EKONOMİ - 27 Ağustos 2025 Çarşamba 14:47

Yusuf Akgül: "Ekonomi yolunda güçlü adımlar atıyoruz, sürdürülebilirlik ve inovasyonla geleceğe yürüyoruz"

A
A
A
Yusuf Akgül: "Ekonomi yolunda güçlü adımlar atıyoruz, sürdürülebilirlik ve inovasyonla geleceğe yürüyoruz"

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Başkanı Yusuf Akgül, Türkiye’nin ekonomik dinamizmini koruduğunu belirterek sürdürülebilirlik, çevre bilinci ve yeni ekonomik düzenlemelerin iş dünyası için hem fırsatlar hem de sorumluluklar sunduğunu ifade etti.



Türkiye ekonomisi ve iş dünyasının rolü


"Türkiye ekonomisi, pandemi, küresel tedarik zinciri krizleri ve bölgesel belirsizlikler gibi zorlu süreçlerden geçmesine rağmen, üretim ve ihracat kapasitesiyle ayakta durmayı başarıyor" diyen Akgül, iş dünyasının bu süreçte oynadığı kritik role dikkat çekerek, "Biz iş insanları olarak, yatırımı ve üretimi artırarak ülkemizin büyümesine katkı sağlamak zorundayız. MÜSİAD olarak, üyelerimizin güçlenmesiyle birlikte Türkiye ekonomisine katma değer üretmeyi hedefliyoruz. Antalya, turizmin yanı sıra tarım ve ihracatta da güçlü bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli en iyi şekilde değerlendirerek ülkemizin kalkınmasına katkı sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


Akgül, Antalya’nın ekonomik çeşitliliğine vurgu yaparak, "Turizm, tarım ve ihracat, Antalya’nın ekonomik omurgasını oluşturuyor. Ancak, bu sektörlerin sürdürülebilir bir şekilde büyümesi için çevresel faktörleri de göz ardı edemeyiz. İşte bu noktada, Türkiye’nin öncülük ettiği Sıfır Atık hareketi gibi projeler, hem çevresel hem de ekonomik açıdan bize yol gösteriyor" dedi.



Sıfır Atık hareketi ve ekonomiye katkıları


Türkiye’nin en büyük çevre hareketlerinden biri olan ve 2017 yılında Emine Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan Sıfır Atık projesinin ekonomik boyutuna dikkat çeken Akgül, "Sıfır Atık Kitabı’nda vurgulanan atık yönetimi felsefesi, iş dünyası için de bir rehber niteliğinde. Kitapta, 2017’den 2023’e kadar geri kazanım oranının yüzde 13’ten yüzde 35’e yükseldiği belirtiliyor. Bu, 498 milyon ağacın kesilmekten kurtarılması ve 5,9 milyon ton sera gazı salımının önlenmesi anlamına geliyor. Bu veriler, sürdürülebilir üretim modellerinin hem çevresel hem de ekonomik faydalarını açıkça ortaya koyuyor. İşletmelerimiz, atık yönetim sistemlerini benimseyerek hem maliyetlerini düşürebilir hem de çevreye duyarlı bir marka imajı oluşturabilir" diye konuştu.



Karbon ayak izi ve vergilendirme: Yeni ekonomik gündem


Akgül, küresel ölçekte hızla önem kazanan karbon ayak izi ve karbon vergisi gibi konuları da değerlendirdi. Akgül, AB’ye ihracat yapan işletmelerin, karbon ayak izlerini hesaplamak ve raporlamak zorunda olduğunu belirterek, "Bu, hem bir yük gibi görünebilir hem de yeşil dönüşüm için bir fırsat. Türkiye, stratejik bir yaklaşımla bu süreci avantaja çevirebilir ve dünyanın ’Yeşil Üretim Üssü’ olma potansiyelini değerlendirebilir" dedi.


2022-2024 Orta Vadeli Program’da ilk kez yer alan karbon vergisinin uygulanmasıyla emisyon azaltımının hedeflendiğini kaydeden Akgül, "Karbon vergisi, ’kirleten öder’ prensibine dayanıyor. Bu, işletmelerimizi daha temiz teknolojilere ve yenilenebilir enerjiye yönelmeye teşvik edecek. Aynı zamanda, bu vergi gelirleri, yeşil yatırımları desteklemek için kullanılabilir. MÜSİAD olarak, üyelerimizi bu yeni düzenlemelere hazırlamak için eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerimize devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi.



Sürdürülebilirlik ve istihdam: Ortak hedef


Akgül, iş dünyasının ortak hedefinin istihdamı artırmak ve sürdürülebilir büyüme sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Ekonomiye güveniyoruz, geleceğe umutla bakıyoruz. Ancak, bu umudu gerçeğe dönüştürmek için çevre bilinciyle hareket etmeliyiz. Sıfır Atık projesi, sadece çevresel bir girişim değil, aynı zamanda döngüsel ekonomi modeliyle istihdam potansiyeline sahip. Geri dönüşüm ve ileri dönüşüm projeleri, yeni iş alanları açıyor ve yerel ekonomiyi güçlendiriyor" dedi.


