ASAYİŞ
Harabe evde yıllar sonra böyle bulunmuştu...7 yıl sonra ağzından ilk çıkan söz "Benim adım Ahmet" oldu 17 Mart 2026 Salı - 14:02:34 Bursa’da Alman sevgisi Rebecca S.’den (30) olduğu iddia edilen çocuğu Nazar S.(8)’yi kaçıran baba Umut K.(33)’nın ağır kalp hastası olduğu halde hakkında devam eden soruşturma nedeniyle yakalanmamak için 5 yıl boyunca hastaneye gitmeyince kalp krizinden öldüğü ortaya çıktı. 2 yıl önce hayatını kaybeden baba Umut K.’nın ölmeden önce oğlunun isminin Ahmet olarak kalmasını ve Müslüman olarak hayat sürdürmesini vasiyet ettiği ortaya çıktı. Hristiyan sevgili Rebecca S.’nin Müslüman olarak doğan küçük çocuğu Hristiyan dinine mensup yapmak istediği baba Umut K.’nın bu sebeple çocuğu kaçırıp yıllarca gizlediği öğrenildi. Umut K.’nın vasiyeti üzerine ismi Ahmet olarak kalan Nazar S.’nin Nazar ismine tepki bile vermediği ismini Ahmet olarak bildiği belirtildi. Küçük Ahmet’in durumu DNA testinin ardından netlik kazanacak. Edinilen bilgiye göre, Mustafakemalpaşa ilçesinde oturan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya’da Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı. Çiftin 2018 yılında erkek çocukları dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu Nazar S.’yi Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesindeki annesi Hanife S.’nin yanına getirdi. Almanya’ya geri dönmeme kararı alan Umut K., oğlunu Müslüman olarak Türkiye’de büyütmek istediğini belirtip Rebecca S.’ye oğlunu kendisine bırakıp, ülkesine gitmesini söyledi. Rebecca S. bu durumu kabul etmeyince Umut K. oğlunu Hanife S. eşliğinde bir başka yakınının yanına gönderdi. Daha sonra da Alman sevgiliye çocuğun kaybolduğu söylendi. Bunun üzerine soluğu polis merkezinde alan Alman kadın olanları anlatıp şikayetçi oldu. Bir süre yapılan aramaya rağmen küçük çocuk bulunamayınca Alman sevgili ülkesine dönmek zorunda kaldı. Polis operasyonu ile bulundu Oğlunu kendi vatanında Müslüman olarak yetiştirmek için canı uğruna direnen baba Umut K., 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Alman sevgili Rebecca S.’nin şikayeti üzerin açılan davanın duruşmasına babaanne Hanife S.’nin de gelmemesi üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan Hanife S., haftada bir kez polise giderek imza atması şartıyla serbest bırakıldı. Hanife S., diğer duruşmalara da katılmayınca, polis tarafından takibe alındı. Bir süre sonra Hanife S.’nin, akrabalarının evinde baktığı torununu alıp, dam diye tabir edilen köy evine getirdiği anlaşıldı ve eve baskın düzenlendi. Nazar S. babaannesinden alınarak polis merkezine götürüldü. O anlar kameraya da yansıdı. Küçük çocuk, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın devreye girmesiyle Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne teslim edilip devlet korumasına alınırken, babaanne Hanife S. ile evin sahibi olan Umut K.’nin halasının oğlu Recai M. tutuklanarak cezaevine gönderildi. DNA testinden sonra netlik kazanacak Nazar S.’nin yapılacak DNA testiyle Rebecca S.’nin çocuğu olup olmadığının ortaya çıkacağı testin tam uyumlu çıkması halinde ilk etapta aralıklarla görüşmelerinin sağlanacağı bildirildi. Çocuğun menfaati gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırmaların ardından mahkeme, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından hazırlanacak Sosyal İnceleme Raporu (SİR), kaldığı çevrenin araştırmasını içeren rapor, uzman ve