ASAYİŞ - 24 Mart 2026 Salı 14:29

Dilovası’ndaki parfüm tesisi yangını davasında sanıklar hakim karşısında

A
A
A
Dilovası’ndaki parfüm tesisi yangını davasında sanıklar hakim karşısında

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği parfüm dolum tesisi yangınına ilişkin 16 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görülüyor.


Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti.


Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi. Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Akat, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Aktan ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal’ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.



İstenen cezalar


İddianamede; İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’Olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’Nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti.


İddianamede, Ümit Çelik, Ünal Aslan, Muhammet Dayıoğlu, Seyfullah Çelik, Caner Özgür Yıldırım, Özcan Yıldırım, Özkan Yıldırım ve Güven Demirbaş hakkında ’Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Ali Osman Akat, Onay Yürüklü, Ömer Aktan ve Abdurrahman Bayat’ın ise ’Suçluyu kayırma’ suçundan 5’er yıla kadar hapsi istenmişti.



Cep telefonu ve bilgisayarların içeri alınmasına izin verilmedi


Taraf sayısının fazlalığı nedeniyle adliyedeki duruşma salonlarının kapasitesinin yetersiz kalacağından yargılama, Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’ndeki 250 kişi kapasiteli duruşma salonunda gerçekleşti. Saat 10.00’da taraflar içeri yoğun güvenlikle alındı. Basın mensuplarının ve tarafların içeriye cep telefonu ve bilgisayar sokulmasına izin verilmedi. Herkesin içeri alınmasının ardından saat 11.30’da duruşma başladı. Sanık ve müştekilerin kimlik tespitleri yapıldı.



Duruşmaya 9 sanık katıldı


Duruşmaya sanıklardan Aleyna Oransal, Ali Osman Akat, Altay Ali Oransal, Gökberk Güngör, Güven Demirbaş, İsmail Oransal, Onay Yürüklü, Ömer Aktan (Başka suçtan hükümlü), Ünal Aslan olmak üzere toplam 8’i dava sebebiyle olmak üzere tutuklu 9 kişi katıldı. Ayrıca davaya 24 müştekiden 22’si katıldı.


Kimlik tespitinin ardından iddianame özetlendi. Kardeş olan Altay Ali Oransal ile İsmail Oransal’ın Ravive Kozmetik’in yetkilileri ve resmi temsilcileri olduğu belirtildi. 2 sanığın 7 kez olası kastla öldürme, 4 kez olası kastla yaralama ve 3 kez mala zarar verme suçundan haklarında dava açıldığı okundu.



"2 şirket arasında organik bağ var"


Aleyna Oransal ile çocukluk arkadaşı olan Gökberk Güngör ile LYKKE Kozmetik firmasının yetkili ortakları oldukları belirtildi. İddianamede, LYKKE Kozmetik ile Ravive Kozmetik arasında organik bağ ve üretim ilişkisi olduğu, LYKKE’nin Ravive Şirket merkezindeki odada faaliyet yürüttükleri belirtildi. Aleyna Oransal ile Gökberk Güngör’ün 7 kez olası kastla öldürme, 4 kez olası kastla yaralama ve 3 kez mala zarar verme suçundan haklarında dava açıldığı iddianamede yer aldığı okundu.



Baroların katılma taleplerine ret


Duruşmada söz alan müşteki avukatları, yargılamanın Gebze Adliyesi’nde görülmesini ve olayda sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin de yargılanmasını talep etti.


Ayrıca Kocaeli, Bursa, İstanbul ve Sakarya baroları ile Türkiye Barolar Birliği ve çeşitli sivil toplum kuruluşları (STK) davaya katılma talebinde bulundu.


Cumhuriyet savcısının taleplerin reddedilmesi yönündeki mütalaasının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, baroların ve STK’ların "suçtan doğrudan zarar gören sıfatları bulunmadığı" gerekçesiyle davaya katılma taleplerini reddetti.


Duruşmaya öğle arası verildi.



Dilovası’ndaki parfüm tesisi yangını davasında sanıklar hakim karşısında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu toplandı. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu çalışmalarına İstanbul Medipol Üniversitesi Prof. Dr. Mahmut Koca ve Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Pınar Akdoğan’ı dinledi. Suça Sürüklenen Çocuklar Araştırma Komisyonu Başkanvekili Mustafa Köse, komisyon çalışmalarında iki temel ihtiyacın belirgin hale geldiğini gördüklerini belirterek, "Birincisi sahadan gelen gerçek veriye ve uygulama tecrübesine dayalı tespitler, ikincisi bu tespitleri hukuki ve kurumsal reform önerilerine dönüştürme ihtiyacımız. Komisyonumuz açışımdan saha deneyimiyle akademik, hukuki perspektifin birlikte ele alınması, hazırlamakta olduğumuz raporun hem gerçekçi hem de uygulanabilir olması açısından çok önemlidir. Bizler bu çalışmayı yürütürken yalnızca suça sürüklenen çocuk perspektifiyle değil, aynı zamanda mağdurun haklarını toplum güvenliğini, çocukların yeniden topluma kazandırılmasını gözeten dengeli bir yaklaşımı esas almaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Koca, çocuk ceza adalet sisteminin çocuğun korunması, çocuk yargılama yöntemi, yaptırım sistemi, infaz sistemi, devlet organların takibinin yapıldığını söyleyerek, "Normların uygulamada nasıl sonuç verdiğinin ölçülmesi gerekiyor. Çocuk Koruma Kanunu suça sürüklenen çocuklarla ilgili birçok koruyucu ve destekleyici tedbirler öngörüyoruz" şeklinde konuştu.
Ankara Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran’dan Özel’e tepki Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, CHP Genel Başkanı Özgür Özel hakkında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür" dedi. İletişim Başkanı Duran, CHP lideri Özel’in Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sözlerine ilişkin açıklama yaptı. Duran, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik mesnetsiz ithamları, siyasetin yapıcı ve rasyonel zemininden uzaklaşarak, dikkat çekmeye ve gündem saptırmaya dayalı bir üslubun tezahürüdür. Bu yaklaşım, demokratik rekabeti güçlendirmek yerine toplumsal gerilimi beslemektedir. Demokratik siyaset; sorumluluk, ölçü ve nezaket gerektirir. Kutuplaştırıcı ve itham edici dilin, kamuoyunun sağduyusuyla bağdaşmadığı açıktır. Siyasi aktörlerin, eleştiri haklarını kullanırken itidal ve ciddiyet çizgisini korumaları esastır. Hiç kimse, devletin üst kademelerinde görev yapanlara yönelik mesnetsiz ve yakışıksız ifadeler üzerinden siyaset üretme hakkına sahip değildir. Hukuk devleti ilkesi tartışmasızdır; iddiaların yeri yargı mercileridir. Siyasi tartışmalar, sokak diliyle değil, hukuk ve demokrasi zemininde yürütülmelidir. Daha önce de vurguladığımız üzere; Sayın Cumhurbaşkanımızın önceliği, ülkemizin istikrarı, milletimizin refahı ve toplumsal birliğimizin tahkimidir. Bu doğrultuda atılan adımlar, Türkiye’nin güçlenmesine ve ortak geleceğimizin inşasına hizmet etmektedir" ifadelerine yer verdi.