EKONOMİ - 09 Nisan 2026 Perşembe 15:36

Artvin’de Bal Çalıştayı düzenlendi

A
A
A
Artvin’de Bal Çalıştayı düzenlendi

Artvin’de arıcılığın geliştirilmesi, bal üretiminin kalitesinin artırılması ve Artvin balının ulusal ile uluslararası alanda daha güçlü bir marka haline getirilmesi amacıyla Bal Çalıştayı düzenlendi.


’Artvin’in Altın Değeri Bal’ temasıyla Nihat Gökyiğit Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen çalıştayda, sektörün mevcut durumu ve geleceği masaya yatırıldı.


Programda konuşan Vali Vekili İsmail Erdoğan, Artvin’in zengin florası, Macahel Biyosfer Rezerv Alanı ve ekolojik çeşitliliğiyle arıcılık açısından Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek "Artvin’de 2 bin 700’den fazla bitki türü bulunuyor. Hatila balı ve Arhavi kestane balı coğrafi işaret aldı. Diğer bal türlerimiz için de çalışmalar sürüyor. Yaklaşık 112 bin aktif koloni ve yıllık 1400 tona yaklaşan üretimle arıcılık, ilimiz için önemli bir ekonomik değer oluşturuyor" dedi.



"Arıcılık sadece bal üretimi değil, doğayı korumak ve kırsalı ayakta tutmak açısından da büyük önem taşıyor"


Artvin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akyürek ise Artvin balının markalaşmasına vurgu yaparak "Artvin balının ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka haline gelmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Arıcılık sadece bal üretimi değil, doğayı korumak ve kırsalı ayakta tutmak açısından da büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.


Artvin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Seçkin Kurt da konuşmasında arıcılığın önemine dikkat çekerek "Arılar yalnızca bal üretimiyle değil, tarımsal verimliliğin artırılması ve ekosistemin sürdürülebilirliği açısından hayati bir rol üstlenmektedir. Artvinli arıcılarımızın özverili çalışmalarıyla üretilen bal hem sofralarımıza hem de il ekonomimize önemli katkılar sağlamaktadır. Artvin balını daha ileriye taşımak, markalaşma sürecini güçlendirmek ve üreticilerimizin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek için ortak akılla hareket ediyoruz" diye konuştu.



"Kafkas arısının genetik yapısını ortaya koyduk ve bu değerli türün korunmasını sağladık"


Çalıştayda söz alan akademisyenler de Türkiye’nin biyolojik çeşitlilik açısından zenginliğine dikkat çekerek Kafkas arısının genetik olarak korunmasının önemine vurgu yaptı. Ankara Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İrfan Kandemir, "Yıllardır yürüttüğümüz bilimsel çalışmalarla Kafkas arısının genetik yapısını ortaya koyduk ve bu değerli türün korunmasını sağladık" diye konuştu.


Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Aslı Özkırım başkanlığında gerçekleştirilen çalıştayda; iklim değişikliği, arıcılığın korunması, bal dışı arı ürünleri ile üreticilerin sorunları gibi konularda sunumlar yapıldı.


Program, arıcıların talep ve önerilerinin dinlenmesinin ardından sona erdi.



