ASAYİŞ - 29 Ocak 2026 Perşembe 08:55

Huzurevinde meyve bıçaklı katliamda ölen 3 kişi için 3 kez ağırlaştırılmış müebbet

A
A
A
Huzurevinde meyve bıçaklı katliamda ölen 3 kişi için 3 kez ağırlaştırılmış müebbet

Antalya’da yaklaşık 4,5 yıldır kaldığı huzurevinden hakkında tutulan tutanak nedeniyle çıkartılacağı gün 3 kişiyi meyve bıçağıyla öldürmekten yargılanan sanık, 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, cezada herhangi bir indirim uygulamadı.


Olay, 3 Mayıs 2024 günü saat 01.30 sıralarında Döşemealtı ilçesinde bulunan Halil Akyüz Huzurevi’nde meydana geldi. Yaklaşık 4,5 yıldır huzurevinde kalan İzzettin Süğüt (65), aralarında husumet bulunduğu öne sürülen huzurevi sakini Selçuk Goncegül’e (73) gece uykuda meyve bıçağıyla saldırdı. Gürültüleri duyup odaya gelen Ali Serdar Batır (66) ve Ahmet Özdemirel’i (74) de bıçaklayan Süğüt, yangın merdiveninden kaçtı. İhbar üzerine huzurevine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler, Selçuk Goncegül ile Ali Serdar Batır’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralanan Ahmet Özdemirel de ambulansla kaldırıldığı hastanede kurtarılamadı. Polis ekipleri, kaçan İzzettin Süğüt’ü Yeşilbayır Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde yakalayarak gözaltına aldı. Huzurevinde yaşanan tartışmalar nedeniyle hakkında tutanak tutulduğu, tahliye süresi uzatılan odasından o gün çıkışının kesinleştiği öğrenilen zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde iki elinde bıçak bulunan zanlının koridorda huzurevinin güvenlik görevlisiyle karşı karşıya gelmesi, görevlinin yere düşmesi ile İzzettin Süğüt’ün peşinden gittiği anlar yer aldı.



"Kendimden geçtim"


Sanık İzzettin Süğüt, ilk duruşmada verdiği beyanında huzurevi yönetimiyle tartışma yaşadığını iddia ederek, "Olay günü huzurevi müdürü bana koridorda küfürler etti, bana vurdu. ’Seni huzurevinden atacağım. Çıkış için imza atmazsan kadını taciz ettiğini söyleriz dediler. Ben de imza attım. Odama döndüğümde ise maktul Selçuk Goncegül bana iki kere vurdu. O gün kendimi kaybettim, psikolojim bozuldu. Ben de o sinirle mutfağa gittim ve elime geçen ilk bıçağı aldım. Daha sonra arkadaşım Ali Serdar Batır’a saldırdım. Selçuk Goncegül ise sandalyede oturuyordu, televizyon izliyordu. Kolumu tuttu. Ben de kendimden geçtim, saldırdım. Çok pişmanım, ne yaptığımı hatırlamıyorum. Amacım korkutmaktı. Ahmet Özdemirel’i neden bıçakladığımı da hatırlamıyorum" ifadelerini kullandı.



İndirim uygulanmadı


Davanın Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasına sanık İzzettin Süğüt, cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ve sanık avukatları ise salonda hazır bulundu. Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında Süğüt’ün Selçuk Goncegül ile Ali Serdar Batır’ı tasarlayarak, Ahmet Özdemirel’i ise canavarca hislerle öldürdüğünü belirterek, sanığın cezalandırılmasını talep etti.


Karar duruşmasında beraatını ve tahliyesini isteyen sanık hakkında mahkeme heyeti, tasarlayarak ve canavarca hislerle kasten öldürme suçundan 3 ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesine hükmetti. Mahkeme, sanığın lehine herhangi bir takdiri indirim de uygulamadı.



Huzurevinde meyve bıçaklı katliamda ölen 3 kişi için 3 kez ağırlaştırılmış müebbet