pedagog görüşlerini dikkate alarak Nazar S.’nin geleceğine karar verecek. Küçük çocuğun Alman sevgili Rebecca S.’ye mi teslim edileceği yoksa Türkiye’de kalıp Müslüman olarak mı yaşayacağı tartışmalarının ise her iki ülkenin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar dikkate alınıp uzman pedagoglarının birlikte alacağı karar çerçevesinde son bulacağı belirtildi. Ölmeden önceki vasiyeti ortaya çıktı 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonrası hayatını kaybeden Umut K.’nın ölmeden önce oğlunun isminin Ahmet olarak kalmasını istemesi üzerine vasiyeti yerine getiren yakınları küçük çocuğa Ahmet olarak hitap etti. Yıllardır Ahmet adına alışan Nazar S.’nin gerçek adına tepki vermediği ismini bile Ahmet olarak bildiği belirtildi. Müslüman olan baba Umut K.’nın alman annesinin oğlunu Hristiyan yapmasından endişe ettiği için ağır kalp hastası olmasına rağmen yıllarca canı pahasına hastaneye bile gitmeyip vermemek için mücadele ettiği belirtildi. Nazar S.’nin adını Ahmet olarak bildiği, Nazar ismine tepki vermeyen küçük çocuğu ismi sorulduğunda "Benim adım Ahmet" dediği belirtildi. 7 yıl sonra bulunan küçük çocuğun polise söylediği ilk cümlenin "Benim adım Ahmet" olduğu öğrenildi. Öte yandan, Müslüman doğan oğlunu Alman sevgilisinden kaçıran Umut K.’nin kalp hastası olduğu, hakkında devam eden soruşturma nedeniyle hastalandığı dönemde bile yakalanmamak için tedaviyi reddedip hastaneye gitmediği belirlendi. Umut K.’nin ölmeden önce ailesine, "Çocuğumun ismi Ahmet olarak kalsın, Müslüman olarak vatanında yaşasın" dediği de belirtildi. Olayla ilgili babaanne Hanife S. ile akrabası Recai M. tutuklanırken soruşturmanın devam ettiği belirtildi.
17 Mart 2026 Salı - 13:53 Mersin’de 6 ayda hafız olan 4 öğrenci altınla ödüllendirildi Mersin Mezitli’de Kur’an kurslarında eğitim gören 4 öğrenci, hafızlıklarını 6 ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı. Mezitli İlçe Müftülüğüne bağlı yatılı hafızlık Kur’an kurslarında eğitim gören 4 öğrenci, hafızlıklarını 6 ay gibi kısa bir sürede tamamladı. 6 ay gibi kısa bir sürede önemli bir başarı elde eden öğrenciler müftülük ve hayırseverler tarafından çeyrek altınla ödüllendirildi. Hafızlıklarını tamamlayan öğrenciler, hafızlığın yalnızca bir ezber süreci olmadığını, sabır, disiplin ve gönülden gelen bir gayret gerektiren manevi bir yolculuk söyledi. Hocalarının rehberliğinde hedef belirleyerek sabır ve azimle çalıştıklarını, ders saatleri dışında da tekrar yaparak ezberlerini pekiştirdiklerini anlatan öğrencilerden Sedra Hasan Abdulrahman hem Türkiye’de hem de Suriye’de tıp fakültesini kazandığını, hafızlık sürecini tamamladıktan sonra eğitimine ülkesinde devam etmek istediğini kaydetti. Mezitli İlçe Müftüsü Recep Çarpar, 6 ay gibi kısa bir sürede Kur’an-ı Kerim’in tamamını ezberlemenin kolay olmadığını ancak azim ve disiplinle bunun mümkün olduğunu belirtti. Öğrencilerin başarısından büyük gurur duyduklarını belirten Çarpar, öğrencilere hafızlığı korumanın önemini hatırlatarak aynı gayret ve çalışkanlığı hayatlarının her alanında sürdürmelerini, akademik ve sosyal yaşamlarında da örnek bireyler olmaları açısından önemli olduğunu dile getirdi. Çarpar öğrencilerin yetişmesinde emeği geçen kurs görevlileri Nur Fatma Eren, Fatma Emsal Songur ve Sunay Çobanoğlu’na, Zekat Koordinatörü Abdülgani Ergen ile hayırsever Meryem Kır’a katkılarından dolayı teşekkür etti.
