ASAYİŞ
Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişinin hedef gösterilmesine ilişkin yargılandığı dava ertelendi
30 Mart 2026 Pazartesi - 20:11 Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişinin hedef gösterilmesine ilişkin yargılandığı dava ertelendi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İmamoğlu savunmasında, "Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" dedi. Mahkeme ara kararında suçun ön ödeme kapsamına girdiği ve ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek, bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması görüldü. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nin karşısında bulunan salonda görülen duruşmada, başka suçtan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları ve izleyiciler de katıldı. Duruşmada hakim tarafından salonda düzenin bozulmaması konusunda uyarıda bulunuldu. Hakim, "Ekrem Bey’in savunma düzenini kısıtlayacak şekilde gürültü patırtı olmasın. Kimseyi duruşmadan çıkarmak istemiyorum. Uzun yoldan geldiniz, biz de uzun yoldan geldik. Askeri personele de yardımcı olalım" dedi. "Burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor, mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" Duruşmada söz verilen Ekrem İmamoğlu, "Hem yüce Türk yargısına yakışan hem de adil yargılama kurallarına uygun bir duruşma geçirmeyi diliyorum. Üzüntü verici bir dönemdeyiz. Tarihin gördüğü hükümet eliyle tasarlanmış en büyük yargı saldırısı ile karşı karşıyayım. Hakkımda hukuksuzca açılan davalardan biri için buradayım. Bu binada, bir başka salonda bir başka kumpasın yargılaması yapılıyor. O salonda haysiyet mücadelesi veren arkadaşlarıma en içten selamlarımı gönderiyorum. Onları yalnız bırakmayacağım, bu mahkeme bitiminde salona geçeceğim. 4 bin sayfalık bir iftiraneme var diğer salonda. Benim açımdan çöptür ve çöp olmaya devam edecektir. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım. Bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etmişim. Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. İsmi geçen bilirkişi, benimle veya Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ile ilgili görüşünü zaten sunmuştu. Suçlamaların temeli edilen konuşmamdan sonra bu şahsın sunacağı yeni bir rapor yoktu. Benim şahsımla ilgili yeni bir rapor var mıydı? Yok. Açıklamalarım tamamen ifade özgürlüğü kapsamında, eleştiri niteliğindedir. Ben bu konuda toplumu bilgilendirmeyeceğim de ne yapacağım? Benim ve Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan bu raporları kim yazmış? Satılmış Bey. Böyle bir durumu eleştirdiğim için yargılanıyorum. Ne yapmam gerekiyor? Milletin önünde iftiralar atılırken yarabbi şükür diyecek halimiz yok. Binlerce bilirkişi var. Aynı bilirkişinin benimle ilgili 4 dosyaya atanma ihtimali yüz katrilyonda bir. Matematik buna yetmiyor. Bu bilirkişi sadece rapor yazmıyor. Onlarca siyasetçinin hayatını altüst ediyor" dedi. Cumhuriyet savcısı ise, eksik hususların giderilmesi ve mütalaasını açıklamak için süre talebinde bulundu. Hakim, ara kararında Ekrem İmamoğlu hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiğini söyledi. Mahkeme tarafından ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek, bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. Duruşma 13 Temmuz tarihine ertelendi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun 27 Ocak’ta yaptığı açıklamayla bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığın yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapmakta olduğu resmi bilirkişilik görevinin etkilenmeye çalışıldığı, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında adı zikredilen bilirkişinin ’müşteki’ sıfatıyla verdiği ifadesine de yer verilen iddianamede, müştekinin İmamoğlu’nun açıklamalarıyla bir anda çeşitli basın yayın organları ile sosyal medyada isminin yayınlandığını ve karalama kampanyasına maruz kaldığını söylediği, bugüne kadar hiçbir şekilde hukuksuz işe imza atmadığını, sadece CHP değil diğer partilere ilişkin de birçok davada bilirkişilik yaptığını söylediği ve şikayetinin devam ettiğini söylediği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu’nun ‘yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs’ ve ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlarından 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan iddianamede, Türk Ceza Kanunu 53. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, ’sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır" maddesinin uygulanması da talep edildi.
Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişinin hedef gösterilmesine ilişkin yargılandığı dava ertelendi
30 Mart 2026 Pazartesi - 20:05 Ekrem İmamoğlu’nun bilirkişinin hedef gösterilmesine ilişkin yargılandığı dava ertelendi İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İmamoğlu savunmasında "Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" dedi. Mahkeme ara kararında Ekrem İmamoğlu hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiğini söyledi. Hakim tarafından ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun bir kısım soruşturmalarda görevli bilirkişiyi hedef göstererek yargı görevini yapmasını etkilemeye teşebbüs ettiği iddiasıyla yargılandığı davanın 4. duruşması görüldü. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesinin karşısında bulunan salonda görülen duruşmada başka suçtan tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu hazır bulundu. Duruşmaya taraf avukatları ve izleyiciler de katıldı. Duruşmada hakim tarafından salonda düzeninin bozulmaması konusunda uyarıda bulunuldu. Hakim "Ekrem Bey’in savunma düzenini kısıtlayacak şekilde gürültü patırtı olmasın. Kimseyi duruşmadan çıkarmak istemiyorum. Uzun yoldan geldiniz biz de uzun yoldan geldik. Askeri personele de yardımcı olalım" dedi. "Burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor, mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım" Duruşmada ardından söz verilen Ekrem İmamoğlu "Hem yüce Türk yargısına yakışan hem de adil yargılama kurallarına uygun bir duruşma geçirmeyi diliyorum. Üzüntü verici bir dönemdeyiz. Tarihin gördüğü hükümet eliyle tasarlanmış en büyük yargı saldırısı ile karşı karşıyayım. Hakkımda hukuksuzca açılan davalardan biri için buradayım. Bu binada, bir başka salonda bir başka kumpasın yargılaması yapılıyor. O salonda haysiyet mücadelesi veren arkadaşlarıma en içten selamlarımı gönderiyorum. Onları yalnız bırakmayacağım, bu mahkeme bitiminde salona geçeceğim. 4 bin sayfalık bir iftiraneme var diğer salonda. Benim açımdan çöptür ve çöp olmaya devam edecektir. Tabiri caizse bugün burada bir Ekrem İmamoğlu mesaisi yaşanıyor. Bir mahkeme fırtınası ile karşı karşıyayım. Bilirkişiyi etkilemeye teşebbüs etmişim. Biz bilirkişiyi etkilemedik. Söz konusu bilirkişi, raporlarını zaten tamamlayıp mahkemeye sunmuştu. İsmi geçen bilirkişi, benimle veya Cumhuriyet Halk Partili belediyeler ile ilgili görüşünü zaten sunmuştu. Suçlamaların temeli edilen konuşmamdan sonra bu şahsın sunacağı yeni bir rapor yoktu. Benim şahsımla ilgili yeni bir rapor var mıydı? Yok. Açıklamalarım tamamen ifade özgürlüğü kapsamında, eleştiri niteliğindedir. Ben bu konuda toplumu bilgilendirmeyeceğim de ne yapacağım? Benim ve Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan bu raporları kim yazmış? Satılmış Bey. Böyle bir durumu eleştirdiğim için yargılanıyorum. Ne yapmam gerekiyor? Milletin önünde iftiralar atılırken yarabbi şükür diyecek halimiz yok. Binlerce bilirkişi var. Aynı bilirkişinin benimle ilgili 4 dosyaya atanma ihtimali yüz katrilyonda bir. Matematik buna yetmiyor. Bu bilirkişi sadece rapor yazmıyor. Onlarca siyasetçinin hayatını altüst ediyor" dedi. Sanık savunmasının ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı eksik hususların giderilmesi ve mütalaasını açıklamak için süre talebinde bulundu. Hakim ara kararında Ekrem İmamoğlu hakkında ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçundan dava açıldığını ve bu suçun ön ödeme kapsamına girdiğini söyledi. Mahkeme tarafından ödeme yapılması halinde suçun düşebileceği belirtilerek bununla ilgili işlemlerin yapılmasına karar verildi. Duruşma 13 Temmuz gününe ertelendi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun 27 Ocak’ta yaptığı açıklamayla bilirkişi ve yargı organlarının bağımsız ve tarafsız olmadığın yönünde bir kamuoyu oluşmasını amaçladığı anlatıldı. Hazırlanan iddianamede, bu şekilde oluşacak kamuoyu baskısıyla İstanbul Adliyesi ve diğer adliyelerde görülmekte olan çeşitli soruşturma ve kovuşturmalarda yapmakta olduğu resmi bilirkişilik görevinin etkilenmeye çalışıldığı, Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmekte olan dava dosyasını etkilemeye teşebbüs ettiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında adı zikredilen bilirkişinin ’müşteki’ sıfatıyla verdiği ifadesine de yer verilen iddianamede, müştekinin İmamoğlu’nun açıklamalarıyla bir anda çeşitli basın yayın organları ile sosyal medyada isminin yayınlandığını ve karalama kampanyasına maruz kaldığını söylediği, bugüne kadar hiçbir şekilde hukuksuz işe imza atmadığını, sadece CHP değil diğer partilere ilişkin de birçok davada bilirkişilik yaptığını söylediği ve şikayetinin devam ettiğini söylediği aktarıldı. Hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu’nun ‘yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs’ ve ‘adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs’ suçlarından 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan iddianamede, Türk Ceza Kanunu 53. maddesinin 1. fıkrasında yer alan kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, ’sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır" maddesinin uygulanması da talep edildi.
Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası
30 Mart 2026 Pazartesi - 19:45 Kırşehir’de belde belediye başkanının şizofreni hastasını darbettiği iddiası KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’in Özbağ Belde Belediye Başkanı İsmail Çanakçı’nın bir şizofreni hastasını darbettiği iddiasıyla hakkında şikayette bulunuldu. İddiaya göre, Özbağ beldesi Yeni Mahalle’de ikamet eden S.B., sosyal medya paylaşımları nedeniyle kardeşinin belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. S.B. ifadesinde, bir araca bindiklerini ve evlerine gittiklerini, belediye başkanının da araçta bulunduğunu belirtti. S.B., evlerine vardıklarında belediye başkanının şizofreni hastası olan kardeşi B.B.’ye kafa attığını ve silah çektiğini iddia etti. Olayla ilgili konuşan Gülay Gündüz, Özbağ kasabasında oturan dayısı B.B.’nin şizofreni hastası olduğunu ve belediye başkanı tarafından darbedildiğini öne sürdü. Olayla ilgili darp raporu alındığını ve şikayetçi olunduğunu ifade eden Gündüz, "Özbağ kasabasında ikamet eden şizofren hastası dayım, Belediye Başkanı İsmail Çanakçı tarafından darbedilmiş. Şizofren hastası dayımla konuşurken kafa atıp, alnına silah dayamış. Olayın peşini bırakmayacağım. Ben belediye başkanından yardımcı olmasını beklerdim" dedi. Özbağ Belediye Başkanı İsmail Çanakçı ise, iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, son günlerde sosyal medyada yer alan paylaşımlar üzerine kendilerinin de suç duyurusunda bulunduğunu belirtti. Çanakçı, kasabada vatandaşlarla birlik ve beraberlik içerisinde olduklarını ifade ederek, kimseyle husumetlerinin olmadığını ve olamayacağını, vatandaşların can ve mal güvenliğinin kendilerine emanet olduğunu söyledi. Olayla ilgili adli sürecin devam ettiği öğrenildi.
Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından "bıçakla yaralama ve polise tokat atma" olayıyla ilgili açıklama
30 Mart 2026 Pazartesi - 19:17 Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından "bıçakla yaralama ve polise tokat atma" olayıyla ilgili açıklama Aksaray’da annesinin sevgilisini göğsünden ve sırtından bıçaklayarak ağır yaralayan genç ile hastanede polise tokat atan annesi tutuklanırken, konuyla ilgili Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığı açıklama yaptı. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, "Bugün basında yer alan 29.03.2026 günü Aksaray il merkezinde meydana gelen bıçakla yaralama eylemine ilişkin olarak, ihbar üzerine olay yerine giden görevli polis memurlarının olaya müdahale ederek, tarafları sağlık kontrolü için Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirdikleri, buradaki işlemler sırasında yaralama olayını gerçekleştiren şüpheli C.M.’nin annesi olan şüpheli A.D.’nin polis memuruna tokat atmak suretiyle görevli polis memurunu darbettiği olay ile ilgili olarak basın açıklaması yapılması zarureti hasıl olmuştur. Meydana gelen bıçakla yaralama ve görevli polis memurunu darbetme/görevi yaptırmamak için direnme suçlarından Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma işlemleri başlatılarak, şüphelilerin aynı gün gözaltına alındığı, 30.03.2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca şüphelilerin ifadelerinin alınmasının ardından tutuklanmaları talebiyle Aksaray Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildikleri, nöbetçi Sulh Ceza Hakimi tarafından şüphelilerin sorgusunun yapılarak Başsavcılığımızın talebi doğrultusunda tutuklamalarına karar verilmiş olup, soruşturma her yönüyle titizlikle sürdürülmektedir" denildi.