KÜLTÜR SANAT - 23 Mart 2026 Pazartesi 15:27

Edebiyat tutkunları Antalya’da buluşuyor

A
A
A
Edebiyat tutkunları Antalya’da buluşuyor

Antalya’da kitapseverlerin heyecanla beklediği Kepez Kitap Fuarı için geri sayım başladı. "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen fuar, zengin programı ve dikkat çeken konuklarıyla 27 Mart Cuma günü kapılarını açıyor.


Kepez, önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 27 Mart - 5 Nisan tarihleri arasında Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek Kepez Kitap Fuarı, on gün boyunca kenti edebiyatın kalbine dönüştürecek. Kepez Belediyesi tarafından "İnsan Okur" mottosuyla düzenlenen fuar, yayınevleri, yazarlar, söyleşiler ve imza günleriyle kitapseverlere dolu dolu bir program sunacak. Edebiyattan bilime, psikolojiden güncel meselelere kadar geniş bir yelpazede gerçekleştirilecek etkinlikler, her yaştan ziyaretçiye hitap edecek.


Kepez Kitap Fuarı, edebiyat ve düşünce dünyasının önemli isimlerini okurlarla bir araya getirecek. Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde 27 Mart’ta kapılarını açacak fuarda, 28 Mart’ta Tarık Tufan saat 14.00’te söyleşi gerçekleştirecek, 15.00’te ise okurlarıyla imza gününde buluşacak. Aynı gün Mert Arık da 15.00’te söyleşi düzenleyecek ve saat 16.00’da okurlarıyla imza etkinliği gerçekleştirecek.


Aynı gün Sinan Meydan saat 16.00’da ‘Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet’ konulu söyleşi, saat 18.00’de ise Prof. Dr. Ethem Duygulu ve Hayrettin Filiz, Köy Enstitülerinin eğitim anlayışını ve Cumhuriyet’e katkılarını ele alacak. Moderatörlüğünü Tuncer Çetinkaya’nın üstleneceği söyleşi, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlenecek.


Kepez Kitap Fuarı’nın her günü dolu dolu etkinliklerle geçecek. 29 Mart programında Prof. Dr. İsmail Tufan 13.00’da ‘Yaşam Boyu Öğrenmeyi’ anlatacak. Kemal Varol (14.00), Coşkun Aral (15.00) ve Prof.Dr. Ahmet Taşağıl (16.00) söyleşilerin ardından imza günlerinde ziyaretçilerle buluşacak.



Japon deprem uzmanı kitap fuarında


Kepez Kitap Fuarı’nın 30 Mart Pazartesi günü ise dikkat çeken konuğu Japon deprem uzmanı Morivaki Yoshinori olacak. Saat 14.00’te söyleşi gerçekleştirecek olan Moriwaki, deprem bilinci, yapı güvenliği ve risk azaltma konularında deneyimlerini paylaşacak. Çocuklar için deprem farkındalığını anlatacak. Söyleşinin ardından saat 15.00’te imza gününde okurlarıyla buluşacak. Moriwaki, Türkiye’deki büyük projelerdeki çalışmaları ve deprem deneyimiyle önemli bir isim olarak fuarda yer alacak.


Kepez Kitap Fuarı’nın nisan ayı programı da yoğun geçecek. 1 Nisan’da Yasemin Sungur 10.00’da ‘Atatürk’ten Sana’ , Hatice Karakayalı da saat 14.00’da ‘Kalbe Masal Düştü’, 2 Nisan’da Sabiha Gürdemir ‘Elanko ile Çocuklarla Felsefe’ konulu söyleşi ve ardından imza gününde okurlarıyla buluşacak. 3 Nisan’da saat 10.00’da Serkan Kansu, saat 11.00’da Berfin Sıla söyleşi ve imza günleriyle fuarda yer alacak.


Kepez Kitap Fuarı, 4 Nisan Cumartesi günü Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal’ı ağırlayacak. ‘Güncel Siyasi ve Hukuki Gelişmeler’ üzerine bir söyleşi gerçekleştirecek olan Başkan Uysal, ardından da kitabını okurları için imzalayacak. Aynı gün Nurullah Genç 15.00, Ercan Kesal 16.00 ve Beyhan Budak 17.00’daki söyleşileriyle dikkat çekecek. Yazarlar söyleşilerin ardından okurlarıyla imza gününde bir araya gelecek.


Fuarda, 5 Nisan Pazar günü Emekli Emniyet Müdürü ve yazar Dr. Akif Aktuğ saat 13.00-14.00’da, Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Murat Kaplan ise 16-00-17.00 saatlerinde ‘Bir insanı Kitap Gibi Okumanın Yolları’ konulu söyleşi ve imza gününde okurlarıyla buluşacak. Fuarın onur konuğu Ahmet Şerif İzgören ise bilgi ve deneyimlerini paylaşarak ziyaretçilere ilham verecek.


