ASAYİŞ - 13 Kasım 2025 Perşembe 10:24

Mermer yüklü tır alevlere teslim oldu

A
A
A
Mermer yüklü tır alevlere teslim oldu

Konya-Antalya D-687 karayolunda mermer yüklü tırın dorsesi, çıkan yangında kullanılamaz hale geldi.


Olay, Konya-Antalya D-687 karayolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya’dan Antalya istikametine seyir halindeki Ufuk A.’nın kullandığı 07 BPS 685 plaka, 07 BPM 824 dorse plakalı tırın Demirkapı Tüneli’ni geçtikten sonra dorse kısmından dumanlar yükselmeye başladı. Diğer sürücülerin uyarısı ile dorseden duman yükseldiğini gören tır şoförünün tır ile dorseyi ayırmasının ardından dorseden bir anda alevler yükseldi. Yol trafiğe kapanırken, ihbar üzerine olay yerine Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi Manavgat Birimi, Trafik Jandarması ve Manavgat İlçe Jandarma Komutanlığı Taşağıl Jandarma Karakolu ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerince söndürülen yangında dorse kullanılamaz hale geldi.


Yangının tırın Demirkapı Tüneli’ni geçtikten sonra rampadan indiği sırada üzerindeki mermer bloğun da eksiziyle balatalarının ısınması ve yanmaya başlaması sonucunda çıktığı değerlendiriliyor.



