SAĞLIK - 10 Şubat 2026 Salı 10:01

Prof. Dr. Abdullah Erdoğan: "Sigarayı bırakmak, gelecek nesilleri korumak için zorunludur"

A
A
A
Prof. Dr. Abdullah Erdoğan: "Sigarayı bırakmak, gelecek nesilleri korumak için zorunludur"

Tütün kullanımının bireysel bir alışkanlık değil, toplum sağlığını tehdit eden küresel bir salgın olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, "Tütün kullanımı, kullanıcılarının yarısından fazlasını erken yaşta öldüren bir bağımlılıktır. Sigarayı bırakmak, yalnızca bireysel sağlık için değil, çocukları ve gelecek nesilleri korumak için de zorunludur" dedi.


Tütün kullanımı, günümüzde halk sağlığını tehdit eden en büyük önlenebilir nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Sigara; başta akciğer kanseri ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olmak üzere pek çok solunum sistemi hastalığına yol açarken, kalp-damar hastalıkları ve inme riskini de ciddi ölçüde artırıyor. Güncel verilere göre dünya genelinde her yıl 7 milyondan fazla kişi tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitirirken, bu ölümlerin yaklaşık 1,6 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. Türkiye’de ise sigara her yıl yaklaşık 100 bin kişinin hayatını kaybetmesine neden oluyor.


"9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü" kapsamında değerlendirmelerde bulunan Memorial Antalya Hastanesi Göğüs Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Abdullah Erdoğan, sigaranın insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Sigaranın içerdiği nikotin, katran ve binlerce zararlı kimyasal madde nedeniyle vücudun neredeyse tüm organlarını olumsuz etkilediğini belirten Erdoğan, "Tütün kullanımı, kullanıcılarının yarısından fazlasını erken yaşta öldüren bir bağımlılıktır. Sigarayı bırakmak, yalnızca bireysel sağlık için değil, çocukları ve gelecek nesilleri korumak için de zorunludur. Bu maddeler kanser, kalp-damar hastalıkları, solunum yolu enfeksiyonları ve inme gibi ölümcül hastalıklara zemin hazırlamaktadır. Özellikle akciğerler en fazla zarar gören organdır. Sigara içenlerde akciğer kanseri riski 15 ila 30 kat artmakta, KOAH gelişme ihtimalini ise önemli ölçüde yükselmektedir" dedi.


Pasif içiciliğin de ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Erdoğan, "Pasif içicilik kalp hastalıkları ve akciğer kanseri riskini artırmaktadır. Hiçbir maruziyet seviyesi güvenli değildir" ifadelerini kullandı.


Prof. Dr. Erdoğan, küresel ve ulusal verilere de değinen Erdoğan, 2024 itibarıyla dünya genelinde tütün kullanıcı sayısının 1,2 milyara gerilemiş olmasına rağmen tehdidin sürdüğünü belirterek, Türkiye’de 15 yaş üstü nüfusta günlük sigara kullanım oranının OECD ülkeleri arasında en yüksek seviyelerde seyrettiğini ifade etti. Erdoğan, "2025 verilerine göre bu oran yüzde 28,3’tür. Erkeklerde bu oran yüzde 41,3, kadınlarda ise yüzde 15,5 olarak kaydedilmiştir. Ülkemizde her yıl sigaraya bağlı nedenlerle yaklaşık 100 bin kişi hayatını kaybetmektedir" dedi.


Sigaranın yalnızca sağlık üzerinde değil, ekonomik açıdan da ciddi yük oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Erdoğan, tütün ürünlerinin aile bütçelerini zorladığını, tedavi masraflarını artırdığını ve ülke ekonomisinde büyük kayıplara yol açtığını söyledi.


