ASAYİŞ - 11 Eylül 2025 Perşembe 16:13

Kepez’in "Antalya Motosiklet Trafiği Yönetimi Projesi" tanıtıldı

A
A
A
Kepez’in "Antalya Motosiklet Trafiği Yönetimi Projesi" tanıtıldı

Antalya’da motosiklet kaynaklı trafik sorunlarının azaltılması amacıyla Kepez Belediyesi öncülüğünde "Antalya Motosiklet Trafiği Yönetimi" projesi başlatıldı. Türkiye’ye örnek olması hedeflenen projede güvenli sürüş şeritleri, eğitim programları ve farkındalık çalışmalarıyla motosiklet kazalarının önüne geçilmesi amaçlanıyor.


Kepez Belediyesi’nin öncülüğünde hazırlanan "Antalya Motosiklet Trafiği Yönetimi" projesinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Antalya’ya ve Türkiye’ye örnek olması hedeflenen proje, ilk olarak Kepez bölgesinde pilot uygulama olarak hayata geçirilecek.


Kepez Belediyesi, Antalya’nın ulaşım yapısında önemli yer tutan motosikletlerin güvenli şekilde kent içinde yer alabilmesi için hem altyapısal düzenlemeleri hem de eğitim ve farkındalık çalışmalarını içeren kapsamlı bir model ortaya koydu.



Türkiye ikincisi Antalya


Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, insan hayatının her şeyden önemli olduğunu vurgulayarak, "Hepimizin ortak paydası insan. Hepimiz insanımıza hizmet ediyoruz. Motosiklet konusunda Antalya, İstanbul’dan sonra Türkiye’de ikinci sırada yer alıyor. Trafikte meydana gelen ölümlü kazaların yaklaşık yüzde 60’ının motosiklet kazaları olduğunu gördük. Bu durum hepimizin yüreğini yakıyor. Ancak sadece üzülmekle kalamayız, ne yapıyoruz, ne yapmalıyız, buna odaklanmamız gerekiyor" dedi.


Türkiye’ye örnek bir model


Başkan Kocagöz, projenin hedefini de şu sözlerle özetledi: "Acaba bir canı kurtarabilir miyiz? Güvenlik şeritleri oluşturulabilir, sürüş eğitimleri verilebilir. Bu projeyi hayata geçirirken sizlerin fikirleri bizler için çok değerli. Kepez bölgesinde pilot olarak başlayalım istiyoruz. Eğer istediğimiz sonuçları elde edersek, Sayın Valimizin himayesinde tüm Antalya’ya, hatta Türkiye’ye örnek bir model olabilir."



Projenin önemine değindi


Kepez Belediyesi’nin öncülüğünde başlatılan "Antalya Motosiklet Trafiği Yönetimi" projesinin tanıtım toplantısında konuşan Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu da, motosiklet güvenliğinin hem Antalya hem de Türkiye genelinin en önemli güncel konusu olduğunu belirtti. Trafikte motosikletlerin ölümcül ve yaralamalı kazalarda ön sıralarda yer aldığını vurgulayan Dervişoğlu, bu soruna çözüm üretmek adına Kepez Belediyesi’nin başlattığı projenin değerli bir adım olduğunu ifade etti. Projeyi hep birlikte değerlendirerek katkı sunmanın önemine dikkat çekerek, Antalya Valisi’nin de projeyi desteklediğini sözlerine ekledi. Hazırlık sürecinde emeği geçen herkese teşekkür eden Dervişoğlu, projenin hayırlı olmasını diledi.


Konuşmasında özellikle güvenli sürüş eğitimlerine vurgu yapan Kaymakam Dervişoğlu, motosiklet sahiplerinin yalnızca ehliyet almasının yeterli olmadığını, bu nedenle sürücülerin güvenli sürüş eğitimleriyle desteklenmesinin önemine de dikkat çekti.



