ASAYİŞ - 08 Şubat 2026 Pazar 13:08

Şehit kardeşine küfreden milletvekiline hakaret etti, davayı kaybedince aracı haczedildi

A
A
A
Şehit kardeşine küfreden milletvekiline hakaret etti, davayı kaybedince aracı haczedildi

Antalya’da bir vatandaş hakkında, 2021 yılında şehit kardeşine küfreden milletvekiline sosyal medya üzerinden yaptığı hakaret içerikli yorum nedeniyle 4 yıl sonra dava açıldı. Davayı kaybeden ve tazminat kararı çıkan vatandaş, para cezasını ödeyemeyince aracı haczedilerek otoparka çekildi. Şahıs, "Arabam şehidime feda olsun. Hiç sorun değil, işe otobüsle de gider gelirim" dedi.


2021 yılında meydana gelen olayda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, birtakım inceleme ve ziyaretlerde bulunmak üzere Bingöl’e gelmiş, Akşener’in esnaf ziyareti sırasında şehit ağabeyi Tahir Gürmen, "Bu kadın beni mahkemeye verdi, ben ceza almışım. Şu an cezaevine gireceğim" diye tepki göstermişti. Tepki sonrası güvenlik güçlerince bölgeden uzaklaştıran şehit ağabeyinin yanına giden İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’ın Gürman’a küfür ve hakaret ettiği iddia edildi. Olayın ardından birçok kesim tarafından İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan’a tepki gösterildi.



Tepkiler çığ gibi büyümüştü


Kamuoyundan gelen tepkilerin ardından Türkkan, Meral Akşener’in talebi üzerine İYİ Parti Grup Başkanvekilliği görevinden istifa etmişti. Hakkında ’hakaret’ ve ’etkili eylem’ suçlarından İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’ın milletvekili dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezleke Adalet Bakanlığı’na gönderilmişti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Lütfü Türkkan’ın bir şehit yakınına küfür etmesini "Hukuki süreç nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın şehit yakınlarına hakaret edenlerin bizim de milletimizin de gözünde milletvekilliği sakıt olmuştur" sözleri ile eleştirmişti.



Yaptığı yorum nedeniyle dava açıldı


O dönemde yaşananları sosyal medya hesapları üzerinden gören ve İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’a tepki göstererek bir videonun altına hakaret içerikli yorum yapan Abdullah Gümüş isimli vatandaş hakkında Türkkan’ın avukatları olaydan 4 yıl sonra şikayetçi oldu. İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Gümüş, 90 gün adli para cezası ile cezalandırıldı. Ceza, suçun alenen işlemesi nedeniyle TCK’nın 125(4) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında arttırılarak 105 güne çıkartılırken, Gümüş’ün sabıkasız oluşu göz önüne alınarak TCK’nın 62(1) maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 87 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildi.



Tazminat davasını kaybetti, aracı bağlandı


Gümüş’ün ekonomik durumu göz önüne alınarak mahkeme tarafından günlüğü 100 TL’den 8 bin 700 TL adli para cezasına ve hükmün açıklanmasını geri bırakarak 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulması kararı verdi. Ekonomik durumu nedeniyle avukat masrafı ve faiz nedeniyle mahkemenin verdiği tazminatı ödeyemeyen Gümüş’ün 78 bin TL’yi bulan borcu nedeniyle Türkkan’ın avukatları icra davası açtı. Ankara 7. Genel İcra Dairesi’ne açılan dava sonucu Abdullah Gümüş’ün hesaplarına bloke konurken, 7 yıldır kullandığı 1991 model 38 DZ 652 plakalı aracı içinde haciz kararı çıkartıldı.



Araç otoparka çekildi


Aracı hakkında konulan haciz ve yakalama kararı sonrası önceki gün Gümüş’ün ikamet ettiği Çankaya Mahallesi 6423 Sokak’ta bulunan ikametine gelen polis memurları aracı bağlayarak çekici vasıtası ile otoparka çektirdi. İnşaat ustası olarak çalıştığını ve şehit kardeşine küfreden İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’a hakarette bulunduğu için aracına yakalama kararı çıkartıldığını belirten Gümüş, "Naaşı parçalanmış şehidimizin kız kardeşine hakaret eden milletvekilinin videosunu izledim. O anki milli duygularım nedeniyle videonun altına hakaret içerikli bir yorumda bulundum. 2021 yılında olayın ardından 2025’te polise ifade vermem gerektiği söylendi. Davacı oldular ve kazandılar, tazminat davası açtılar" dedi.



