ASAYİŞ
01 Nisan 2026 Çarşamba - 23:51 Nevşehir Devlet Hastanesinde şüpheli ölüm Nevşehir Devlet Hastanesi’nde tedavi gördüğü sırada sedyeden düştüğü iddia edilen genç, 1 haftalık yaşam mücadelesini kaybetti. Olay, Nevşehir Devlet Hastanesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 11 yıldır diyaliz hastası olan 25 yaşındaki Naci Aydoğdu, yaklaşık 1 hafta önce yüksek tansiyon şikayetiyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerin ardından hastaneye yatırılan genç, odasında sedyeden düşmüş vaziyette bulundu. Alnında yarılma olan genç, ilk müdahalesi yapıldıktan sonra yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Aydoğdu, yaklaşık 1 haftalık yaşam mücadelesini kaybetti. Aydoğdu’nun eniştesi Kenan Şahin yaptığı açıklamada, "Hastamızda tansiyon yüksekliği vardı. Evden getirip hastaneye yatırdık. Refakatçi almak için köye gittim. Diyalizin 4 saat süreceği söylendi ancak kısa süre sonra hastaneden arandım. Hastamızın burnunun kanadığı, refakatçi ve kıyafet getirmem gerektiği söylendi. Hastaneye geldiğimizde yoğun bakıma alındığını, düştüğünü ve dikiş atıldığını öğrendik. Bize tuvalette düştüğü söylendi ancak emniyet raporlarında sedyeden düşürüldüğü yazıyor. Bu konunun araştırılmasını istiyoruz. 11 yıldır diyaliz hastasıydı, son 6 aydır evde diyaliz alıyordu. Hastaneye tansiyon nedeniyle getirmiştik. Doktor ve personele teşekkür ediyoruz ancak bir ihmal varsa ortaya çıkarılmasını istiyoruz" dedi. Nevşehir Cumhuriyet Savcılığı şüpheli ölüm ile ilgisi soruşturma başlatırken, Aydoğdu’nun cenazesi hastane morguna kaldırıldı. Kesin ölüm sebebinin yapılacak otopsi sonucunda belirleneceği öğrenildi. Öte yandan genç adamın cenazesi, Acıgöl ilçesine bağlı Topaç köyünde toprağa verildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
Harabe evde yıllar sonra böyle bulunmuştu...7 yıl sonra ağzından ilk çıkan söz "Benim adım Ahmet" oldu
17 Mart 2026 Salı - 14:02 Harabe evde yıllar sonra böyle bulunmuştu...7 yıl sonra ağzından ilk çıkan söz "Benim adım Ahmet" oldu Bursa’da Alman sevgisi Rebecca S.’den (30) olduğu iddia edilen çocuğu Nazar S.(8)’yi kaçıran baba Umut K.(33)’nın ağır kalp hastası olduğu halde hakkında devam eden soruşturma nedeniyle yakalanmamak için 5 yıl boyunca hastaneye gitmeyince kalp krizinden öldüğü ortaya çıktı. 2 yıl önce hayatını kaybeden baba Umut K.’nın ölmeden önce oğlunun isminin Ahmet olarak kalmasını ve Müslüman olarak hayat sürdürmesini vasiyet ettiği ortaya çıktı. Hristiyan sevgili Rebecca S.’nin Müslüman olarak doğan küçük çocuğu Hristiyan dinine mensup yapmak istediği baba Umut K.’nın bu sebeple çocuğu kaçırıp yıllarca gizlediği öğrenildi. Umut K.’nın vasiyeti üzerine ismi Ahmet olarak kalan Nazar S.’nin Nazar ismine tepki bile vermediği ismini Ahmet olarak bildiği belirtildi. Küçük Ahmet’in durumu DNA testinin ardından netlik kazanacak. Edinilen bilgiye göre, Mustafakemalpaşa ilçesinde oturan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya’da Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında erkek çocukları dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu Nazar S.’yi Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki annesi Hanife S.’nin yanına getirdi. Almanya’ya geri dönmeme kararı alan Umut K., oğlunu Müslüman olarak Türkiye’de büyütmek istediğini belirtip Rebecca S.’ye oğlunu kendisine bırakıp, ülkesine gitmesini söyledi. Rebecca S. bu durumu kabul etmeyince Umut K. oğlunu Hanife S. eşliğinde bir başka yakınının yanına gönderdi. Daha sonra da Alman sevgiliye çocuğun kaybolduğu söylendi. Bunun üzerine soluğu polis merkezinde alan Alman kadın olanları anlatıp şikayetçi oldu. Bir süre yapılan aramaya rağmen küçük çocuk bulunamayınca Alman sevgili ülkesine dönmek