Evin penceresinden kaçarak sırra kadem basan gençten 19 gündür haber alınamıyor
10 Mart 2026 Salı - 10:13 Evin penceresinden kaçarak sırra kadem basan gençten 19 gündür haber alınamıyor Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayıp camdan çıkarak ortadan kaybolan psikolojik rahatsızlığı olan genç, 19. gününde aranmaya devam ediliyor. Kardeşinin hayallerinin ve umutlarının olduğunu ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konuldu. Rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanan Çalışkan, 19 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki arama çalışmalarında terliği bulunurken 19. günde devam ediyor. Kardeşinin hayallerinin ve umutlarının olduğunu ifade eden ağabey Tarık Çalışkan, ailecek zor durumda olduklarını belirterek gelecek umutlu haberi beklediklerini söyledi. "Annem ve babam olsun ailecek perişan durumdayız" Hayalleri ve umutları olan kardeşinden 19 gündür haber alamayan ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim 19 günden beri kayıp ve haber alamıyoruz. Arama çalışmaları devam ederken 15.günden itibaren arama çalışmaları durmaya başladı. Kayıp kardeşimin elbisesinden başka bir şey bulamadık. En sonda AFAD arama çalışmaları durmuş durumda çaresiz bir şekilde bekliyoruz. Şimdilik savcıdan telefon kayıtları ile ilgili bir şey söylenmedi. En son hts kayıtlarını bekliyoruz ve 1 hafta içerisinde çıkacaktı demişlerdi. Dosya ile ilgili bir avukatla görüştük. Şu an avukata süreci takip ediyor. Umudumuz haftaya hts kayıtları çıkar. Ailecek şu an çok kötü durumdayız, perişan olduk. En son ormanlık alanda kendi imkanlarımızla aramaya devam ediyoruz. Şehre yöneldik ve resimleri vatandaşlara göstererek aramaya başladık. Şu ana kadar ormanda mı veya şehirde mi nerede olduğunu bilemiyoruz. Yetkililerden destek bekliyoruz. Kardeşim 19 gündür kayıp ve hiçbir iz bulgu yok. Bize destek olsunlar sesimiz olun. Kardeşim 27 yaşında hayalleri ve umutları var. İş güç sahibi olan bir insandı. Bir insan sessiz bir şekilde kaybolmamalı ve lütfen sesimiz olun" ifadelerini kullandı.
Deşifre olmamak için uyuşturucuyu aynı evde satıp kullandırmışlar
10 Mart 2026 Salı - 10:12 Deşifre olmamak için uyuşturucuyu aynı evde satıp kullandırmışlar Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde kaldıkları evin deşifre olmaması için sattıkları uyuşturucuyu aynı evde kullandıran şüpheliler, polis ekiplerince yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Adapazarı ilçesinde T.T., Ö.G., M.M. ve T.M. isimli şahısların birlikte kaldıkları evde uyuşturucu madde ticareti yaptıkları Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından tespit edildi. Kaldıkları evin deşifre olmaması için sattıkları uyuşturucuyu aynı evde kullandıran şüpheliler, polis takibine alındı. İkamete giriş ve çıkış yapan şahısların tespit edilmesinin ardından adrese operasyon düzenlendi. Operasyonda 11 kişi yakalanırken, şahısların üzerlerinde ve ikamette yapılan aramalarda 21 parça halinde satışa hazır toplam 19,06 gram metamfetamin, 3 gram bonzai, 5 adet sentetik ecza, 1 adet hassas terazi ile uyuşturucu madde satışından elde edildiği değerlendirilen 7 bin 500 TL ele geçirildi. Yakalanan şüphelilerden birinin ’basit yaralama’ suçundan 12 bin 600 TL para cezası ve ’çocuğa karşı cinsel taciz’ suçundan 1 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu ortaya çıktı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 2’si ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak’ suçundan olmak üzere toplam 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bisikletini vermeyen çocuğu darp etmişlerdi: 2 suça sürüklenen çocuk hakkında istenen ceza belli oldu