Sigarayı bırakmanın sağlığın yeniden kazanılmasında en etkili adım olduğunu vurgulayan Erdoğan, bırakma sonrası iyileşme sürecine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Sigarayı bıraktıktan sonraki ilk 20 dakika ile 12 saat içinde kandaki karbon monoksit seviyesi normale döner ve oksijen taşıma kapasitesi artar. İlk 72 saatten sonra akciğerler mukusu temizlemeye başlar, tat ve koku duyuları iyileşir. Üç ila dokuz ay içinde akciğer fonksiyonları yaklaşık yüzde 10 artar, öksürük ve nefes darlığı azalır. Bir yıl sonra kalp hastalığı riski yarıya iner. Beş yıl sonra felç riski sigara içmeyenlerle eşitlenir, akciğer kanseri riski yüzde 50 azalır. On ila on beş yıl sonra ise genel ölüm riski normale yaklaşır."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik BŞEÜ’de akademik teşvik başarı grafiği yükselmeye devam ediyor Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde (BŞEÜ) akademik teşvik başarı grafiği yükselmeye devam ediyor. 2025 yılı Akademik Teşvik Ödeneği başvurularının değerlendirilmesi sonucunda, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi’nde bilimsel üretkenlik ve akademik performanstaki istikrarlı yükseliş bir kez daha ortaya kondu. 2024 yılında 247 olan toplam başvuru sayısı, 2025’te 298’e yükselerek yüzde 20,64 artış gösterdi. Aynı dönemde akademisyenlerin toplam başvuru puanı 10 bin 976’dan 13 bin 471’e çıkarak yüzde 22,74 oranında yükseldi. Elde edilen veriler, üniversitenin araştırma ve geliştirme odaklı vizyonu doğrultusunda; proje üretimini teşvik eden mekanizmalar, bilimsel yayın ve uluslararası iş birliklerini artırmaya yönelik stratejik yaklaşımlar ile yükselen kalite standartlarının somut sonuçlarını yansıttı. Kurumsal destekler ve altyapı yatırımlarıyla araştırma ekosisteminin güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Asım Kaplancıklı, "Akademik teşvik göstergelerindeki bu artış, planlı ve kararlı çalışmalarımızın bir sonucudur. Bilimsel üretkenliğe katkı sunan tüm akademik personelimize teşekkür ediyorum; üniversitemizin ulusal ve uluslararası düzeyde rekabet gücünü artırmak için çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi.
Mersin Mersin’de ‘Dilde Telde Anadolu’ konseriyle türkü rüzgârı esti Mersin’de düzenlenen ‘Dilde Telde Anadolu’ konserinde, Anadolu’nun dört bir yanından türküler seslendirilirken, vatandaşlar ezgilere hep bir ağızdan eşlik etti. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Türk Halk Müziği Topluluğu, Kongre ve Sergi Sarayı’nda verdiği ‘Dilde Telde Anadolu’ konseriyle, Mersinlilere coşkulu bir akşam yaşattı. Anadolu mozaiğinin eşsiz ezgilerinin yansıdığı konserde Ankara’dan Antalya’ya, Konya’dan Kıbrıs’a kadar birçok yöreye ait parçalar seslendirilirken, sanatseverlerin türkülere hep bir ağızdan eşlik etmesi ise akşamı unutulmaz hale getirdi. Anadolu’nun birçok yöresinden onlarca parçanın Mersinlilerle buluştuğu akşamda, büyükşehir belediyesine mensup Türk Halk Oyunları Topluluğu’ndan dansçılar da sahne aldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestrası Şefi Erman Talşık yönetimindeki konserde, ‘Salın da Gel’, ‘Eser Eser Sabah Yeli Kesilmez’, ‘Mağusa Limanı’, ‘Hastane Önünde İncir Ağacı’, ‘Gönlüm Ataşlara Yandı Gidiyor’, ‘Ankara’da Yedik Taze Meyvayı’ gibi sevilen türküler seslendirildi. Türkülerin ardından başlayan halay parçalarında ise vatandaşlar halay çekerek keyifli anlar yaşadı. Gecenin sonunda seslendirilen İzmir Marşı ile coşkulu bir kapanış gerçekleştirildi. "Önümüzdeki süreçte etkinliklerimiz devam edecek" ‘Dilde Telde Anadolu’ konserinin vatandaşlar tarafından yoğun ilgi ile karşılandığını söyleyen Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı Tüba Kaya Sanal, "Eşlikleriyle ve ritimleriyle bizimle olan tüm müzikseverlere, emeğimizi onurlandırdıkları için çok teşekkür ederiz. Türk Halk Müziği koromuzun konserleri devam edecek. Bunun yanında Kent Orkestramızın 13 Şubat’ta Ajda Pekkan şarkıları ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadınlara özel yapacakları keyifli bir konser Mersinlileri bekliyor. Onları, yine salonlarımızı doldurmaya, bizi yalnız bırakmamaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı. Çok keyifli bir konser gerçekleştirdiklerini belirten Mersin Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği Orkestrası Şefi Erman Talşık, "Seyircimizin ve orkestramızın enerjisi çok güzeldi. Coşkulu bir konser gerçekleştirdik. Genel olarak aldığımız enerji çok iyiydi. Bu enerjiyle birlikte orkestramız ve seyircilerimiz adına şunu söyleyebilirim ki; harika, dinamik, enerjik geçen bir konser yaşadık" diye konuştu.