SAĞLIK - 08 Şubat 2026 Pazar 12:17

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

A
A
A
Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp, serviste tedavilerine devam ediliyor.


Antalya’nın Döşemealtı ilçesi yakınlarında yolcu otobüsünün virajda bariyerlere çarpıp devrildiği kazada 10 kişi öldü, 25 kişi yaralandı. Kazada yaralanan bir gencin kolu, başka birinin ise bacağı koptu. Jandarma olay yerinde kol ve bacak aradı. 2 yaralı aynı anda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yüz, rahim ve kol naklinde Türkiye’nin ilki olan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ekibi tarafından ameliyat edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesine getirilen yaralılar arasında Yavuz Selim Yiğit, Neziha Kutlu, Firdevs Sarı, Sedef Sarı ve Abdou Nazirou Gninkougui tedavi altına alındı. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından kolu kopan ve bacağı kopan hastalar aynı anda yürütülen operasyonlarla birlikte kopan uzuvları yerlerine opere ettiler.



"Kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık"


Yapılan operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Tabii olay herkesi dehşete düşürdü. Aslına bakarsanız pazar sabahı güzel bir güne uyanmışken kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık. Çünkü çok yüksek oranda kayıplar oldu. Bu korkunç kazada tam Antalya’ya yoluna dönüşünde bir kaza olmuş bildiğimiz kadarıyla oradan bize 5 tane yaralı geldi, 3’ünün durum ağırdı. Bir tanesi genel cerrahi, ikisi de plastik cerrahi ekibimiz tarafından tedavi edildi. Bir bayan hasta 27 yaşında. Sedef Sarı, 21 yaşında da yine Yavuz Selim isminde kolu kopan bir hastayı biz devraldık. Hızlıca ameliyata aldık. Bunlar tabi majör travmalar, büyük travmalar" dedi.



2 vakayı 2 odada aynı anda ameliyat ettik


Rektör Özkan, "Hemen bulamamışlar kol ve bacağı, daha sonra insanların aklına geliyor ve uygun şartlar altında getirildiği için biz kolu ve bacağı yerine dikebildik açıkçası. Uzun süren bir ameliyattı. Dün 2 ekip çalıştık. 2 ekip aynı anda 2 odada yan yana o 2 vakayı aldık. Allah’a şükürler olsun ki şu anda durumları gayet iyi ama tabi hep ifade ediyoruz. Mikro cerrahide bu böyledir. Bir hafta 10 günlük süre sıkıntılı damarlarla tekrar tıkanma olabiliyor. Keza bunlar büyük yaralanmalar, büyük organ doku kopmaları, bundan da elbette hayati riski devam ediyor. Şu anda birkaç gün bizim için hayati risk açısından da önem arz ediyor, kol ve bacağını takip açısından da önem arz ediyor" şeklinde konuştu.



Organ kayıplarında kritik zaman 4-5 saat


Organ kayıplarının yaşandığı vakalarda parçaların doğru şekilde ulaştırılması gerektiğini ifade eden Rektör Özkan, "Elbette tabii burada en önemli olan şey parçaların doğru şekilde bize ulaştırılması. Burada en önemli olan şey bir vakit kaybetmemek. Hani orada burada vakit kaybettiğiniz zaman biz çok zorlanıyoruz. Çünkü 4-5 saatten sonra o organları dikmek. Zarar veriyor dikilmemesi gerekiyor. Çok kritik bir zaman bu 4-5 saat. 4-5 saatte sonra siz ameliyata da yeni başlamış oluyorsunuz. Bunlar çok ciddi zaman kayıpları. O anlamda bir, çok hızlı gelmesi gerekiyor. İki de buzla direkt temas etmeyecek şekilde bunlar ıslak bir spanca temiz spanç sarılacak ve yanlarında direkt temas etmeyeceği şekilde buz olacak. Serin bir ortamla gelmeleri gerekiyor. Tabi direkt buza temas etmemeli, suya koymamaları bazen esef ya da suyun içinde gelebiliyor. Bunlar da olmaması gerekiyor. Bize doğru şartlarda geldi dokular o anlamda da hem hasta hem biz tabi işimiz kolaylaştı hastalar açısından ve bizim açımızdan" dedi.



Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası


Ameliyat edilen Yavuz Selim’in Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "O da dışarıda bekliyordu. Ameliyat sonrası onlarla karşılaştık. Her 3 ailenin de yakınları tabi büyük bir merakla bizim çıkışımızı bekliyorlardı. O kadar çok insanın gözlerindeki o dehşeti ve sizden aman dilenmesini görmek hakikaten zor bir süreç doktor açısından da öyle iyi haberleri verdik bütün ailelere. Evet Uğur da onlardan bir tanesiydi. Hatta bir hasta yine bu kolunu transfer ettiğimiz hasta, replant ettiğimiz hastanın da yine yıllar önce başka bir yakınının yine kolunu aynı şekilde kopmuştu ve biz replante etmiştik. Ondan sonra hani o da değişik bir tabi rastlantı oldu açıkçası. Evet, ilginç bir tesadüf gerçekten tabii. Zor bir süreç" ifadelerini kullandı.



"Yıllar önce kolunu ameliyat ettiğimiz hastanın yakını"


Diğer hastanın durumunu da anlatan Rektör Özkan, "Vedat Sarı’ydı hastamız onun da yine bir kolu kopmuştu. Yıllar çok yıllarca ben asistandım o zaman. Onun kolunu Ömer hocayla beraber yine repland etmiştik. Aynı şekilde o arayınca tabi ilginç bir tesadüf oldu. 2 hasta da çok zor hastalardı açıkçası. Ama umuyorum başarılı geçti ameliyatları ama dediğimiz gibi şu bir hafta on günlük süreç kıymetli ama eğer her şey yolunda giderse tabii hastaların çok ciddi bir kazanımları olacak" dedi.



"Tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum"


Bunların komplike ameliyatlar olduğunu belirten Özkan, "Kolay ameliyatlar değil. Çünkü bu keskin temiz bir kesi değil koparak yerinden çıkmış. Hem kol hem bacak için söylüyorum bunu. Tabii bunlar çok teknik detaylar ama alıcı damarlarda sıkıntı oluyor. Bu anlamda çok ciddi tabi. Ekibi zorladı. Komplike ameliyatlardı ama dediğim gibi inşallah sonucu bir hafta on gün sonra yine size pozitif bir şekilde veririz. Bu tür ameliyatlarda dakikanın önemi var. Öyle olunca 2 hastada aynı anda ameliyata başlandı. Neredeyse aynı anda ameliyatları da sonlandırdık. Aynı hızla gitti. İkisi de yan yana 2 odada multi travma hastası bunlar. Bu anlamda ekibimiz de çok tabi tecrübeli. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum. Katkısı olan herkese buraya gelmesini sağlayan, organları yine ekstra getiren dokuları yine burada tedavi eden, tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir insanın hayatına katkı sunmak bizim işimizin en kıymetli, en maneviyatı yüksek tarafı elbette" dedi.



"Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi"


Bir hastanın kenilerine ’çocuğum ne oldu’ diye sorduğunu anlatan Özkan, "Tabi ona öyle bir haber gidecek. Maalesef çocuğunu kaybetti, o vahim kazada. Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi. Gerçekten çok insanın içini ezen, içini burkan bir olay. Allah sabır versin onlara da. Allah kimseye göstermesin. Çocuğum nerede diye tam uyutulurken soruyordu tabi bu kaza hemen bize gelmedi. Önce Antalya Şehir Hastanesinden bize geldi bu hastalar. O anlamda biz hangi hastanede nerede olduğunu bilmediğimiz için biz de çok vakıf değildik açıkçası çocuğun akıbetine. Ancak daha sonra biz ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü. Çocuğu kaybetmişiz. Allah ailesine sabır versin çok, çok zor bir süreç" şeklinde konuştu.



