ASAYİŞ
Yokuşta ilerleyemeyen kamyonetini araçlara çarpmamak için bilerek devirdiğini iddia etti 11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:18:38 Ankara’da inşaat malzemesi yüklü kamyonu yokuşta durdurmak zorunda kalan sürücü, geriye savrulan aracı arkadaki araçlara çarpmamak için kasıtlı olarak devirdiğini ileri sürdü. Kaza anı ise bir apartmanın güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Çankaya ilçesi Hacı Yolu Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, 53 yaşındaki Murat K., inşaat malzemesi yüklü 06 PMH 44 plakalı kamyonu önündeki otomobilin yavaşlamasından dolayı yokuşta durdurmak zorunda kaldı. Sürücü, kontrolden çıkarak geriye savrulan aracını arkadaki otomobillere çarpmamak için bilerek devirdi. Kazanın ardından çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık, polis ve belediye ekipleri sevk edildi. Kazada can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, devrilen kamyonette hasar oluştu. Aracın yoldan çekilmesiyle bölge trafiği normal akışına döndü. "Arkamdaki otomobillere vurmamak için kasıtlı olarak aracımı devirdim" Olayla ilgili konuşan kamyon sürücüsü Murat K., "Kamyonumda yük vardı. Yokuş çıkıyorduk. Önümdeki sürücü frene basınca ben de durmak zorunda kaldım. Aracımı tekrar hareket ettiremedim. Arkamdaki otomobillere vurmamak için kasıtlı olarak aracımı devirdim. Yoksa 5 arabaya çarpmak zorunda kalacaktım. Faciayı engellemek için böyle bir şey yaptım. Kimseye bir şey olmadı. Başkalarına bir şey olmasın diye kendimi riske attım. Mecbur kalmıştım. Bana da bir şey olmadı. Sadece kolumda ağrı var. Küçük araçların trafikte her zaman büyük araçlarla arasına mesafe koyması lazım" dedi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Ayşe Tokyaz cinayeti davasında savunma yapan polis memuru sanık: "Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım"
24 Mart 2026 Salı - 14:46 Ayşe Tokyaz cinayeti davasında savunma yapan polis memuru sanık: "Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" Küçükçekmece’de eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavulla yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayeti davasının 2’inci duruşmasının görülmesine devam ediliyor. Duruşmada savunma yapan polis memuru sanık N.Ç., "Cemal Arslan isimli şahıs, yardım etmek için Cemil’in yanındaymış, benim bundan haberim yoktu. Eğer Arslan’ın varlığından haberdar olsaydım, Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" dedi. Duruşmaya ara verildiği sırada, Esra Tokyaz, sanık Cemal Arslan’a saldırmak istedi. Araya müşteki avukatları girdi. Küçükçekmece’de 11 Temmuz 2025 tarihinde eski polis memuru Cemil Koç tarafından öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan’da yol kenarına bırakılan 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz cinayetine ilişkin zanlı Cemil Koç’un (38) da aralarında bulunduğu 9 sanığın yargılanmasına devam ediliyor. Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, zanlı Cemil Koç, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra ve anne Halime Tokyaz, 9 tutuklu sanık ile tarafların avukatları salonda hazır bulundu. Müşteki kardeşler Kadir ve Kübra Tokyaz’da duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı. Tokyaz’ın ifadesini Cemil Koç ile paylaşan polislerin dosyası birleştirildi Duruşmada, Esra Tokyaz’ın olaydan 1 gün sonra emniyette verdiği ifadeyi zanlı Cemil Koç ile paylaştıkları iddia edilen polis memurları N.