ÇEVRE - 07 Şubat 2026 Cumartesi 12:09

Danıştay kararı Karadeniz’de atmaca geleneğini tartışmaya açtı

A
A
A
Danıştay kararı Karadeniz’de atmaca geleneğini tartışmaya açtı

Danıştay’ın, kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi iptal etmesi, Karadeniz’de nesillerdir sürdürülen geleneksel atmaca geleneğini fiilen durma noktasına getirirken bölgede tartışma ve tepkilere yol açtı.


Ülkemizde Artvin, Rize ve Trabzon illerinde nesillerdir sürdürülen atmaca geleneği, son dönemde yaşanan hukuki gelişmelerin ardından tartışmalara neden oldu. Bölgede kültürel yaşamın önemli bir parçası haline gelen atmacacılık geleneği, asırlardır yaşatılırken yöre insanı için de vazgeçilmez bir tutku olmayı sürdürüyor. Doğa Derneği tarafından, 2021–2022 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) Kararı’nın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 10. Dairesi kısmi iptal kararı verdi. Mahkeme, atmacanın yakalanmasında yem olarak kullanılan kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi uluslararası sözleşmelere aykırı bularak iptal etti. MAK kararının diğer maddeleri yönünden ise davanın büyük bölümü reddedildi.


Kararla birlikte, mutlak koruma altında bulunan kızıl sırtlı örümcek kuşunun yakalanması yasaklandı. Atmacanın kendisi için açık bir yasak getirilmezken, yem kuşunun yasaklanmasının atmacacılığı uygulamada durma noktasına getirdiği ifade ediliyor.



Karar sonrası Arhavi’de toplantı yapıldı


Danıştay kararının ardından Artvin’in Arhavi ilçesinde, atmaca kültürü ve yasak sürecine ilişkin geniş katılımlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, yörede "ğaço / ciciyen" olarak bilinen kızıl sırtlı örümcek kuşunun yasaklanmasının atmaca geleneğine etkileri ele alındı. Ev sahipliğini Turgay Ataselim’in yaptığı toplantıya, bölgedeki atmaca severler, Avcılar ve Atmacacılar Dernek başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı.



"Bu kültürümüze yapılmış bir saldırıdır"


Fındıklı Avcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Hüseyin Uzunhasanoğlu ise yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:


"Bugün gerçekleştirdiğimiz toplantı telekonferans yoluyla oldukça olumlu geçti. Siyasi partilerimizin tamamı bize gerekli desteği verdi. Artvin Milletvekilimiz Sayın Faruk Çelik, konuyu anlatmak üzere bizi Ankara’ya davet etti. Hukuksal boyutta yapmamız gereken tüm itirazları yapacağız. Bu karar, kültürümüze yapılmış bir saldırıdır. Yeterli araştırma yapılmadan verildiğini düşündüğümüz bu kararı kabul etmiyoruz. Atmaca, dedelerimizden bize kalan bir kültürdür. Açıklamalarımız, ‘ğaço’ serbest olana kadar devam edecek."



"Kendimizi savunma fırsatı bulamadık"


Arhavi Avcılar, Atıcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Refik Lakerta ise da, "Son günlerde gündeme gelen ve atmacacılıkta kullandığımız kızıl sırtlı örümcek kuşunun, yani halk arasında ‘ğaço’ olarak bilinen türün Danıştay kararıyla yasaklanmasıyla karşı karşıya kaldık. Dava sürecinden haberimiz olmadı, kendimizi savunma fırsatı bulamadık. Atmaca kuşunu seviyoruz. Onun davranışlarında kendimizi görüyoruz. Atmacacılar olarak geleneksel kültürümüzün zarar görmesine kesinlikle izin vermeyiz. Bunun için ne gerekiyorsa yapacağız" dedi.



Karar öncesi gençlere tanıtıldı


Öte yandan Danıştay kararından yaklaşık iki hafta önce, Arhavi Gençlik Merkezi tarafından düzenlenen bir etkinlikte atmaca kültürü gençlere tanıtılmıştı.