Artvin’de Bal Çalıştayı düzenlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’te gençlere küresel teknoloji eğitimi GASMEK ile Huawei iş birliğinde başlatılan ICT programı, uzaktan eğitim modeliyle gençleri uluslararası iş gücüne hazırlayacak. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı GASMEK, teknoloji alanında yeni bir eğitim programını hayata geçiriyor. Huawei ICT Academy iş birliğiyle başlatılan program, gençleri geleceğin mesleklerine hazırlamayı hedefliyor. Küresel müfredatla eğitim Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Eğitim, Gençlik ve Spor Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülecek program kapsamında, Huawei’nin küresel standartlara uygun ICT müfredatı uygulanacak. Eğitimler tamamen uzaktan modelle gerçekleştirilecek. Program, katılımcılara mekandan bağımsız şekilde eğitim alma fırsatı sunacak. Uzaktan eğitim altyapısıyla farklı yaş ve kesimlerden bireylerin programa erişimi kolaylaştırılacak. Uluslararası kariyere açılan kapı Eğitimi tamamlayan katılımcılar, edindikleri bilgi ve becerilerle küresel iş gücü piyasasında yer bulabilecek donanıma ulaşacak. Program, uluslararası geçerliliğe sahip içerikleriyle dikkat çekiyor. Esnek ve erişilebilir yapısıyla program, eğitimde fırsat eşitliğinin artırılmasına katkı sunmayı hedefliyor. Teknolojiye erişimin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Dijital dönüşüme destek GASMEK ile Huawei iş birliğinde başlatılan eğitim programı, Gaziantep’in dijital dönüşüm sürecine katkı sunarken, gençlerin teknoloji alanında yetkin bireyler olarak yetişmesini amaçlıyor.
Van Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temasta bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi.
Van Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı: "Cumhuriyet tarihindeki 10 kadın valinin 9’u Cumhurbaşkanımızın döneminde atandı" İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, kadın valilerin olmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncü bir rolü olduğuna dikkat çekerek, "100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde görev yapan 10 kadın valinin 9’u, Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde atanmıştır" dedi. İçişleri Bakan Yardımcısı Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Van’da, Van YYÜ Cengiz Andiç Kongre Merkezi’nde düzenlenen konferansa katıldı. "28 Şubat’tan Türkiye Yüzyılına" başlığıyla gerçekleştirilen programda konuşan Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, Türkiye’nin yakın siyasi tarihi ve gelecek vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulundu. "2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest" Programda bir konuşma yapan İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, 2013 yılındaki başörtüsü serbestisinin kadın hakları açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, "28 Şubat’ı konuşmak demek aslında sadece 28 Şubat’la hiçbir şey başlamadı ve bitmedi. Biliyorsunuz, o zaman Cumhurbaşkanımız 1994’te ilk defa İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti. Aslında yine 28 Şubat’ın devamı sürecinde, Ziya Gökalp’in şiirini okuduğu için hapis cezası alması ve hapishanede bulunması süreci yaşandı. Sonrasında yine bir manşet var ki benim hiç unutamadığım; ’Muhtar bile olamaz’ manşetleri, çünkü kendisine siyasi yasak gelmişti. Türkiye yakın tarihinde, şu an baktığımızda ’Gerçekten bunlar yaşandı mı?’ diyebileceğimiz olaylar yaşadı. Ben bile 28 Şubat ya da 15 Temmuz’la ilgili, kendi hayatımızla ilgili konuşmaya davet edildiğimde diyorum ki; ’Ya gerçekten bunlar yaşandı mı?’ Üstelik bunlar çok uzak zamanlar da değil. Hafızamızı tazelediğimiz zaman; düşünün ki, 2013’ten beri Türkiye’de kamusal alanda başörtüsü serbest. 2013 çok yakın bir zaman. Allah’ın izniyle artık kendi kimliğimize, kendi inancımıza uygun bir şekilde, 2013 yılından itibaren Türkiye’deki tüm kadınlar; eğitimlerine, istidatlarına ve ilgilerine göre her türlü makamda bulunabiliyorlar" diye konuştu. "Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde 9 kadın vali atanıyor" Türkiye Cumhuriyeti tarihinde kadın valilerin görev sürelerine değinen Yiğitbaşı, "Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 10 kadın vali görev yaptı. 100 yılı aşkın Cumhuriyet tarihimizde Lale Aytaman ilk kadın validir. Lale Aytaman’dan sonra 20 yıl boyunca yeniden atama yapılmıyor ve Cumhurbaşkanımızın hükümetleri döneminde bu 9 kadın vali atanıyor. Yani bu sayıya da Cumhurbaşkanımızın başbakan ve cumhurbaşkanı olduğu dönemlerde ulaşılmış oluyor. Birileri; ’Kadınlar eve kapatılacak, araba kullanabilecek mi, şeriat mı geliyor?’ derken; ben diyorum ki, Türkiye tarihinde 10 kadın valinin olmasında Cumhurbaşkanımızın çok önemli, öncü bir rolü var" şeklinde konuştu. "28 Şubat, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi" Darbelerin ekonomik boyutu konusunda bilgi veren Yiğitbaşı, "Aslında bu uzun bir süreç, uzun bir yürüyüştü. Ne yazık ki acı dönemler yaşandı. ’Artık 2000’li yıllardayız, bu ülkede bir daha darbe olamaz, bunlar geride kaldı’ diye düşündüğümüz yıllarda, gözümüzün önünde bir darbe girişimi yaşandı. Bunları gençlerimiz de artık hatırlıyordur diye tahmin ediyorum. Bu da yine Amerika ile ortak hareket eden ve dini sömüren bir grubun; ülkemize, meclisimize, insanlarımıza helikopterlerden, tanklardan ateş açmasıyla 252 şehidimizin olduğu bir darbe girişimiydi. Darbeler konuşulurken ekonomik maliyetleri de unutmamak lazım. Eski Meclis Başkanımız İsmail Kahraman’ın yaptığı bir açıklama var; 28 Şubat darbesinin toplam maliyeti yaklaşık 400 milyar dolar. Yakın dönemde, 2023’te 6 Şubat depremlerini yaşadık. Bu depremlerin Türkiye’ye maliyeti 104 milyar dolar. Yani 28 Şubat öyle bir süreci getirdi ki, ’asrın felaketi’ dediğimiz depremin kat kat fazlası zarar verdi. 28 Şubat sürecinden sonra hükümet düştü, koalisyonlar geldi, bankaların içi boşaltıldı, enflasyon yükseldi. Burada vesayet sistemiyle birlikte, kolay yoldan para kazanmaya alışmış belli sermaye gruplarının etkisini ve darbelerin ekonomiye olan bu negatif etkisini de ifade etmek lazım" dedi. Van Valisi Ozan Balcı, Jandarma Asayiş Kolordu Komutanı Tümgeneral Ünsal Bulut, Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Mücahit Avkıran, İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, akademisyenler ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program, soru-cevap etabının ardından sona erdi. (YS-MSA-Y)