Çok sayıda yazar, akademisyen ve eğitmenin katılımıyla gerçekleşecek Kepez Kitap Fuarı, Antalya’ya kültür ve edebiyat dolu bir on gün hediye edecek.


Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise tüm Antalyalıları fuara davet ederek, kitapların birleştirici gücüne vurgu yaptı. Kocagöz, "Kültürle büyüyen bir şehir idealini birlikte güçlendirelim" çağrısında bulunurken, Antalya’nın kültürel kimliğini geleceğe taşıma hedefini yineledi.



Edebiyat tutkunları Antalya’da buluşuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Bahar aylarında çocuk sağlığı için dikkat zamanı Mevsim geçişlerinde çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklar artış gösterebiliyor. Uzmanlar, ebeveynlerin belirtileri yakından takip etmesi ve günlük alışkanlıklara özen göstermesinin önemine dikkat çekiyor. Mevsim geçişleriyle birlikte çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları ve ateşli hastalıklarda artış gözlenebiliyor. Özel Adatıp Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Erbil Sak, bahar aylarında çocuk sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Sak, hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin ve artan polen yoğunluğunun çocukları etkileyebildiğini belirterek, "Mevsim geçişlerinde özellikle soğuk algınlığı, boğaz enfeksiyonları, öksürük ve ateş gibi şikâyetler daha sık görülebiliyor. Bağışıklık sistemi bu dönemde daha hassas hale gelebilir. Uzun süren öksürük, yüksek ateş, halsizlik ve iştahsızlık gibi durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi yapılmalıdır. Erken dönemde yapılan muayene sürecin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar" dedi. "Günlük alışkanlıklar önemli rol oynar" Bahar aylarında çocukların sağlığını korumak için düzenli uyku, dengeli beslenme ve yeterli sıvı tüketiminin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Sak, "Hijyen alışkanlıklarının sürdürülmesi ve çocukların dinlenmesine özen gösterilmesi bu dönemde koruyucu bir yaklaşım olabilir. "Bazı çocuklar bu süreci hafif geçirirken, bazıları daha sık enfeksiyon yaşayabilir. Bu nedenle belirtiler bireysel olarak değerlendirilmelidir" diye konuştu.
Bursa Gürsu tarıma yeni destek Gürsu Belediyesi, ilçe tarımının potansiyelini yükselten ve Gürsu’ya katma değer sunan proje sayısını her geçen gün arttırıyor. Gürsu Belediyesi’nin proje tecrübesi sayesinde ARGE Müdürlüğü tarafından hazırlanan yeni proje ile Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatif’ine kazandırılan meyve kasası üretim hattı için kalıp temini projesi hayata geçirildi. Kooperatife kendi kasalarını üretme şansını, hazırladığı proje sayesinde sunan Gürsu Belediyesi , bu kez de kalıp temininin sağlanmasına ve tasarrufun artmasını sağladı. Gürsu Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, ENCAHER hibe programı ile, Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü’nün hazırladığı proje sayesinde kasa imalat tesisi kurmuştu. Tesisin potansiyelini tam olarak kullanabilmek ve ihtiyaç duyulan meyve kasalarının üretebilmek, plastik kasaları geri kazandırabilmek için harekete geçildi. INSURE Projesi’nin bileşeni Kırsal Alanlarda Mevsimlik Tarımsal Kapasitelerin Güçlendirilmesi kapsamında; Ağaköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’ne 30.821 USD değerindeki "Gözlü Kasa Üretim Kalıbı" desteği yapıldı. Süreci takip ederek projelendirilen ve Gürsu tarımına bir katkı daha sunan Gürsu Belediyesi ARGE Müdürlüğü sayesinde, kasa başına depolama kapasitesi iki katına çıktı. İhracat yolculuğunda nakliye maliyetleri ciddi oranda azaldı. Üreticinin kazancı ve emeğinin katma değeri arttı. Teslim töreninde konuşan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Gürsu Belediyesi olarak ilçe tarımımıza destek veren anlamlı hamleler yapıyoruz. Bu kalıplar, meyvelerimizin tarladan toplama merkezine, oradan da nihai pazarlara uzanan yolculuğunda yaşanan ürün zayiatını ve kalite kayıplarını engellemek için temel bir gereklilikti. Özellikle hassas yapılı armut meyvelerinin uygun olmayan kasalar nedeniyle zarar görmesi, hem ürün değerini düşürmekte hem de pazar erişimini sınırlamaktaydı. Yeni üretim kalıbı ile bu sorun ortadan kalkacak" diye konuştu.
