ASAYİŞ - 25 Mart 2026 Çarşamba 10:35

Uzaklaştırma kararı bulunan eşe sopalı saldırı davasında savcıdan 20 yıla kadar hapis talebi

A
A
A
Uzaklaştırma kararı bulunan eşe sopalı saldırı davasında savcıdan 20 yıla kadar hapis talebi

Antalya’da Ukrayna asıllı Türk vatandaşı Iryna Melnychuk D.’nin, uzaklaştırma kararı aldırdığı eşi tarafından sokak ortasında sopayla darbedildiği iddiasına ilişkin davada, sanığın tasarlayarak eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Sanık Mehmet Ali Değer, mütalaaya yönelik savunmada beraatini talep ederek, "İftira ve kumpas ile türlü türlü oyunlarla, planlarla hürriyetimden alıkonuldum" dedi.


5 Temmuz 2025 tarihinde Konyaaltı ilçesinde meydana gelen olayda, iddiaya göre otelde vardiyalı çalışan Iryna Melnychuk D., gece mesaisi sonrası evine dönerken, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan eşi Mehmet Ali Değer tarafından sopayla darbedildi. Başına aldığı darbeler sonucu kafatasında kırıklar ve beyin kanaması riski oluşan kadın, ellerinde çok sayıda kırıkla birlikte 16 gün hastanede tedavi gördü.



Güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı


Soruşturma kapsamında ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, olay gecesi şüphelinin sitenin arka kapısı çevresine geldiği, bir süre etrafı kontrol ettiği ve ardından eldiven giydiği anlar yer alıyor. Devamında elindeki sopayla karanlık alana doğru ilerlediği görülürken, son görüntülerde ise aynı kişinin hızla koşarak motosikletin bulunduğu tarafa doğru olay yerinden uzaklaştığı anlar güvenlik kamerasına yansıyor.



İddianamede ağır ceza talebi


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, sanığın mağdurun işten çıkış ve eve geliş saatlerini bildiği, elinde sopayla site çevresine geldiğinin kamera görüntüleriyle tespit edildiği, eylemin anlık öfkeyle değil tasarlayarak gerçekleştirildiği kaydedildi.


İddianamede ayrıca, olay yeri yakınındaki iş yerinden alınan kamera kayıtlarının mağdura izletildiği ve mağdurun görüntülerdeki kişinin eşi Mehmet Ali D. olduğunu kesin olarak teşhis ettiği belirtildi. Sanığın daha önce de uzaklaştırma kararlarını ihlal ettiği vurgulanan iddianamede, şiddet eğilimlerinin sürdüğü, serbest kalmasının mağdur açısından tehdit oluşturacağına dikkat çekildi. Bu gerekçelerle, sanığın eyleminin "eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturduğunu belirterek, en ağır şekilde cezalandırılması ve iyi hâl indirimi uygulanmaması istendi.


Sanığın savcılıktaki ifadesinde ise olay saatinde Lara semtinde D.D. isimli bir kişinin evinde bulunduğunu, HTS kayıtlarının da bunu göstereceğini söylediği aktarıldı.



"Seni öldüreceğim"


Iryna Melnychuk D. ise, kolluk kuvetlerine verdiği ifade de olay günü aldığı darbeler nedeniyle geçici hafıza kaybı yaşadığını, ikametinin arka kapısından girdiği sırada arkasından bir ses duyduğunu, döndüğünde eşi Mehmet Ali Değer’i gördüğünü söyledi. Katılanın beyanında, sanığın kendisine bağırmasına fırsat vermeden sopa benzeri bir cisimle sert şekilde vurduğu ve "Seni öldüreceğim" dediği, başını korumaya çalışırken ellerine de çok sayıda darbe aldığı yer aldı. Iryna D., kendisine saldıran kişinin eşi olduğunu, bunu görüntüden, sesinden ve kokusundan ayırt ettiğini ifade etti.


Tanık anlatımlarında da olay gecesi bir kadının yere yatırılarak defalarca darbedildiğinin görüldüğü, bağırma sesleri üzerine aşağı inen site sakinlerinin ise Iryna D.’yi yerde ve başından yoğun şekilde kan kaybeder halde bulduğu belirtilmişti.



Adli raporda hayati tehlike ve ağır kırık tespiti


Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin duruşmaya yansıyan 10 Temmuz 2025 tarihli doktor raporunda, mağdurun yaşamını tehlikeye sokan şekilde yaralandığı, yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu ve kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediği belirtildi. Kovuşturma aşamasında mahkemeye ulaşan raporda ise mağdurun duyu veya organlarından birinin işlevinde sürekli fonksiyon azalması bulunduğu kaydedildi. 4. duruşmada da Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden gelen raporda, mağdurun yüzünde sabit iz ya da değişiklik bulunmadığı, ancak duyu veya organlarından birinin işlevinin sürekli fonksiyon azalması niteliğinde olduğu bildirildi.