Projenin detayları aktarıldı


Kepez Belediyesi’nin "Antalya Motosiklet Trafiği Yönetimi - Güvenli ve Akıcı Bir Şehir İçin Akıllı Çözüm Önerileri" projesinin sunumu, Proje Koordinatörü, emekli Emniyet Müdürü Dr. Akif Aktuğ tarafından gerçekleştirildi. Proje tanıtım toplantısında, motosiklet kaynaklı trafik sorunlarının azaltılması, yol güvenliğinin artırılması ve sürdürülebilir ulaşım çözümlerinin geliştirilmesi hedefleriyle hazırlanan projenin detayları paylaşıldı. Uluslararası iyi uygulamalardan esinlenen ve Kepez özelinde sosyal eğitim ayağını da içeren proje, katılımcılara kapsamlı bir şekilde tanıtıldı. Antalya’nın sahip olduğu doğal güzellikler, yüksek turizm potansiyeli ve hızla artan nüfusu ile Türkiye’nin en hızlı gelişen şehirlerinden biri olduğu vurgulandı. Bu hızlı büyümenin bir sonucu olarak, özellikle motosiklet trafiğinde ciddi bir yoğunlaşma yaşandığı ve bu durumun beraberinde önemli güvenlik sorunlarını getirdiğine dikkat çekildi.



Antalya, motosiklet sayısında Türkiye ikincisi


TÜİK 2025 Haziran verilerine göre, Türkiye genelinde trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı 6,6 milyonu aşarken, Antalya 514.838 motosikletle, İstanbul’un ardından ikinci sırada yer aldığına, bu motosiklet kullanıcılarının büyük çoğunluğunun Kepez ilçesinde yaşadığı ifade edildi. Özellikle genç sürücüler ve motosikletli kuryelerinin; kaldırım kullanımı, hız limitlerinin aşılması ve tehlikeli manevralar gibi riskli davranışları nedeniyle kent trafiğinde ciddi güvenlik sorunlarına yol açtığı belirtildi. Bu tablonun geleceğin kaosu olduğuna değinilerek, sorunun sadece trafik düzenlemesiyle değil, eğitimsel ve davranışsal yöntemlerle de çözülmesi gerektiğine dikkat çekildi.


Projenin hedefleri


Antalya’daki motosiklet kaynaklı risklerin azaltılması, trafik akışının iyileştirilmesi, kurye ve bireysel motosiklet kullanıcıları için güvenli sürüş alanlarının oluşturulması, Kepez’de yaşayan motosiklet sürücülerine güvenli sürüş teknikleri eğitimi verilmesi, toplumsal trafik farkındalığının artırılması, Avrupa’daki başarılı uygulamalardan ilham alınarak yerel çözümlerin geliştirilmesi de projenin hedefleri olarak sıralandı.



4 ülkede örnek uygulama


Toplantıda Uluslararası başarı örneklerine de dikkat çekildi. İspanya - Barcelona’nın ‘Vigo’ uygulaması olan Motosikletlere özel trafik şeritlerinin kaza oranlarında düşüş ve sürüş konforunda artış sağladığı belirtildi. Bir diğer ülke Madrid’in "Geniş Motosiklet Şeritleri’ uygulamasının trafik akışında iyileşme, kaza oranlarında azalma, Birleşik Krallık - Londra’nın ‘Leeds’ uygulaması olan motosikletlerin otobüs şeritlerini kullanmasına izin verilmesiyle yolculuk süresinin kısaldığı ve emisyonların azaldığı, Fransa ‘Lane filtering’ (araçlar arası dikkatli geçiş) ile de Motosiklet kazalarında ciddi düşüşlerin sağlandığı da eklendi.



