KÜLTÜR SANAT - 20 Şubat 2026 Cuma 10:54

Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri’nde Spor Bilimleri Fakültesi birinci oldu

A
A
A
Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri’nde Spor Bilimleri Fakültesi birinci oldu

Akdeniz Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Akdeniz Üniversitesi Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri Değerlendirme Toplantısı ve Ödül Töreni", Atatürk Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantı ve yapılan değerlendirmelerin ardından 10 proje arasından 1. Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı "Harekete Geçelim Eğlenip Öğrenelim" isimli proje oldu. Toplam 10 projenin değerlendirildiği toplantıda, farklı kurum ve kuruluşlardan temsilcilerin yer aldığı jüri heyeti projeleri titizlikle inceledi. Jüri üyeleri arasında Corendon Hotels Kurumsal İletişim ve Pazarlama Direktörü Birgül Akgül, Antalya Bilim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Şen Tunç, Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı İdris Taş, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı Antalya Temsilcisi Lütfiye Altınkaya, Antalya Kent Konseyi Başkanı Semanur Kurt ile Akdeniz Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Sibel Mehter Aykın ve Öğr. Gör. Yılmaz Kaplan yer aldı.



Projeler değerlendirildi


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan programda, Akdeniz Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen ve DUKAK Koordinatörü Prof. Dr. Gül Coşkun Değirmen tarafından jüri üyeleri ve paydaşlara plaket takdim edildi. Plaket takdiminin ardından Prof. Dr. Şükrü Özen ve Prof. Dr. Gül Coşkun Değirmen açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Konuşmalarda, üniversitenin toplumsal katkı vizyonu ve sosyal sorumluluk projelerinin önemi vurgulandı. Program kapsamında proje sahipleri tek tek sahneye çıkarak çalışmalarını jüriye sundu. Sunumların ardından jüri üyeleri proje sahiplerine sorular yönelterek değerlendirmelerde bulundu.



"Nitelikli bilginin üretilmesi ile sınırlı kalınamaz"


Programın açılış konuşmalarını gerçekleştiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şükrü Özen, "Üniversiteler hepinizin bildiği gibi bilim yuvaları olarak tarif ediliyor, çok kıymetli. Görevleri arasında, bilimsel bilgiyi üretmek, araştırmaları yürütmek, insanlık yararına nitelikli bilgi üretiminin yanında, nitelikli eğitim-öğretim süreçleriyle de toplumun ihtiyaç duyacağı, duymakta olduğu insan kaynağının yetiştirilmesi noktasında da çok büyük görevler üstlenmekte. Sadece nitelikli bilginin üretilmesi ile sınırlı kalınamaz, bu bir doğal sonuç. Üretilen bilginin insanlık yararına dönüştürülmesi, insanlığın gelişimi noktasında kullanılması ve bunu yapacak nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi çok önem arz etmekte." dedi.



Kentin dinamikleri ile iyi ilişkiler


Akdeniz Üniversitesi’nin Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan öncülüğünde kentin bütün dinamikleri ile iyi ilişkiler kurduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Özen, "Akdeniz Üniversitesi olarak kentle bütünleşme noktasında çok yol katettiğimizin farkındayım. Bunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Özellikle Rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Özkan hocamız çok bu konuya önem veriyor. Kentin bütün dinamikleriyle ciddi ilişkiler kurduk, kurmaya devam ediyoruz. Bu çok kıymetli. Üniversiteler içinde bulundukları bölgenin, şehrin dinamikleriyle, sorunlarıyla elbette ilgilenecekler ama aynı zamanda evrensel boyutuyla da bu işi sürdürmeye gayret edecekler." şeklinde konuştu.