Savcı, mütalaasını açıkladı


Davanın 4. duruşması Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülürken, salonda tutuklu sanık Mehmet Ali Değer ve taraf avukatları yer aldı. Gelen sağlık raporuna taraf avukatlarından itiraz olmazken, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanığın ölümcül bölge olan başa birden fazla kez vurması nedeniyle eyleminin "eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçunu oluşturduğunu belirterek 13 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.


Mağdur Iryna Melnychuk D. ise önceki duruşmada verdiği ifade de saldırıya ilişkin şunları söylemişti: "Her tartışmada ‘benim ailem diplomat, yakınlarım yunus polisi’ diyordu. ‘Seni istersem yurt dışına attırırım, çocuğunu yurda veririm’ diye tehdit ediyordu. O gece işten dönüp binaya girerken arkamdan zıplayıp ‘seni öldüreceğim’ diyerek kafama vurdu. Yere düştüm, vurmaya devam etti. Komşular çıkıp ambulans çağırdı. Onun olduğuna eminim, sesinden tanıdım. İlk kez 29 Mayıs’ta uzaklaştırma kararı aldırmıştım, bir hafta boyunca şikayetimi geri çekmem için telefonla aramaya devam etti. Şikayetçiyim."



"Sanık, uzaklaştırmayı ihlal etti"


Iryna D.’nin avukatı Havva Nur Yağcı, esasa yönelik aldığı sözde; müvekkilinin 29 Mayıs 2025 tarihinde uzaklaştırma kararı aldırdığını, sanığın bu kararı ihlal ettiğini hatırlattı. Yağcı, "Müvekkilim 29 Mayıs 2025 tarihinde uzaklaştırma kararı almıştır, 1 Haziran 2025 ve 27 Haziran 2025 tarihlerinde sanığın ihlalleri mevcuttur. Müvekkilim takip altındadır, sanık ne şekilde evine girebileceğini bilebilecek durumdadır, suçu işlediği sabittir cezalandırılmasını talep ediyoruz" dedi.


Sanık Mehmet Ali Değer ise suçlamaları kabul etmeyerek beraatini ve tahliyesini talep etti. Değer, "İftira ve kumpas ile türlü türlü oyunlarla, planlarla hürriyetimden alıkonuldum. İlahi adalet için, hak için hukuk için beraatimi talep etmekteyim. Yargılama süresince de haksız bir şekilde saldırıya maruz kaldım, hakkımda yargısız infaz yapılmaktadır. Yargılama süresince yargılamaya yön vermeye çalışarak mahkemenizi yönlendirmeye yönelik davranışlar sergilenmektedir, bu nedenle beraatimi ve tahliyemi talep ediyorum" şeklinde savunma yaptı.


Mahkeme heyeti, sanık ve avukatına mütalaaya karşı yazılı savunmalarını sunmaları için süre verilmesine, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ileri bir tarihe ertelenmesine karar verdi.