Antalya için önerilen çözüm paketi


Ana arterlerde, özellikle Muratpaşa, Kepez ve Konyaaltı bölgesindeki uygun caddelerde motosikletlerin güvenli seyri için motosiklet şeritleri, otobüs ve servis araçları ile motosikletlerin aynı şeridi kullanabileceği, ancak net işaretleme ve fiziki ayırıcılarla yaya ve diğer araçlardan ayrılan şerit yapısı önerildi. Pilot uygulamanın bir diğer kolu Lara ve Konyaaltı Bölgeleri’ni kapsıyor. İlk etapta, Lara ve Konyaaltı ilçelerinde belirlenen yüksek yoğunluklu güzergahlarda motosiklet şeritleri pilot uygulama olarak hayata geçirilecek. Uygulama sürecinde: kaza sayıları, ortalama seyahat süreleri, sürücü ve yaya memnuniyeti gibi kriterlerle izleme ve etki analizi yapılacak. Uygulamanın bir diğer safhasında; Eğitim Programı devreye girecek. Kepez’de İleri Sürüş Teknikleri Eğitimi ile Kepez’de ikamet eden motosiklet kullanıcılarına yönelik, gönüllü ve teşvik destekli eğitim programları düzenlenecek. Bu eğitim programlarında; güvenli sürüş alışkanlıkları, trafikte risk azaltma teknikleri ve zaman baskısı altında soğukkanlı kalma stratejileri motosiklet sürücülerine aktarılacak.


Kurumlarla işbirliği


Projenin hayata geçirilmesinde Antalya Valiliği, Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Bilim Üniversitesi, Milli Eğitim Müdürlüğü, Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, Akredite motosiklet eğitmenleri Motosikletli kurye dernekleri ve platformları ile Kurye motosiklet kullanan işverenlerle işbirliği sağlanacak.


Beklenen katma değerler ve sosyal etki


Trafik kazalarında azalma, riskli manevraların ve araçlar arası sürtünmelerin önlenmesi, trafik akışında iyileşme, motosikletlerin ayrı şeritlerde ilerlemesiyle araç trafiğinin rahatlaması, sürücü davranışlarında pozitif değişim, Kepez’deki eğitim programları sayesinde, sürücülerin güvenli sürüş alışkanlıklarının artması, toplumsal uyum ve planlama kültürü ve motosikletin şehir içi ulaşımda planlanmış bir taşıma aracı olarak entegre edilmesi beklenen katma değer ve sosyal etki olarak gösterildi.


Toplantıda; bu projenin sadece bir ulaşım düzenlemesi olmadığı, aynı zamanda Kepez’in ve Antalya’nın daha güvenli, daha bilinçli ve sürdürülebilir bir ulaşım vizyonuna yönelik önemli bir yatırım olduğu vurgulandı




