ASAYİŞ - 16 Mart 2026 Pazartesi 10:08

’Dur’ ihtarına uymayıp kaçan sürücüden ilginç sözler: "Cezaevine girerim ama arabamı vermem"

A
A
A

Adana’da polisin ’dur’ ihtarına uymayarak kaçtığı için aracı 6 ay trafikten men edilen modifiye araç tutkunu genç, otomobilini kaçırıp sakladığını söyledi. Cezaların artmasına rağmen otomobilinden vazgeçmeyeceğini belirten genç, "Cezaevine girerim ama arabamı vermem. Bu benim için bir tutku" dedi.

İddiaya göre 23 yaşındaki İbrahim Emir Yıldırımcan, modifiye araç kullanımı, abart egzoz, ehliyetsiz araç kullanma ve polisin ’dur’ ihtarına uymama gibi ihlaller nedeniyle son aylarda defalarca ceza aldı. En son trafik ekiplerinden kaçtığı gerekçesiyle aracına 6 ay trafikten men cezası verilen Yıldırımcan’ın, aracını sakladığı öğrenildi. Son 4 ayda toplam 15 kez ceza aldığını belirten Yıldırımcan, cezaların yaklaşık 250 bin lirayı bulduğunu söyledi. Yaşadıklarını anlatan Yıldırımcan, "4 ay içerisinde toplam 15 ceza yedim. Bunların toplam tutarı 250 bin lira civarında. Polisten kaçmaktan, ’dur’ ihtarına uymamaktan ve egzoz gibi şeylerden ceza yiyorum. Arabayı yapıyoruz ve o kadar masraf ediyoruz. Normalde trafiğe çıkması yasak ama çıkıyoruz. Normal şekilde gezsek bile zaten durdurup ceza yazılıyor. En son çare kaçmak oldu. Benim son cezalarımın hepsi kaçmaktan yazıldı" dedi.

"Aracını sakladı"

Polisin ’dur’ ihtarına uymayıp kaçtığı için aracının 6 ay trafikten men edildiğini belirten Yıldırımcan, otomobilini sakladığını söyledi. Yeni cezalarla birlikte tutarın daha da artacağını dile getiren Yıldırımcan, "Benim yediğim cezaları yenileriyle karşılaştırdığımda şu an 500 bin lira rahat çıkar. Rahat bir şekilde dolaşıp kimseye bulaşmıyoruz ama yine bizi buluyorlar" diye konuştu. Otobanda yaşanan son olay sonrası polis tarafından arandığını da ifade eden Yıldırımcan, "Geçen gün otobanda kaçtığımda beni aradılar. ‘Cezaevine düşersin’ dediler. Aracı uzak bir noktaya yolladım. Eve de birkaç gün gitmedim. Tutuklanmaktan korkmuyorum. Araba işinden çok zevk alıyorum. Cezaevine girerim ama o arabayı vermem" ifadelerini kullandı. Aracına büyük emek verdiğini söyleyen Yıldırımcan, otomobil merakının küçük yaşlarda başladığını belirterek, "Benim için çok değerli, çok emeğimiz var. 14 yaşında araba işlerine girdim. Son 1 yıldır da yarış hevesim oldu. Bu benim için bir tutku" dedi.

