EKONOMİ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 10:54

Kadın çiftçi hem üretiyor hem ihraç ediyor hem de pazarda satıyor

A
A
A
Kadın çiftçi hem üretiyor hem ihraç ediyor hem de pazarda satıyor

Antalya’nın Aksu ilçesine bağlı Yurtpınar Mahallesi’nde yaşayan 38 yaşındaki kabak üreticisi Nurcan Kazıkçı, ata mesleğini sürdürerek hem üretimde hem de pazarlamada örnek bir başarı hikâyesi sergiliyor. Çocukluğundan bu yana tarımın içinde olduğunu ifade eden Kazıkçı, serasında kendi elleriyle ürettiği sebzeleri hem ihraç ediyor hem de pazarlarda açtığı tezgahlarda kendi satıyor.



Seranın üç buçuk dönümlük alanında mini kabak üretimi yapan Kazıkçı, ürünlerinin büyük bölümünü Avrupa ülkelerine ihraç ettiklerini belirtti. İç piyasaya da satış yaptıklarını ifade eden Nurcan Kazıkcı, "Özellikle mini kabaklar yurt dışında yoğun talep görüyor. Arap ülkelerinde dolmalık olarak tercih edilen mini kabaklar, damak zevkine hitap etmesi nedeniyle öne çıkıyor" dedi. Serasında sadece kabak değil, farklı ürünler de yetiştiren Kazıkçı, "800 metrekare alanda patlıcanımız var, bir buçuk dönümde de domates ektik. Domatesimiz daha iki haftalık. Günlük olarak çocuklarımla birlikte seradayız, hasat yapıyoruz" şeklinde konuştu.


Yoğun bir üretim temposuna sahip olduklarını anlatan Kazıkçı, haftanın büyük bölümünü tarlada ve pazarda geçirdiğini belirterek şunları söyledi:


"Sabah erken saatlerde hasada başlıyoruz. Öğlene kadar toplama yapıyoruz. Ertesi gün pazara gidip ürünlerimi kendim satıyorum. Aile olarak çalışıyoruz; abim, yengem hep birlikte üretimi sürdürüyoruz."


Günlük hasadın mevsime göre değiştiğini ifade eden Kazıkçı, "Kışın 10 kasa çıkan ürün, şu anda havaların ısınmasıyla 45-50 kasaya kadar yükseldi. Mini kabağın kilosu şu an 50 TL. Daha önce 80-90 TL arasındaydı ancak ürün artınca fiyatlar düştü" dedi. Üretimin zorluklarına da değinen Kazıkçı, özellikle hastalık riskine dikkat çekerek, "Kabakta ‘pürüz’ dediğimiz bir hastalık var. Eğer bu olursa sezon kısa sürüyor. Normalde hasat 35-40 günde başlar ve yaklaşık 2 ay devam eder" ifadelerini kullandı.


İki çocuk annesi olan Kazıkçı, çocuklarının da zaman zaman üretim sürecine dahil olduğunu belirterek, onların geleceği için eğitimin öncelikli olduğunu vurguladı.



"Kadın çiftçiler sürdürülebilirliğin temeli"


Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur ise 2026’nın "Dünya Kadın Çiftçiler Yılı" kapsamında ilçede kadın üreticilere yönelik ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirtti. Bu kapsamda Yurtpınar Mahallesi’nde Nurcan Kazıkçı’yı ziyaret ettiklerini ifade eden Boğatimur, kadın çiftçilerin tarımdaki rolüne dikkat çekti.


Boğatimur, "Nurcan Hanım hem üretim yapıyor hem pazarda satışını gerçekleştiriyor hem de ihracata katkı sağlıyor. Pazara göre ürün seçmesi, Avrupa’ya yönelik üretim yapması çok değerli. Kendisi sürdürülebilir tarımın en güzel örneklerinden biri" dedi.


Kadın emeğinin tarımın her aşamasında yer aldığını vurgulayan Boğatimur, "Aksu’nun her karışında kadın emeği var. Üretimde, paketlemede, satışta kadınlar aktif rol alıyor. Kadın çiftçilere verdiğimiz eğitimler tüm aileye ulaşıyor ve ciddi geri dönüş sağlıyor" diye konuştu.


Tarımın zorlu bir meslek olduğuna dikkat çeken Boğatimur, sahada edindikleri gözlemleri şu sözlerle aktardı: "Bu iş yıllar süren bir emek gerektiriyor. Çocukların da küçük yaşta üretim sürecine dahil olması sürdürülebilirlik açısından çok kıymetli. Biz de çiftçilerimize teknik destek sağlamak, özellikle hastalıklarla mücadele ve doğru üretim teknikleri konusunda katkı sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."