10 Mart 2026 Salı - 10:06 Bisikletini vermeyen çocuğu darp etmişlerdi: 2 suça sürüklenen çocuk hakkında istenen ceza belli oldu Kağıthane’de bisikletini vermeyen 10 yaşındaki çocuğu, bıçakla tehdit edip kovalayan ardından araba çarpan çocuğu etraf sakinleşince tekme ile tokatlarla darp ettiği iddia edilen 16 ve 13 yaşındaki 2 şüpheliye yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede 2 suça sürüklenen çocuğun birine 7 yıl 6 aya kadar, diğerine ise 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası talep edildi. İstanbul Kağıthane’de 3 Eylül 2025’de tek başına bisikletiyle gezen 10 yaşındaki A.U.İ.’yi, bisikletini kendilerine vermek istememesi üzerine bıçakla tehdit edip kovalayan, kovalamaca sırasında kendisine oradan geçmekte olan bir otomobil çarpan çocuğu çevredekiler dağılınca bu kez tekme ile tokatlarla darp ettiği iddia edilen 16 yaşındaki İ.H.K. ile 13 yaşındaki E.S.’ye yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Bisikletini vermek istemeyen 10 yaşındaki çocuğu bıçakla tehdit edip kovalamaya başladılar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, olay günü ‘suça sürüklenen çocuk’ sıfatıyla 16 yaşındaki İ.H.K. ile 13 yaşındaki E.S.’nin tek başına bisikletle gezmekte olan 10 yaşındaki mağdur A.U.İ.’yi gördüğü, bisikletini istedikleri, mağdur çocuk A.U.İ.’nin bisikletini vermek istememesi üzerine suça sürüklenen çocukların, mağduru başka zaman bıçaklamakla tehdit edip kovalanmaya başladıkları anlatıldı. Kendilerinden kaçan çocuğa araba çarpmasına sebep oldukları, etraf sakinleşince de hem çocuğu hem bisikleti tekmelemeye başladıkları belirtildi Mağdur çocuk A.U.İ.’ye, diğer 2 suça sürüklenen çocuktan kaçtığı sırada, oradan geçmekte olan bir otomobilin çarptığının aktarıldığı iddianamede, o sırada çevredekilerin mağdurla ilgiledikleri, bir süre sonra çevredekilerin dağıldığı, bunun üzerine ise 2 suça sürüklenen çocuğun tekrar mağdurun yanına gittiği ve tekme ile tokatlarla hem kendisini hem de bisikletini tekmelemeye başladığı kaydedildi. Ayrıca, 2 suça sürüklenen çocuğun mağdurun herhangi bir eşyasını alamadan uzaklaştıklarının tespit edildiği de ifade edildi. ‘’Bisikletini istediğimiz ve ‘vermezsen başka zaman bıçaklarız’ dediğimiz hususu doğru değildir’’ Suça sürüklenen çocuk E.S.’nin ifadesine yer verilen iddianamede, olay günü mağdur A.U.İ.’nin bisikletle geçerken kendilerine bağırdığını söyleyerek, ‘’Bağırarak geçince peşinden gittik, ‘size ne’ diyerek bizi tersledi. Küfür ettiğini duymuş arkadaşım, o peşinden koşunca ben de koştum. Giderken bir araba tekerleğine çarptı, dengesini kaybedip düştü. Yanına ulaştık, neden küfrettiğini sorarken arkadaşım tokat attı. Bisiklete tekme attığını gördüm. Bisikletini istediğimiz ve ‘vermezsen başka zaman bıçaklarız’ dediğimiz hususu doğru değildir. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum’’ dediği belirtildi. Önce görmedim dedi, güvenlik kamera görüntüleriyle tekrar soruldu: ‘’Bizden kaçarken araba çarptığını gördüm. Darp ettiğim için pişmanım’’ Diğer suça sürüklenen çocuk İ.H.K. ise ifadesinde, mağdurun kendilerine bisikletle geçerken laf attığını belirterek, ‘’Küfür edince ben kovalamaya başladım. Ara sokakta mağduru yerde gördük, araba çarptığını bilmiyorduk. Yanına gidip sorduğumda özür dilemeye başladı. Yalan söyleyerek bizden kurtulmaya çalıştığını fark edince tokat attım. Bisiklete tekme attığım da doğrudur fakat tehdit etmedik.’’ şeklinde konuştu. İfade sırasında İ.H.K.’ya, olay anına ilişkin kamera görüntüsü de belirtilerek araba çarpma anını görüp görmediği tekrar soruldu. Bunun üzerine İ.H.K., ‘’Bizden kaçarken araba çarptığını gördüm. Yerdeyken yanındaydık. Belirttiğim sebeplerden tokat attım. Darp ettiğim için pişmanım’’ ifadelerini kullandı. İddianamede ayrıca, müşteki tarafın suça sürüklenen çocuk E.S. hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği de belirtildi. 1 kişiye 7 yıl 6 aya kadar, diğer kişiye 5 yıl 3 aya kadar hapis talebi Hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocuk İ.H.K.’nın ‘birden fazla kişiyle birlikte nitelikli yağmaya teşebbüs’ suçundan 7 yıl 6 aya kadar hapis, suça sürüklenen çocuk E.S.’nin ise aynı suçtan 5 yıl 3 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.