Fatih Keçe - Serkan Çetinkaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Şehitler Abidesi’nde 18 Mart tören hazırlıkları devam ediyor Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü kutlamaları ve 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nü kapsamında, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Şehitler Abidesi’nde 18 Mart töreni için çalışmalar devam ediyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığınca, Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 18 Mart Şehitleri Anma ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü nedeniyle Şehitler Abidesi’nde tören hazırlıkları sürüyor. Hazırlıklar kapsamında, Kuzey cephedeki Albayraksırtı Şehitliği, Süngübayırı Şehitliği, Çataldere Şehitliği, 57. Alay, Conkbayırı, Kılıçbayırı Şehitliği, Kılıçdere Şehitliği ve Kireçtepe’deki şehitlikler ile Güney cephedeki Kilitbahir Kalesi, Mecidiye Tabyası, Şahindere Şehitliği, Çanakkale Şehitler Abidesi, Seddülbahir Kalesi, diğer şehitliklerin bitkisel ve yapısal bakım onarım çalışmaları gerçekleştirildi. Çevre Düzenleme Projesi tamamlanan alanda ağaç grubu bitkilerin dikimi yapıldı. Rengini şehitlerimizden alan, kırmızı beyaz rengi ile Türk bayrağını temsilen 10 bin adet şakayık çiçeği dikildi. Hisarlık Tepe’de yer alan yaklaşık 42 metre yüksekliğindeki Şehitler Abidesi’nin çevresine, Türk Bahçesi ve temsili şehitliklere Türk bayrağını simgeleyen kırmızı ve beyaz 10 bin şakayık fide ile 80 bin lale soğanı dikildi. Türk bahçesi ve servili yola dikilen 6 bin sümbül ile de sümbüllerin kendine has kokusu ve ve görüntüsü ile ahenk sağlanmak istendi. Alandaki çimlerin tamamı mevsime göre gübrelendi, biçildi ve kalan bitkilere de form verildi. Temsili şehitliklerin içinde bulunan beyaz çakıl taşlarının eksik kısımları tamamlanıp alan basınçlı suyla yıkanarak temizlendi. Alanda bulunan rölyefin de yıllık bakımı yapılarak törene hazır hale getirildi. Yürüme yollarında kirlenen alan ve taş zemin makine yardımıyla silindi, helikopter pistleri boyandı. Yol güzergahları, dinlenme noktaları ve helikopter pistleri etrafındaki yabancı otlar biçilerek ilaçlama işlemleri yapıldı. Hazırlıklarda sona gelinen tören alanında 18 Mart Töreni provası alındı. Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Gelibolu 2’nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özeren, Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Mustafa Biçen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir tören alanında incelemelerde bulundu. Şehitler Abidesi’nde 18 Mart töreni için hazırlıkların devam ettiğini belirten Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "Çanakkale Deniz Zaferi’mizin 111. yıl dönümü etkinliklerinde artık son aşamaya geldik ve o büyük zafer günümüzü bekliyoruz ve son provalarımızı yapıyoruz. Yine her yıl olduğu gibi 111. yıl dönümünde de o büyük zaferi, büyük kahramanları, kahramanlığı yine hatırlayacağız, anacağız, büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Yine Çanakkale’yi Geçilmez yapanları, o büyük komutanları, Gazi Mustafa Kemal Paşa’mızı, Cevat Paşa’mızı, Selahattin Adil Beyleri, Seyit Onbaşı, Ezineli Yahya Çavuş’u, Bigalı Mehmet Çavuş’u ve o büyük askerleri, o büyük insanları, yine hayırla yâd edeceğiz. Yine devlet ricalimizle, askeri erkanımızla, şehit yakınlarımızla, gazilerimizle birlikte millet olarak o büyük zaferi kutlayacağız. Bir kez daha bu toprakları bize vatan yapanları, Çanakkale’yi Geçilmez yapanları hayırla anacağız ve onları unutmadığımızı, unutmayacağımızı bir kez daha dünyayı ilan edeceğiz. Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı olarak o büyük hatıraya, o kahramanların hatıralarına dünya durdukça her daim sahip çıkacağız. Çanakkale Deniz Zaferimiz kutlu olsun. O büyük mübarek kahramanların, o büyük insanların ruhları şad olsun" dedi.
