SAĞLIK - 08 Şubat 2026 Pazar 12:06

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

A
A
A

Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatyla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafnıdanh yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp serviste tedavilerine devam ediliyor.

Antalya’nın Döşemealtı İlçesi yakınlarında yolcu otobüsünün virajda bariyerlere çarpıp, devrildiği kazada, 10 kişi öldü, 25 kişi de yaralandı. Kazada yaralanan bir gencin kolu, başka birinin ise bacağı koptu. Jandarma olay yerinde kol ve bacak aradı. 2 yaralı aynı anda Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yüz, rahim ve kol naklinde Türkiye’nin ilki olan Prof. Dr. Ömer Özkan ve Prof. Dr. Özlenen Özkan’ın ekibi tarafından ameliyat edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesine getirilen yaralılar arasında Yavuz Selim Yiğit, Neziha Kutlu, Firdevs Sarı, Sedef Sarı ve Abdou Nazirou Gninkougui tedavi altına alındı. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından kolu kopan ve bacağı kopan hastalar aynı anda yürütülen operasyonlarla birlikte kopan uzuvları yerlerine opere ettiler.

Kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık

Yapılan operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulunan Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, "Tabii olay herkesi dehşete düşürdü. Aslına bakarsanız pazar sabahı güzel bir güne uyanmışken kötü bir haberle hepimiz çok ciddi sarsıldık. Çünkü çok yüksek oranda kayıplar oldu. Bu korkunç kazada tam Antalya’ya yoluna dönüşünde bir kaza olmuş bildiğimiz kadarıyla oradan bize 5 tane yaralı geldi, 3’ünün durum ağırdı. Bir tanesi genel cerrahi, ikisi de plastik cerrahi ekibimiz tarafından tedavi edildi. Bir bayan hasta 27 yaşında. Sedef Sarı, 21 yaşında da yine Yavuz Selim isminde kolu kopan bir hastayı biz devraldık. Hızlıca ameliyata aldık. Bunlar tabi majör travmalar, büyük travmalar." dedi.

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

2 vakayı 2 odada aynı anda ameliyat ettik

Rektör Özkan, "Hemen bulamamışlar kol ve bacağı daha sonra insanların aklına geliyor ve uygun şartlar altında getirildiği için biz kolu ve bacağı yerine dikebildik açıkçası. Uzun süren bir ameliyattı. Dün 2 ekip çalıştık. 2 ekip aynı anda 2 odada yan yana o 2 vakayı aldık. Allah’a şükürler olsun ki şu anda durumları gayet iyi ama tabi hep ifade ediyoruz. Mikro cerrahide bu böyledir. Bir hafta 10 günlük süre sıkıntılı damarlarla tekrar tıkanma olabiliyor. Keza bunlar büyük yaralanmalar, büyük organ doku kopmaları, bundan da elbette hayati riski devam ediyor. Şu anda birkaç gün bizim için hayati risk açısından da önem arz ediyor, kol ve bacağını takip açısından da önem arz ediyor." şeklinde konuştu.

Organ kayıplarında kritik zaman 4-5 saat

Organ kayıplarının yaşandığı vakalarda parçaların doğru şekilde ulaştırılması gerektiğini ifade eden Rektör Özkan, "Elbette tabii burada en önemli olan şey parçaların doğru şekilde bize ulaştırılması. Burada en önemli olan şey bir vakit kaybetmemek. Hani orada burada vakit kaybettiğiniz zaman biz çok zorlanıyoruz. Çünkü 4-5 saatten sonra o organları dikmek. Zarar veriyor dikilmemesi gerekiyor. Çok kritik bir zaman bu 4-5 saat. 4-5 saatte sonra siz ameliyata da yeni başlamış oluyorsunuz. Bunlar çok ciddi zaman kayıpları. O anlamda bir, çok hızlı gelmesi gerekiyor. 2’de buzla direkt temas etmeyecek şekilde bunlar ıslak bir spanca temiz spanca sarılacak ve yanlarında direkt temas etmeyeceği şekilde buz olacak. Serin bir ortamla gelmeleri gerekiyor. Tabi direk buza temas etmemeli, suya koymamaları bazen esef ya da suyun içinde gelebiliyor. Bunlar da olmaması gerekiyor. Bize doğru şartlarda geldi dokular o anlamda da hem hasta hem biz tabi işimiz kolaylaştı hastalar açısından ve bizim açımızdan." dedi.

Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası

Ameliyat edilen Yavuz Selim’in Türkiye’nin ilk yüz naklisi Uğur Acar’ın akrabası olduğunu ifade eden Rektör Özkan, "Oda dışarıda bekliyordu. Ameliyat sonrası onlarla karşılaştık. Her 3 ailenin de yakınları tabi büyük bir merakla bizim çıkışımızı bekliyorlardı. O kadar çok insanın gözlerindeki o dehşeti ve sizden aman dilenmesini görmek hakikaten zor bir süreç doktor açısından da öyle iyi haberleri verdik bütün ailelere. Evet Uğur’da onlardan bir tanesiydi. Hatta bir hasta yine bu kolunu transfer ettiğimiz hasta, replant ettiğimiz hastanın da yine yıllar önce başka bir yakınının yine kolunu aynı şekilde kopmuştu ve biz replante etmiştik. Ondan sonra hani o da değişik bir tabi rastlantı oldu açıkçası. Evet, ilginç bir tesadüf gerçekten tabii. Zor bir süreç." ifadelerini kullandı.

Yıllar önce kolunu ameliyat ettiğimiz hastanın yakını

Rektör Özkan, "Vedat Sarı’ydı hastamız onun da yine bir kolu kopmuştu. Yıllar çok yıllarca ben asistandım o zaman. Onun kolunu Ömer hocayla beraber yine repland etmiştik. Aynı şekilde o arayınca tabi ilginç bir tesadüf oldu. 2 hasta da çok zor hastalardı açıkçası. Ama umuyorum başarılı geçti ameliyatları ama dediğimiz gibi şu bir hafta on günlük süreç kıymetli ama eğer her şey yolunda giderse tabii hastaların çok ciddi bir kazanımları olacak." dedi.

Tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum

Rektör Özkan, "Bunlar komplike ameliyatlar kolay ameliyatlar değil. Çünkü bu keskin temiz bir kesi değil koparak yerinden çıkmış. Hem kol hem bacak için söylüyorum bunu. Tabii bunlar çok teknik detaylar ama alıcı damarlarda sıkıntı oluyor. Bu anlamda çok ciddi tabi. Ekibi zorladı. Komplike ameliyatlardı ama dediğim gibi inşallah sonucu bir hafta on gün sonra yine size pozitif bir şekilde veririz. Bu tür ameliyatlarda dakikanın önemi var. Öyle olunca 2 hastada aynı anda ameliyata başlandı. Neredeyse aynı anda ameliyatları da sonlandırdık. Aynı hızla gitti. İkisi de yan yana 2 odada multi travma hastası bunlar. Bu anlamda ekibimiz de çok tabi tecrübeli. Bütün ekibe çok teşekkür ediyorum. Katkısı olan herkese buraya gelmesini sağlayan, organları yine ekstra getiren dokuları yine burada tedavi eden, tedaviye katılan herkese teşekkür ediyorum. Bir insanın hayatına katkı sunmak bizim işimizin en kıymetli, en maneviyatı yüksek tarafı elbette." dedi.

Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi

Rektör Özkan, "Maalesef bir hastamız uyurken bize soruyordu, çocuğum ne oldu diye. Tabi ona öyle bir haber gidecek. Maalesef çocuğunu kaybetti, o vahim kazada. Keşke ayağını kurtardığımıza sevinebilseydi. Gerçekten çok insanın içine ezen içini burkan bir olay. Allah sabır versin onlara da. Allah kimseye göstermesin." şeklinde konuştu.

Ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü

Rektör Özkan, "Çocuğum nerede diye tam uyutulurken soruyordu tabi bu kaza hemen bize gelmedi. Önce şey Antalya Şehir Hastanesinden bize geldi bu hastalar. O anlamda biz hangi hastanede nerede olduğunu bilmediğimiz için biz de çok vakıf değildik açıkçası çocuğun akıbetine. Ancak daha sonra biz ameliyattayken gelen haber maalesef bütün ekibi çok üzdü. Çocuğu kaybetmişiz. Allah ailesine sabır versin çok, çok zor bir süreç." ifadelerini kullandı.

Kopan kol ve bacak aynı anda ameliyat edildiler

Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan, "Buraya 5 hastamız geldi. Geldikleri gün itibariyle 3 tanesi ameliyat edildi. 2 tanesi bizim bölümümüz tarafından ameliyat edildi. Genel durumları tabi orta ağır. Elimizden geldiğince işte kolu kopan hastamızı ve bacağı kopan hastamızı aynı anda ikisini beraber, ekibimizle beraber ameliyat ettik. Şu anda genel durumları iyi yakın takip ediyoruz. İnşallah güzel bir sonuç alırız." dedi.

