ASAYİŞ - 19 Şubat 2026 Perşembe 09:47

Kaza yapan motosikletli ehliyetsiz çıktı, 66 bin 590 TL ceza kesildi

A
A
A
Kaza yapan motosikletli ehliyetsiz çıktı, 66 bin 590 TL ceza kesildi

Antalya’nın Manavgat ilçesinde motosiklet ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada motosiklet sürücüsü yaralandı. Plakası takılı olmayan ve ehliyeti bulunmayan motosikletliye 66 bin 590 TL ceza kesildi.


Kaza, Manavgat ilçesi Çağlayan Mahallesi Hastane Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hafız Hoca Mezarlığı istikametine seyir halindeki Mert Y.’nin kullandığı 07 BHH 193 plakalı motosiklet, 7518. Sokak kesişimine geldiğinde Hastane Caddesi’ne çıkan Züleyha Y.’nin kullandığı 07 AED 073 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada yaralanan motosiklet sürücüsü Mert Y., sağlık ekibinin olay yerindeki müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kazanın ardından Manavgat Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan kontrolde motosikletin plakasının takılı olmadığı, sürücünün de sürücü belgesinin olmadığı belirlendi. Motosiklet sürücüsüne tescilli aracı plakasız kullanmaktan 19 bin 716 TL, sürücü belgesiz araç kullanmaktan 23 bin 437 TL, motorlu bisiklet sahibine de sürücü belgesi olmayan kişiye araç kullandırmaktan 23 bin 437 TL olmak üzere toplam 66 bin 590 TL para cezası uygulanırken, motosiklet trafikten men edilerek yediemin otoparkına çekildi.



