ASAYİŞ
Şişli’de 82 yaşındaki Suudi turist otelde ölü bulundu 15 Nisan 2026 Çarşamba - 23:22:15 Şişli’de Suudi Arabistan uyruklu turist konakladığı otelde ölü bulundu. Olaydan 1 gün önce mide bulantısı ve kusma şikayetiyle hastaneye başvurup taburcu edildiği öğrenilen Suwaılem’in, restoranda yediği yemeğin ardından rahatsızlandığı ihtimali de değerlendirildi. Gözaltına alınan restoranda çalışan 3 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olay, 9 Nisan günü saat 14.45 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Suudi Arabistan uyruklu turist Almehmadi Saeed Suwaılem (82) eşiyle birlikte turistik seyahat için Türkiye’ye geldi. Şişli’de bir otelde konaklayan Suwaılem, 8 Nisan’da gece saatlerinde mide bulantısı ve kusma şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan muaynenin ardından 9 Nisan günü sabah saatlerinde taburcu edilen Suwalıem, öğle saatlerinde yeniden rahatsızlandı. Durumunun ağırlaşma üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayan Suwaılem, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından otel odasında ölü bulundu. Suudi turistin zehirlenmiş olabileceği değerlendiriliyor Polis ekipleri tarafından yapılan incelemelerde, çiftin Türkiye’de kaldıkları süre boyunca otel dışında sadece bir restoranda yemek yedikleri belirlendi. Olaya ilişkin Eşi Hamedah Jaber Alowaidi’nin emniyetteki ifadesine göre aynı restoranda kendisi et, hayatını kaybeden Suwaılem ise tavuk tüketti. Yedikleri yemek ile ilk rahatsızlık belirtileri arasında yaklaşık 20-23 saatlik süre olduğu belirlendi. Bunun üzerine restoran ve otele yönelik çalışma başlatıldı. Olay sonucu işletmelere ait güvenlik kamerası kayıtları ve gıdalardan alınan numuneler incelemeye alınırken, restoran müdürü, aşçı ve otel sorumlusunun gözaltına alındı. Turistin restoranda yemek yediği anlar kamerada Hayatını kaybeden Suwaılem’in restoranda yemek yediği anlar güvenlik kamerasıyla kaydedildi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından gözaltına alınan 3 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Almehmadi Saeed Suwaılem’in kesin ölüm nedeni otopsi raporunun ardından öğrenilecek.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 23:08 Kahramanmaraş’taki saldırıya ilişkin yayın yasağını delen 2 kişi gözaltına alındı Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen saldırıya ilişkin yayın yasağına rağmen aykırı paylaşımlar yapan 2 kişi gözaltına alındı. Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırı olayına ilişkin adli makamlar tarafından soruşturmanın selameti gerekçesiyle yayın yasağı kararı alınmasına rağmen, sosyal medyada yasağa aykırı paylaşımlar yapıldığı tespit edildi. Sosyal medyada "@pazarcıkspot" ve "@pazarcıkhavadis" isimli Instagram hesaplarında olay anına ait görüntü ve videoların yayımlandığını belirledi. Adli makamlarca söz konusu paylaşımların, soruşturmanın gizliliğini ihlal ettiği ve kamu düzenini olumsuz etkileyebileceği değerlendirildi. Bu gelişmeler üzerine Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı. Yayın yasağını ihlal ettikleri öne sürülen şüpheliler B.B.İ. ve B.K. gözaltına alınırken, 16 Nisan 2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığı’nda hazır edilmek üzere işlemlerinin sürdüğü bildirildi. Kahramanmaraş’taki okul saldırısı sonrası çeşitli sosyal medya platformlarında görüntü paylaşan, korku yayan, şiddeti meşrulaştırmaya çalışan ve infial uyandırmayı amaçlayan şahıslar yetkili birimler tarafından yakından takip ediliyor. Adalet Bakanlığı kaynakları birçok ilde farklı paylaşımları bulunan şüphelilerle ilgili tespit çalışmalarının hassasiyetle yürütüldüğünü bildirdi.
Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle"
26 Mart 2026 Perşembe - 16:04 Patrondan nezarethanede para teklifi iddiası: "Başını kaldır bana bak, sigortalı söyle" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 işçinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin davanın duruşmasında, olaydan yaralı kurtulan personel Gülhan Bendi yaşananları anlattı. Olaydan önce elektrik sorunları yaşandığını ve yangın merdiveninin maliyet gerekçesiyle yapılmadığını söyleyen Bendi, ayrıca fabrikada Defacto ve LC Waikiki gibi ünlü markalara parfüm dolumu yaptıklarını belirterek, üretimin iddiaların aksine aktif şekilde sürdüğünü söyledi. Bendi, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek para teklif etti" dedi. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik isimli parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Tutuklu sanık savunmaları tamamlandı Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu 9 sanık dinlenirken, tutuksuz sanıklar talimatla dinlenecek. Tutuklu savunmalarının tamamlanmasının ardından müşteki ifadelerinin dinlenmesine geçildi. Müştekilerden, patlamadan yaralı kurtulan çalışan Gülhan Bendi (40), fabrikanın çalışma düzeni, üretim süreci ve yangın öncesine ilişkin beyanlarda bulundu. "Yandım ama sesleri duyuyordum" Olaydan yaklaşık bir hafta önce elektrik tesisatında sıkıntıların başladığını ve şalterlerin sürekli attığını belirten Bendi, "Ravive Kozmetik’te yaklaşık 4,5-5 yıldır çalışıyordum. Olaydan 1 hafta önce elektrikte sıkıntı vardı. Tuncay Yıldız fişi taktıktan sonra patlama oldu. Ben çıktım ama diğerleri çıkamadı. Yandım ama sesleri duyuyordum, çıktığımda ben de yanıyordum. Saniyeler içinde fabrika tutuştu, herkes çığlık çığlıyaydı. Kurtuluş Bey de yoldan geri dönmüş" dedi. "Hafta sonu çalışmamız istendi" Fabrikadaki üretim süreci ve eksiklikler hakkında bilgi veren Bendi, "Kurtuluş Bey bize özellikle ’hafta sonu gelin, yetişmesi gereken ürünler var’ dedi. Defacto, LC Waikiki, Sheliq, Kiva, Shauran ürünleri o gün yapılacaktı. Önce hastaneye, sonrasında karakola gittik. Shauran üretimini de yapıyorduk, yapılmıyordu söylemleri yalandır. Biz Sheliq paketlemesine gidiyorduk, hatta Ataşehir’deki ofiste bizi görmedikleri, tanımadıkları iddiası yalandır. Olay günü Tuncay Yıldız Defacto’nun karışımını yaptı, biz de dolumunu yapacaktık. Tuncay alana getirdi ürünü. Aynı zamanda krem yapıyordu. Yaklaşık bir hafta boyunca şalter atıyordu ama bir problem olmuyordu, aynı zamanda elektrik faturası da geliyordu" diye konuştu. Tutuklu sanıklardan fabrika sahibinin gelini Aleyna Oransal’ın "iş yerine hiç gitmediği" yönündeki savunmasını yalanlayan Bendi, "Eski fabrikada bir makine vardı, ikinci fabrikaya geçince 2 makine alındı. Aleyna Oransal fabrikaya gelmediğini söylüyor ancak geldi, hatta işimiz yoğun olduğu zaman yardımcı da oldu. Çağatay ve Gökberk Güngör de ofise geliyordu" ifadelerini kullandı. "SGK yalanı için para teklif etti" Çalışanların sigortasız çalıştırıldığına ilişkin de konuşan Bendi, gözaltı sürecinde kendisine para teklif edildiğini ileri sürerek, "Kurtuluş Oransal bana nezarethanede ’Gülhan başını kaldır bana bak. İşçilerin SGK’lı olduğu söyle’ diyerek bana para teklif etti. Ben de 3 gün nezarethanede kaldım. Çok merak ediyorum, babaları yaşasaydı suçu yine babalarının üzerine atabilecekler miydi" diye konuştu. "Kurtuluş Oransal çok para dedi" Gülhan Bendi, sözlerine şöyle devam etti: "Tekirdağ’dan ürünler geliyordu, burada dolum yapıyorduk. Kiva, Defacto, LC Waikiki dolumlarını yapıyorduk. Hem kendi fabrikalarına hem de başka fabrikalara üretim ve dolum yapıyorduk. Altay Ali Oransal ve İsmail Oransal (tutuklu fabrika yetkilileri) yeni yere geliyordu. Bazen çalışıyor, müşteri de getiriyorlardı. Daha çok Altay müşterilerle görüşüyordu. Yangın merdiveni için 300 bin TL istediler, Kurtuluş Oransal ’Çok para’ dedi. İkinci kez gelenler 500 bin istedi, yaptırmadı." "Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin" Gülhan Bendi ayrıca, fabrikaya hiçbir resmi kurumun denetime gelmediğini söyleyerek, "Bize iş güvenliği eğitimi verilmedi. Hiçbir resmi kurum denetime gelmedi. Sadece zabıta geliyordu, çaylarını içip gidiyorlardı. Çevreden şikayet geliyordu, koku ve çöplerle ilgili. Kurtuluş Oransal Kartepe’ye taşınmak istemişti, o da farkındaydı tehlikenin. Zabıtalar parfüm alıp gidiyordu" cümlelerine yer verdi. Bendi’nin ifadesinin ardından duruşmaya ara verildi.
Uyuşturucu soruşturmasında 6 ünlü isme adli kontrol talebi
26 Mart 2026 Perşembe - 15:52 Uyuşturucu soruşturmasında 6 ünlü isme adli kontrol talebi İstanbul’da yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen Kerim Sabancı, Hakan Sabancı, Fikret Orman, Burak Elmas, Güzide Duran ve Didem Soydan, savcılığa verdiği ifadenin ardından ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından ünlü isimlere yönelik yürütülen ’uyuşturucu’ soruşturması sürüyor. Soruşturma kapsamında adliyeye sevk edilen 14 şüpheli Fikret Orman, Güzide Aksoy (Güzide Duran), Hakan Sabancı, Kerim Sabancı, Burak Elmas, Sezgin Köysüren, Ferhat Aydın, Lütfiye Tuğçe Özbudak, Koray Serenli, Onur Bükçü, İsmail Behram Perinçekli, Didem Soydan, Onur Talay, Mustafa Tari’nin savcılıktaki ifade verme işlemleri tamamlandı. Şüpheliler Kerim Sabancı, Hakan Sabancı, Fikret Orman, Burak Elmas, Güzide Duran ve Didem Soydan, savcılığa verdiği ifadenin ardından ’yurt dışına çıkış yasağı’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Şüpheliler Koray Serenli, Onur Talay, Sezgin Köysüren, Lütfiye Tuğçe Özbudak ve Mustafa Tari tutuklama talebiyle, şüpheliler Ferhat Aydın ile İsmail Behram Perinçekli ise ’konutu terk etmemek’ şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi hakimliğe çıkarıldı. Ayrıca Onur Bükçü’nün savcılık işlemleri sonrasında doğrudan serbest bırakıldığı öğrenildi.