Ç. (44) ile Z.B.’nin (31) Küçükçekmece 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki dosyaları, ağır ceza mahkemesindeki cinayet davasıyla birleştirildi. Böylece davadaki sanık sayısı 11’e yükseldi. "Cemil Koç’un 11 Temmuz günü bir olaya karıştığı ve bu konuda firari olduğunu gördüm" Duruşmada, dava dosyası Asliye Ceza Mahkemesinden birleştirilen tutuklu sanık polis memuru Z.B., "Diğer mahkemede vermiş olduğum ifadeleri tekrar ediyorum. Cemil Koç’u tanımıyordum. N.Ç. isimli sanık sayesinde tanıdım 15 Temmuz öncesi. Adli mukayyette büro personeli olarak çalışıyorum. Malatya Emniyet Müdürlüğü’ndeydim. 12 Temmuz günü N.Ç., bana bir şahısla ilgili çalışma yaptıklarını ve sistemden sorgulamamı istedi. Talep edilen bilgiyi sorgulamam için bana Cemil Koç’un T.C. kimlik numarası WhatsApp üzerinden iletildi. Ben de mesaj yoluyla şahsın son karışmış olduğu olay özetini gönderdim. Ekranda Cemil Koç’un 11 Temmuz günü bir olaya karıştığı ve bu konuda firari olduğunu gördüm. Bu suç, asayişe müessir bir olaydı. Olay özetinin tamamına bakmadım. Emniyet ifademde, olay özetine bilerek bakmadığımı ısrarla söylesem de, orada ki amacım çıkış saatim olduğu için ekrana bakamayacak olmamı belirtmiş olmamdı" ifadelerini kullandı. Tokyaz’dan sanığa: "Suç olduğunu bile bile mi yaptın terbiyesiz" Dosyası birleşen bir diğer polis memuru sanık N.Ç. ise savunmasında, "Birleştirme kararını kabul etmiyorum. Birleştiğimiz dosya, bir cinayet davası. Yaptığım şeyin yanlış olabileceğini düşünmedim. Cemil Koç ifadeden hemen sonra Esra’yı aradı ve ’ifaden elimde’ dedi. Bu sırada müşteki Esra Tokyaz sanık N.Ç.’ye, "Suç olduğunu bile bile mi yaptın terbiyesiz" dedi. Bunun üzerine mahkeme Başkanı Tokyaz’ın salondan çıkarılmasını istedi. Polisler Esra Tokyaz’ı salondan çıkardığı sırada Tokyaz polislere bağırdı. "Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" Gerginliğin sona ermesinin ardından Savunmasına devam eden sanık N.Ç., "Bu olayla ilgili haberleri sosyal medyada gördüm. Ekrandaki bilgileri Cemil Koç’a attım. Cemil’in sonradan firari olduğunu öğrendim, arayıp, karakola ifade vermesini istedim. Cemil’in cezaevinde yattığını, uyuşturucu kullandığını biliyordum. Başka suçu var mı bilmiyordum. Beni arayınca ‘suç mu işledi acaba’ diye düşündüm. Bu konuyla ilgili sanık Z.B.’yi aradım. Bir süre sonra ismini hatırlamadığım biri bana bir yerde bavul verdi, içerisinde önemli bir şey olduğundan bahsetti. Cemil bana, Ayşe ile 3 aydır nişanlı olduğundan bahsediyordu. Cemil ayrıca bana, Ejegül isminde nişanlısından da bahsetmişti. Bir gün Havalimanından Ayşe ile geldiklerinde, ben Ayşe’yi Ejegül sandım. Sonrasında Cemil bana Ejegül ile alakalı bir şeyler söyledi. Bende araştırma yapınca kadının Özbek olduğunu ve öldüğünü öğrendim. Ölüm haberlerini duyunca Cemil’den şüphelendim. Başka bir kişinin bilgisiyle POLNET sistemine girmedim. Asliye Ceza Mahkemesi’nde verdiğim ifadem yanlıştır. Cemil Koç’un bana polnet sorgusu yaptırıp, yaptırmadığını tam net hatırlamıyorum. Sadece Cemil Koç’u tanıyorum. Diğer sanıkları tanımıyorum. Zaten Cemal Arslan isimli şahıs, yardım etmek için Cemil’in yanındaymış, benim bundan haberim yoktu. Eğer Arslan’ın varlığından haberdar olsaydım, Cemil’e yardım etmek için bu kadar çırpınmazdım" şeklinde konuştu. Sanık ile Tokyaz arasında gerginlik Duruşmaya mahkeme tarafından ara verildiği sırada, Esra Tokyaz, sanık Cemal Arslan’a saldırmak istedi. Araya müşteki avukatları girdi. Bunun üzerine Cemal Arslan ise, "Ambulans çağırın, darp raporu alacağım" dedi. İzleyiciler ve taraflar salondan çıkarıldı. Aranın sona ermesiyle duruşma, müşteki avukatlarının sanık N.Ç.’ye soruları ile devam ediyor.