Kadın çiftçilerin her zaman yanında olduklarını belirten Boğatimur, üreticilerin ihtiyaç duydukları her an kendilerine ulaşabileceklerini sözlerine ekledi.



Kadın çiftçi hem üretiyor hem ihraç ediyor hem de pazarda satıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Pilot okulda uygulanan turnike sistemiyle şiddet ve devamsızlık tarihe karıştı Denizli’nin Çivril ilçesinde Kılıçarslan Anadolu Lisesi, hayata geçirdiği kartlı geçiş ve turnike sistemiyle okul güvenliğinde yeni bir dönem başlattı. Türkiye genelinde zaman zaman yaşanan okul saldırıları ve güvenlik zafiyetlerine karşı örnek bir model sergileyen okulda, 3 yıldır hiçbir olumsuzluk yaşanmazken devamsızlık oranları da dibe vurdu. Denizli’nin Çivril ilçesinde eğitim veren Kılıçarslan Anadolu Lisesi, Okul Aile Birliği ve okul idaresinin iş birliğiyle "Güvenli Okul" projesini hayata geçirdi. 2023-2024 eğitim-öğretim döneminde titizlikle uygulanmaya başlanan turnike sistemi ve kartlı giriş modeli, hem okulun çehresini değiştirdi hem de güvenlik standartlarını en üst seviyeye taşıdı. Özellikle Türkiye’de son dönemlerde okullarda yaşanan şiddet olayları ve dışarıdan gelebilecek tehditler göz önünde bulundurularak başlatılan uygulama, okulu adeta "güvenli kale" haline getirdi. Kartlı sistem sayesinde okula yabancı bir şahsın girmesi imkansız hale getirilirken, öğrencilerin de ders saatleri içerisinde okul dışına izinsiz çıkış yapmasının önüne geçildi. 15 dakika içinde veliye SMS gidiyor Sistem sadece güvenliği değil, disiplini de beraberinde getirdi. Çivril’de bir ilk olma özelliği taşıyan projede, ders zili çaldıktan sonraki ilk 15 dakika içerisinde kartını okutarak giriş yapmayan öğrencinin velisine otomatik olarak bilgilendirme mesajı gönderiliyor. Bu sayede veliler, çocuklarının okulda olup olmadığını anlık olarak takip edebiliyor. Uygulamanın meyvelerini topladıklarını belirten okul idaresi ve veliler, projenin başarısından memnun. Edinilen bilgiye göre, sistemin aktif olarak kullanıldığı son 3 yıllık süreçte okul içerisinde ve çevresinde hiçbir asayiş olayı veya ciddi huzursuzluk kaydedilmedi. Velilerden gelen yoğun talep üzerine başlatılan bu "sıfır tolerans" modeli, bölgedeki diğer eğitim kurumları için de örnek teşkil ediyor.
Muğla Köyceğiz’de Molla Mehmet Hoca’ya vefa Köyceğiz’de düzenlenen Vefa Programı’nda, ömrünü gönüllü imamlığa ve gençlerin yetişmesine adayan Molla Mehmet Hoca dualarla anıldı. Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde, yıllarını dini hizmete ve gençlerin eğitimine adayan Molla Mehmet Hoca, İlim Yayma Cemiyeti ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen anlamlı programla anıldı. Köyceğiz Halk Eğitim Merkezi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ’Vefa Programı’na protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programa, Muğla İl Müftüsü Dr. Rüstem Can, Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu, Muğla Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Yakup Kütük, ilçe protokolü, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar iştirak etti. Programda konuşan Köyceğiz İlçe Milli Eğitim Müdürü Taner Şen, Molla Mehmet Hoca’nın manevi mirasına dikkat çekerek "Manevi mimarımız Molla Mehmet Hoca’yı anmak için bir aradayız. Vaktiyle dar siyasi kalıpları içerisinde onun bu kutlu gayretini anlamsız bulanlar ya da beyhude uğraş gibi görenler, umuyorum ki bugünkü ahlak ve erdem surları yıkılmış toplumun nasıl bir uçuruma sürüklendiğini bu acı tecrübe ile öğrenmişlerdir. Ama bu salondaki bu muazzam tablo dünün dar ufuklarına verilmiş en gür cevaptır. Molla Mehmet Hocamızın samimiyetle ektiği tohumlar bugün ahlakla bütünleşmiş dev bir çınara dönüşmüştür. Onun bu topraklar için akıttığı hiçbir ter boşa gitmemiştir" dedi. Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu ise bu tür programların toplumsal birlik açısından önem taşıdığını belirterek, "Molla Mehmet Hoca gibi hocalarımızı vefa örneği göstererek anma programı düzenledikleri için şükranlarımı sunuyorum. Milli birlik ve beraberlik duygusu ile ahlaklı bir nesil yetiştirmek için bu programların devam etmesi gerektiğini dile getiriyoruz" şeklinde konuştu. 