Danıştay kararı Karadeniz’de atmaca geleneğini tartışmaya açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi kentin suç istatistiklerini inceledi Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan Kastamonu Raporları serisinin yayımlanan beşinci çalışmasında "Kastamonu’da Suçun İstatistiki Dağılımı" bilimsel verilerle ortaya koyuldu. Kastamonu’nun sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını çok boyutlu biçimde inceleyen Kastamonu Raporları serisinin beşinci çalışması yayımlandı. Kastamonu Üniversitesi bünyesinde hazırlanan ve kentin akademik veri birikimine katkı sunmayı amaçlayan serinin yeni raporu, "Kastamonu İlinin Suç Coğrafyası" başlığıyla kamuoyuyla paylaşıldı. Doç. Dr. Evren Atış, Doç. Dr. Ertuğrul Gök ve Berke Burmabıyık tarafından hazırlanan raporda, Kastamonu’da suç istatistiki dağılımı, suç türleri ve sosyal dinamiklerle bağlantısı, bilimsel verilerle ele alındı. Raporda, Kastamonu’nun coğrafi özellikleri dikkate alınarak suç göstergeleriyle ilişkili olabilecek demografik ve mekana dayalı etmenler değerlendirildi. Kişiye karşı işlenen suçlar, malvarlığına karşı işlenen suçlar, ekonomik ve finansal suçlar, cinsel suçlar ile uyuşturucu suçları veriler çerçevesinde incelendi. Her suç türü, TR82 Batı Karadeniz İstatistiki Bölgesi ve Türkiye geneliyle karşılaştırmalı bir şekilde ele alınarak Kastamonu’ya ait mevcut durum tespiti yapıldı. Raporda suç verileri sadece sayısal boyutuyla değil, coğrafi yoğunluk, nüfus dağılımı, kentleşme düzeyi ve sosyoekonomik yapı gibi değişkenlerle birlikte değerlendirildi. Kastamonu’da kişiye karşı işlenen suçlar arttı Raporda, araştırma dönemini kapsayan 2010-2020 yılları arasında toplamda 580 kişi öldürme suçundan hüküm giyerken, TÜİK verilerine göre en fazla 2014 yılında 80 kişi öldürme suçundan hüküm giydiği ve 2010 yılında da en az 17 kişinin hüküm giydiği belirtildi. İl genelinde kişilere karşı işlenen suçlar kategorisinde 2015, 2016 ve 2020 yılları hariç diğer yıllarda artış görüldüğünün belirtildi raporda, "2010 yılında yüzde 2,9’ken, 2014 yılında yüzde 13,8 ile en yüksek yüzdelik dilimine ulaşmıştır. Bazı yıllarda bu oran düşmüş olsa da 2010 ve 2020 yılı karşılaştırıldığında, 2010 yılında yüzde 2,9 iken 2020 yılında öldürme suçunun yüzde 8,3’lük bir orana ulaşmış olması, araştırma sahasında kişilere karşı suçlardan olan öldürme suçunun genel seyrinde bir artış olduğunu göstermektedir" denildi. Yaralama suçundan hüküm giyenlerin toplam sayısının bin 459 olarak belirtildiği raporda, "En fazla suçlu kaydı 233 hükümlü ile 2019 yılında gerçekleşirken, en az suç kaydı ise 33 hükümlü ile 2010 yılında olmuştur. Yıllara göre dağılım incelendiğinde, 2010 ile 2013 yılları arasında belirgin bir artış yaşanırken, 2014-2016 döneminde ise kademeli bir gerileme eğiliminin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen 2017’den itibaren oranlarda yeniden yükseliş eğilimi gözlenmiş, 2019’da ise bu oran zirve yapsa da 2020 yılında sınırlı bir düşüş göstermiştir. Yaralama suçunun yıllara göre oranları 2010’da yüzde 2,3’ken 2019’da yüzde 16 ile tepe değere ulaşmış, 2020’de ise yüzde 15,1’e gerilemesine rağmen başlangıç değerine kıyasla belirgin bir artışın gerçekleştiği görülmektedir" ifadelerine yer verildi. Uyuşturucuyla ilişkin işlenen suçlardan hüküm giyenlerin sayısının 467 kişi olduğunun belirtildiği raporda, "Bunların 331’i uyuşturucunun ticaretinden ve imalinden hüküm giyerken, 136’sı ise kullanma, bulundurma ya da satın alma kapsamında hüküm giymiştir. Dolayısıyla uyuşturucu suçlarının yaklaşık yüzde 71’i arz yönlü iken yüzde 29’luk bir kısmı ise talep yönlü niteliktedir. Bu yapı, Kastamonu’da uyuşturucu suçlarının yalnızca kullanıcı düzeyinde değil, aynı zamanda ticari kapsamda da önemli bir sorun teşkil ettiğinin göstergesidir. Kastamonu’da inceleme dönemini kapsayan 2010-2020 yıllarında uyuşturucunun temini ve ticaretinin yapıldığı düzey incelendiğinde, 2010’dan 2012’ye kadar hükümlü sayısının düşük bir eğilimde olduğu gözlenirken, özellikle 2013 yılından sonra bu sayının belirgin bir şekilde arttığı gözlemlenmiştir. 2019 yılında 70 hükümlü ile zirveye ulaşan değer, 2020 yılında 21’e gerilemiştir" denildi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Raporları serisinin şehrin farklı alanlardaki durumunu bilimsel verilerle ortaya koyarak önemli bir işlev üstlendiğini belirterek, "Üniversiteler yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, bulundukları şehre ilişkin bilgi üretimiyle de sosyal katkı sunmaktadır. Kastamonu Raporları serisi bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Suçun coğrafi dağılımı gibi çok boyutlu bir konunun bilimsel yöntemlerle ele alınması hem karar alıcılar hem de araştırmacılar açısından kıymetli bir kaynak oluşturmaktadır" dedi.