Kopan kol ve bacak aynı anda ameliyat edildiler


Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan ise, "Buraya 5 hastamız geldi. Geldikleri gün itibarıyla 3 tanesi ameliyat edildi. 2 tanesi bizim bölümümüz tarafından ameliyat edildi. Genel durumları tabi orta ağır. Elimizden geldiğince kolu kopan hastamızı ve bacağı kopan hastamızı aynı anda ikisini beraber, ekibimizle beraber ameliyat ettik. Şu anda genel durumları iyi yakın takip ediyoruz. İnşallah güzel bir sonuç alırız" dedi.



"Ameliyatlar 10 saat sürdü"


Ameliyatların 8 ila 10 saat arasında sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, "Şu an için sağlık durumları tabii orta" şeklinde konuştu. Kazadan sonra jandarma tarafından uzuvların bulunup getirildiği sorusuna Özkan, "Tabi o kısmı ben de yeni öğreniyorum. Maalesef öyle olduğu için de tabi biraz kirli. O biraz enfeksiyon riski getiriyor inşallah o kısmı da atlatırız. Organların taşınma eğitiminin verilmesi gerekir. Basit de olsa okullara veya genel toplum kamu spotu açısından bunları da bildirmekte fayda var. Bu da önemli bir konu oldukça" şeklinde konuştu.



Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’da Teoman Duralı’nın adını taşıyan merkez hayata geçiyor Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim ve düşünce hayatına yeni bir ivme kazandıracak önemli bir adımı daha hayata geçirdi. BEUN bünyesinde kurulan felsefenin güçlü kalemlerinden Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın adını taşıyan Felsefe-Bilim Uygulama ve Araştırma Merkezi, felsefe başta olmak üzere bilim, düşünce tarihi ve disiplinlerarası alanlarda üretim yapan, araştıran ve yön veren dinamik bir akademik zemin olarak faaliyet gösterecek. BEUN Uygulama ve Araştırma Merkezleri içerisinde kurulan Teoman Duralı Felsefe-Bilim Uygulama ve Araştırma Merkezi, 14 Nisan 2026 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında uygun bulundu. 2547 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca kurulan bu merkezle birlikte Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesindeki uygulama ve araştırma merkezi sayısı 35’e yükseldi. Bu önemli adım, üniversitenin araştırma odaklı vizyonunu güçlendirirken, Türkiye’de felsefe ve bilim alanındaki akademik çalışmalara da yeni bir ivme kazandırmayı hedefliyor. Kurulan merkez; felsefe, bilim, düşünce tarihi ve disiplinlerarası araştırmalar başta olmak üzere geniş bir akademik sahada faaliyet gösterecek. Ulusal ve uluslararası kongreler, sempozyumlar, çalıştaylar ve bilimsel projeler aracılığıyla hem akademik dünyaya hem de topluma katkı sunması hedeflenen merkez, özellikle genç araştırmacılar için güçlü bir ilham ve üretim alanı olacak. Aynı zamanda hayata geçirilen bu merkez, Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın felsefe, bilim ve medeniyet tasavvuru ekseninde ortaya koyduğu özgün düşünce birikimini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor. Türkiye’de yerli ve millî felsefi düşüncenin gelişimine öncülük eden Prof. Dr. Duralı’nın adıyla kurulan bu yapı, onun ilmî mirasını yaşayan bir araştırma ve üretim alanına dönüştürecek. Son yıllarda bilimsel üretkenliği, uluslararası iş birlikleri ve akademik atılımlarıyla dikkat çeken Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, bu merkezle birlikte felsefe ve bilim alanında da öncü bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, son yıllarda Prof. Dr. Teoman Duralı’nın hatırasını yaşatmak adına önemli adımlar attı. 2022-2025 yılları arasında, BEUN Rektörü İsmail Hakkı Özölçer’in öncülüğünde Teoman Duralı’nın düşünce dünyasını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla çok yönlü ve kapsamlı akademik etkinlikler hayata geçirildi. "Tanıklarla Teoman Duralı’nın Düşünce Dünyası" paneli, "Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yı Anlamak" programı, "Metafizik Sonrası Metafizik Tartışmaları - Yeni Ontolojilere Doğru" etkinliği ile 77’nci doğum yılı dolayısıyla gerçekleştirilen "Bir Şair, Bir Seyyah, Bir Kaşif, Bir Filozof Teoman Duralı" paneli ve "Bir Filozofun Dünya Nöbeti: Teoman Duralı" sergisi; Duralı’nın ilmî mirasını çok boyutlu bir perspektifle ele alarak akademi ve toplum nezdinde güçlü bir karşılık buldu. Bu vizyon doğrultusunda atılan kurumsal adımlar, kararlılık ve bütünlük içinde hayata geçirilmeye devam etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle yayımlanan 16 Nisan 2025 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında, üniversitenin İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesine Teoman Duralı’nın adı verilerek bu kıymetli ilmî miras kalıcı bir akademik kimliğe kavuşturuldu. Bu adımı takiben, Haziran 2025’te Duralı’nın vasiyeti doğrultusunda açılan Felsefe Bölümü, 2025-2026 Akademik Yılı itibarıyla ilk öğrencilerini kabul ederek onun düşünce ufkunu yeni nesillere taşımaya başladı. Süreç, yalnızca akademik yapılarla sınırlı kalmadı. 