Adliye içinde görev yapan isimlerin soruşturma kapsamına alınması devletin kararlılığını ortaya koyarken, "dokunulmazlık" algısının da yerle bir edildiğini gösterdi.