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Silifke’de sezonun ilk üzümü hasat edildi, kilosu 600 TL’den ihraç edildi Mersin’in Silifke ilçesinde sezonun ilk örtü altı üzüm hasadı gerçekleştirildi. Atakent Mahallesi’nde üretici Mustafa Sak’a ait 6 dönümlük seradan toplanan Yalova incisi cinsi üzümler, kilosu 600 liradan Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine ihraç edildi. Silifke’de yılın ilk üzüm hasadı Atakent Mahallesi’nde yapıldı. Örtü altında yetiştirilen üzümlerin kesimine başlanırken üretici Mustafa Sak, sezonun bereketli geçmesini temenni etti. Hasat sırasında açıklamalarda bulunan Sak, "Silifke’de üzümde ilk hasadı gerçekleştirdik. Hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum" dedi. 6 dönümlük serasında üretim yaptığını belirten Sak, yaklaşık 17 ton rekolte beklediklerini ifade ederek, "Örtü altı üzüm yetiştiriciliği yapıyorum. Bu yıl 6 dönümden 17 ton ürün bekliyoruz. Türkiye’de ilk hasat burada yapılıyor. Ürünlerimiz iç piyasanın yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa ülkelerine gönderiliyor. Fiyatlardan memnunuz" diye konuştu. Ziraat Mühendisi Deniz Gürbüz ise turfanda üzüm üretiminde Mersin’in önemli bir merkez olduğunu belirterek, "Turfanda üzüm denildiğinde Silifke, Erdemli ve Mezitli ilçeleri öne çıkıyor. Önceleri küçük alanlarda yapılan üretim, bugün Mersin genelinde yaklaşık 2 bin 500 dönüme ulaştı. Yıllık üretim ise 8-10 bin ton civarında. Ürünler Rusya başta olmak üzere Arap ülkeleri ve kısmen Avrupa’ya ihraç ediliyor" dedi. Gürbüz, iç piyasada üreticiden 300-350 TL’ye çıkan üzümün tüketiciye 500-600 TL arasında ulaştığını, ihracatta ise kilogram fiyatının 600 TL’ye kadar çıktığını kaydetti. Öte yandan Silifke’de üzüm üretiminin özellikle Uzuncaburç Mahallesi ile Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Karakaya, Kargıcak, Evkafçiftliği, Gündüzler ve Kepez mahallelerinde yoğun olarak yapıldığı bildirildi.
Samsun Terme Belediyesi’nin araç filosu güçleniyor Samsun Terme Belediye Başkanı Şenol Kul’un müjdesini verdiği yaklaşık 15 milyon TL değerindeki dev primer kırıcı bugün itibarıyla ilçeye ulaştı. Son 20 günde filoya katılan ağır iş makineleriyle birlikte toplam yatırım tutarı 40 milyon TL’yi aşarken, Başkan Kul, "Söz verdiğimiz gibi; Terme’nin hizmet gücünü devasa bir noktaya taşıdık" dedi. Terme Belediyesi, "kendi kendine yeten belediye" vizyonu doğrultusunda araç parkuruna tarihinin en büyük yatırımlarından birini yapmaya devam ediyor. Üç gün önce envantere katılan paletli ekskavatör ve loderin ardından, serinin en kritik parçası olan ve yaklaşık 15 Milyon TL değerindeki dev primer kırıcı (konkasör ünitesi) bugün Terme’ye ulaşarak hizmet binası önünde yerini aldı. "Terme’nin öz malı halkın hizmetinde" Teslim alınan dev iş makinesinin başında açıklamalarda bulunan Belediye Başkanı Şenol Kul, Terme’nin artık dışa bağımlı kalmadan kendi üretimini yapacağını belirterek; "Üç gün önce ekskavatör ve loderimizi getirmiştik. Bugün ise yaklaşık 15 Milyon TL bedelli devasa primer kırıcımızı teslim aldık. Bu makine, konkasör tesislerimizin kalbi olacak. Artık malzememizi kendimiz üretecek, yolumuzu kendi imkanlarımızla çok daha hızlı ve düşük maliyetle yapacağız. Bu makineler şahısların değil, Terme halkının öz malıdır" diye konuştu. "40 milyonluk yatırım zinciri tamamlandı" Nisan ayı itibarı ile filoya dahil edilen araç sayısının 20’yi geçtiğini vurgulayan Başkan Kul, toplam yatırım hacmine dikkat çekerek; "Primer kırıcımızın da gelmesiyle birlikte son dönemdeki makine yatırımlarımızın tutarı yaklaşık 40 Milyon TL’ye ulaştı. 2026 model hibe ekskavatörümüzden arazözümüze, otobüslerimizden dev iş makinelerimize kadar Terme artık devasa bir hizmet gücüne sahip. Tasarruf odaklı yönetim anlayışımızla hem zamandan kazanıyor hem de belediye bütçemizi koruyoruz" şeklinde konuştu. "Bahane değil hizmet üretiyoruz" Başkan Kul, Terme’nin şantiye belediyeciliğinde yeni bir döneme girdiğini belirterek "Biz mazeretlerin arkasına sığınmıyoruz. ‘İmkân yok’ demiyor, imkân oluşturuyoruz. Bu dev makineler Terme’nin sokaklarında, mahallelerinde kalıcı çözümler üretmek için gece gündüz çalışacak. Şehrimizin geleceğine yapılan bu yatırımlar tüm hemşehrilerimize hayırlı ve uğurlu olsun. Terme her geçen gün daha da güçlenmeye devam edecek" ifadelerini kullandı.