"Arabam şehidime feda olsun"


Tazminat davasını kaybetmesinin ardından 39 bin TL olan borcun faizi ile birlikte 78 bin TL olduğunu belirten Gümüş, "Borcu ödeyemediğim için 7 yıllık arabamı 2 gün önce elimden aldılar. Şahsıma küfür etmiş olsalardı gülüp geçerdim, herhangi bir yorumda bulunmazdım. Ama şehidimizin ailesine küfür edildiği için milli duygulardan dolayı o anda yaptığım hakaret içerikli bir yorumdan dolayı bu duruma düştüm. Arabam şehidime feda olsun. Hiç sorun değil, işe otobüsle de gider gelirim" ifadelerini kullandı.



Şehit kardeşine küfreden milletvekiline hakaret etti, davayı kaybedince aracı haczedildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de yolsuzluk operasyonunda 4 tutuklama İzmir’in Kiraz ilçesinde tarımsal kalkınma kooperatiflerine yönelik düzenlenen yolsuzluk operasyonunda adliyeye sevk edilen 13 şüpheliden 4’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İzmir İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren 2 adet tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik yürütülen soruşturmada yeni bir gelişme yaşandı. ’Zimmet’, ’güveni kötüye kullanma’ ve ’nitelikli dolandırıcılık’ suçlamalarıyla gözaltına alınan 13 şüphelinin jandarmadaki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edildi. 4 kişi tutuklandı Adliyeye sevk edilen zanlılardan 4’ü, çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 9 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Dosya kapsamında firari olan 1 kişinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü öğrenildi. 38,5 milyon TL’lik kamu zararı Tarım ve Orman Bakanlığı müfettişlerinin denetim raporları ve Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) verileri üzerinden yapılan incelemelerde; 2020-2024 yılları arasında yaklaşık 38 milyon 500 bin TL tutarında kamu zararı ve yolsuzluk yapıldığı belirlenmişti. Elde edilen deliller doğrultusunda İzmir’in Kiraz ve Ödemiş ilçeleri ile Aydın’ın Nazilli ilçesinde belirlenen adreslere eş zamanlı baskınlar düzenlenmiş, hakkında yakalama kararı bulunan 14 şüpheliden 13’ü yakalanmıştı.
İstanbul AK Parti İstanbul’da Sendikalar Buluşması AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "İnsan Hak ve Özgürlükler Kapsamında Sendikalar Buluşması" programı gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın "Bu yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır. AK Parti iktidarları, bunca zamandır işçiyle, emekçiyle, tüm çalışan gruplarıyla kol kola yürüyerek bu noktaya geldi" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "İnsan Hak ve Özgürlükler Kapsamında Sendikalar Buluşması" programı düzenlendi. Programa; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Av. Muammer Birdal, AK Parti İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan, AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkan Yardımcıları; Mehmet Uğur, Harun Çelik, Sümeyye Esenyel, HAK-İŞ İstanbul İl Başkanı Mustafa İluk, Memur-Sen İstanbul İl Başkanı Cesur Öztürk ve Türk-İş İstanbul İl Başkanı Halil Faki Erdal ve çok sayıda sendika temsilcisi katıldı. "Sendikalarımızla el ele, kol kola hep birlikte yürüyeceğiz" Programda konuşan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, "Ülkemizin, işçimizin, emekçimizin sesi olan ve aynı zamanda onların temsilcisi olan kıymetli sendikalarımızla, ziyaretlerimiz ve kabullerimizin sonrasında istişare etmek üzere bir araya gelmiş bulunmaktayız. İstişarenin ve istişareyle alınan