Uzaklaştırma kararı bulunan eşe sopalı saldırı davasında savcıdan 20 yıla kadar hapis talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul AKRA Gran Fondo Antalya ilk kez düzenlenen tırmanış etabıyla başladı AKRA Gran Fondo Antalya, organizasyon tarihinde ilk kez yer alan ve tırmanış performansının ön plana çıktığı Fraport TAV Antalya Airport etabıyla start aldı. Kemer Olbia Parkı’ndan saat 16.00’da verilen start ile başlayan 17,81 kilometrelik etap, Olympos Teleferik’te sona erdi. Yarışın startını; Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, BHM Otelcilik Yönetim Kurulu Üyesi Sinan Barut, Fraport TAV Antalya Airport Genel Müdürü Deniz Varol, AG Tohum Genel Müdürü Burak Gönen, BHM Otelcilik Operasyon Direktörü Asım Burak Kıpçak ve AKRA Kemer Hotels Genel Müdürü Emre Bora Baran verdi. Antalya’nın Kemer ilçesinde Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) ve Türkiye Bisiklet Federasyonu kurallarına uygun olarak düzenlenen organizasyon; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Antalya Valiliği, Türkiye Bisiklet Federasyonu, Antalya Büyükşehir Belediyesi, Konyaaltı Belediyesi ve Kemer Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştiriliyor. AKRA Hotels ana sponsorluğundaki yarış, AG Tohum, Fraport TAV Antalya Airport, Corendon Airlines ve Diana Travel’ın co-sponsorluğu, Yaşam Hastaneleri’nin sağlık sponsorluğu ile Shimano, Salcano, Paloma Hotels, Effect, Züber, Olympos Teleferik ve PT Academy destekleriyle düzenleniyor. Tırmanış etabında dereceye girenler Fraport TAV Antalya Airport tırmanış etabında dereceye giren sporcular şu şekilde: Kadınlarda 0:34:25.90 dereceyle Şeniz Pamuk birinci, 0:35:45.10 ile Aylin Yüce ikinci, 0:36:18.73 ile de Rus sporcu Viktoryia Aleksandrova üçüncü oldu. Erkeklerde ise 0:27:59.03’lük dereceyle Oleg Dereviagin birinci, 0:28:54.54’lük dereceyle Ömer Faruk Yılmaz ikinci, 0:29:13.22’lik dereceyle de Evgenii Arinin üçüncü geldi. Topaloğlu: "Güzel bir doğada herkes çok mutlu" Kemer Belediye Başkanı Necati Topaloğlu, sporcuların Kemer’in doğal güzellikleri içinde yarışmasının ayrı bir değer oluşturduğunu dile getirerek, "Bu sene 8’incisini düzenliyoruz. Bu kadar güzel bir doğada herkes çok mutlu. Az önce burada da gezerken her şeyin çok güzel olduğunu gördüm. 15 ülkeden 578 sporcumuz katılıyor. Bu yıl ilk defa da tırmanış etabıyla devam edeceğiz. Tüm ortam güzel, sporcular güzel, hava güzel, inşallah da start verdikten sonra güzel bir yarış olacaktır. Tüm sporculara başarılar dilerim" şeklinde konuştu. Haluk Özsevim: "İlk defa tırmanış etabını ekledi ve ilgi de çok güzel" AKRA Gran Fondo Antalya Proje Koordinatörü Haluk Özsevim, organizasyona bu yıl ilk kez eklenen tırmanış etabının heyecan verici bir yenilik olduğunu belirterek, "Öncelikle burada olduğunuz için çok teşekkür ediyorum. Daha önce biliyorsunuz biz bu tırmanış etabını Tour of Antalya’da profesyonel sporcularla yapmıştık ve çok beğenilmişti. Değerli partnerim Argeus Travel & Events Kurucu Ortağı Aydın Ayhan Güney, ‘bu sene Gran Fondo’ya ek bir şey yapalım’ dedi ve tırmanış fikrini öne attı. Bizim de organizasyon komitesi olarak çok hoşumuza gitti. Biraz araştırıp sporculardan da olumlu tepkiler alınca bugün ilk defa tırmanış etabını ekledik ve ilgi de çok güzel. Zor da bir yarış olacak. Benim beklentim, önümüzdeki senelerde Gran Fondo’ya katılan amatör yarışçılar bu tırmanmada ödül aldıkça onlar açısından sportif bir ayrıcalık olacak diye düşünüyoruz. Burada yarışı bitirmek, hatta kürsü yapmak ayrı bir özellik diye umuyoruz. O yüzden hem hava çok güzel, ortam çok güzel, keyifli bir yarış olacağını düşünüyorum" dedi. "Kemer’de bu işi festival haline getirmeyi de planlıyoruz" Katılımcı sayısına da dikkat çeken Özsevim, "Bu sene bizi çok mutlu eden bir durum var. Günümüz gerçeklerine baktığımız zaman ekonomik şartlar zorlaştı ve bir de savaş ortamı var dünyada. Buna rağmen 578 sporcuyla start vereceğiz. 15 ülkeden de katılım var ve bu da bizi çok mutlu ediyor. Zaten kısa etabımız da kendi çapında çok güzel, uzun etabımız da efsane. Bütün sporcular da bitirmesi zor ama çok keyifli bir etap olduğunu söylüyor. Önümüzdeki yıllarda hedefimiz; bu bisiklet etkinliğini baz alarak, Kemer’de bu işi festival haline getirmeyi de planlıyoruz. Bu yüzden de bu sene 2 güne çıkardık. 