Niğde NÖHÜ Rektörü Hasan Uslu’dan Niğde’nin üretim potansiyeline dikkat çeken makale Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Uslu, BusinessEkonomi Dergisi’nin yeni sayısında "Geleceğin Üretim Ekosisteminde Sessiz Güç, Büyük Potansiyel: Niğde" başlıklı bir makale kaleme aldı. Rektör Uslu, makalesinde küresel üretim zincirlerinde yaşanan değişimlerin yeni üretim merkezleri için önemli fırsatlar sunduğunu belirterek Türkiye’nin ihracat performansına da dikkat çekti. Türkiye’nin 2025 yılında 273,4 milyar dolarlık ihracat hacmine ulaştığını hatırlatan Uslu, Niğde’nin yaklaşık 89,9 milyon dolarlık dış ticaret performansının ise kentin gerçek potansiyelinin başlangıç noktası olduğunu ifade etti. Niğde’nin coğrafi konumu, maliyet avantajı ve üretim kültürü sayesinde küresel üretim haritasında daha güçlü bir konuma gelebileceğini belirten Rektör Uslu, doğru stratejik adımlarla kentin üretim kapasitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini vurguladı. Türkiye’nin sanayi stratejisinde Niğde’nin önemli rolü Makalesinde Türkiye’nin sanayi vizyonunun yüksek katma değerli üretim, dijital dönüşüm ve yeşil sanayi ekseninde şekillendiğine değinen Rektör Prof. Dr. Hasan Uslu, Niğde’nin özellikle madencilik alanındaki doğal kaynak zenginliğiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Özellikle kalsit gibi stratejik minerallerin ileri işleme teknolojileriyle yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin Niğde’nin sanayi yapısına önemli katkı sağlayacağını belirten Uslu, bu dönüşümün kenti ham madde sağlayan bir şehirden değer zincirinin önemli bir halkası haline getirebileceğini dile getirdi. Makalesinde Türkiye’nin kuzeyinden güneyine uzanan Samsun-Mersin sanayi hattı kapsamında planlanan mega endüstri bölgelerinin yeni bir üretim vizyonu ortaya koyduğunu belirten Uslu, Niğde’nin bu hat üzerinde stratejik bir konumda bulunduğunu ifade ederek bu durumun şehir için önemli bir kalkınma fırsatı sunduğunu kaydetti. Planlanan büyük ölçekli sanayi alanlarının Niğde’yi yatırımcılar açısından daha cazip bir üretim merkezi haline getirebileceğini belirten Uslu, lojistik avantajların demir yolu ve liman bağlantılarıyla güçlendirilmesinin şehrin stratejik değerini artıracağını ifade etti. Rektör Uslu’dan Niğde’nin 2035 vizyonuna ilişkin model önerisi Niğde’nin sanayi geleceğinde akıllı üretim ve dijital dönüşümün belirleyici olacağına da dikkat çeken Rektör Uslu, veri analitiği, otomasyon ve yapay zeka destekli üretim süreçlerinin artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ifadeederek bu doğrultuda Niğde’de üniversite, kamu ve sanayi temsilcilerinin katılımıyla bir "Niğde Teknoloji Kurulu" oluşturulmasının; Ar-Ge yatırımlarını yönlendiren, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendiren ve kentin teknoloji odaklı üretim kapasitesini artıran önemli bir adım olabileceğini belirtti. Makalede Niğde’nin 2035 perspektifine de değinen Rektör Uslu, şehrin teknoloji yoğun üretime geçmiş, ihracat hacmini artırmış ve sürdürülebilir üretim anlayışını benimsemiş bir sanayi yapısına ulaşabileceğini belirtti. Niğde’nin Sessiz Gücü, Üretim Ekosisteminde Belirleyici Rol Oynayabilir Rektörümüz Prof. Dr. Hasan Uslu son olarak doğru stratejik planlama ve ortak akılla Niğde’nin "sessiz gücünün" büyük bir üretim hikâyesine dönüşebileceğini ifade ederek, şehrin gelecekte yalnızca üretimin bir parçası değil, üretimin yönünü belirleyen aktörlerden biri olabileceğini kaydetti.