ASAYİŞ
03 Nisan 2026 Cuma - 10:26 Antalya’da 15 yıllık cinayetin sırrı DNA eşleşmesi ile çözüldü Antalya’nın Korkuteli ilçesinde 2011 yılında bir kadının elleri ve ağzı bağlı şekilde boğularak öldürülmesiyle ilgili olay, DNA örneklerinin güncel teknolojiyle yeniden incelenmesi sonucu Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) ekiplerince çözüldü. 11 Eylül 2011 tarihinde Korkuteli’nin Ulucak köyü Ballıca mevkiinde meydana gelen olayda sabah saatlerinde yüzünde koli bandı, boynunda çamaşır ipi olan, elleri arkadan bağlanmış bir kadın cesedi bulundu. 2 çocuk annesi Havva Yıldırım’dan uzun süredir haber alamayan yakınlarının başvurusu ile Adli Tıp Kurumu morguna gelen kadının yakınları, cesedi teşhis etti. Faili meçhul olarak kayıtlara geçen Havva Yıldırım’ın ölümünü yeniden ele alan Antalya İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı JASAT ekipleri, o dönemde Yıldırım’dan alınan ve şüpheliye ait olduğu değerlendirilen DNA örneklerini güncel teknoloji ile tekrar incelemeye aldı. Özel çalışma grubu oluşturuldu JASAT ekiplerinin titiz çalışması ile 9 şüpheliden alınan DNA örnekleri ile Havva Yıldırım’dan alınan örnek laboratuvarda detaylı şekilde incelendi. İncelemeler sonucunda şüpheli S.K.’dan alınan biyolojik örneklerin Havva Yıldırım’dan alınan dokuyla tam uyum sağladığı tespit edildi. JASAT’ın özel çalışma grubunun çalışmaları sonucu köşeye sıkışan katil zanlısı S.K., 30 Mart’ta düzenlenen operasyonla yakalandı. 15 yıllık faili meçhul cinayet dosyası JASAT’ın titiz çalışmasıyla çözülürken, adli makamlara sevk edilen zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 10:21 Antalya’da 15 yıllık cinayetin sırrı DNA eşleşmesi ile çözüldü Antalya’nın Korkuteli ilçesinde 2011 yılında elleri ve ağzı bağlı şekilde boğularak öldürülen kadının cinayeti oluşturulan özel çalışma grubu ve DNA örneklerinin güncel teknoloji ile yeniden incelenmesi sonucu JASAT ekiplerince çözüldü. 11 Eylül 2011 tarihinde Korkuteli’nin Ulucak köyü Ballıca mevkiinde meydana gelen olayda sabah saatlerinde yüzünde koli bandı, boynunda çamaşır ipi olan, elleri arkadan bağlanmış bir kadın cesedi bulunmuştu. 2 çocuk annesi olan Havva Yıldırım’dan uzun süredir haber alamayan yakınlarının başvurusu ile Adli Tıp Kurumu morguna gelen Yıldırım’ın yakınları, cesedi teşhis edilmişti. Faili meçhul olarak kayıtlara geçen Havva Yıldırım’ın ölümünü yeniden ele alan Antalya İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürlüğü JASAT ekipleri, o dönemde Yıldırım’dan alınan ve şüpheliye ait olduğu değerlendirilen DNA örneklerini güncel teknoloji ile tekrar incelemeye aldı. Özel çalışma grubu oluşturuldu JASAT ekiplerinin titiz çalışması ile 9 şüpheliden alınan DNA örnekleri Havva Yıldırım’dan alınan örnek üzerinde yapılan detaylı laboratuvar incelemeleri sonucunda, şüpheli S.K.’dan alınan biyolojik örneklerin Havva Yıldırım’dan alınan dokuyla tam uyum sağladığı tespit edildi. JASAT ekiplerince oluşturulan özel çalışma grubu ve yoğun teknik takip sonucunda köşeye sıkışan katil zanlısı S.K., 30 Mart 2026 tarihinde düzenlenen operasyonla yakalandı. 15 yıllık faili meçhul cinayet dosyası JASAT’ın titiz çalışmasıyla çözülürken adli makamlara sevk edilen zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderildi.