Kepez’in "Antalya Motosiklet Trafiği Yönetimi Projesi" tanıtıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kusurlu kurbanda bedel iadesi istenebilir Avukat Şahinalp Bahadır, kurbanlık alan vatandaşların kanunen tüketici konumunda olduklarını ve hayvanın kusurlu olması durumunda hakları olduğunu söyleyerek, "Alıcılar bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir" dedi. Kusurlu kurbanlıkların hem ibadet hem de hukuki yönden önem taşıdığını söyleyen Avukat Şahinalp Bahadır, "Kurbanlık bir hayvanın kusurlu çıkması halinde mesele hem ibadet yönünden hem de hukuki boyutta önem taşımaktadır. Kurbanlık olarak satılan hayvanın sağlıklı, organlarının tam ve kurbanlık vasfını taşıması gerekir. Kesim yerine kadar sağlıklı bir şekilde gidemeyecek, çok fazla zayıf, tek gözünü kaybetmiş ya da önemli ölçüde kurbanlık vasfını taşımayacak kusurlara sahip olan hayvanlar, kurbanlık olarak değerlendirilmeyebilir. Bu nedenle vatandaşa kurbanlık olarak satılan hayvanın sonradan bu vasıfları taşımadığı anlaşılırsa, hukuken artık ayıplı mal söz konusu olabilir. Özellikle satıcının bu işi ticari ve mesleki boyutta yapması halinde artık alıcı tüketici konumundadır ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a göre haklarını kullanabilir. Bu kapsamda tüketici, bedel iadesiyle birlikte sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve uğradığı zararların tazminini isteme gibi haklara sahiptir. Ancak buradaki en önemli nokta, vatandaşların ayıbı vakit kaybetmeden belgeleyerek ispat yükü açısından saklamasıdır. Fatura, dekont, veteriner tespit raporu, ilan görselleri ve yazışmalar bu konuda önem taşımaktadır" dedi. Bahadır, kusurlu hayvan çıkması durumunda satıcıya öncelikle yazılı bildirimde bulunulması gerektiğini söyleyerek, "Uyuşmazlık nakdi sınır olan 186 bin TL’nin altındaysa satıcı mahkemeye gitmeden tüketici hakem heyetine gidebilir. Eğer bu bedelin üzerindeyse doğrudan tüketici mahkemesi yoluyla haklarını arayabilir. Eğer satış bir tüketici işlemi niteliğinde değilse, bu noktada artık adi hayvan satışı söz konusu olur ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki özel hükümlere göre hukuki süreç devam ettirilir. Yargıtay uygulamasında da Yargıtay şunlara bakıyor: Satıcının kusuru, alıcının bunu süresinde bildirip bildirmediği, ayıbın gizli olup olmadığı ve toplanan deliller doğrultusunda bu şekilde hukuki süreç sonuçlandırılıyor. Bu nedenle kusurlu kurbanlık hayvanla karşılaşan vatandaşların öncelikle satıcıya yazılı bir bildirimde bulunması, eğer varsa veteriner tespit raporu alması ve bunlardan sonuç alınamazsa yargı yoluna gitmesi tavsiye ediliyor" ifadelerini kullandı.
Ankara MHP Genel Başkanı Bahçeli’den CHP’ye kongre için ’9 Eylül’ önerisi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’de yaşananlara ilişkin, "İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir" dedi. MHP lideri Devlet Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2023 yılında yapılan 38. Olağan Kurultayı’nın mutlak butlan kararıyla yok sayılmasına dair TÜRKGÜN gazetesine özel röportaj verdi. Mutlak butlan kararı sonrasında mahkemenin kararına uyulması gerektiğini söylediğini hatırlatan Bahçeli, "Mahkeme kararının uygulama sürecinde yaşananlar demokrasimize yakışmamıştır. Beklentimiz demokrasimizi temsil etmeyen bu görüntünün giderilmesi ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğiyle ileriye taşınmasını mümkün kılacak sağlıklı adımların atılmasıdır" dedi. "Bizim hiçbir partinin iç işlerine karışma yahut müdahale etme gibi bir niyetimiz veya düşüncemiz olamaz" MHP’nin de birçok kez ele geçirilme girişimi ile karşı karşıya