Dilovası’ndaki parfüm tesisi yangını davasında sanıklar hakim karşısında
24 Mart 2026 Salı - 14:29 Dilovası’ndaki parfüm tesisi yangını davasında sanıklar hakim karşısında Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği parfüm dolum tesisi yangınına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görülüyor. Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi. Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Akat, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Aktan ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal’ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı. İstenen cezalar İddianamede; İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’Olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’Nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti. İddianamede, Ümit Çelik, Ünal Aslan, Muhammet Dayıoğlu, Seyfullah Çelik, Caner Özgür Yıldırım, Özcan Yıldırım, Özkan Yıldırım ve Güven Demirbaş hakkında ’Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Ali Osman Akat, Onay Yürüklü, Ömer Aktan ve Abdurrahman Bayat’ın ise ’Suçluyu kayırma’ suçundan 5’er yıla kadar hapsi istenmişti. Cep telefonu ve bilgisayarların içeri alınmasına izin verilmedi Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleşti. Saat 10.00’da taraflar içeri yoğun güvenlikle alındı. Basın mensuplarının ve tarafların içeriye cep telefonu ve bilgisayar sokulmasına izin verilmedi. Herkesin içeri alınmasının ardından saat 11.30’da duruşma başladı. Sanık ve müştekilerin kimlik tespitleri yapıldı. Duruşmaya 9 sanık katıldı Duruşmaya sanıklardan Aleyna Oransal, Ali Osman Akat, Altay Ali Oransal, Gökberk Güngör, Güven Demirbaş, İsmail Oransal, Onay Yürüklü, Ömer Aktan (Başka suçtan hükümlü), Ünal Aslan olmak üzere toplam 8’i dava sebebiyle olmak üzere tutuklu 9 kişi katıldı. Ayrıca davaya 24 müştekiden 22’si katıldı. Kimlik tespitinin ardından iddianame özetlendi. Kardeş olan Altay Ali Oransal ile İsmail Oransal’ın Ravive Kozmetik’in yetkilileri ve resmi temsilcileri olduğu belirtildi. 2 sanığın 7 kez olası kastla öldürme, 4 kez olası kastla yaralama ve 3 kez mala zarar verme suçundan haklarında dava açıldığı okundu. "2 şirket arasında organik bağ var" Aleyna Oransal ile çocukluk arkadaşı olan Gökberk Güngör ile LYKKE Kozmetik firmasının yetkili ortakları oldukları belirtildi. İddianamede, LYKKE Kozmetik ile Ravive Kozmetik arasında organik bağ ve üretim ilişkisi olduğu, LYKKE’nin Ravive Şirket merkezindeki odada faaliyet yürüttükleri belirtildi. Aleyna Oransal ile Gökberk Güngör’ün 7 kez olası kastla öldürme, 4 kez olası kastla yaralama ve 3 kez mala zarar verme suçundan haklarında dava açıldığı iddianamede yer aldığı okundu. Baroların katılma taleplerine ret Duruşmada söz alan müşteki avukatları, yargılamanın Gebze Adliyesi’nde görülmesini ve olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de yargılanmasını talep etti. Ayrıca Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Sakarya baroları ile Türkiye Barolar Birliği ve çeşitli sivil toplum kuruluşları (STK) davaya katılma talebinde bulundu. Cumhuriyet savcısının taleplerin reddedilmesi yönündeki mütalaasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, baroların ve STK’ların "suçtan doğrudan zarar gören sıfatları bulunmadığı" gerekçesiyle davaya katılma taleplerini reddetti. Duruşmaya öğle arası verildi.
Ağrı’da askeri araç kazası: 1 uzman çavuş şehit oldu
24 Mart 2026 Salı - 14:22 Ağrı’da askeri araç kazası: 1 uzman çavuş şehit oldu Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde devriye görevi yapan askeri aracın devrilmesi sonucu bir asker şehit oldu, bir asker ise yaralandı. Edinilen bilgilere göre, görev için ilçeden hareket eden askeri araç henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak devrildi. Meydana gelen kazada, Hatay’ın Kırıkhan ilçesi nüfusuna kayıtlı 2003 doğumlu Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay olay yerinde şehit oldu. Kazada yaralanan diğer askerin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Şehit Açay’ın acı haberi, askeri yetkililer tarafından Hatay’ın Kırıkhan ilçesine bağlı Demirkonak Mahallesi’nde yaşayan ailesine ulaştırıldı. Olayla ilgili inceleme başlatılırken, şehit asker için resmi törenin Iğdır’da düzenlenmesinin beklendiği belirtildi. Milli Savunma Bakanlığı konu ile ilgili yazılı açıklama yaparak "24 Mart 2026 tarihinde Ağrı Doğubayazıt’ta meydana gelen askeri araç kazasında, kahraman silah arkadaşımız Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay şehit olmuştur. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz" ifadelerine yer verdi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda "Kahrama silah arkadaşımız, askeri araç kazası sonucunda 24 Mart 2026 tarihinde şehit olmuştur. Kahraman şehidimize şahsım ve Milli Savunma Bakanlığı mensupları adına Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve milletimize başsağlığı dilerim" ifadelerini kullandı.