kararların doğruluğunun, mutlaka toplumumuz nezdinde ülkemizi ve milletimizi daha ilerilere, daha aydınlık günlere taşıyacağına yürekten inanıyoruz. Bugün burada kıymetli sendika temsilcilerimiz çok değerli konuşmalar yaptılar. Sendikalarımız hem görevlerini bir kez daha bizlere hatırlattılar hem de özellikle vatan, millet meselesi olduğu zaman nasıl bir duruş sergilediklerini bir kez daha altını kalın çizgilerle ifade ettiler. Buradan özellikle vergisini peşin ödeyen, vergisini devletin imkânlarına sunan emekçi kardeşlerimizi verdikleri emek ve desteklerden ötürü yürekten kutluyor, kendilerine teşekkürlerimi iletiyorum. İnşallah emekçilerimizin, emeklilerimizin ve vatandaşlarımızın daha iyi bir geleceğe sahip olması için mücadelemizi var gücümüzle sürdüreceğiz. Bu mücadeleyi verirken de kıymetli sendikalarımızla el ele, kol kola, hep birlikte yürüteceğiz" ifadelerini kullandı. "Yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Birim Başkanı Prof. Dr. Hasan Basri Yalçın ise Türkiye’nin kalkınma hikayesinin, emekçilerin alın teriyle yazıldığını vurgulayarak, "Sanayiden tarıma, hizmet sektöründen kamu hizmetlerine kadar her alanda emekçiler bu ülkenin bel kemiği olmuştur. Kriz zamanlarında da, afet zamanlarında da, zor dönemlerde de en önde yine emekçiler vardır. Bu gerçeği görmezden gelen bir yaklaşım ne adil olabilir ne de insani olabilir. Bugün burada insan hak ve özgürlükleri kapsamında sendikalarla buluşmayı tam da bu sebeple çok önemli buluyoruz. Çünkü insan hakları aynı zamanda günlük hayat mücadelesidir; hayatın içinde karşılık bulan bir mücadeledir. İş yerinde adalet varsa, ücrette hakkaniyet varsa, çalışma koşullarında insan onuru korunuyorsa işte o zaman insan hakları vardır. Bugün küresel ölçekte çalışma hayatı çok büyük dönüşümlerden geçiyor. Yapay zekâ, dijitalleşme, robotlaşma, esnek istihdam modelleri gibi yeni çalışma biçimleriyle karşı karşıyayız. Bu noktada emeğin korunması her zamankinden daha önemli hâle geliyor. Bu yeni dönemde sendikaların rolü daha da kritik olacaktır. AK Parti iktidarları, bunca zamandır işçiyle, emekçiyle, tüm çalışan gruplarıyla kol kola yürüyerek bu noktaya geldi" şeklinde konuştu. Yalçın konuşmasına muhalefeti de eleştirerek, "Biz bugün hâlâ İstanbul İl Başkanlığımızda yüzlerce sendika yöneticisiyle kol kola istişare hâlinde çalışabilen bir partiyiz. İktidar alternatifi olduğunu iddia eden siyasi partilerin ise bırakın sendikalarla böylesine verimli toplantılar yapmalarını, toplumun herhangi bir kesiminin derdiyle ilgili anlamlı tek bir toplantı yaptıklarına maalesef şahit olmuyoruz. Ülkeyi şehir şehir geziyorlar; tek dertleri, hırsızlık ve yolsuzluğun her türlüsüne bulaşmış belediye başkanlarını savunmak. Bunun dışında milletin önüne koyabildikleri bir siyasi gündem yok. Muhalefet olarak bize sundukları tek bir tutarlı fikir, tek bir siyaset önerisi hatırlamıyoruz. Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı dışında toplumun önüne başı sonu belli bir siyaset koymuş değiller. Depremden üç yıl sonra deprem bölgesine gittiler; her zamanki gibi fotoğraf çektirip, poz verip geri döndüler. Orada yaptıkları birkaç konteyner çalışmasını utanmadan propaganda malzemesi yaptılar. Biz ise bugün hâlâ sendikalarla bir araya gelip toplumun derdini dinliyor, çözüm üretmeye çalışıyoruz. Yetkili sendikalar dâhil, sendikaların haklarını çiğneyen bürokratların takipçisi AK Parti’dir; Recep Tayyip Erdoğan’dır" açıklamalarında bulundu.