zorunda kaldı. Polis operasyonu ile bulundu Oğlunu kendi vatanında Müslüman olarak yetiştirmek için canı uğruna direnen baba Umut K., 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Alman sevgili Rebecca S.’nin şikayeti üzerin açılan davanın duruşmasına babaanne Hanife S.’nin de gelmemesi üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan Hanife S., haftada bir kez polise giderek imza atması şartıyla serbest bırakıldı. Hanife S., diğer duruşmalara da katılmayınca, polis tarafından takibe alındı. Bir süre sonra Hanife S.’nin, akrabalarının evinde baktığı torununu alıp, dam diye tabir edilen köy evine getirdiği anlaşıldı ve eve baskın düzenlendi. Nazar S. babaannesinden alınarak polis merkezine götürüldü. O anlar kameraya da yansıdı. Küçük çocuk, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın devreye girmesiyle Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilip devlet korumasına alınırken, babaanne Hanife S. ile evin sahibi olan Umut K.’nin halasının oğlu Recai M. tutuklanarak cezaevine gönderildi. DNA testinden sonra netlik kazanacak Nazar S.’nin yapılacak DNA testiyle Rebecca S.’nin çocuğu olup olmadığının ortaya çıkacağı testin tam uyumlu çıkması halinde ilk etapta aralıklarla görüşmelerinin sağlanacağı bildirildi. Çocuğun menfaati gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırmaların ardından mahkeme, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından hazırlanacak Sosyal İnceleme Raporu (SİR), kaldığı çevrenin araştırmasını içeren rapor, uzman ve pedagog görüşlerini dikkate alarak Nazar S.’nin geleceğine karar verecek. Küçük çocuğun Alman sevgili Rebecca S.’ye mi teslim edileceği yoksa Türkiye’de kalıp Müslüman olarak mı yaşayacağı tartışmalarının ise her iki ülkenin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar dikkate alınıp uzman pedagoglarının birlikte alacağı karar çerçevesinde son bulacağı belirtildi. Ölmeden önceki vasiyeti ortaya çıktı 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybeden Umut K.’nın ölmeden önce oğlunun isminin Ahmet olarak kalmasını istemesi üzerine vasiyeti yerine getiren yakınları küçük çocuğa Ahmet olarak hitap etti. Yıllardır Ahmet adına alışan Nazar S.’nin gerçek adına tepki vermediği ismini bile Ahmet olarak bildiği belirtildi. Müslüman olan baba Umut K.’nın alman annesinin oğlunu Hristiyan yapmasından endişe ettiği için ağır kalp hastası olmasına rağmen yıllarca canı pahasına hastaneye bile gitmeyip vermemek için mücadele ettiği belirtildi. Nazar S.’nin adını Ahmet olarak bildiği, Nazar ismine tepki vermeyen küçük çocuğu ismi sorulduğunda "Benim adım Ahmet" dediği belirtildi. 7 yıl sonra bulunan küçük çocuğun polise söylediği ilk cümlenin "Benim adım Ahmet" olduğu öğrenildi. Öte yandan, Müslüman doğan oğlunu Alman sevgilisinden kaçıran Umut K.’nin kalp hastası olduğu, hakkında devam eden soruşturma nedeniyle hastalandığı dönemde bile yakalanmamak için tedaviyi reddedip hastaneye gitmediği belirlendi. Umut K.’nin ölmeden önce ailesine, "Çocuğumun ismi Ahmet olarak kalsın, Müslüman olarak vatanında yaşasın" dediği de belirtildi. Olayla ilgili babaanne Hanife S. ile akrabası Recai M. tutuklanırken soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
Mersin’de 6 ayda hafız olan 4 öğrenci altınla ödüllendirildi