Ortak değer, ortak sorumluluk


Toplantının açılış konuşmasında konuşan DUKAK Koordinatörü Prof. Dr. Gül Coşkun Değirmen, "Bugün burada yalnızca bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirmiyoruz; ortak bir değer, ortak bir sorumluluk ve ortak bir vicdan etrafında buluşuyor, üniversitemizin toplumsal sorumluluk anlayışının somut çıktılarını birlikte görüyor ve paylaşıyoruz. Çünkü toplumsal duyarlılık; rakamlarla ölçülen bir çıktı değil, dokunulan bir hayat, açılan bir kapı ve uzatılan bir eldir. Koordinatörlüğümüz; birim ve bölüm koordinatörlerimiz, toplumsal duyarlılık ve katkı derslerini yürüten öğretim üyelerimiz ve öğretim elemanlarımız ile gönüllü proje ekiplerimizle birlikte; toplumsal sorunlar, ihtiyaçlar ve beklentiler doğrultusunda duyarlılığı artırmayı ve toplumumuza nitelikli katkılar sunmayı amaçlamaktadır. Her yıl artan proje sayımız ve niteliğimizle üniversite-toplum etkileşimini güçlendirmekte; sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve özel sektör paydaşlarımızla iş birliği içinde çalışmalar yürütmekteyiz. Bu vesileyle, Koordinatörlüğümüzün kurulmasına öncülük eden ve desteklerini her zaman hissettiğimiz Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Özlenen Özkan’a ve üniversitemiz üst yönetimine şükranlarımızı sunuyoruz." dedi.



450’den fazla proje başvurdu


Program hakkında bilgi veren Prof. Dr. Değirmen, "Bu yıl tamamlanan 450’yi aşkın proje arasından değerlendirme toplantısına başvuran ve jüri değerlendirmeleri sonucunda sunuma kalan 10 projeyi bugün birlikte izleyeceğiz. Ancak özellikle vurgulamak isterim ki hayata geçirilen her proje, kendi içinde ayrı bir değer ve başarıdır. Toplumsal katkı bir yarış değil; bir bilinç, bir sorumluluk ve bir duruştur. Önemli olan fark etmek, harekete geçmek ve sürdürülebilir bir etki bırakmaktır. Bu anlamda düşünmeye cesaret eden, üretmek için emek veren ve topluma dokunma sorumluluğunu üstlenen tüm proje ekiplerimiz bizim için son derece kıymetlidir." ifadelerini kullandı.



Dereceye girenler belli oldu


10 projenin sunumlarının gerçekleştirilmesinin ardından jüri üyeleri değerlendirmelerini yaptı. Yapılan değerlendirme sonucunda 3.’lük ödülünü İletişim Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı "İletişim ve Gelişim" projesi kazandı. 2.’lik ödülünü ise Felsefe Bölümü öğrencilerinin hazırladığı "Felsefeyle Farkındalık: Dünya Hep Çok Aydınlık-Felsefeyle Yeşil Bilinç, Temiz Çevre" adlı projeye verildi.10 proje arasından 1. seçilen proje ise Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin hazırladığı "Harekete Geçelim, Eğlenip Öğrenelim" isimli proje oldu. Dereceye giren projelere teşekkür belgesi ve plaket takdimi gerçekleştirildi. Tören, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.