24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11201 sayılı kararnameyle, Zonguldak’ın Kilimli ilçesi Kuzyaka Mahallesi’nde bulunan ve Ş. Teoman Duralı’nın çocukluk yıllarını geçirdiği ev; eğitim, kültür ve müze faaliyetlerinde kullanılmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine tahsis edilerek bu mirasın mekânsal bir hafızaya da kavuşması sağlandı. Tüm bu adımların devamı niteliğinde, 14 Nisan 2026 tarihinde Yükseköğretim Yürütme Kurulu tarafından alınan kararla kurulan Teoman Duralı Felsefe-Bilim Uygulama ve Araştırma Merkezi, üniversitenin bu alandaki vizyonunu daha ileri bir aşamaya taşıyan güçlü ve tamamlayıcı bir hamle oldu. BEUN Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, merkezin kuruluşuna ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Üniversitemiz bünyesinde kurulan Teoman Duralı Felsefe-Bilim Uygulama ve Araştırma Merkezi, yalnızca yeni bir akademik birim değil; aynı zamanda ilim, düşünce ve medeniyet perspektifimizin kurumsal bir tezahürüdür. Uygulama ve araştırma merkezlerimizin sayısındaki artış, araştırma üniversitesi olma hedefimiz doğrultusunda bilimsel üretim kapasitemizi güçlendiren, disiplinler arası etkileşimi artıran ve nitelikli bilgi üretimini teşvik eden önemli bir kazanımdır. Merkezimizin hayata geçirilmesinde yüksek tensipleriyle bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, üniversitemiz ve Zonguldaklı hemşehrilerimiz adına sonsuz şükranlarımı arz ediyorum. Süreç boyunca anlamlı gayretleri ve destekleri ile bizleri onurlandıran 29. TBMM Başkanımız Sayın Mustafa Şentop’a içtenlikle teşekkür ediyorum. Bizlerden desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ayrıca bu kıymetli merkezin fikir aşamasından uygulamaya kadar her safhasında büyük bir gayret ve özveriyle emek veren Felsefe Bölümümüzün değerli akademisyenleri başta olmak üzere tüm Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Hocamızın kıymetli emaneti olan değerli evladı, Medipol Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Deniz Duralı ile hocamızın muhterem ailesine destekleri ve katkıları dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Yine hocamızın seçkin talebelerinden, ülkemizin yetiştirdiği müstesna ilim insanlarından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’na verdikleri katkılar için en kalbî duygularımla teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki bu merkez; Merhum Teoman Duralı Hocamızın fikir dünyasını yaşatan bu merkez; geçmişten aldığımız ilhamı geleceğe taşıyan, gençlerimize yön veren ve yeni düşünce ufukları açan bir ilim ocağı olacaktır. Bu çok kıymetli eserin başta Üniversitemiz olmak üzere yükseköğrenim camiamıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum." BEUN’un attığı bu önemli adım, Zonguldak’ın sadece sanayi ve enerji alanında değil; aynı zamanda bilim, kültür ve düşünce sahasında da öne çıkan bir merkez hâline gelmesine katkı sunacak. Kurulan merkez, akademik üretimi teşvik eden yapısıyla Türkiye’nin düşünce hayatına yön veren önemli bir adres olması öngörülüyor.
İstanbul "Gebelik sonrası karın germe için en az 1 yıl beklenmeli" Doğum sonrası dönemde, gebeliğe bağlı kilo değişimleri ve hormonal etkilerin gerilemesi için vücuda zaman tanınması gerektiğini belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Arda Soylu, "Bu nedenle kilonun stabil hale gelmesinin beklenmesi gerekir. Gebelik sonrası dönemde karın bölgesinin gerçek son durumunun değerlendirilebilmesi için doğumdan sonra en az 12-18 ay beklenmelidir" dedi. İstinye Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Arda Soylu, karın germe (abdominoplasti) ameliyatının; gebelik, hızlı kilo alıp verme ya da obezite cerrahisi sonrası oluşan deri sarkması, kas gevşekliği ve şekil bozukluklarını düzeltmeyi amaçlayan hem estetik hem de fonksiyonel bir cerrahi girişim olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Soylu, karın germe ameliyatında uygulanacak tekniğin; hastanın cilt kalitesi, sarkma derecesi, kas yapısı ve genel sağlık durumu dikkate alınarak kişiye özel olarak planlandığını vurguladı. "Karın germe ameliyatında uygulanan yöntemler" Karın germe ameliyatının farklı tekniklerle uygulanabildiğini belirten Uzm. Dr. Soylu, en sık tercih edilen yöntemleri şu şekilde sıraladı: "Standart (Tam) Karın Germe - Standard Tummy Tuck: Üst ve alt karın bölgesini kapsayan bu yöntemde, pubis üzerinde