kaldığını söyleyen Bahçeli, "Öncelikle şunu ifade etmek isterim. Bizim hiçbir partinin iç işlerine karışma yahut müdahale etme gibi bir niyetimiz veya düşüncemiz olamaz. Böyle bir yetkimiz de yok zaten. Ancak biz Türk demokrasisini ve siyasetini düşünen bir partiyiz. Türkiye’nin istikrarı, barış, huzur ve refahı için gayret gösteren bir hareketiz. Ayrıca Milliyetçi Hareket Partisi bu konularda yüksek bir tecrübeye de sahiptir. Geçmişte partimizin çeşitli dönemlerde kongre süreçlerinde ele geçirilmeye çalışıldığına şahit olunmuştur. MHP, 57 yılı aşan geçmişinde birçok siyasi badire atlatmıştır. Farklı merkezlerden yönlendirilen siyasi mühendislik projeleriyle partiyi dizayn etmeye yönelik girişimlere maruz kalmıştır. ’Türkeş’siz MHP’ hayal edenlerin partimizi bölmek istediğini de gördük, hain darbe girişimlerine giden yolda en büyük engel olarak kabul ettikleri MHP’yi etkisizleştirmek için partimizi ele geçirmeye kalkanları da gördük. 1992 yılında partimiz 19 milletvekiliyle grup kurma aşamasındayken altı milletvekilinin ayrılmasıyla önemli bir sınamayla karşı karşıya kalmıştır. 2016 yılında ise hukuksuz girişimlerle partimizin bölünmek istendiği görülmüştür. Tüm bu süreçlerde çeşitli siyasi ittifaklara karşı milliyetçi ülkücü dünya görüşümüzün heybemize yüklediği derin tecrübe, köklü parti geleneğimiz ve demokratik mücadele yöntemleriyle siyasi varlığımızı sürdürme gayreti içerisinde olduk. Bugün Türk siyasi hayatında yarım asrı aşan köklü bir geçmişe sahibiz" açıklamasında bulundu. "CHP üzerinden Türk siyasetinin istikrarsızlığa sürüklenmesi kabul edilemeyecek bir durumdur" Türk siyasetinin güçlü olması gerektiğine vurgu yapan Bahçeli, "Parti kurumsallıklarının zayıflaması ve sorumlu liderlik mekanizmasının aksaması, demokrasi kültürümüzü akamete uğratacağı gibi siyasî istikrarımıza da zarar verecektir. Türk demokrasisinde parlamento ve siyasi parti kurumsallıklarının rolü bu denli önem arz ederken, siyasette çözümün parlamento dışında başka mecralarda aranması, demokrasi ve hak arayışı adı altında kontrolsüz sokak hareketlerini ve taşkınlıkları beraberinde getirecektir. Bölgemizde egemen devletler üzerinde oynanan oyunların en büyüğü ve artık klasikleşmiş unsuru, iç siyasete beşinci kol faaliyetleriyle müdahale etmek ve toplumsal karışıklığa zemin hazırlamaktır. İç cepheyi tahkim etmeye çalıştığımız bu süreçte CHP üzerinden Türk siyasetinin istikrarsızlığa sürüklenmesi kabul edilemeyecek bir durumdur" ifadelerini kullandı. "Mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesi, Türk siyasi kültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz" CHP’deki krizin büyüyerek devem etmesinin endişe verici olacağına dikkati çeken Bahçeli, "Türkiye’de köklü bir parti kurumsallığına sahip olan Cumhuriyet Halk Partisi’nde mutlak butlan krizinin parti içi çatışmaya ve sokak eylemlerine dönüşmesinin sadece CHP’de değil, Türk demokrasisi ve siyasîikültüründe de yaralı bir hafıza oluşturmasından endişe etmekteyiz" dedi. "Yargı kararı ortadadır, Sayın Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanıdır" Kemal Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararı ile genel başkan olduğunu belirten Bahçeli, "Yargıtay’ın nihai kararıyla kesinleşecek olsa da yargı kararı ortadadır. Sayın Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanıdır. Mahkeme kararının uygulanması sürecinde yaşananlar ne CHP’ye ne de demokrasimize yakışan bir durum olmamıştır. Bundan sonraki süreçte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu normal olarak mahkeme kararının ve genel başkan olmasının gereklerini yerine getirecektir. Bu kapsamda ilk olarak