1909 yılında dünyaya gelen ve 1990 yılında vefat eden Molla Mehmet Hoca, Köyceğiz’in Toparlar Mahallesi’nde uzun yıllar yaşadı. Yıllarca fahri imamlık yaparak hiçbir ücret almadan halka hizmet etti. 60 yaşında kadroya alınarak resmi olarak imamlık görevine başlayan Molla Mehmet Hoca’nın aldığı maaşı da imam hatip okullarına bağışladığı belirtildi. Yüzlerce öğrenci yetiştiren, birçok insanın hayatına dokunan Molla Mehmet Hoca, yetiştirdiği talebeleri ve bıraktığı manevi mirasla hafızalardaki yerini koruyor. Duygu dolu anların yaşandığı program, dualar ve hatıraların paylaşılmasıyla sona erdi.
Sakarya Kalp hastalıkları sessiz ilerliyor: Uzmandan hayati uyarı Kalp ve damar hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çeken kardiyoloji uzmanı, düzenli kontrollerin hayati önem taşıdığını belirtti. Özel Adatıp Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Halil Ulaş Bildirici, kalp sağlığının korunmasında erken teşhis ve düzenli takiplerin önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bildirici, birçok kalp hastalığının erken dönemde belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebildiğini ifade etti. Bazı kalp rahatsızlıklarının uzun süre fark edilmeden gelişebildiğini belirten Bildirici, "Yüksek tansiyon, ritim bozuklukları, damar sertliği ve bazı yapısal kalp hastalıkları erken dönemde belirti vermeyebilir. Ancak zamanında yapılan değerlendirmelerle risk faktörleri tespit edilebilir ve gerekli önlemler alınabilir" dedi. Risk grubundakilere düzenli kontrol önerisi Kalp sağlığının korunması için özellikle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli olarak kardiyolojik değerlendirmeden geçmesi gerektiğini vurgulayan Bildirici, ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunanlar, yüksek tansiyon ve diyabet hastaları, kolesterol yüksekliği olanlar, sigara kullananlar ile hareketsiz yaşam tarzına sahip kişilerin kontrollerini ihmal etmemesi gerektiğini kaydetti. Bildirici, "Kardiyoloji muayenesi, EKG, efor testi, ekokardiyografi, tansiyon ölçümü ve kan tetkikleri başta olmak üzere gerekli durumlarda ritim ve tansiyon holter incelemeleri yapılabilir" diye konuştu. Erken farkındalık hayat kurtarır Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kalp sağlığının korunmasında önemli rol oynadığını ifade eden Bildirici, "Düzenli egzersiz, dengeli beslenme, sigaradan uzak durma ve hekim kontrolünde yapılan takipler kalp sağlığını korumaya yardımcı olur. Şikayet olmasa dahi belirli aralıklarla kontrol yaptırılması büyük önem taşır" şeklinde konuştu.
Hatay Suç makinesi önüne geleni satırla yaraladı, o anlar kameraya yansıdı Hatay’da 15 ayrı suçtan kaydı bulunan ve cezaevinden yeni çıktığı öğrenilen madde bağımlısı şahsın, kendisine yemek olmadığını söyleyen dönerciyi, taksiciyi ve para çeken şahsı satırla yaraladığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, sabah saatlerinde İskenderun ilçesi Çay Mahallesi’nde yaşandı. Madde bağımlısı olan M.S., Ayakkabıcılar Çarşısı’nda bulunan bir lokantaya girerek yemek talep etti ve ardından ’yemek yok’ cevabını alınca iş yeri sahibi A.İ.’yi kafa ve bel bölgesinden hayati tehlikesi olacak şekilde satırla yaraladı. Saldırının ardından lokantadan çıkan şahıs, Şehit Pamir Caddesi’nde bulunan taksi durağına giderek K.Y.’yi boyun bölgesinden yaraladı ve son olarak Fevzi Çakmak Caddesi üzerinde ATM’den para çeken M.Ç.’yi sırt bölgesinden yaraladı. Yaralılar tedavileri için hastaneye kaldırılırken polis ekipleri saldırganı yakalamak için çalışma başlattı. İncelemede; madde bağımlısı olduğu anlaşılan şüphelinin mağdur şahısları tanımadığı ve aralarında herhangi bir bağlantı bulunmadığı anlaşılırken, cezaevinden yeni çıktığı tespit edildi. Uyuşturucu kullanma, kasten yaralama, hakaret, 6136 SKM ve mala zarar verme suçlarından toplam 15 adet suç kaydının bulunduğu tespit edilen M.S., Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak gözaltına alındı. Öte yandan, madde bağımlısı şahsın Şehit Pamir Caddesi’nde bulunan taksi durağına giderek K.Y.’yi boyun bölgesinden yaraladığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı.