ASAYİŞ
Uşak Belediye Başkanı Yaman ve 12 kişi hakkında tutuklama talebi 30 Mart 2026 Pazartesi - 19:03:26 Uşak Belediyesine yönelik ’rüşvet’ ve ’usulsüzlük’ iddiaları üzerine düzenlenen operasyonda gözaltına alınan aralarında Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın da bulunduğu 13 şüpheli, tutuklanma talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında "kişi ve firmalardan rüşvet aldığı" iddiasıyla yürütülen soruşturma doğrultusunda İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda Başkan Yalım, bir otelde 21 yaşındaki sevgilisiyle yakalanmıştı. Genç kadının otelde kaydı olmadığı, belediyede aktif SGK kaydının olduğu belirlenmişti. Yalım’ın da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne getirilen 13 şüpheli, işlemlerinin ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından Uşak Belediye Başkanı Özkan Yaman ‘rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma’, şüphelilerden Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, Uşak Belediyesi Muhasebe ve Finans Müdürü Hüseyin Yaman, Uşak Belediyesi Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, Uşak Belediyesi makam şoförü Murat Altınkaya, Uşak Belediyesi personeli Cihan Aras, Uşak Belediyesi personeli ve maden mühendisi İsmail Özçelik, Uşak Haber Medya Şirketi sahibi Murat Baş, Salih Sönmez ve Mustafa Yalım ‘rüşvete aracılık etme’ suçundan, Aslıhan Aksoy ve Kenan Arslan ‘kamu kurum kuruluşları aleyhine nitelikli dolandırıcılık’ suçundan, Seher Akay ise ‘suç delilerini gizleme’ suçundan tutuklanma talebiyle nöbetçi hakimliğe sevk edildi. Savcılık tarafından tutuklanma talebine ilişkin sevk yazısında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım yönünden ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, diğer şüpheliler yönünden ’suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından tutuklama talebiyle sevk yapıldığı öğrenildi.
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:50 Yaya geçidinde otomobilin çarptığı kadının ölümüne ilişkin davada sanığa tahliye Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde yaya geçidinde otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 13 gün sonra hayatını kaybeden Songül Baş’ın ölümüne ilişkin davada, tutuklu sanığın tahliyesine karar verildi. Acılı abla Şengül Baş, "Biz kardeşimizi toprağa verdik. Onu hayattan koparan kişi ise dışarıda, özgürce hayatına devam ediyor ve ailesiyle birlikte. Bu bizim canımızı daha da yakıyor" dedi. Olay, 12 Ocak’ta Yeni Mahalle Fatih Caddesi’nde meydana gelmişti. Yaya geçidinden yolun karşısına geçmeye çalışan Songül Baş’a (41), E.A. idaresindeki 34 PGE 784 plakalı otomobil çarpmıştı. Çarpmanın etkisiyle savrulan Baş, sürücü tarafından araca bindirilerek önce yakındaki bir polikliniğe, ardından Gebze Fatih Devlet Hastanesi’ne götürülmüştü. Vücudunda çok sayıda kırık oluşan ve durumu ağır olan Baş, 13 gün süren yaşam mücadelesini kaybetmişti. Kazanın ardından gözaltına alınan sürücü E.A, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla salıverilmişti. İlerleyen süreçte tutuklanan sanık, yargılandığı davanın ilk duruşmasında tutukluluk halinin devamına karar verilmesinin ardından, görülen ikinci duruşmada tahliye edildi. "Frene bile dokunmadan kardeşime çarptı" Songül Baş’ın kız kardeşi Şengül Baş, kardeşinin kurallara uygun şekilde yaya geçidinden geçtiği sırada kazanın meydana geldiğini belirterek, "Kardeşim yaya geçidinden karşıya geçiyordu. Olması gereken yerdeydi. Ancak bir araç çok hızlı şekilde, trafik kurallarını hiçe sayarak, diğer araçları sollayıp yaya geçidinde frene bile dokunmadan kardeşime çarptı. Çarptıktan sonra manevra yaptı, kardeşimi kaldırmaya çalıştı ama gücü yetmeyince yere bıraktı. Ardından kendi aracıyla bir tıp merkezine götürdü. Kardeşim 13 gün boyunca direndi. Biz de umutla bekledik ama olmadı. Onu kaybettik. Sonrasında şahıs tutuklandı. Tutuklanınca adalet yerini buldu diye düşündük ama ikinci mahkemede serbest bırakıldı" dedi. "Biz kardeşimizi toprağa verdik, o özgür" Sanığın ikinci duruşmada tahliye edilmesinin acılarını daha da artırdığını dile getiren Baş, "Biz kardeşimizi toprağa verdik. Onu hayattan koparan kişi ise dışarıda, özgürce hayatına devam ediyor ve ailesiyle birlikte. Bu bizim canımızı daha da yakıyor. Bu nasıl adalet? Yaya geçidinde insanlar ölüyor ve bunun bir karşılığı yok. Kardeşim geri gelmeyecek biliyoruz ama onun hayatını alan kişinin de cezasını çekmesini istiyoruz. İnsan hayatı bu kadar ucuz değil. Lütfen sessiz kalmayın. Bugün bizim başımıza gelen yarın sizin de başınıza gelebilir. Adalet istiyoruz" diye konuştu.
30 Mart 2026 Pazartesi - 18:48 Küçükçekmece’de serseri kurşunla ölen 19 yaşındaki Muhammet’in davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında İstanbul Küçükçekmece’de arkadaşlarıyla halı saha maçına giderken serseri kurşunun hedefi olan Muhammet Mutluay’ın ölümüne ilişkin 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Çekdar Ilık, "Hep beraberken bir anda çatışma çıktı. Mustafa da onlara ateş etti, karşılıklı çatıştılar. Kurşunların araca isabet ettiğini görmedik. Yasin isimli şahıstan silah istedim, Yasin’in de bana borcu vardı. O borç karşılığında yanımda bulunması için istedim silahı ancak silahı ateşlemedim" dedi. Küçükçekmece’de 30 Ekim 2024 tarihinde çalıntı araç içerisinde bulunan maskeli 3 şahsın tabancalarıyla bir başka araca rastgele ateş edip, etrafı kurşun yağmuruna tuttuğu sırada halı sahaya giden Muhammet Mutluay’ın (19) serseri kurşunların hedefi olması sonucu başından vurularak ölümüne ilişkin davanın görülmesine başlandı. Tamamı tutuklu 4 sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada, 4 tutuklu sanık ile müşteki anne Derya Mutluay, baba Tanju Mutluay ve tarafların avukatları hazır bulundu. "Borç karşılığında yanımda bulunması için silah istedim" Tutuklu sanık Çekdar Ilık, acılı aileden özür dileyerek ve olayın içerisinde bulunduğu için üzgün olduğunu belirterek savunmasına başladı. Sanık Ilık, "Ben olay yerindeki sanıklarla arkadaştım. Olay günü öncesinde Ramazan ve Mustafa isimli sanıklarla aramda tartışma yaşandı. Olay günü de beni yanlarına çağırdılar. Gelmem için beni tehdit ettiler. Ben oraya giderken, yanlarında silah olduğunu tahmin etmiştim. Olay yerinde ben ateşli eylem gerçekleştirmedim. Ramazan silah çıkardı, Yiğit Erdem isimli bir arkadaş ise olay yerinden gecen bir araca ateş etti. Ben karşı tarafı tanımıyorum. Biz normal bir şekilde gezme amacıyla hareket ettik. Yiğit Erdem’in bana borcu vardı. Buna rağmen bana küfürler ediyordu. Mustafa’nın olduğu yere Yiğit Erdem de geldi. Hep beraberken bir anda çatışma çıktı. Mustafa da onlara ateş etti, karşılıklı çatıştılar. Kurşunların araca isabet ettiğini görmedik, hatta aramızda, ‘kimseye bir şey olmadı’ diye konuştuk. Yasin isimli şahıstan silah istedim, Yasin’in de bana borcu vardı. O borç karşılığında yanımda bulunması için silahı istedim, ancak silahı ateşlemedim. Yüzümüzde maske yoktu" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı sanığa, "Emniyet ifadende yüzünüzde kuru kafalı maske olduğundan bahsetmişsin. Dosyada yer alan ifadelerin ile duruşmada yaptığın savunma farklı" dedi. Bunun üzerine sanık, "Emniyet ifademi sağlıklı verdiğimi düşünmüyorum. O gün olay sırasında darbedilmiştim, yaşadığım olayın heyecanı vardı üzerimde. Olay gününden önce bir plaka çalma olayına karıştık. Eyüp Kaya ile beraber yaptık, Yiğit ile beraber de orijinalleri ile değiştirdik" dedi. "Çekdar benden para istedi, ben de paramın olmadığını, 2 tane silahım ve telefonumun olduğunu söyledim" Savunma yapan tutuklu sanık Eyüp Kaya ise, "Müştekilerden kimseyi tanımıyorum. Sanıklardan da çatışmada yer alan kişileri tanımıyorum. Böyle bir olayın yaşanacağını da bilmiyordum. Ben olay günü gezmeye çıkmıştım, her şey çok ani gelişti. Olay sonrası gidip kendim teslim oldum. Sanıklardan Çekdar ve Yiğit Erdem’i tanıyorum. Olay sırasında Yiğit Erdem’in yüzünde maske vardı" dedi. Tutuklu sanık Yasin Ünal ise savunmasında, "Bu olaydan 15 gün önce sanıklardan Ramazan ile tartıştım. Tartışma sırasında Ramazan’ı yaralamak zorunda kaldım. Ramazan’ın abileri vasıtasıyla biz geri barıştık. Bu olay yaşanmadan önce Çekdar benden para istedi, ben de paramın olmadığını, 2 tane silahım ve telefonumun olduğunu söyledim. O da bana, ’Telefon senin olsun, silahları bana getir’ dedi. Ben, bu silahlardan biriyle yaralama olayına karıştım, bunu Çekdar’a söyledim. Çekdar silah kullanmasını bilmediği için bu rahatlıkla ona verdim silahı. Ramazan’ın yakalandığında firariydim" şeklinde konuştu. Duruşmada beyanda bulunan acılı anne müşteki Derya Mutluay, "Oğlumun katillerinden şikayetçiyim. Benim oğlum 17 aydır toprak altında. Ben, bu olaydan sonra davadan çekilmem için tehdit mesajları aldım. Eşime de geldi bu mesajlar. Evlat acısıyla yanıp kavruluyorum. 17 aydır akşam yemekleri yemiyoruz, sofra kurmuyoruz, sağlık sorunlarımız çoğaldı" diye konuştu. Çatışma sırasında Muhammet’in bulunduğu aracı kullanan müşteki Oğuz Berk Başpınar ise, "Ben Muhammet’in kuzeniyim. Olay günü Muhammet ile halı sahaya gidecektik. Bir anda silah sesleri duyduk. Sonra Muhammet’in vurulduğunu gördük. Orada hayatımız bitti. Kafasından vurulmuştu. Olaydan 2 gün sonra hayatını kaybetti. Davada adı gecen herkesten şikayetçiyim" dedi. Sanıkların tutukluluk hali devam edecek Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, dava dosyasındaki tüm sanıkların, olayın ağırlığı, işlenen suçun vasıf ve mahiyeti göz önünde bulundurularak, tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. "O acıyı daha dün gibi olmuş gibi yaşadık" Duruşma sonrası adliye önünde açıklamalarda bulunan Muhammed Mutluay’ın babası Tanju Mutluay, "En zor günümüzü yaşadık. Onlarla göz göze geldik. O günü tekrar yaşadık. O acıyı daha dün gibi olmuş gibi yaşadık. Ne yazık ki suçluları 5-6 tane avukat savundu. Yazıklar olsun diyorum. Onların da muhakkak çocukları vardır. Oğlumun kanlı parasını nasıl alıp yiyecekler merak ediyorum. İnşallah ben adaletime güveniyorum. Allah herkesi vicdan sahibi yapsın. Bu ceza sistemi değişmezse bu cinayetler