Kaza yapan motosikletli ehliyetsiz çıktı, 66 bin 590 TL ceza kesildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Salihli’de zeytin üreticilerine halkalı leke uyarısı Manisa’nın Salihli ilçesindeki Tarım ve Orman Müdürlüğü, zeytin üreticilerini halkalı leke hastalığına karşı uyardı. Müdürlükten yapılan açıklamada, hastalığın gelişmesi için uygun şartların oluştuğu belirtilerek üreticilerin en kısa sürede mücadeleye başlaması gerektiği bildirildi. Açıklamada, arazilere girilebilmesi ve hava şartlarının elverişli olması halinde, ilkbahar sürgünleri görülmeden hemen önce ruhsatlı bitki koruma ürünleriyle ilaçlama yapılmasının tavsiye edildiği kaydedildi. Mantari bir hastalık olan zeytin halkalı leke hastalığının en iyi 18-20 derece sıcaklıkta geliştiği, 9 derecenin altında ve 30 derecenin üzerinde ise gelişemediği belirtildi. İlkbahar ve sonbahar aylarının yağışlı geçtiği bölgelerde riskin arttığına dikkat çekilen açıklamada; özellikle taban arazilerde, iyi havalanmayan, güneş almayan ve su tutan alanlarda, sık dikilmiş ve budanmamış zeytinliklerde hastalığın daha şiddetli görüldüğü ifade edildi. Kültürel önlemler hatırlatıldı Müdürlük tarafından yapılan açıklamada kültürel önlemler de sıralandı. Buna göre; ağır ve su tutan topraklarda zeytinlik tesis edilmemesi, su tutan arazilerde drenaj kanalları açılması, gübreleme ve sulamanın tekniğine uygun yapılması, fazla azotlu gübre kullanımından kaçınılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca ağaçların hava alacak ve güneş görecek şekilde budanması, kuru dal ve dalcıkların temizlenmesi, yere dökülen lekeli yaprakların toplanarak imha edilmesi ya da sürülerek toprağa gömülmesi önerildi. Yetkililer, üreticilerin zamanında ve bilinçli mücadele ile verim kaybının önüne geçebileceğini belirtti.
Kahramanmaraş Bebeğe şiddet uygulayan hemşire mahkemede, "Bende bir anneyim çocuğumun bana ihtiyacı var" Kahramanmaraş’ta 5 günlük bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan hemşire mahkemede, "Bende bir anneyim ilkokula giden çocuğum var ve bana ihtiyacı var. Uyguladığım hareketten dolayı çok pişmanım" dedi. Olay, iddiaya göre 26 Mayıs 2021 tarihinde Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Bakım Ünitesi’nde meydana geldi. Tedavi altındaki bir bebeğe yönelik şiddet uygulandığı iddiaları üzerine başlatılan adli süreçte, hemşire H.D.B. hakkında görüntülerin ortaya çıkmasının ardından tutuklama kararı verilmişti. Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün ilk duruşma yapıldı. Duruşmaya sanık ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanı mahkemeye SEGBİS üzerinden bağlanan sanık hemşire H.D.B’ye söz verdi. H.D.B, "Yaptığım davranış bir anlık refleks ile oldu. Hiçbir şekilde zarar vermek amaçlı yapmadım. Mesleğimi en iyi şekilde yapıyordum. Ben bir anneyim ilkokula giden çocuğum var ve bana ihtiyacı var. Çok pişmanım uyguladığım hareketten dolayı" dedi. Sanık müdafi avukatı Mustafa Çakrak, annenin hamile iken bebeğe down sendromu teşhisi konulduğunu belirterek, "Anne defalarca yoğun bakıma alınmış. Olayla ilgili illiyet bağı kurulmamış müvekkilimin tahliyesine karar verilmesini istiyorum" ifadesini kullandı. Davacı vekili Av. Sait Bolat, "Müvekkilimizin böyle bir hastalığı yoktur. Bahsedilen raporu kabul etmemiz mümkün değildir. Tutukluluk halinin devamını talep ediyoruz" dedi. Öte yandan, her iki taraf da gelen Adli Tıp Kurumu’nun raporunu kabul etmedi. Beyanların ardından mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına, eksik hususların tamamlanması karar verirken, duruşma 1 Nisan tarihine ertelendi.
Van Van Gölü çevresinde kar örtüsü arttı: Uydu görüntüleri umut verdi Van Gölü Havzası’nda bu yıl etkili olan yoğun kar yağışı, Sentinel-2 uydu görüntülerine yansırken, uzmanlar kar örtüsündeki artışın bölge için umut verici olduğunu söyledi. Van Gölü Havzası’nda bu yıl etkili olan kar yağışı, uydu verilerine de yansıdı. Van Gölü çevresindeki kar örtüsünü gösteren Sentinel-2 uydu görüntülerini inceleyen uzmanlar, 2026 yılı şubat ayının ilk haftasında havzanın büyük bölümünün karla kaplı olduğunu belirledi. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine ait görüntülerle yapılan karşılaştırmada, kar örtüsünün bazı bölgelerde yüzde 60’ın üzerinde arttığı tespit edildi. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesinden Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş tarafından yapılan incelemelerde; Van şehir merkezi başta olmak üzere gölün doğu ve kuzey kesimlerinde geçen yıl kurak olan alanların bu yıl yoğun karla kaplandığı görüldü. Uzmanlar, artan kar örtüsünün havzanın su bütçesi açısından umut verici olduğunu ifade etti. "2025 son yılların en kurak dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti" İHA muhabirine konuşan Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, Van Gölü Havzası’na dışarıdan herhangi bir su girişi olmadığı gibi havzadan dışarıya da su çıkışının olmadığını hatırlattı. Havzanın su bütçesi tamamen kış aylarında yağan kar ve yağmurlardan oluştuğunu ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Akkuş, "Havzadan gerçekleşen tek su çıkışı ise buharlaşma yoluyla meydana gelir. Son yıllarda ülke genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, diğer bölgelerde olduğu gibi Van Gölü Havzası’nı da olumsuz etkilemektedir. Havzanın su dengesi oldukça basit bir denkleme dayanır. Kışın yağan kar, ana su girdisini oluştururken; yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte gerçekleşen buharlaşma ise su kaybına neden olur. 2025 yılı, yağış açısından son yılların en kurak dönemlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Özellikle kış aylarında yağışların yaklaşık yüzde 60 oranında azalması, havza açısından ciddi bir risk oluşturdu. Oysa havzada suya en fazla ihtiyaç duyulan dönem yaz aylarıdır. Yazın sıcaklık artışıyla birlikte buharlaşma yükselmekte, ayrıca tarımsal sulamaya bağlı olarak su talebi ciddi şekilde artmaktadır" dedi. "Havzanın büyük bölümü karla kaplı" Havza açısından kış aylarındaki yağışların hayati bir öneme sahip olduğunu dile getiren Akkuş, "Kışın dağların zirvelerinde biriken kar, yaz aylarında yavaş yavaş eriyerek akarsuları besler. Bu sular, hem balıkların üreme alanlarını oluşturur hem de çiftçilerin tarımsal sulama ihtiyacını karşılar. Bu yıl ise geçen yıla kıyasla kar yağışının daha fazla olduğu gözlemlenmektedir. Bu durum uydu görüntülerine de yansımıştır. Geçen yıl şubat ayının ilk haftalarında kar örtüsünün oldukça sınırlı olduğu ve birçok bölgede kar bulunmadığı görülürken, 2026 yılı şubat ayının ilk haftasında havzanın büyük bölümünün karla kaplı olduğu dikkat çekmektedir. Bu gelişme elbette sevindiricidir ve geçen yıla göre su miktarının daha fazla olabileceğine işaret etmektedir" diye konuştu. Kar yağışının artmasının tek başına yeterli bir çözüm olmadığına dikkat çeken Akkuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Suyun etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Eğer hâlâ eski sulama sistemleri kullanılıyor, sulama ve şehir suyu altyapısı yeterince modernize edilmemişse ve su yönetimi doğru yapılmıyorsa, havzaya ne kadar yağış düşerse düşsün bu kaynaklar bize yetmeyecektir."