Mermer yüklü tır alevlere teslim oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana O anlar kamerada: Kasklı şüpheli damdaki kuşları çaldı Adana’da motosiklet kaskı takan kimliği belirsiz şüpheli girdiği apartmanın asansörüne idrarını yaptıktan sonra damdaki güvercin ve keklikleri çaldı. Hobi amaçlı kuş besleyen Uğur Kaygısız, "Bugün asansöre idrarını yapan, yarın daha büyük şeyler yapabilir. Güvercinlerimi ve kekliklerimi geri getirsin" diyerek tepki gösterdi. Olay, 1 Ocak’ta merkez Sarıçam ilçesi Osmangazi Mahallesi’ndeki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre kasklı kimliği belirsiz şüpheli, apartmana girdikten sonra asansöre binip idrarını yaptı. Ardından binanın damına çıkan şüpheli, Uğur Kaygısız’a ait 3 güvercin, 2 kekliği ve kafes içindeki kuşları montunun içine saklayıp kaçtı. O anlar apartmanın güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Olayın ardından suç duyurusunda bulunan Kaygısız, polis ekiplerinin şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattığını söyledi. "Görüntüleri izleyince şok üstüne şok yaşadık" Yaşadıklarını anlatan Uğur Kaygısız:"Akşam işten gelince dama çıktım, baktım kuşların hepsi yok. Kafesin zorlandığını gördüm. Kamera kayıtlarını izleyince şahsın asansöre binerken kemerini açıp idrarını yaptığını, sonra da kuşlarımı montunun içine sıkıştırarak götürdüğünü fark ettik. Böyle bir saygısızlığı aklım almıyor. Bugün asansörün içine idrarını yapan yarın daha büyük şeyler yapabilir. Allah korusun çocuklar olsaydı zarar görebilirlerdi. Buna bir dur denmesi lazım" dedi. Çalınan kuşlarının maddi değerinin yüksek olmadığını belirten Kaygısız, "Bu hayvanları para için beslemiyordum. Hepsi benim hobim, emek verdiğim canlılardı. O şahsa sesleniyorum, güvercinlerimi ve kekliklerimi geri getirsin. Yaptığı kabul edilebilir bir şey değil" diye konuştu.
Manisa Başkan Öküzcüoğlu yılın en başarılı ilçe belediye başkanı seçildi Tasarruf odaklı belediyecilik anlayışı, hayata geçirilen sosyal projeler ve şeffaf yönetim modeliyle dikkat çeken Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Ege Gazeteciler Federasyonu üyeleri tarafından 2025 yılının Ege Bölgesindeki "En Başarılı İlçe Belediye Başkanı" seçildi. Manisa’nın Alaşehir ilçesinde görev yaptığı süre boyunca gerçekleştirdiği hizmetler ve mali disiplini esas alan yönetim anlayışıyla öne çıkan Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Ege Gazeteciler Federasyonu üyelerinin oylarıyla 2025 yılının Ege Bölgesindeki "En Başarılı İlçe Belediye Başkanı" ödülüne layık görüldü. Başkan Öküzcüoğlu’na ödülü, 7 Ocak 2026 Çarşamba günü saat 15.00’te, Muğla Büyükşehir Belediyesi Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi Salonu’nda düzenlenecek törenle takdim edilecek. Göreve geldiklerinde belediyenin 123 milyon lira borçla karşı karşıya olduğunu hatırlatan Başkan Öküzcüoğlu, uygulanan tasarruf tedbirleri ve mali disiplin sayesinde belediye bütçesinde önemli kazanımlar sağlandığını söyledi. Öküzcüoğlu, başkanlık maaşıyla 41 kız öğrenciye burs vererek eğitime destek olmayı da sürdürdüklerini belirtti. "Taşa değil, insana hizmet" anlayışıyla çalıştıklarını vurgulayan Başkan Öküzcüoğlu, Alaşehir’i ortak akıl ve şeffaf yönetim ilkeleriyle yönettiklerini ifade etti. 2019 yılında CHP’li bir belediye başkanı olarak 71 yıl sonra kazanılan Alaşehir Belediyesi’nin, halkla iç içe yürütülen bir anlayışla adım adım inşa edildiğini dile getiren Öküzcüoğlu, "2019’da seçildiğimizde Alaşehir’in köklü sorunlarını biliyorduk. Teşhisimizi koyduk, tedavimizi de yapacağız demiştik. Alaşehir’imizde küçük küçük hikayeler yazıp sonunda okumaya doyamayacağımız bir roman olacak demiştik. Hikayeler yazmaya devam ediyoruz. İsmine yakışır âlâ bir şehri hep beraber inşa edeceğiz. İlk günkü şevkle, aşkla çalışmaya devam ediyoruz. Bana bu ödülü layık gören Ege Gazeteciler Federasyonu’na teşekkürlerimi sunuyorum." dedi. 2025 yılının kendileri için hüzünlü geçtiğini belirten Başkan Öküzcüoğlu, Ferdi Zeyrek ve Gülşah Durbay’ın vefatlarının derin üzüntüye neden olduğunu kaydetti. Buna rağmen Büyükşehir Belediyesi ile iş birliği içerisinde önemli hizmetleri hayata geçirdiklerini söyleyen Öküzcüoğlu, Alaşehir’in su sorununun çözümü, kent lokantası, anaokulu, sosyal tesisler ile dumansız turizm olarak tanımlanan turizm alanında yürütülen çalışmalar sayesinde Alaşehir’in UNESCO listesine dahil edilmesinin büyük bir kazanım olduğunu ifade etti.