bitmeyecek. Muhakkak bu ceza sistemini değiştirme adına bir çalışma yapacaklardır. Bu cinayetler, bu çocuklar, gençler ölmeye devam edecek. Olaydan sonra 17 ay önce Muhammed katledildikten sonra benim gibi ailelerle görüşmeye başladık. Sonra ben bir platform kurdum. Maalesef şu an 109 mağdur ailemiz var. Ne yazık ki bu sayı her gün artıyor. Biz bu sayı bitsin artık. Bu olaylar olmasın dedikçe her gün bu olaylar devam ediyor. Suçlular suçu işlerken, ne kadar ceza alacağının, yatacağının hesabını yapıyorlar" dedi. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanıklar Çekdar Ilık ve Eyüp Kaya hakkında maktul Muhammet Mutluay’a yönelik ‘olası kastla ölüme neden olma’, olay yerindeki 3 müştekiye yönelik ‘kasten öldürmeye teşebbüs’, 2 müştekiye yönelik ise ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ ve ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma’ suçlarından toplamda 42’şer yıl 4’er aydan 68’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi. İddianamede, diğer sanık Yiğit Erdem Yağmur hakkında Mutluay’a karşı ‘olası kastla ölüme neden olma’, ‘çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs’ suçlarından toplam 40 yıldan 53 yıla kadar hapis cezasıyla, sanık Yasin Ünal hakkında ise ‘olası kastla kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar ve diğer müştekilere karşı da işlenen çeşitli suçlardan değişen oranlarda hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.
Bursa’da o mahalleye akın eden sürücülere polis uygulaması
16 Mart 2026 Pazartesi - 10:20 Bursa’da o mahalleye akın eden sürücülere polis uygulaması Bursa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, yüksek sesle müzik yayını yapan, abartı egzoz kullanan ve hatalı park ederek trafiği aksatan sürücülere yönelik denetimlerini sürdürüyor. Daha önce Nilüfer ilçesi Balat Mahallesi’nde toplanan ve polis denetimleri sonrası Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi’ne yöneldiği belirtilen gençlere yönelik bölgede geniş çaplı uygulama yapıldı. Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi’nde vatandaşlardan gelen şikayetler üzerine harekete geçen ekipler, mahallenin beş farklı noktasında mobil uygulama noktaları kurarak denetim gerçekleştirdi. Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ve Yıldırım İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin katıldığı uygulamada mahalleye giriş yapan araçlar tek tek kontrol edildi. Daha önce Bursa’da eğlence mekanları ve kafelerin yoğun olduğu bölgelerde yapılan denetimlerde yakalanan ve kamuoyunda "piyasacı" olarak bilinen bazı sürücülerin bu kez Millet Mahallesi’nde toplandığı görüldü. Ancak bölgede kurulan uygulama noktalarında bu araçlar da polis ekiplerinin denetimine takıldı. Denetimlerde özellikle akşam saatlerinde mahalleye gelerek araçlarıyla tur attığı öne sürülen sürücüler nedeniyle bölgede zaman zaman trafik yoğunluğu yaşandı. Abartı egzoz kullanarak gürültü kirliliğine neden olan ve araçlarında yüksek sesle müzik yayını yapan sürücüler başta olmak üzere hatalı park yaparak trafik akışını aksatan araçlara da işlem uygulandı. Yapılan kontrollerde çok sayıda araç ve sürücü denetlenirken, çeşitli trafik ihlallerinden dolayı sürücülere idari para cezası kesildi. Yetkililer, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla bu tür denetimlerin farklı noktalarda da devam edeceğini bildirdi.