Ankara DEHB çocukların okul ve sosyal hayatını etkileyebiliyor Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) çocukların hem akademik başarısını hem de sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebileceğini belirten Psikolog İrem Güler, "Sosyal ilişkilerde dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum olmadığına dikkat çekiliyor. Medical Park Ankara Hastanesi’nden Psikolog İrem Güler, bu nörogelişimsel tablonun ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebileceğini, ancak doğru tanı ve çok yönlü destekle bireylerin yaşam kalitesinin belirgin şekilde artırılabileceğini vurguladı. "DEHB dikkat, dürtü ve aktiviteyi etkileyen bir durumdur" DEHB’nin dikkat süreçlerini, dürtü kontrolünü ve aktivite düzeyini etkileyen bir durum olduğunu belirten Güler, "DEHB; yalnızca çocuklara özgü değildir, pek çok bireyde ergenlik ve yetişkinlik döneminde de varlığını sürdürür. Tanı için belirtilerin genellikle 12 yaşından önce başlaması beklenir ancak her zaman bu dönemde fark edilmeyebilir" diye konuştu. "‘Çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" DEHB’nin belirtilerinin dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüsellik olmak üzere üç ana başlıkta toplandığını ifade eden Güler, "Dikkatini sürdürmekte zorlanma, sık hata yapma, eşyaları kaybetme ve görevleri organize edememe dikkat alanındaki güçlükler arasındadır. Hiperaktivite yerinde duramama ya da içsel huzursuzluk şeklinde ortaya çıkabilir. Dürtüsellik ise söz kesme, sırasını bekleyememe ve sonuçlarını düşünmeden hareket etme gibi davranışlarla kendini gösterir. Her bireyde aynı belirtiler görülmeyebilir. Dikkat eksikliği ile hiperaktivite her zaman birlikte görülmez. Bu nedenle ‘çok hareketli değilse DEHB değildir’ düşüncesi doğru değildir" açıklamasında bulundu. "Okul başarısı ve sosyal ilişkiler etkilenebilir" DEHB’nin akademik performansı dolaylı olarak etkileyebileceğini aktaran Güler, "Dikkatini sürdürememe, ödevleri organize edememe ve zaman yönetiminde zorlanma notlara yansıyabilir. Sosyal ilişkilerde ise dürtüsellik nedeniyle akran ilişkilerinde sorunlar yaşanabilir. Ancak doğru destekle çocuklar hem akademik hem de sosyal alanlarda önemli gelişmeler gösterebilir" dedi. "Tanı süreci çok yönlü değerlendirme gerektirir" Güler, tanının tek bir teste dayanmadığını vurgulayarak "Tanı süreci uzman tarafından yürütülür. Gelişim öyküsü, aile ve öğretmen gözlemleri ile belirtilerin birden fazla ortamda görülüp görülmediği birlikte değerlendirilir. Bazı durumlarda bilgisayar tabanlı testler de süreci desteklemek amacıyla kullanılabilir" şeklinde konuştu. Tedavi sürecine ilişkin bilgi veren Güler, şu bilgileri paylaştı: "İlaçlar dikkat ve dürtü kontrolünü düzenlerken, psikolojik destek bireye zaman yönetimi ve başa çıkma becerileri kazandırır. Hafif durumlarda yalnızca psikolojik destek yeterli olabilirken, orta ve ağır vakalarda iki yöntemin birlikte uygulanması daha etkili sonuçlar verir." Ailelere önemli uyarılar Ebeveynlerin ev ortamında sağlayacağı düzenin önemine dikkati çeken Güler, "Tutarlı bir günlük rutin oluşturmak, görevleri küçük parçalara bölmek, görsel hatırlatıcılar kullanmak ve çocuğun başarılarını takdir etmek motivasyonu artırır. Ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli uyku alışkanlığı da belirtilerin kontrolünde önemli rol oynar" ifadelerini kullandı. DEHB’li bireylerin güçlü yönlerine de değinen Güler, "Bu bireyler ilgi duydukları alanlarda yoğun odaklanma geliştirebilir. Hızlı problem çözme ve farklı düşünme becerileri sık görülen özellikler arasındadır. Doğru destekle bu özellikler önemli bir avantaja dönüşebilir" diye konuştu. Toplumda DEHB ile ilgili yanlış bilgilerin yaygın olduğunu söyleyen Güler, "DEHB tembellik ya da yaramazlık değildir. Nörobiyolojik temelli bir durumdur. ‘Sadece çocuklarda görülür’ ya da ‘ilaçlar çocuğu robotlaştırır’ gibi yanlış inanışlar, bireylerin destek almasını geciktirebilir" ifadelerine yer verdi. Güler, doğru tanı ve uygun destekle DEHB’li bireylerin hem eğitim hem de sosyal yaşamda başarılı ve üretken bireyler olabileceğinin altını çizdi.