Bolu Belediyesi’ne yönelik irtikap soruşturmasında MASAK raporu detayları ortaya çıktı
24 Mart 2026 Salı - 14:18 Bolu Belediyesi’ne yönelik irtikap soruşturmasında MASAK raporu detayları ortaya çıktı Bolu Belediyesi’ne yönelik yürütülen ’icbar suretiyle irtikap’ soruşturması kapsamında hazırlanan Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporunun detayları belli oldu. Raporda, öğrencilere burs sağlamak amacıyla kurulan BOLSEV Vakfı’nın 116,8 milyon liralık gelirinin yalnızca 11,9 milyon lirasının öğrencilere aktarıldığı, kalan tutarla vakfın faaliyet alanına uymayan milyonlarca liralık kedi-köpek maması ile 4 adet sıfır kilometre araç alındığı belirtildi. Bolu Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın (BOLSEV) mali hareketlerini mercek altına alan MASAK uzmanları, vakıf ve bağlı şirketinin 2024-2025 yılları arasında toplam 116 milyon 800 bin TL gelir elde ettiğini tespit etti. Kayıtlara göre, öğrencilere burs toplama amacıyla elde edilen bu gelirin sadece 11 milyon 900 bin lirası eğitim yardımlarına harcanırken, geri kalan yüksek meblağların sokak hayvanları için mama alımında kullanıldığı belirlendi. Vakfın faaliyet alanıyla uyumsuz mama alışverişi MASAK raporunda, BOLSEV üzerinden Manisa merkezli ’Hermos Gıda’ isimli şirkete 6 milyon 834 bin 310 TL para transferi gerçekleştirildiği bilgisi yer aldı. 2025 yılı içerisinde 10 milyon TL’nin üzerinde kedi ve köpek maması alımı yapıldığı, ancak bu işlemlerin ardından 5 milyon liralık iade faturası düzenlendiği tespit edildi. Raporda, söz konusu yüksek meblağlı alım-iade trafiğinin ve şirketin faaliyet alanıyla ilgisi olmayan mama ticaretinin ’dikkat çekici’ olduğu vurgulandı. 4 sıfır araç alınmış İncelemede, BOLSEV’in mama ticareti yaptığı şirketin vergi kaçakçılığı suçundan istihbari bilgi paylaşılan firmalar arasında yer aldığı ve şirket ortaklarından Yılmaz Akın’ın CHP İzmir Güzelbahçe ilçe teşkilatına üye olduğu belirtildi. Ayrıca vakfın, 2025 yılı içinde kendi üzerine kayıtlı bulunan ve toplam değeri 11 milyon 300 bin TL’yi aşan 4 adet sıfır kilometre araç satın aldığı ortaya çıktı. Soruşturma dosyasına giren MASAK kayıtlarında, Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın oğlu Can Özcan’ın hesap hareketleri de incelendi. Öğrenci olmasına rağmen bir yıl süren ticari hayatında yüksek bir finansal işlem hacmine ulaşan Can Özcan’ın, sadece babasına ve babasının sahibi olduğu şirkete yönelik ticaret yaptığı belirlendi. Kayıtlara göre Can Özcan, 2022 yılında 293 bin lira zarar beyan ederek ticari faaliyetlerini sonlandırdı. Ancak zarar bildirmesine rağmen, toplam değeri 7 milyon 300 bin TL’yi bulan iki adet gayrimenkul ile iki adet sıfır kilometre araç satın aldığı tespit edildi. Raporda Can Özcan’ın durumuyla ilgili olarak, "Şahsın yaşı ve geçmiş çalışma hayatı ile mali ve mesleki profili dikkate alındığında, gerçekleştirdiği finansal işlemler ile mali ve mesleki profili arasında uyumsuzluk bulunduğu anlaşılmıştır" ifadelerine yer verildi.