SAĞLIK - 14 Şubat 2026 Cumartesi 12:37

Kalp nakliyle 12 yıldır sağlıklı yaşıyor

A
A
A
Kalp nakliyle 12 yıldır sağlıklı yaşıyor

Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde yapılan nakille 12 yıl önce kalp nakli olan Atilla Alay hayatına mutlu bir şekilde devam ediyor.


Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Bayezid tarafından Atilla Alay’a 42 yaşındayken kalp nakli yapıldı. 54 yaşında olan Atilla Alay, 12 yıldır herhangi bir problem olmadan hayatını devam ettirdiğini söyledi.



"Kalp nakli sürecimde çok güzel geçti"


Hastalık sürecinden bahseden 54 yaşındaki Atilla Alay, "Bir kas rahatsızlığım olmuştu. Ona bağlı olarak kalp yetmezliği gelişti. Kalp tamamen durma noktasına gelmişti. O süreçte Prof. Dr. Ömer Bayezid hocamla kardeşimin tavsiyesi üzerine, tanıştık. Beni acil nakil olacaklar listesine yazdırdı. Çünkü hayati riskim çok yüksekti. 12 yıl oldu. Yaklaşık 12 yıl önce Ömer hocam ve ekibi tarafından kalp nakli yapıldı. Kalp nakli sürecimde çok güzel geçti. Daha sonrasında gerekli kontrolleri vaktinde yaptırıyorum. Yani şu an herhangi bir problem yok. Yine 3 ayda bir kontrollerime geliyorum, o şekilde hayatımı devam ettiriyorum." dedi.



"Hayatıma sağlıklı bir şekilde devam ediyorum"


Atilla Alay "Hayati riskim yüksek olduğu için ilk önce yapay kalp planlandı. Daha sonra Ömer hocam hatta birkaç gün önce geldi bana moral verdi. Canını sıkma seni sağlık bir şekilde çıkartacağız buradan diye. Aslında nakil olacağım söylenmedi. Çok umutlanmayalım diye. Ama tabii ben anladım. O süreçten sonra nakil için uygun olduğum tespit edildi, ameliyata aldılar. Anamur’da vefat eden bir genç arkadaşın kalbi nakledildi. O süreçte bütün hocalarım olsun, çalışanlar olsun çok büyük emek gösterdi. Gerçekten hâlâ da öyle geldiğimiz zaman bizi ailenin bir ferdi gibi karşılıyorlar. O yüzden şu an çok mutluyum. Hayatıma sağlıklı bir şekilde devam ediyorum." şeklinde konuştu.



"Eşimle hayatımızı devam ettiriyoruz"


Emekli olduğunu söyleyen Atilla Alay, "Aslında teknik uzmandım ama bu rahatsızlığımdan sonra artık emekli olmaya karar verdim. Şu an eşimle birlikte emekli hayatı yaşamaya çalışıyoruz. Nakilden sonra eşimle tesadüfen bir aracı vasıtasıyla tanıştık ve ilk görüşte de zaten birbirimize uygun olduğumuzu karar verdik. Yaklaşık bir buçuk ay gibi kısa bir sürede de evlendik. Eşim Gaziantep’teydi, Antalya’ya geldi. Şu an mutlu bir şekilde eşimle hayatımızı devam ettiriyoruz." dedi. Atilla Alay, "Nakil esnasında birinci eşimle evliydim. Nakilden sonra biraz anlaşmazlıklarımız çıktı. Eski eşimle benden ayrılmak istedi. Ben de saygıyla karşıladım. Daha sonra 3 yıllık bekarlıktan sonra eşimle evlendim işte. Yaklaşık 5 yıldan beri de eşimle evliyim dediğim gibi çok mutlu bir şekilde hayatımızı devam ettiriyoruz." ifadelerini kullandı.



"Organ bağışı hala tartışılan bir konu"


Atilla Alay, "Organ bağışı toplumumuzda maalesef bazı tabulardan dolayı hala tartışılan bir konu. Aslında inancımız ne olursa olsun bir hayat kurtarmaktan daha güzel bir şey olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle bütün insanları öldükten sonra çürüyüp toprak olacak organlarımızın bir başkalarına hayat vermesini tercih etmelerini diliyorum. İnşallah bu bilinç düzeyi artar ve organ bekleyen birçok hastalarımız şifa bulur ve hayatlarına devam ederler. Bu çok önemli." dedi.



"Nakil olmasaydı eşim şu an biz tanışmıyor olabilirdik"


Atilla Alay’ın eşi Nevin Alay "5 yıl önce evlendik. Herkesin bu bağışa katılmasını diliyorum ben. Çünkü gerçekten hayat kurtaran bir olay. Öyle bir nakil olmasaydı eşim şu an hayatta olamayabilirdi. Biz tanışmıyor olabilirdik. Yani herkesin buna yönelmesini istiyorum" şeklinde konuştu.



Kalp nakliyle 12 yıldır sağlıklı yaşıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Adapazarı Belediye Başkanı Işıksu: "Ömrüm boyunca birçok kumpasla karşılaştım ama bu derece alçakça, planlı bir saldırıyla ilk kez karşılaşıyorum" Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddialara ilişkin olarak, "Şunu açıkça ifade ediyorum ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığı yoktur. Savcılık ifadeleriyle çelişen, anlam ve gerçeklikten uzak söylemlerle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Benim yaptığım tek şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurmaktır. Disipline sevk bilgisine ilişkin de şunu açıkça söylemek isterim: Şahsıma bu yönde tebliğ edilmiş resmi bir bilgi yok. Ben de bu haberleri medyadan öğrendim" dedi. Adapazarı Belediye Başkanı Mutlu Işıksu, hakkında çıkan iddiaların ardından basın açıklamasında bulundu. AK Parti Genel Merkezi tarafından kesin ihraç talebi ile Disiplin Kurulu’na sevk edildiği söylemlerine yönelik kendisine herhangi bir tebliğ yapılmadığını belirten Işıksu, "Son günlerde, devam eden bir tehdit ve şantaj davası üzerinden kamuoyunda bilinçli bir algı oluşturulmaya çalışıldığını görüyoruz. 11 Şubat’ta düzenlenen bir programda kürsüye çıkan bir şahsın, gizlilik ve yayın yasağı bulunan bir dosya hakkında gerçek dışı ifadeler kullanması ve bu sözlerin hızla medya ve sosyal mecralara servis edilmesi tesadüf değildir. Şunu açıkça ifade ediyorum ortaya atılan iddiaların hiçbir somut karşılığı yoktur. Savcılık ifadeleriyle çelişen, anlam ve gerçeklikten uzak söylemlerle kamuoyu yönlendirilmeye çalışılmaktadır. Benim yaptığım tek şey, şahsıma yönelik tehdit ve şantaj girişimleri karşısında hukuka başvurmaktır. Hukuki hakkını arayan şahsımı suçlu gibi göstermeye çalışan bu anlayışı asla kabul etmiyorum. Ancak herkes bilsin ki; şantaj ve tehdit ile karşılaştığım anda hemen suç duyurusunda bulunan taraf benim. Hiçbir aşamada geri adım atmadım, saklanmadım" dedi. "İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, bağımsız Türk yargısıdır" Başkan Işıksu, "Disipline sevk bilgisine ilişkin de şunu açıkça söylemek isterim: Şahsıma bu yönde tebliğ edilmiş resmi bir bilgi yok. Ben de bu haberleri medyadan öğrendim. Ben AK Parti’liyim. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın izinde geçen siyasi hayatım, yaptıklarım ve gayretim ortadadır. Sonuna kadar Cumhurbaşkanımızın destekçisi olacağımı herkesin bilmesini isterim. Liderimizin kararı hangi yönde olursa olsun benim için her şeyden daha kıymetlidir. O bizim baş tacımızdır. Allah var gam yok. Ancak şunu da hep birlikte sormalıyız: Bu kurguyu kim yaptı? Bu pahalı bir organizasyon. Kimler birlikte organize planladı? Nerelerde, hangi operasyonları yürüttü? Perde arkasında nasıl yayıldı, nasıl süreç yönetildi? İsim isim, kanıtlarıyla tespitlerim vardır. Hiçbir şey gizli kalmaz. Hem yüce Türk yargısı önünde hem de milletimizin huzurunda, vakti geldiğinde herkes her şeyi öğrenecek inanıyorum. Bugün yaşananlar, hukuki bir süreci medya tartışmasına çevirme çabasıdır. İddiası olan herkesin adresi sosyal medya değil, bağımsız Türk yargısıdır. Para talebi iddiaları ortadayken yargı yoluna başvuran ilk tarafın ben olduğumu bir kez daha özellikle hatırlatmak isterim. Algı üretmek yerine yargıya gitmek gerekir. Şunu da net söylüyorum: Organize bir operasyon görüntüsü veren bu girişimler karşısında asla geri adım atmayacağım. Hukuki mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim. Gerçek dışı bilgi ve belgeleri yayanlar hakkında tüm hukuki süreçler başlatılmıştır ve devam edecektir. Nihai söz, bağımsız Türk yargısına aittir" diye konuştu. "Ses kayıtları ortadadır. Şahitli, ispatlı şantaj görüntüleri vardır" Kendisine kumpas kurulduğunu iddia eden Başkan Işıksu, "Şunu herkes bilsin: Biz bu şehre hizmet etmek için buradayız, algı operasyonlarıyla da yolumuzdan dönecek değiliz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bugüne kadar nasıl milletimizin duasına güvenerek yürüdüysek, bundan sonra da aynı kararlılıkla AK Parti çizgisinde ve dünya lideri, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yolunda yürümeye devam edeceğiz. Hakikat er ya da geç ortaya çıkar. İnanan herkes dedikoduyla değil hakikatle yürümelidir. Bizim inancımız da duruşumuz da nettir: Alnımız ak, başımız dik. Sözümüz de yönümüz de milletimizdir. Ses kayıtları ortadadır. Şahitli, ispatlı şantaj görüntüleri vardır. A4 kağıtlarında yazışma diye sundukları hiçbir sosyal medya yazışması ve tarafıma ait bir sosyal medya hesabı dahi olmamıştır. Partimizi kandırmak hedefiyle, parti içindeki bazı isimlerle birlikte hareket etmek için ellerinden ne gelirse uygulamaya koymuşlardır. Bütün tuşlara basmışlardır. Parti içerisinde şahsıma muhalif bazı isimlerin yaydığı, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan yazışma görüntülerinde yer alan fotoğraf aslında hiç olmamıştır; kurgulanmış bir yazışma dolaşıma sokulmuştur. Bunların hepsi de hukuk önünde ortaya çıkacaktır. Uzun yıllardır hayatım hep siyasetin içerisinden geçti. Ömrüm boyunca birçok kumpasla, birçok tehditle ve birçok yalanla karşılaştım. Ama bu derece alçakça, bu derece planlı ve bu derece pervasız bir saldırıyla açıkçası ilk kez karşılaşıyorum. Bu seferki iftira sadece şahsıma yönelik değildir. Bu iftira aileme yöneliktir, bu iftira bana inananlara yöneliktir, bu iftira gerçeğe inanan herkese atılmış alçakça bir iftiradır. Günlerdir hakkımda yalan beyanlar, asılsız söylemler ve organize edilmiş karalama kampanyaları dolaştırılmaktadır. Gerçek, kendi gücüyle ve kendi ağırlığıyla zaten konuşacaktır. Ben susmayacağım. Ben geri adım atmayacağım. Gerçeği sonuna kadar ortaya koyacağım. Bu kumpası kuranlar, bu iftirayı atanlar ve bu karanlığı büyütenler, er ya da geç gerçeğin karşısında durmak zorunda kalacaktır" şeklinde konuştu.
Yalova Sabahat ninenin ördüğü bereler Mehmetçik’in yüreğini ısıttı Yalova’da yaşayan 76 yaşındaki Sabahat teyzenin ördüğü 400 bere, Siirt İl Jandarma Komutanlığında görev yapan komandolara ulaştırıldı. Anlamlı hediye askerlerin yüreğini ısıttı. Çınarcık ilçesinde ikamet eden Sabahat Bağdat ise 3 aylık sürede gözlerinde katarakt olmasına rağmen 400 bere ördü. Bereler Yalova İl Jandarma Komutanlığı görevlileri tarafından teslim alınarak zorlu kış şartlarında görev yapan jandarma personeline ulaştırılmak üzere Siirt İl Jandarma Komutanlığına gönderildi. Mehmetçik, yürekleri ısıtan Sabahat nine için bir teşekkür videosu hazırladı. Videoyu gören Sabahat nine ise duygusal anlar yaşadı. "Yerine ulaşınca mutlu oluyorum" Sabahat Bağdat, sadece Mehmetçik’e değil huzurevi ve çocuk esirgeme yurduna da ördüğü patikleri ulaştırdığını söyledi. Bağdat, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü kurumları için şimdi de patik ördüğünü kaydetti. Bağdat, geçtiğimiz yıl da ördüğü bereleri Muş İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiğini belirterek, "Elimin erdiğince, gücümün yettiğince bir şeyler yapmaya gayret ediyorum. Yerine ulaşınca mutlu oluyorum. Askeriyeden geldiler, teslim aldılar. 400 tane gönderdik. Geçen sene çok azdı" dedi. Gözlerinde katarakt olan ve kilosu nedeniyle ameliyatı riskli olan Bağdat, gözlerinden ameliyat olursa seneye bin adet bere göndermek istediğini anlattı. "Vatanımız, bayrağımız, ezanımız, toprağımız bizim için her şeyden değerlidir" Bereleri askerlere ulaştırmaktan dolayı mutlu olduğunu dile getiren Bağdat, "Mutlu oluyorum askerlerimize ulaştığı için, bir nebze katkıda bulunduğum için. Onlar da anne baba kuzusu. Benim evladım da askerdi. O duyguyu bilirim. Yani bir asker deyince benim için çok farklı bir şey. Gücümün yettiğince, aklımın erdiğince, imkânlarım oldukça yapıyorum. Yapmaya da ömrüm oldukça gayret edeceğim. Allah herkese nasip etsin. O insanları da ailelerine, çoluğuna çocuğuna kavuşmayı nasip etsin. Vatanımız, bayrağımız, ezanımız, toprağımız bizim için her şey değerlidir" dedi. Sürekli evin içinde kapalı olduğunu ve dışarı çıkamadığını anlatan Sabahat Bağdat, "Ne kadar yetebiliyorsam, yetmeye çalışıyorsam mutlu oluyorum. Beni ayakta tutuyor. İnsanları mutlu etmek hoşuma gidiyor. Yaş geldi, gidiyor artık. Bu dünyada ne bırakırsan onun değerini görürsün, onun bilincindeyim. Elimin erdiğince, aklımın yettiğince, gücümün bittiğince yapmaya gayret ediyorum" diye konuştu. "Şükürler olsun böyle bir anneye sahibiz" İrfan Bağdat ise evlatları olarak anneleriyle gurur duyduklarını belirterek, "Her şeyden önce, çok uzun yıllar önce babamızı kaybettik. Eve kapattı kendini. Tek hayatı örgü örmek. Daha önce depremlerde, normal zamanlarda konu komşuya sürekli yeter ki yün getirir. Yani doğum günlerinde, yılbaşlarında herkes ailelerine bir hediye getirir, biz yün alıyoruz. O sürekli bir şeyler örer. Birilerini mutlu etmek için en başta kendi ürettiği şeyler onun en büyük mutluluğu. Biz gurur duyuyoruz kendisiyle. Eski asker olmam sebebiyle çok yolumuzu gözledi ama artık beraberiz, yan yanayız kardeşlerimle birlikte. Mutluyuz yani, şükürler olsun böyle bir anneye sahibiz" dedi. Depremzedeler için de örmüştü Sabahat ninenin damadı Mehmet Bozkurt ise, "Annem yıllardır zaten bere, atkı, çocuk kıyafetleri örüyor. 6 Şubat’ta deprem olduğu zaman Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çocuklar için hırka, bere, çorap ördü. Ben kendim bizzat götürüp teslim ettim. Geçen sene yine aynı şekilde Muş Özel Harekat’a gönderdik berelerimizi. Ondan önce yine huzurevlerine, çocuk esirgeme kurumlarına gönderdik. Annemin hayatı örgü. Biz ona sürekli zaten tedarik ediyoruz, yünlerini alıyoruz. Annem de oturduğu yerde örüyor. Allah razı olsun. Düşüncesi çok güzel. Ben her zaman destekliyorum evladı olarak" diye konuştu.