Kolu ve bacağı kopan hastalar 10 saatte aynı anda ameliyat edildi

Ameliyatlar 10 saat sürdü

Ameliyatların 8 ila 10 saat arasında sürdüğünü ifade eden Prof. Dr. Ömer Özkan, "Şu an için sağlık durumları tabii orta." şeklinde konuştu. Kazadan sonra jandarma tarafından uzuvların bulunup getirildiği sorusuna Prof. Dr. Ömer Özkan, "Tabi o kısmı ben de yeni öğreniyorum. Maalesef öyle olduğu içinde tabi biraz kirli. O biraz daha sonra enfeksiyon riski getiriyor inşallah o kısmı da atlatırız. Organların taşınma eğitiminin verilmesi gerekir. Basit de olsa okullara veya genel toplum kamu spotu açısından bunları da bildirmekte fayda var. Buda önemli bir konu oldukça." şeklinde konuştu.

Mehmet Salih Eser

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Göktaş: "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız" dedi. 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadın ve Kız Çocukları Günü kapsamında TÜBİTAK Başkanlık Feza Gürsey Salonu’nda Küresel Temiz Teknolojiler Girişimcilik Programı (GCIP) 2025 Türkiye Hızlandırıcısı Ödül Töreni düzenlendi. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, TÜBİTAK Başkanı Orhan Aydın ve UNIDO Türkiye Başkanı Süleyman Yılmaz’ın da katıldığı törende girişimcilere toplam 2,4 milyon lirayı aşan ödül verildi. "Bin 864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek, bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduk" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu iradenin bugün kadın politikalarını Türkiye’nin kalkınma gündeminin merkezine yerleştirmiş durumda olduğunu söyleyen Bakan Göktaş, "Nitekim ’Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı’, kadınlara ihtiyaç duyduğu imkanlara erişimi sistemli hale getiren bir zemindir. Diğer yandan geçtiğimiz yıl 8 Mart’ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’yle ’Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulları’ oluşturarak yeni bir dönemi başlattık. Bu genelgeyle kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünü artıracak politikaları, kurumlar arası koordinasyonla her ilde daha etkin biçimde uygulamaya koyuyoruz. Kurulumuz ile kadının güçlenmesine yönelik çalışmaları daha derinlikli ve sonuç odaklı ilerletmek için 5 tematik başlıkta alt komiteler kurduk. ’STEM Alanlarında Kız Çocukları ve Kadınların Güçlenmesi’ bu alt komitelerden biridir. Bu kapsamda ’STEM elçilerinin belirlenmesi’ ile ’bilim merkezlerine kız öğrencilerin katılımının teşviki’ alanlarında uygulama önerileri geliştirdik. Bu çalışmalarla hedefimiz, kız çocuklarımızın ve kadınların bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında fırsatlara eşit biçimde erişmesini sağlamak. Bu vizyonumuzun somut örneklerinden biri de Türkiye’nin Mühendis Kızları Projesi’dir. 2016 yılından beri yürüttüğümüz bu projeyle mühendislik fakültelerinde okuyan başarılı kız öğrencilerimize özel sektör iş birliğiyle burs ve staj imkanı sunuyoruz. Bugüne kadar bin 864 kız mühendislik öğrencisini destekleyerek, bu alanda güçlü bir ekosistem oluşturduk" şeklinde konuştu. "Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok" Sosyal medyanın yalnızca bir iletişim aracı değil, çocukların psikososyal gelişimini doğrudan etkileyen güçlü bir ekosistem haline geldiğini vurgulayan Göktaş, "Bugün birçok ülke, çocukları dijital ortamda karşılaşabilecekleri risklerden korumak için ciddi ve kapsamlı tedbirler alıyor. Biz de ülkemize özgü, dengeli ve uygulanabilir bir model geliştirmek amacıyla 1 yılı aşkın süredir yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Bu kapsamda küresel örnekleri, özellikle İngiltere ve Avustralya’daki gelişmiş düzenlemeleri detaylı şekilde inceledik. Sivil toplum kuruluşlarıyla ve sosyal medya platformlarının temsilcileriyle düzenli istişareler gerçekleştirdik. Yürüttüğümüz çalışmalar neticesinde 15 yaş altına yönelik bir sosyal medya düzenlemesinin gerekli ve elzem olduğu kanaatine vardık. Nitekim benzer şekilde pek çok ülke de bu alanda somut adımlar atmaya başlamış durumda. Fakat gençler son zamanlarda şu soruyu soruyor; ’oyunları yasaklayacak mısınız?’ Buradan genç kardeşlerime bunu açık ve net şekilde söyleyeyim, hayır. Oyunları kapatmak, toptan yasaklamak gibi bir gündemimiz yok. Ancak bazı çevrelerin bilinçli şekilde kamuoyunda yanlış bir algı oluşturmaya çalıştığını görüyoruz. Bu dezenformasyona teslim olmayacağız. Türkiye’de faaliyet gösteren yurt dışı kaynaklı oyun platformlarında, ulaşılabilir bir yasal temsilciyle kullanıcı haklarını koruyan bir sisteme geçmek istiyoruz. Bunun yanında oyunların hangi yaş grubuna uygun olduğunun önceden derecelendirilerek sunulmasını da önemsiyoruz. Bir sorunla karşılaşıldığında muhatabı belli, süreci hızlı ve sonuç alıcı bir düzen kurulmasını istiyoruz. Bazı çevrelerin bu hassas konuyu ’yasak geliyor’ diye sunmasını doğru bulmuyoruz. Gençlerin kaygıları üzerinden algı oluşturulmasına da izin vermeyeceğiz" diye konuştu. "İşini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik" Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "’Yükselen Kadınlar Programı’ kapsamında yedi bölgede buluşmalar gerçekleştirerek, yerelden ulusala, hatta uluslararasına uzanan güçlü bir girişimcilik ağı oluşturuyoruz. Diğer yandan bu programın önemli bir ayağı olan ’Girişimcilik Eğitim Tırımız’ ile Karadeniz Bölgesi’nden başlayarak 9 ilimizde bine yakın kadına ulaştık. Bunun yanı sıra kurulmasına destek olduğumuz bin 319 kadın kooperatifiyle yerel üretimi markalaştırıyor, kadın emeğini pazara daha güçlü biçimde taşıyoruz. Ayrıca ’kadingirisimci.gov.tr’ platformuyla tüm destek ve teşvikleri bir araya getirdik. E-ticarete adım atmak, işini dijitalde büyütmek isteyen yaklaşık 10 bin kadına eğitim verdik. Kadınlara Yönelik Yapay Zeka ve Veri Bilimi Geliştirme Programı’yla yaklaşık 800 kadının STEM alanında eğitim almasını sağladık. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmak ve temsiliyetini güçlendirmek için ’Kadınlar için Enerji Okulu’nu hayata geçirdik. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, kadınların her alanda güçlenmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." 7 şehirden doğan yeşil inovasyon Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) ve Küresel Çevre Fonu (GEF) desteğiyle yürütülen programda, 2025 Hızlandırıcısı için Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir, Samsun, Konya ve Gaziantep illerinde düzenlenen ön hızlandırıcı eğitimlerinin ardından 96 başvuru alındı. Yapılan teknik değerlendirmeler sonucunda 39 takım, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, atık zenginleştirme, ileri malzemeler, yeşil binalar, ulaşım ve su verimliliği alanlarındaki iş planlarıyla finale yükseldi. Bu yılki ödül töreni, aynı zamanda kadınların bilimsel girişimcilikteki öncü rolünü de kutluyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile TÜBİTAK iş birliğinde hazırlanan özel kategorilerde ’Toplumsal Etkide Öncü’, ’Yenilikçi’, ’En İyi Gelişim Gösteren’ ve ’Genç Kadın Girişimci’ destekleri sahiplerini buldu. Bu kapsamda kadın girişimcilere toplam 1 milyon 100 bin lira tutarında teşvik sağlandı. Türkiye’nin yeşil dönüşüm vizyonuna destek TÜBİTAK tarafından verilen GCIP ödülleri kapsamında birinciye 600 bin lira, ikinciye 450 bin lira ve üçüncüye 300 bin lira ödül verildi. 2022-2027 yıllarını kapsayan stratejik yol haritası dahilinde dereceye giren takımlar, aynı zamanda teknoloji doğrulama ve yatırıma hazırlık bileşenleri ile Viyana’da düzenlenecek küresel platformlarda Türkiye’yi temsil etme şansı bulabilecek.