Toplumsal Duyarlılık ve Katkı Projeleri’nde Spor Bilimleri Fakültesi birinci oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Kadın sağlığı için "Açıkça Konuşuyoruz" buluşması Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Süleymanpaşa Kadın Danışma Merkezi’nde düzenlenen "Açıkça Konuşuyoruz" Kadın Sağlığı Sohbeti programında kadınlar, beden sağlığı ve yaşam boyu karşılaşabilecekleri değişimleri uzman eşliğinde ele aldı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından Süleymanpaşa Kadın Danışma Merkezi’nde gerçekleştirilen programda kadın sağlığı tüm yönleriyle masaya yatırıldı. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen etkinlikte, kadınların bedenlerini tanımalarının ve kendi sağlık sorumluluklarını bilinçli şekilde üstlenmelerinin önemi vurgulandı. Programda ergenlik döneminden doğurganlık sürecine, menopozdan ileri yaşlara kadar kadınların yaşamı boyunca karşılaşabileceği fiziksel ve duygusal değişimler kapsamlı biçimde ele alındı. Katılımcılar, sosyal hizmet uzmanı eşliğinde merak ettikleri konuları açıkça konuşma fırsatı bulurken, bilgi ve deneyim paylaşımında bulundu. Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü Sosyal Hizmet Uzmanı Simge Nur Kasırga rehberliğinde yürütülen programda, doğru bilgiye erişimin yaşam kalitesini artırdığına dikkat çekildi. Düzenli kontrollerin ve erken teşhisin, muhtemel sağlık sorunlarının önlenmesinde hayati rol oynadığı ifade edildi. "Sağlıklı kadın, güçlü aile" anlayışı doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nün, kadınların sosyal, psikolojik ve fiziksel yönden güçlenmesine katkı sağlayacak eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerine önümüzdeki dönemde de devam edeceği bildirildi.
Ankara BBP lideri Destici: "Bizler davası olan insanlarız" Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, "Bizler davası olan insanlarız. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığının birliği, hepimizin ortak payesidir. Siyasi mücadelemizi de bunun için veriyoruz" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. 1 saat boyunca baş başa görüşen ikili, görüşmenin ardından ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. İYİ Parti 4. Olağan Kurultayı’nda tekrardan genel başkan seçilen Dervişoğlu’na hayırlı olsun dileklerini ileten Destici, Dervişoğlu ile uzun yıllardır arkadaş olduğunu ve bu ilişkiyi sürdürmeyi niyet ettiğini belirtti. Destici ayrıca, ayrı partilerde yer alsalar dahi Türk milletinin ortak çıkarları için çalıştıklarını da sözlerine ekledi. "Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığının birliği, hepimizin ortak payesidir" Bütün siyasi mücadelesini Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milleti için sarf ettiğini belirten Destici, "Başkanımıza ve heyetine hayırlı olsun dileklerimizi iletmek için heyetimizle birlikte bu ziyareti gerçekleştirdik. 4. Olağan Kurultayı’nın İYİ Parti için, genel başkanı için, yönetimi için, camiası için, Türk siyaseti için ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Bizler davası olan insanlarız. Dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığının birliği, hepimizin ortak payesidir. Siyasi mücadelemizi de bunun için veriyoruz. Ayrı partilerde olsak da ülkemiz için, milletimiz için, devletimizin bekası için bir araya geliriz, geleceğiz, konuşacağız ve elbette bu meseleleri istişare edeceğiz. Bizim 1986-1987’li yıllardan beri olan bir tanışıklığımız, bir dostluğumuz var. Aynı ocağın çorbasını içmişiz. Dolayısıyla ayrı partilerde görev yapmış olsak da bir dostluk ve kardeşlik hukukumuz var" diye konuştu. "Her görüşmede olduğu gibi Türkiye’nin genel meseleleriyle ilgili görüş alışverişinde bulundum" Baş başa yapılan görüşmede Türkiye gündeminde dair fikir alışverişinde bulunduklarını ve bu ziyaretlerin ortak paydada devam edeceğini ifade eden Dervişoğlu ise, "Kendilerini genel merkezimizde ağırlamış olmaktan ziyadesiyle mutlu ve memnunum. Her görüşmede olduğu gibi Türkiye’nin genel meseleleriyle alakalı, sosyal durumumuzla ilgili yaşanan bu görüşmeler çerçevesinde görüş alışverişinde bulundum. Kendilerine de başarı dileklerimizi ilettik" şeklinde konuştu.
Isparta Teneffüste ölümle burun buruna gelen öğrenci o anları anlattı Isparta’da teneffüs sırasında boğazına yiyecek kaçan lise öğrencisi, öğretmenlerin zamanında ve bilinçli müdahalesi sayesinde sağlığına kavuştu. O anlar okulun güvenlik kameralarına saniye saniye yansırken, 15 yaşındaki öğrenci yaşadığı korku dolu anları, "O an ölecekmişim gibi hissettim, nefes alamıyordum" sözleriyle anlattı. Isparta’daki Mustafa Gürkan Anadolu Lisesi’nde teneffüs saatinde bir öğrencinin boğazına yiyecek kaçtı. Nefes almakta zorlanan öğrenciyi fark eden nöbetçi öğretmenler Emine Aydemir ve Recep Sarı, duruma hızla müdahale etti. Öğretmenlerin uyguladığı Heimlich manevrası sayesinde öğrencinin solunumu kısa sürede normale döndü. Sağlık ekiplerine ihtiyaç duyulmadan öğrencinin durumunun kontrol altına alındığı öğrenildi. Sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen öğrencinin, olayın ardından herhangi bir olumsuzluk yaşamadığı bildirildi. "Sadece öğrencimin kurtulmasını düşündüm" Olay anı nöbetçi olduğunu belirten Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Emine Aydemir, "Dün koridorda nöbetçiydim. Bu sırada bir öğrencimizin yere doğru eğildiğini ve boğazını tuttuğunu gördüm. Boğazına bir şey kaçtığını düşündüm ve hemen Heimlich manevrasını uygulamaya başladım. Bir süre sonra öğrenci bayılacak gibi oldu. O anda hem onu tutmakta hem de manevrayı uygulamakta zorlandım. Hemen öğrencilerden Recep hocayı çağırmalarını istedim. Recep hoca geldikten sonra öğrenci biraz kendine gelmişti ve müdahaleye birlikte devam ettik. Çok şükür öğrencimiz kurtuldu" diye konuştu. "İyi ki ilk yardım eğitimi almışım" İlk yardım eğitiminin önemine dikkat çeken Aydemir, o an yaşadıklarını şöyle ifade etti: "O anda hiçbir şey hissetmedim, sadece öğrencimin kurtulması gerektiğini düşündüm. Ne yapmam gerektiği bir anda gözümün önünden geçti. Heimlich manevrasını eğitimde öğrendiğim şekilde uyguladım. Aslında bazı şeyleri unuttuğumu zannediyordum ama hepsi aklıma geldi. O boğazındaki parçayı nasıl çıkarabilirim diye düşündüm ve sadece buna odaklandım. İyi ki ilk yardım kursuna gitmişim. Milli Eğitim Müdürlüğü’nün ilk yardım merkezinin düzenlediği kursa üç kez katıldım. Eğer o eğitimi almamış olsaydım, o an ne yapacağımı bilemeyebilirdim. Çok şükür öğrencimiz şu an sağlıklı ve iyi." "İlk yardım eğitimi sayesinde öğrencimizi kurtardık" Olay sırasında nöbetçi olmadığını ancak öğrencilerin çağrısı üzerine hızla koridora geldiğini belirten öğretmen Recep Saygı ise, "Öğrencilerin beni çağırdığını duydum ve hemen olay yerine geldim. Emine hocamız müdahaleye başlamıştı. Öğrencinin boğulduğunu fark edince Heimlich manevrasını uygulamamız gerektiğini anladım. Müdahaleye devam ettik ve kısa süre sonra öğrencimiz normale döndü. Bu olayla birlikte ilk yardımın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Isparta Milli Eğitim Müdürlüğü’nün verdiği eğitimler sayesinde bir öğrencimizi daha kurtardık. İnşallah bir daha böyle bir durum yaşanmaz. Öğrencimizin hâlâ aramızda olduğunu bilmek bizi çok mutlu ediyor" dedi. "O an ölecek gibi hissettim" Yaşadığı korku dolu anları anlatan 15 yaşındaki Sultan Çetin ise şunları söyledi: "Kantinden kek almıştım. Oruçlu arkadaşlarım rahatsız olmasın diye kütüphanede yemeye karar verdim. Keki ağzıma attığım sırada zil çaldı. Ben de yukarı kata çıkmak için koşmaya başladım. O sırada boğazımda takılma hissettim ve nefes alamadığımı fark ettim. Yanımdaki arkadaşım sırtıma birkaç kez vurdu ama geçmedi. Daha sonra Emine hocamız Heimlich manevrası uygulamaya başladı. Müdahale sırasında nefesim kesildi ve yere yığıldım. Ardından Recep hoca geldi. O geldiğinde biraz kendime gelmiştim ama hâlâ zor nefes alıyordum. Müdahaleye devam ettiler ve sonunda kurtuldum. O an çok korktum, ölecekmiş gibi hissettim. Panik yaptıkça kalbim daha hızlı çarpıyordu. Öğretmenlerime çok teşekkür ediyorum."