yapılan yatay kesi ile fazla deri ve yağ dokusu çıkarılır. Zayıflamış veya ayrılmış karın kasları (diastazis rekti) onarılır. Göbek üstü ve altındaki belirgin gevşekliklerin giderilmesi için uygundur. Günlük yaşama dönüş genellikle birkaç hafta içinde sağlanırken, tam iyileşme süresi yaklaşık üç ayı bulur. Mini Karın Germe - Mini Tummy Tuck: Sadece göbek altı bölgesinde sınırlı sarkması olan hastalarda tercih edilen, daha az invaziv bir yöntemdir. Daha kısa kesi ile alt karındaki gevşek deri çıkarılır, gerekirse alt karın kasları sıkılaştırılır. Göbek yer değiştirmez. İyileşme süresi daha kısadır ve çoğu hasta 1-2 hafta içinde işine dönebilir. Genişletilmiş Karın Germe - Extended Tummy Tuck: Karın bölgesine ek olarak bel ve yan bölgelerdeki sarkmaları da kapsar. Kesi hattı yanlara doğru uzatılarak karın, bel ve kalça hattında daha dengeli bir vücut konturu elde edilir. Bu yöntemde göbek yeniden şekillendirilir ve sıklıkla liposuction ile kombine edilir. İyileşme süresi diğer tekniklere göre daha uzundur. Sirkumferansiyel Karın Germe (Belt Lipektomi): Karın, bel, yanlar ve sırt bölgesini kapsayan 360 derecelik bir alt vücut germe işlemidir. Özellikle büyük kilo kaybı sonrası tercih edilir ve alt gövdede belirgin kontur iyileşmesi sağlar." "Karın germe ve liposuction aynı seansta güvenle yapılabiliyor" Karın germe ameliyatı ile liposuction’ın aynı seansta uygulanabildiğini ve bunun güvenli olduğunu belirten Uzm. Dr. Soylu, "Bu durum hem geniş hasta gruplarını kapsayan bilimsel çalışmalarla hem de uzun yıllara dayanan klinik deneyimlerle ortaya konmuştur" dedi. Bilimsel çalışmalarda, karın germe ameliyatı ile liposuction’ın birlikte uygulanmasının tek başına karın germe ameliyatına kıyasla ek bir risk oluşturmadığının, hatta bazı komplikasyonların daha düşük oranlarda görülebildiğinin bildirildiğini belirten Uzm. Dr. Soylu, "Kontrollü ve dikkatli yapılan liposuction, daha dengeli ve başarılı estetik sonuçlar sağlar. Bu yüzden doğru hasta seçimi ve uygun cerrahi planlama ile bu işlemler birlikte güvenle uygulanabilir" ifadelerini kullandı. "Uygun zamanlama cerrahi sonuçları doğrudan etkiliyor" Karın germe ameliyatı ve diğer vücut şekillendirme girişimleri için uygun zamanlamanın büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Soylu, hastanın kilo stabilitesi, hormonal durumu ve genel sağlık durumunun mutlaka dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Doğum sonrası dönemde, gebeliğe bağlı kilo değişimleri ve hormonal etkilerin gerilemesi için vücuda zaman tanınmasının esas olduğunu belirten Uzm. Dr. Soylu, "Bu nedenle kilonun stabil hale gelmesinin beklenmesi gerekir. Gebelik sonrası dönemde karın bölgesinin gerçek son durumunun değerlendirilebilmesi için doğumdan sonra en az 12-18 ay beklenmelidir" diye konuştu. Obezite cerrahisi sonrası hastalarda ise vücut şekillendirme ameliyatlarının, hızlı kilo kaybı döneminin tamamlanmasının ardından, hedef kiloya ulaşılıp bu kilonun en az 3 ay süreyle stabil olarak korunmasından sonra planlanması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Soylu, "Bu sürenin çoğu hastada bariatrik cerrahiden 12-18 ay sonrasına denk gelmektedir" dedi. "Ameliyat sonrası bakım, sonuçların kalıcılığı açısından kritik" Karın germe ameliyatı sonrası bakım sürecinin, iyileşmenin sağlıklı ilerlemesi ve cerrahi sonucun kalıcılığı açısından büyük önem taşıdığını belirten Uzm. Dr. Soylu, ilk günlerde erken mobilizasyon, hafif yürüyüşler ve uygun yatış pozisyonunun önerildiğini söyledi. "Dren bakımı, ilaçların düzenli kullanımı ve yeterli sıvı alımı önemli" Dren bakımı, ilaçların düzenli kullanımı ve yeterli sıvı alımının iyileşme sürecinde önemli olduğunu vurgulayan Dr. Soylu, "İlk haftalardan itibaren kompresyon giysilerinin kullanılması, ödemin azalmasına katkı sağlamaktadır. Lipoabdominoplasti uygulanan hastalarda düzenli lenfatik masajlar iyileşmeyi destekleyebilir. Çoğu hasta 4-6 hafta içinde günlük yaşamına dönebilir. Tam iyileşme ise birkaç ay sürebilir. Bu süreçte cerrahın önerilerine uyum büyük önem taşır" diyerek açıklamalarını sonlandırdı.