03 Nisan 2026 Cuma - 10:20 Baba ve oğlu sokak ortasında öldüren yaşlı adam: "Keşke dolandırılmasaydım" Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde sattığı otomobilin 1 milyon 600 bin liralık parasını alamadığı gerekçesiyle tartıştığı baba ve oğlunu sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren 76 yaşındaki sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Yaşlı adam savunmasında, olay anında kendisine saldırılacağı korkusuyla ateş ettiğini söyleyerek, "Keşke dolandırılmasaydım da bu olay olmasaydı. Kanser hastasıyım, korkumdan böyle eylemde bulundum. Bu olay para için olmadı, para için olsaydı 10 ay beklemezdim, beni öldürecekler sandım" dedi. Olay, 3 Temmuz 2025 yılında Kayacık Mahallesi 220. Cadde’de meydana geldi. Mehmet Canımoğlu (60) ve oğlu Aykut Canımoğlu (30), sokak ortasında İzzet Kalyon’un (76) silahlı saldırısına uğradı. Baba ve oğlu kanlar içinde yerde kalırken, şüpheli olay yerinden kaçtı. Sağlık ekipleri, baba ve oğulun hayatını kaybettiğini tespit etti. İzzet Kalyon ise polis ekipleri tarafından Gölcük ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. İfadesi alınan Kalyon, tutuklanarak cezaevine gönderildi. "1 milyon 600 bin TL’ye arabamı sattım ancak paramı vermedi" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmaya, kasten öldürme suçundan hakkında iki kez müebbet hapis cezası istenen tutuklu sanık İzzet Kalyon (76) ve taraf avukatları katıldı. Savunma yapan Kalyon, maktul Aykut Canımoğlu ile daha önce aynı iş yerinde çalıştıklarını, borçları nedeniyle oğlunun üzerine kayıtlı otomobili 1 milyon 600 bin lira karşılığında kendisine sattığını anlattı. Devir işlemlerinin ardından paranın hesabına yatırılmadığını söyleyen Kalyon, "Notere gidip eşinin üstüne arabayı aldırdı ve bana dekont göstererek oğlumun IBAN’ına parayı attığını gösterdi. Oğlumu aradım ancak kendisine ulaşamadım, dekontu da gösterdiği için kendisine güvendim. Akşam oğlumu aradım ancak hesaba para gelmediğini söyledi. Hemen Aykut’u aradım, paranın hesaba geçmediğini söyledim. Saatin geç olması ve hafta sonu olması sebebiyle paranın havuza düşmüş olabileceğini söyledi. ’Pazartesi para hesabınıza gelir’ dedi. Pazartesi de para gelmeyince yine Aykut’u aradım. Adres, isim yanlışlığı gibi sebeplerle paranın geri geldiğini ve başka yere yatırım yaptığını söyleyerek yine 5 gün müsaade istedi" dedi. "Beni ’Paranı vereceğim’ diyerek oyaladılar" Kalyon, savunmasına şöyle devam etti: "Anlaştığımız tarihte yine para gelmeyince bu sefer Aykut’un babası Mehmet’i evine gittim. Durumu anlattım, ’Merak etme, sonraki hafta paranı alırsın’ dedi. Bunu da kabul ettim. Yine 1 ay müsaade istediler. Durumumun kötü olduğunu, borcum sebebiyle satışı yaptığımı söyledim ama yine de 1 ay müsaade verdim. Ancak bu şahısların başka kişileri dolandırdığını öğrendim. Ayda bir ’Paranı vereceğim’ diyerek beni oyaladılar. Hatta konu hakkında şikayette de bulundum. 10 ay paramı alamadım." "Öldürüleceğim korkusuyla ateş ettim" Olay günü hastaneye gitmek için yola çıktığında maktul Aykut ve babası Mehmet Canımoğlu ile tesadüfen karşılaştığını öne süren sanık Kalyon, alacağını sorması üzerine taraflar arasında tartışma çıktığını iddia ederek, "Kardeşimle mangala giderken ateş yaptığımız için silahımı da yanıma almıştım. 14 yaşımdan beri silah kullanırım. Aykut ve babasını yolda görünce araçtan inerek yanlarına gittim. 1 hafta önce de mahkememiz vardı, mahkemeye gelmedi. Aykut’a neden duruşmaya gelmediğini sordum. ’Mecbur muyum gelmeye’ dedi. ’Gelmeye değil ama paramı gelmeye mecbursun, ne zaman vereceksin?’ dedim. ’Şikayette zaten bulunmuşsun, mahkeme paranı versin’ dedi. Babası da ’Doğru söylüyor’ dedi. ’Kaç kere kapınıza geldim, şimdi öyle mi oldu’ dedim. ’Evet’ dediler. Aykut’la ben konuşmaya başlayınca Mehmet oğluna ’Bu bela aramaya gelmiş hadi gidelim’ diyerek bana karşı küçümser bir dil kullandı. Mehmet beni omzundan çekerek yere düşürdü, sonra ilerledi" ifadelerini kullandı. "Kanser hastasıyım" Aykut’un kendisine küfür ettiğini söyleyen İzzet Kalyon, savunmasını şöyle tamamladı: "Aykut ’Bir daha seni burada görmeyeceğim’ diyerek küfür, tehdit ve hakaret etti. Ben arabaya doğru giderken Aykut üstüme yürüyerek elini belini attı. Ben de belimden silahı çıkararak ateş ettim. Babası ve kendisinin silah taşıdığını bildiğim için bana zarar vereceklerinden korktum. Mehmet de elinde bir şeyle üzerime yürüyünce korkarak ona da ateş ettim. Şuurumu kaybettim. Silahım tutukluluk etmiş, kendimi de vurabilirdim. Keşke dolandırılmasaydım da bu olay olmasaydı. Kanser hastasıyım. Korkumdan böyle eylemde bulundum, nasıl oldu ben de bilmiyorum. Bu olay para için olmadı, para için olsaydı 10 ay beklemezdim, beni öldürecekler diye korktum. Can almak o kadar kolay değil" dedi. Savunmaların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, kanser hastası olduğunu belirten sanığın sağlık durumuna ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına ve maktullere ait olduğu iddia edilen silahların varlığının araştırılmasına karar vererek, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Duruşma ertelendi.
Bayramda toplu taşımaya sıkı denetim
18 Mart 2026 Çarşamba - 10:15 Bayramda toplu taşımaya sıkı denetim İzmir Büyükşehir Belediyesi zabıta ekipleri, Ramazan Bayramı öncesinde toplu taşıma araçlarına yönelik denetimlerini artırdı. Terminal başta olmak üzere kent genelinde süren kontrollerle yurttaşların güvenli ve konforlu yolculuk yapması hedeflenirken, kurallara uymayan araçlara cezai işlem uygulanıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, Ramazan Bayramı öncesinde vatandaşların güvenli ve konforlu yolculuk yapabilmesi amacıyla toplu ulaşım araçlarına yönelik denetimlerini yoğunlaştırdı. Ekipler; başta İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali olmak üzere kentin farklı noktalarında ilçe ve şehir içi minibüsler, servis araçları ile ticari araçlarda kapsamlı kontroller gerçekleştiriyor. Denetimlerde araçların çalışma ruhsatı, şoför tanıtım kartı ve güzergâh izin belgeleri incelenirken, orijinal donanım dışında aksesuar ya da ekipman bulunup bulunmadığı da kontrol ediliyor. Ayrıca koltuk sayısı, koltukların durumu ve araçların genel durumu titizlikle denetleniyor. Trafik ihlalleriyle ilgili şikâyetler 153 hattına bildirilebilecek Büyükşehir Belediyesi Zabıta Trafik Şube Müdürlüğü’nde görevli Zabıta Trafik Amiri Ali Ertürk, denetimlerin bayram süresince de devam edeceğini belirtti. Ertürk, yurttaşların Ramazan Bayramı boyunca güvenli ve konforlu seyahat edebilmesi için başta İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali olmak üzere kentin farklı noktalarında denetimlerin sürdüğünü ifade etti. Araçların çalışma ruhsatı, şoför tanıtım kartı ve güzergâh izin belgelerini kontrol ettiklerini vurgulayan Ertürk, "Araçlarda cam filmi bulunmaması ve jantların orijinal olması gerekiyor. Bu şartları taşımayan araçlar hakkında Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliği kapsamında gerekli cezai işlemler uygulanıyor, araçlar trafikten men edilebiliyor. Yurttaşlarımız trafik ihlallerine ilişkin şikâyetlerini 153 numaralı hat üzerinden iletebilir" dedi. Son iki yılda 12 bin 237 araca cezai işlem uygulandı Zabıta Trafik Şube Müdürlüğü’nün son iki yılda gerçekleştirdiği denetimlerde toplam 12 bin 237 araç hakkında cezai işlem uygulandı. Denetimler kapsamında 4 bin 318 minibüs, 823 ilçe minibüsü, 5 bin 603 taksi, 388 ilçe taksi ve bin 105 servis aracına işlem yapıldığı bildirildi. Belediye Emir ve Yasakları Yönetmeliği ile Kabahatler Kanunu kapsamında uygulanan cezaların toplam tutarının ise 34 milyon 554 bin 757 lira olduğu açıklandı.