SAĞLIK - 26 Ocak 2026 Pazartesi 12:07

Uzm. Dr. Filiz Mıhçı: "Migren çocuklukta başlıyor, aileler baş ağrısını asla hafife almamalı"

A
A
A
Uzm. Dr. Filiz Mıhçı: "Migren çocuklukta başlıyor, aileler baş ağrısını asla hafife almamalı"

Çocuk Nörolojisi Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, migrenin çocuklukta başladığını belirleterek, "Aileler baş ağrısını asla hafife almamalı" dedi.


Çocukluk ve ergenlik döneminde baş ağrılarının oldukça yaygın görüldüğünü belirten Antalya Memorial Hastanesi Çocuk Nörolojisi Bölümü’nden Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, dünya genelindeki araştırmalara göre çocuk ve ergenlerin büyük bölümünde primer baş ağrılarının görüldüğünü söyledi. Mıhçı, migrenin çocukların fiziksel sağlığının yanı sıra okul başarısı, sosyal ilişkileri ve yaşam kalitesi üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu ifade etti.



"Baş ağrısı çocuğunuza miras kalabilir"


Çocuklarda baş ağrılarının primer (temel) ve sekonder (başka bir hastalığa bağlı) olarak iki ana grupta toplandığını belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Çocukluk çağında baş ağrıları ve migren, erken tanı ve uygun yaklaşımla büyük ölçüde kontrol altına alınabilen bir durumdur. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarının baş ağrısı şikâyetlerini ciddiye alması ve uzman değerlendirmesini geciktirmemesi son derece önemlidir. Çocuklarda baş ağrıları genel olarak iki ana grupta değerlendirilir" ifadelerini kullandı. Mıhçı, en sık görülen primer baş ağrılarının gerilim tipi baş ağrısı ve migren olduğunu aktararak stres, uykusuzluk, öğün atlama ve bazı besinlerin tetikleyici olabildiğini söyleyerek, "Migren ise genellikle genetik yatkınlığa sahiptir. Ailede migren öyküsü varsa, çocukta migren görülme riski yüzde 50–90 oranında artar" dedi.



"Migreni tetikleyen birçok faktör var"


Migren ataklarının beyinde serotonin gibi maddelerin değişen salınımına bağlı olarak geliştiğini belirten Mıhçı, okul stresi, uyku düzensizliği, hormonal değişiklikler, hava şartları ve bazı besinlerin migreni tetikleyebileceğini söyledi.



"Baş ağrısı başka hastalıkların habercisi olabilir"


Baş ağrılarının bazen altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olarak görülebildiğini dile getiren Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, "Baş ağrısı bazen altta yatan başka bir hastalığın belirtisi olabilir. Üst solunum yolu enfeksiyonları, sinüzit, farenjit, menenjit, hipertansiyon, kafa travmaları, beyin tümörleri, hidrosefali ve zehirlenmeler buna örnek olabilir. Çocuklarda nadir görülmekle birlikte, giderek artan, kronikleşen veya gece uyandıran baş ağrıları mutlaka araştırılmalıdır" şeklinde konuştu.



"Düzenli beslenme ve uyku migrenin anahtarıdır"


Baş ağrısının önlenmesinde yaşam alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Mıhçı, "Çocukların günde 8–10 saat düzenli uyuması, öğün atlamadan beslenmesi, yeterli sıvı alması ve düzenli egzersiz yapması önemlidir. Stres yönetimi için gevşeme teknikleri, hobiler ve gerekli durumlarda psikolojik danışmanlık faydalı olabilir" diye konuştu. Baş ağrısı günlüğü tutulmasının tetikleyicilerin belirlenmesinde etkili olduğunu söyleyen Mıhçı, okul ortamında su içme ve ara öğün izinlerinin sağlanmasının atakları azaltabileceğini bildirdi.



"Baş ağrısı ciddi hastalıkların belirtisi olabilir"


Çocuklarda baş ağrısı tedavisinin ağrının şiddetine ve nedenine göre planlandığını belirten Uzm. Dr. Filiz Mıhçı, gerilim tipi baş ağrılarında basit yöntemlerin yeterli olabildiğini ancak migren ve küme baş ağrılarında özel tedaviler gerektiğini söyledi. Mıhçı, "Uygun tedaviyle altı ay içinde çocukların yaklaşık yüzde 50’sinde belirgin düzelme sağlanabilmektedir. Bu nedenle baş ağrısı olan çocuklar mutlaka çocuk nörolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmelidir" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Osmaniye’den Hatay’a taşınan ve içten içe yanan çöplere vatandaşlar çözüm bekliyor Hatay’ın Erzin ilçesine 20 kilometre uzaklıkta bulunan Osmaniye’den kimliği belirsiz kişilerce taşınan çöpler, durmadan yanarak çevreye rahatsızlık veriyor. Bölge sakinleri il dışından taşınan çöpler, için yetkililerden çözüm istedi. Erzin ilçesi İsalı Mahallesi’nde bulunan atış alanı depremin ardından moloz döküm alanı oldu. Zamanla bölgeye 20 kilometre uzaklıkta bulunan Osmaniye kent merkezinden kimliği belirsiz kişiler tarafından kamyonlarla çöp getirilmeye başlandı. Durmadan yanan ve çevreye duman saçan il dışından getirilen çöpler, bölge halkını rahatsız etmeye başladı. Vatandaşlar, durmadan yanmaya devam eden çöpler için yetkililerden çözüm istedi. Mahalle sakinlerinden Necati Geyik, yanıcı maddelerin yer aldığı çöplerin Osmaniye’den geldiğinin söylendiğini ifade ederek "Erzin atış alanı bölgesindeyiz. Depremin ardından molozlar için ayrılan bir bölge olduğundan koruma altındaydı. Şu an da bilmediğimiz bir yerden buraya yanıcı maddeler atılmıştır. Nereden, geldiği de belli değildir ve yanmaya devam ediyor. Hemen yanıp, bitecek bir şey değil. Aylarca yanacak malzemeler var, Osmaniye’den geldiği söyleniyor. Osmaniye’den geliyorsa da bundan sonra gelmesin. Burası Hatay’ın sınırları içerisindedir. Bizim buraya evlerimiz yakın, yanan maddelerden dolayı biz rahatsız oluyoruz ve gerçekten tehlikelidir. Yetkililerden buraya çözüm bekliyoruz ve bu çöplerin buraya dökülmemesini istiyoruz" dedi.
Hatay Yağışlı havanın son bulmasını fırsat bilen vatandaşlar İskenderun Sahili’ne akın etti Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşanan olumsuz hava ve yol koşullarının geride kalması ile birlikte vatandaşlar, güneşli havanın tadını çıkarmak için sahile akın etti. Doğu Akdeniz’de son bir aydır etkili olan şiddetli olan yağışların ardından Hatay’da güneş yüzünü gösterdi. Ramazan ayını ve güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar, güzelliğiyle eşsiz doyum sunan İskenderun Sahili’ne akın etti. Güneşli havanın tadını çıkaran vatandaşlar, aileleriyle birlikte vakit geçirdi. Sahil özlemi içerisinde olduğunu ifade eden Ahmet Dikilitaş, ’’Her yerde şu anda insan akını var diyebiliriz. İnsanlar kötü havalarda evlerine kapanmak zorunda kalıyor. Şu an havanın çok güzel oluşu herkese iyi geldi. Küçük bebeğimiz var, o da eşimle. Biz de hava alalım hem sahili bir tekrardan görelim istedik. Henüz plan yapmadık ama kalırız diye düşünüyorum. Yani daha akşam yemeğini de burada yemeği düşünüyoruz buradan çıkmayı düşünmüyoruz. Doyasıya bu günü deniz ile birlikte geçirmeyi düşünüyoruz’’ dedi. Anne Gözde Özdemir, ’’Yani ortam çok güzel, çok güzel yapıldı. Yağıştan sonra buralara gelmek çok iyi geldi. Çocukların hava alması, sosyal etkinlik görmesi de çok güzel oldu. Bizlere de güzel bir ortam oldu" dedi. Depremde zarar gören İskenderun Sahili’nin yeniden inşa ve ihyası için emek verenlere teşekkürlerini dile getiren Atilla Özdemir, "Buranın çok güzel bir hale gelmesinden dolayı başta buraya emeği geçen Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a, Büyükşehir Belediye Başkanımız Mehmet Öntürk’e emeklerinden dolayı teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.