genel merkeze yerleşme, onarma ve toparlanmayı gerçekleştirecek, dağınıklığı giderecektir. Aynı zamanda parti faaliyetleri devam edecektir. Bu şekilde bir siyasi partinin çöküşü değil, yeniden inşası ve demokrasiye kazandırılması mümkün hale gelecektir" açıklamasında bulundu. CHP’yi kuruluş kodlarından ayıran sebeplerin belirlenmesi gerektiğini ve bu kapsamda yapılması gerekenleri sıralayan Bahçeli, şöyle devam etti: "İlk olarak CHP’de siyasi atmosferi zehirleyen, CHP’nin parti aidiyetine ve kurumsal kimliğine zarar veren nefret dilinin ivedilikle terk edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Partililerin birbirini tahkir ve tahrik ettiği bu dili yüksek mesuliyet ve partililik şuuruyla uzlaşı diline dönüştürecek muhataplar Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Özel’dir. İkincisi CHP’de bir ‘arınma ve durulma’ sürecinin başlatılması gereğidir. Arınma ve durulma sürecinde yolsuzluk ve usulsüzlükler, tutuklamalar ve diğer ahlaki meseleler iyi anlatılmalı, şeffaf bir kamuoyu iletişimi gerçekleşmelidir. Üçüncü olarak yapılması gereken iş, mevcut üyelerin yenilenmesi ve yeni üye kaydının yapılmasıdır. Bu şekilde yolsuzluğa, usulsüzlüğe ve ahlaksızlığa bulaşmış üyeler de Cumhuriyet Halk Partisi’nden temizlenmiş olacaktır. Dördüncüsü ise yeni ve yenilenmiş üye yapısında CHP parti kimliği ve aidiyeti ile kurumsal bağlılığın yeniden tesis edilmesidir. Bu husus, CHP’nin kongre sürecinin yeniden ve sağlıklı bir zeminde başlatılmasını sağlayacaktır. İlçe ve il kongreleri yapıldıktan sonra uygun görülecek bir tarihte büyük kongreye gidilecektir. Bize göre bu tarih partinin kuruluş tarihi de olan 9 Eylül olabilecektir."
Osmaniye Osmaniye deprem şehitliğinde hüzünlü bayram Osmaniye’deki deprem şehitliği, Kurban Bayramı’nın ilk gününde ziyaretçilerle dolup taştı. Yakınlarını kaybeden aileler mezarlıkta duygu dolu anlar yaşadı. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlar için Osmaniye Belediyesi Asri Mezarlığı’nda oluşturulan deprem şehitliği, Kurban Bayramı’nın ilk gününde ziyaretçi akınına uğradı. Bayram sabahı mezarlığa gelen vatandaşlar, depremde kaybettikleri yakınlarının kabirlerini ziyaret ederek dualar etti. Yakınlarını kaybetmenin acısını halen ilk günkü gibi yaşadıklarını ifade eden Mustafa Aksu, "Torunum Eymen, damadım Emre, torunum Sıla ve kızım Kübra bu dört canımızı 6 Şubat depreminde kaybettik. Allah mekanlarını cennet eylesin. Acıları hala içimizde, hiç dinmedi. Çok ağır bir acı yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. Bugün bayram ziyareti için mezarlığa geldik. Kızımla, torunlarımla, gelinimle, oğlumla ve eşimle birlikte onları ziyaret etmeye geldik. Allah mekanlarını cennet eylesin" dedi. "6 Şubat’ı herkes unutabilir ama ben unutamam" "Van’dan 6 ay önce tayinleri çıkmıştı 6 Şubat depremi oldu" diyen Güllü Aksu, "Çok üzgünüz, çok sıkıntılıyız. Onların yokluğunu hala kabullenemedik. Unutamıyoruz, içimizden hiç çıkmıyorlar. Çok seviyorduk onları. Van’dan Osmaniye’ye tayinleri çıkmıştı. Daha 6 ay olmuştu geleli, sonra deprem oldu ve onları bizden aldı. Ankara’da üniversite son sınıfta okuyan, 20 yaşındaki torunum da geldi. O da teyzesiyle birlikte depremde vefat etti. Kızımın kızıydı. Annesi de burada, mezarının başında. 6 Şubat’ı herkes unutabilir ama ben unutamam. Onları hiç unutamıyorum" diye konuştu. Acılarının ilk günkü gibi olduğunu söyleyen Ali Dönmez, "Bugün yine mezarlığa geldik oğlum, gelinim, torunlarım hep birlikte ziyaret ettik. Oğlum Osmaniye Belediyesi’nde zabıta olarak görev yapıyordu. Ama Allah’ın takdiri deprem oldu ve onu bizden aldı. Allah hepsinin mekanını cennet eylesin" dedi.