MÜSİAD’ın bu süreçte köprü görevi gördüğünü belirten Akgül, "Ulusal ve uluslararası alanda iş dünyasını bir araya getiriyoruz. Antalya’da tarım ve turizm sektörlerinde sıfır atık uygulamalarını yaygınlaştırmak için projeler geliştiriyoruz. Örneğin, otellerde atık ayrıştırma sistemlerinin kurulması ve organik atıkların kompost haline getirilmesi, hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağlıyor" şeklinde konuştu.



Geleceğe dair vizyon


Akgül, geleceğe umutla baktıklarını belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:


"Türkiye, hem ekonomik hem de çevresel anlamda güçlü bir potansiyele sahip. Sıfır Atık projesi gibi girişimler, küresel arenada ülkemizin liderliğini pekiştiriyor. BM tarafından 30 Mart’ın ’Uluslararası Sıfır Atık Günü’ olarak ilan edilmesi, bu başarının bir göstergesi. İş dünyası olarak, çevre dostu teknolojilere yatırım yaparak, karbon ayak izimizi azaltarak ve sürdürülebilir üretim modellerini benimseyerek ekonomimizi daha da güçlendirebiliriz. Antalya’dan başlayarak, Türkiye’yi yeşil ekonominin öncüsü yapma hedefiyle yolumuza devam edeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul A Mili Futbol Takımı, iki günlük iznin ardından çalışmalara başladı 2026 FIFA Dünya Kupası öncesinde oynayacağı ilk özel maçta, 1 Haziran’da Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde Kuzey Makedonya ile karşılaşacak A Milli Futbol Takımı, iki günlük iznin ardından Riva’daki çalışmalarına yeniden başladı. Teknik Direktör Vincenzo Montella yönetiminde, basına kapalı olarak gerçekleştirilen antrenmanda, ilk olarak fitness salonunda ısınmanın ardından kuvvet çalışması yapan oyuncular daha sonra sahaya geldi. Burada da pas ve top kapma çalışmaları yapıldı. Son bölümde ise taktik uygulamalar üzerine çalışıldı. Altay Bayındır, Arda Güler, Merih Demiral ve Zeki Çelik antrenmanın ilk bölümünde yer aldı. Hakan Çalhanoğlu, sahada bireysel antrenman programı dâhilinde çalışırken, dizindeki sakatlığı nedeniyle idmana katılmayan Kerem Aktürkoğlu’nun tedavisine de devam edildi. Başkan Hacıosmanoğlu, teknik heyet ve futbolcularla bayramlaştı Antrenmanı, TFF Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu ve TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz da tribünden takip etti. Başkan Hacıosmanoğlu ve Genel Sekreter Ayaz, idman öncesinde teknik heyet ve futbolcularla bayramlaştı. Ay-yıldızlılar, yarın saat 18.15’te TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek. Çalışmanın ilk 15 dakikalık bölümü medyaya açık olacak.
Bolu Bolu’da Kurban Bayramı dönüşü ağır vasıtalara geçit yok Bolu Valiliği, 9 günlük Kurban Bayramı tatili dönüşünde yaşanacak trafik yoğunluğunu en aza indirmek amacıyla 30 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında İstanbul istikametine gidecek olan ağır vasıtaların geçişine izin verilmeyecek. Kurban Bayramı tatili sebebiyle özellikle büyükşehirlerden memleketlerine ve turizm bölgelerine giden güzergahlarda taşıt trafiğinin yoğunlaşacağı öngörülerek, Bolu Valiliği tarafından alınan trafik tedbirleri duyuruldu. Valilikten yapılan açıklamaya göre; Bu kapsamda 30 Mayıs Cumartesi günü saat 13.00’den itibaren 1 Haziran Pazartesi günü saat 01.00’e kadar, kamyon, çekici ve tanker cinsi araçların İstanbul istikametine geçilerine izin verilmeyecek. İstanbul istikametine doğru uygulanacak olan ve arada kalan girişlerin de dahil edildiği kısıtlama güzergahları şu şekilde açıklandı: Anadolu Otoyolu Ankara il sınırından Düzce il sınırına kadar. D-100 Devlet Karayolu’ndan ise Karabük il sınırından Düzce il sınırına kadar. D-750 Devlet Karayolu Ankara il sınırından Düzce il sınırına kadar. Tedarik zinciri için istisnalar belirlendi Bolu Valiliği, vatandaşların mağduriyet yaşamaması ve tedarik süreçlerinin aksamaması adına kısıtlamadan muaf tutulacak araçları da tek tek listeledi. İstisnai olarak seyirlerine izin verilecek ürün grupları şunlar: Yaş sebze/meyve, canlı hayvan, et ve et ürünleri ile süt ve süt ürünleri gibi bozulabilir gıdalar. Dondurulmuş gıdalar, canlı ve kesme çiçek. İlaç, tıbbi malzeme ve ambalajlı su ürünleri. Posta/süreli yayın, hayvan yemi ile akaryakıt. Açıklamada, bu ürünleri taşıyan kamyon, çekici ve tankerlerin öncelikle ana arterler haricindeki güzergahlarda, zorunluluk halinde ise ana arterler üzerinde en az süreyle bulunacak şekilde seyirlerine müsaade edileceği vurgulandı.