8 yıldır aynı sponsorlarla düzenlediğimiz organizasyonumuz başta valiliğimiz olmak üzere belediyelerimizin de desteğiyle sürdürülebilirlik anlamında çok önemli bir konumda. Daha da büyülterek, bir festival havasına getirerek binler, iki binler, üç binler gibi sporcu katılımı bekliyoruz" diye konuştu. Aydın Ayhan Güney: "Festival havasına çevirebilmek için ilk kez bir tırmanış yarışı ekledik" AKRA Gran Fondo Antalya Genel Direktörü Aydın Ayhan Güney, organizasyonun yıllar içinde önemli bir spor kültürü oluşturduğunu vurgulayarak, "2014 yılında Türkiye’ye ilk kez Gran Fondo’yu getirdikten sonra çok hızlı büyümeye başladı. Şu an Türkiye’de onlarca bu tür amatörlere açık yarışlar olmaya başladı. Bu iki yönden bizleri sevindiriyor. İlki bu yarışları ayakta tutacak kadar sporcumuzun oluşması. Türkiye’de amatör şekilde bisiklet yarışlarına katılanların sayısı binleri geçiyor. İkincisi de bu kadar yarışı organize edebilecek ekiplerin oluşması. Bu tabii Türk sporu ve bisiklet sporu açısından çok önemli. Ayrıca gelecekte yeni sporcuların yetişmesi için de önemli bir konu. Bunun da artarak devam etmesi gerekiyor. Gran Fondo’lar günlük yarışlar olduğu için bunu biraz daha festival havasına çevirebilmek için bu defa ilk kez bir tırmanış yarışı ekledik. Bunun için de Kemer çok ideal. Çünkü Tahtalı bunun için mükemmel bir parkur. Bu parkura ilgi de yüksek ve sporcuların da keyif alacağından eminim" ifadelerini kullandı. "Bu tür çoklu katılım organizasyonları mutlaka şehirde bir spor turizmi oluşturuyor" Spor turizminin önemine de değinen Güney, "Bu tür çoklu katılım, amatörlere açık ve çok fazla sporcunun yer aldığı organizasyonlar mutlaka şehirde bir spor turizmi oluşturuyor. Bu sadece bisiklette de değil, maratonlarda veya satrançta da bunu görüyoruz. O şehirde yapılan bir organizasyon özellikle turizm alt yapısı güçlü, düşük sezondaki turizm merkezlerinde bir katkı sağlıyor. Bugün de sporcular ve onların yakınları, basın mensupları, organizasyon ekipleri, yani 2 bin kişiye yakın bir grup var. Bu grup sonuç olarak burada kalıp, burada zaman geçiriyor ve bu da şehir ekonomisine bir katkı sağlıyor. Bu sayılar ne kadar yükselirse katkı da o kadar çoğalıyor. Kapadokya Ultra Trail, Çeşme Yarı Maratonu, Gran Fondo gibi organizasyonlar şehre çok ciddi katkı sağlıyor. Avrupa’ya baktığımız zaman da 35-40 bin kişinin katıldığı organizasyonlar var. Bütün bir şehir bir yıl boyunca buna hazırlanıyor. Umuyorum ki gelecekte Türkiye’de de bu tür büyük ve halkın çok rağbet gösterdiği organizasyonlar olacak. Spor turizmi diye de yıllarca konuştuğumuz şey de bu zaten" dedi. Sporcular yarın 98 km ve 48 km etaplarında pedal çevirecek Yarın organizasyonun ana yarışları 98 kilometrelik AKRA Parkuru ile 48 kilometrelik AG TOHUM Parkuru koşulacak. Her iki parkur da Kemer Olbia Parkı’ndan start alacak ve aynı noktada sona erecek. 98 km’lik AKRA Parkuru saat 08.00’de, 48 km’lik AG TOHUM Parkuru ise saat 08.30’da start alacak. Organizasyonun ödül töreni de saat 14.00’te Kemer Olbia Parkı’nda düzenlenecek.
Ankara AK Parti Genel Başkan Vekili Ala: "Netanyahu’nun Türkiye ve Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır" AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, "Netanyahu’nun Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi soykırımcı ve katliamcı politikalarını ve insanlığa karşı işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır" dedi. AK Parti Genel Başkan Vekili Ala, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Netanyahu’nun Türkiye ve Sayın Cumhurbaşkanımız hakkında sarfettiği sözler, kendi soykırımcı ve katliamcı politikalarını ve insanlığa karşı işlediği suçları perdelemeye yönelik hezeyanlardır. Netanyahu yönetimindeki İsrail’in politikaları, bölgeyi kalıcı bir istikrarsızlık döngüsüne sürüklemekte; bu durum uluslararası toplumun daha yüksek sesle sorgulaması gereken bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye ise, uzun süredir bölgesel barışın tesisine yönelik çok yönlü ve ilkesel bir diplomasi yürütmektedir. Türkiye’nin yaklaşımı, çatışma üretmek yerine diyalog kanallarını açık tutmayı; vekalet savaşlarını körüklemek yerine uluslararası meşruiyet zemininde çözüm arayışlarını öncelemektedir. Bu bağlamda Türkiye, kendi ulusal güvenliğinin yanında, bölgesel istikrarı ve küresel barış perspektifini merkeze alan bir dış politika izlemektedir. Anlaşılan o ki Türkiye’nin bölgesinde istikrarı ve barışı önceleyen sonuç alıcı diplomatik gücü Netanyahu’yu rahatsız etmiştir" ifadelerini kullandı.