Trabzon O Sürmene kamasının son ustalarından Sürmene Kaması yapımına 72 yıl önce başlayan üçüncü kuşak kama ustası 78 yaşındaki Cengizhan Alpaslan, yok olmaya yüz tutan mesleğin son temsilcilerinden biri olarak gençlere çağrıda bulundu. Babasından ve dedesinden öğrendiği kama yapımını bugün hâlâ sürdüren Alpaslan, bu sanatın gelecek yıllarda tamamen kaybolabileceğini dikkat çekerek şu anda bu sanatı sürdüren 1-2 kişi kaldıklarını belirtti. Yörede kamanın yapımına 1910-1912 yılları arasında başlandığını hatırlatan Alpaslan, günümüzde kamaların daha çok tarihi ve turistik amaçlarla tercih edildiğini ifade ederek özellikle horon ekipleri tarafından yıllardır görsel amaçlı kullanılarak bu özelliğini koruduğunu dile getirdi. Trabzon’un Sürmene ilçesi Soğuksu Mahallesi’ndeki evinin altında bulunan atölyede Sürmene kaması yapımını sürdüren Alpaslan, kama yapımının 72 ayrı işlemden geçtiğini kaydederek şimdiki neslin bu sanatı pek tercih etmediğini söylüyor. Günde 3 tane kama yapması halinde 5-6 bin TL kazanabileceğine dikkat çeken Alpaslan, "Günde üç tane yaparsam 5-6 bin TL kazanırım; Başka hiçbir yerde bir günde o kadar para kazanamam. Şimdiki nesil kendini fazla zorlayacak iş aramıyor, genelde masa başı işlerini tercih ediyor" diye konuştu. "Şu anda bu işi yapan 1-2 kişi kaldık" Günümüzde kama yapan 1-2 ki kişi kaldıklarını kaydeden Alpaslan, "Bu mesleğe 72 yıl önce başladım. Yaptığım bıçağın adı kama olarak tabir edilir. Benim bildiğim kadarıyla kama yapımına 1910-1912 yılları arasında başlandı. Kamalar günümüzde genellikle tarihi özellik taşıdığı için turistik amaçlı tercih ediliyor. O yıllardan beri horon ekiplerinde görsel amaçlı olarak kullanılıyor ve bu kullanım günümüze kadar devam ediyor. İlçemizde 100’ün üzerinde satış yeri var; ancak bazıları işin kaynağını bulalım diye benden alıyor. Kama sivri uçludur, Sürmene bıçağı ise bildiğimiz normal ekmek bıçağıdır. Şu anda kama yapan benim gibi 1-2 kişi kaldı, gençlerde pek yok. Tahminimce 10 yıl sonra kama yapımı tamamen bitecek. Yetiştirdiğim çırakların hiçbiri kama yapmıyor" dedi. "Günde üç tane yaparsam 5-6 bin TL kazanırım" Günde 3 tane kama yapması durumunda 5-6 bin TL para kazanabileceğine dikkat çeken Alpaslan, "Kama yapımını babamdan ve dedemden öğrendim. Bu mesleği bize bırakanlardan Allah razı olsun. Bize bir meslek öğrettiler. Kamanın yapımı 72 işlemden geçer. Önceleri günde yaklaşık 8 kama yapardım, yanında meyve bıçağıyla birlikte toplamda 16’ya ulaşırdı. Şimdi ise günde ancak 3 tane yapabiliyorum. Gençler atalarının mesleğini unutmasın. Örneğin kamayı meyve bıçağıyla birlikte 2 bin TL’ye yapıyorum. Günde üç tane yaparsam 5-6 bin TL kazanırım; başka hiçbir yerde bir günde o kadar para kazanamam. Şimdiki nesil kendini fazla zorlayacak iş aramıyor, genelde masa başı işlerini tercih ediyor. Bilhassa Yunanistan’dan gelip alanlar var. Buradan gidenler de Yunanistan’da uzun süre bu mesleği sürdürdü. 1955 yılında 7 yaşındaydım. Dedem ustaydı, babam ise onun çırağıydı. İkisinin de usta olduğu döneme yetiştim. Dolayısıyla bu mesleği üçüncü kuşak olarak sürdürüyorum. Ancak çocuklarımdan bu işi yapan yok" şeklinde konuştu.
İstanbul Koroner bypass sonrası çalma sendromu’na dikkat Bypass ameliyatı sonrası efor sarf edince veya sol kol kullanılınca göğüste ağrı koroner çalma sendromu olabiliyor. Prof. Dr. Saygın Türkyılmaz, kalbe giden kanın kol damarları tarafından çekildiği Koroner çalma sendromuna dikkat çekti. Koroner arter hastalığı günümüzde yaygın olarak görülen bir sağlık sorunu olmaya devam ediyor. Tedavide koroner stentlerve bypass ameliyatları öne çıkarken, bazen hastalarda gözden kaçabilen koroner çalma sendromu gibi komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nden Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Saygın Türkyılmaz, bu durumun özellikle efor sırasında göğüs ağrısına yol açtığını belirtti. "Ameliyat sonrası göğüs ağrısı göz ardı edilmemeli" Süreç hakkında önemli bilgiler veren Prof. Dr. Türkyılmaz, "Bazı hastalar yürürken ya da diyaliz sırasında göğüs ağrısı yaşayabiliyor. Bu durum özellikle bypass yapılan hastalarda, göğüs boşluğundan alınan arteriyel damarların açıklığıyla ilgili olabiliyor. Damar darlığı olduğunda kalbe giden kan tam tersine, kola yönlenebiliyor ve hastada ağrı oluşuyor" dedi. Detaylı değerlendirme hayat kurtarıyor Hastaların şikayetlerinin doğru anlaşılması ve detaylı tetkiklerle değerlendirilmesinin önemine vurgu yapan Prof. Dr. Türkyılmaz, "Hastanın hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyen bu durumu başka bir ağrı gibi görmemek gerekiyor. Detaylı anamnez, muayene ve tetkik ile tanıyı koyuyoruz ve tedaviyi en kısa sürede tamamlıyoruz" diye konuştu. Damar sağlığı tüm vücudu ilgilendiriyor Damar sağlığının yalnızca kalbi değil, tüm vücut damarlarını etkilediğini belirten Prof. Dr. Türkyılmaz, "Bypass olmuş veya stent takılmış hastaların dahi bu tür şikayetleri varsa kliniklerimize başvurmaları çok önemli. Biz hastaların konforlu yaşamlarını sağlamak için detaylı değerlendirmelerini yapıyoruz" şeklinde konuştu.