Manisa Müdür Öztürk’ten minik satranççı Deniz Erol’a övgü Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk, milli sporcu unvanı kazanan 8 yaşındaki Deniz Erol’u ailesi ve öğretmeni ile birlikte makamında ağırlayarak elde edilen başarının Manisa’yı gururlandırdığını belirterek başarılarının devamını diledi. Antalya’da düzenlenen Türkiye Küçükler Satranç Şampiyonası’nda 8 Yaş Kızlar kategorisinde üstün bir performans sergileyerek Milli Sporcu unvanı kazanan Manisalı sporcu Deniz Erol, Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etme hakkı elde etti. İl Müdürü Yunus Öztürk, Deniz Erol’u; babası Ömer Faruk Erol, annesi Seda Solmaz Erol ve öğretmeni İpek Alpakın ile birlikte kabul etti. Deniz Erol’u tebrik eden İl Müdürü Yunus Öztürk, Manisa sporunun her branşta yükselen bir ivme yakaladığını vurgulayarak yaptığı açıklamada, "Farklı branşlarda elde edilen bu değerli başarılar, ilimizde spora yapılan yatırımların ve özverili çalışmaların ne denli doğru yolda ilerlediğinin en somut göstergesidir. Sporcularımızın azmi, disiplini ve kararlılığı bizleri son derece gururlandırıyor. Onların yetişmesinde büyük emeği olan kıymetli antrenörlerimize ve her daim desteklerini esirgemeyen ailelerimize teşekkür ediyorum. Manisa olarak hedefimiz; daha fazla gencimizi sporla buluşturmak, milli takımlara daha çok sporcu kazandırmak ve uluslararası arenada bayrağımızı gururla dalgalandırmaktır. Deniz kızımızı tebrik ediyor ve başarılarının devam etmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. Program sonunda İl Müdürü Öztürk, Deniz Erol’a çeşitli hediyeler takdim ederek başarılarının devamını diledi.
Bursa Ramazan’da erzak paketi yerine tüketime hazır iftar ve sahur menüsü Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte işletmelerin çalışanlarına ve ihtiyaç sahiplerine yönelik sosyal destek uygulamaları da yeniden gündeme geliyor. Geleneksel olarak erzak paketi dağıtımının öne çıktığı bu dönemde, son yıllarda tüketime hazır iftar ve sahur menüleri alternatif bir çözüm olarak dikkat çekiyor. Bursa’daki endüstriyel yemek sektörünün önde gelen firmalarından Yankı Yemek A.Ş., Ramazan ayında isteyen müşterilerine çalışanları ve ihtiyaç sahipleri için hazır iftar ve sahur menüsü hazırlıyor. Bu uygulama sayesinde firmalar, erzak paketi yerine doğrudan tüketilebilen, pişirme ve zaman maliyeti gerektirmeyen yemekleri tercih edebiliyor. Yankı Yemek A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Coşkun Dönmez, Ramazan ayında işletmelerin hem çalışanlarına hem de ihtiyaç sahiplerine yönelik desteklerini daha işlevsel hale getirmek istediklerini belirtiyor. Dönmez, Ramazan’da oruç nedeniyle yemek tüketim alışkanlıklarının değiştiğine dikkat çekerek, erzak paketlerinin her zaman pratik bir karşılık bulamayabildiğini ifade ediyor. Bu nedenle firma olarak birkaç yıl önce tüketime hazır iftar ve sahur menüsü konseptini geliştirdiklerini belirten Dönmez, uygulamanın her geçen yıl daha fazla ilgi gördüğünü söylüyor. Yankı Yemek tarafından hazırlanan paketlerin, doğrudan tüketilebilecek şekilde planlandığını ifade eden Dönmez, menülerin iftar ve sahuru birlikte kapsadığını aktarıyor. Paketlerde dört kap yemekten oluşan iftar menüsünün yanı sıra, sahur için kahvaltılık ürünler, çay, ekmek ve tatlı da yer alıyor. Bu sayede paketleri alan kişilerin hem iftar hem de sahur ihtiyaçlarını tek seferde karşılayabildiğini vurgulayan Dönmez, uygulamanın özellikle çalışanlar açısından zaman ve maliyet avantajı sağladığını dile getiriyor. Hazır iftar ve sahur menülerinin, işletmeler açısından da pratik bir çözüm sunduğunu ifade eden Dönmez, Ramazan ayında iş verimliliğinin korunmasına da katkı sağladığını belirtiyor. Firmaların bu uygulamayla hem sosyal sorumluluklarını yerine getirdiğini hem de çalışanlarına doğrudan fayda sağlayan bir destek modeli sunduğunu söylüyor. Yankı Yemek, Ramazan ayı boyunca sunduğu bu hizmetle, geleneksel erzak paketi anlayışına alternatif oluşturan, daha pratik ve doğrudan tüketime yönelik bir yaklaşımı yaygınlaştırmayı hedefliyor.