17 Mart 2026 Salı - 13:53 Mersin’de 6 ayda hafız olan 4 öğrenci altınla ödüllendirildi Mersin Mezitli’de Kur’an kurslarında eğitim gören 4 öğrenci, hafızlıklarını 6 ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı. Mezitli İlçe Müftülüğüne bağlı yatılı hafızlık Kur’an kurslarında eğitim gören 4 öğrenci, hafızlıklarını 6 ay gibi kısa bir sürede tamamladı. 6 ay gibi kısa bir sürede önemli bir başarı elde eden öğrenciler müftülük ve hayırseverler tarafından çeyrek altınla ödüllendirildi. Hafızlıklarını tamamlayan öğrenciler, hafızlığın yalnızca bir ezber süreci olmadığını, sabır, disiplin ve gönülden gelen bir gayret gerektiren manevi bir yolculuk söyledi. Hocalarının rehberliğinde hedef belirleyerek sabır ve azimle çalıştıklarını, ders saatleri dışında da tekrar yaparak ezberlerini pekiştirdiklerini anlatan öğrencilerden Sedra Hasan Abdulrahman hem Türkiye’de hem de Suriye’de tıp fakültesini kazandığını, hafızlık sürecini tamamladıktan sonra eğitimine ülkesinde devam etmek istediğini kaydetti. Mezitli İlçe Müftüsü Recep Çarpar, 6 ay gibi kısa bir sürede Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberlemenin kolay olmadığını ancak azim ve disiplinle bunun mümkün olduğunu belirtti. Öğrencilerin başarısından büyük gurur duyduklarını belirten Çarpar, öğrencilere hafızlığı korumanın önemini hatırlatarak aynı gayret ve çalışkanlığı hayatlarının her alanında sürdürmelerini, akademik ve sosyal yaşamlarında da örnek bireyler olmaları açısından önemli olduğunu dile getirdi. Çarpar öğrencilerin yetişmesinde emeği geçen kurs görevlileri Nur Fatma Eren, Fatma Emsal Songur ve Sunay Çobanoğlu’na, Zekat Koordinatörü Abdülgani Ergen ile hayırsever Meryem Kır’a katkılarından dolayı teşekkür etti.
Edirne’de ekipler güvenilir gıda için sahadalar
17 Mart 2026 Salı - 13:29 Edirne’de ekipler güvenilir gıda için sahadalar Edirne’de vatandaşların Ramazan Bayramı’nda sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşması amacıyla kent genelinde denetim gerçekleştirildi. Edirne İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri Ramazan Bayramı öncesi denetimlerini sıklaştırdı. Özellikle üretim, imalathane, satış ve toplu tüketim yerlerinde gerçekleştirilen denetimlerde hijyen kuralları, ürünlerin son kullanma tarihleri, saklama şartları ve işletmelerin yasal yükümlülükleri detaylı şekilde kontrol edildi. Denetimlere katılan İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, işletmecilerle bir araya gelerek gıda güvenliğinin önemine dikkat çekti. Köse, vatandaşların sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasının öncelikleri olduğunu belirterek, işletmelerin mevzuata uygun hareket etmeleri konusunda hassasiyet göstermeleri gerektiğini ifade etti. Ramazan ayı boyunca güvenilir ve sağlıklı gıdaya ulaşmak için sahada olmaya devam ettiklerini belirten Köse, "Gece-gündüz ekip arkadaşlarımla beraber gıda güvenliği açısından sahadaydık. Gıda üretim satış yerleri, toplu tüketim yerleri, hepsini gezdik, hepsinde denetimlerimizi gerçekleştirdik. Ocak ayından itibaren yaklaşık bin 541 tane denetim gerçekleştirdik. Bu bin 541 denetiminde bin adetini Ramazan ayı boyunca gerçekleştirmiş olduk" dedi. Ramazan ayında birçok denetim yapıldığını ve 17 işletmeye idari para cezası uygulandığını belirten Köse, bu dönem içerisinde yaklaşık 1 milyon 591 bin TL bir idari para cezası kesildiğini ifade etti. Bayramın yaklaşmasıyla pastaneler, yufka ve baklava üreticilerinde yoğun bir denetim gerçekleştirdiklerini söyleyen Köse, tüketicilerin sağlığını korumaya yönelik çalışmaların aralıksız olarak devam edeceğini dile getirdi. Bayram hazırlıklarının yoğun şekilde sürdüğünü belirten baklava imalathanesi sahibi Ali Doğan, hijyenik şekilde üretim yaptıklarını ve denetimlerden memnun olduğunu söyledi. Yufka imalathanesi sahibi Ebru Tarçın ise bayram öncesi yoğun kapasitede çalıştıklarını, günlük 400 kilogram yufka ürettiklerini belirterek en önemli hususun hijyen olduğunu ve bu konuda gerekli hassasiyeti gösterdiklerini ifade etti. Denetimlerin aralıksız olarak devam edeceğini vurgulanarak vatandaşların karşılaştıkları olumsuzlukları ALO 174 hattına bildirmeleri çağrısında bulunuldu.