ÇEVRE - 07 Nisan 2026 Salı 12:29

Büyükşehir’in iklim riski analizi CLIMAAX değerlendirmesinde öne çıktı

A
A
A
Büyükşehir’in iklim riski analizi CLIMAAX değerlendirmesinde öne çıktı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin CLIMAAX programı kapsamında yürüttüğü iklim riski değerlendirme çalışması (MUHIR Projesi) Faz 2 değerlendirmesinde beğeni topladı.


Büyükşehir Belediyesi’nin yürüttüğü Gelişmiş İklim Dayanıklılığı için Yüksek Çözünürlüklü Yerel Verilerin Entegrasyonu (MUHIR) projesi çalışmaları sürüyor. Antalya’da aşırı sıcaklıklar ve kentsel ısı adası etkilerine odaklanan proje, bilimsel yaklaşımı, karar alma süreçlerine katkı sunan yapısı, yerel verilerden yoğun biçimde yararlanılması gibi çalışmalardan dolayı beğeni topladı.



"Raporlar iyi yapılandırılmış"


Değerlendiriciler tarafından paylaşılan geri bildirimlerde, raporun iyi yapılandırıldığı, CLIMAAX çerçevesiyle güçlü uyum gösterdiği ve pilot ölçekli bir değerlendirmeden il geneline yayılan kapsamlı bir analize geçişi açık biçimde ortaya koyduğu belirtildi. Yerel olarak belirlenen eşik değerler, uydu verileri ve etkilenebilirlik göstergelerinin kullanılması da çalışmanın güçlü yönleri arasında gösterildi.



"Paydaş katılımı ve bilgilendirme faaliyetleri olumlu"


Faz 2 değerlendirmesinde performans göstergelerinde önemli ilerlemeler kaydedildiği vurgulandı. Bu kapsamda, yerel veri setleri kullanılarak sıcak hava dalgası iş akışının tamamlandığı, etkilenebilirlik katmanlarının geliştirildiği ve kentsel ısı adası risk haritalamasının başarıyla gerçekleştirildiği ifade edildi.



"Katılımcı ve çözüm odaklı çalışmalar sürecek"


Antalya Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğine karşı dirençliliği artırmak ve uyum kapasitesini güçlendirmek amacıyla bilimsel, katılımcı ve çözüm odaklı çalışmalarını önümüzdeki dönemde de kararlılıkla sürdürecek. Antalya’nın iklim risklerine karşı daha hazırlıklı ve daha dirençli bir kent haline gelmesi için yeni analizler, iş birlikleri ve uygulamaların hayata geçirilmesine devam edilecek.



Büyükşehir’in iklim riski analizi CLIMAAX değerlendirmesinde öne çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Eşini ve akrabasını ağır yaralamıştı: Mağdur kadın kezzap tehdidini anlattı Kocaeli’nin Körfez ilçesinde boşanma aşamasındaki eşi ile bir akrabasını silah ve bıçakla ağır yaralayan sanığın yargılanmasına devam edildi. Sanık savunmasında, "Eşim İstanbul’da çalışmak istemediğim için beni darp etti. Benim başıma ne geldiyse onun yüzünden geldi. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Eşim ile aramızda hali hazırda boşanma davası var. Kendisinden boşanmak istediğimi söyledim ancak o boşanmak istemiyor" ifadelerini kullandı. Mağdur N.B.’nin ifadeleri de dosyaya girdi. Yıllarca şiddet gördüğünü ve kazandığı paranın eşi tarafından harcandığını belirten N.B., "Beni, ’Gitmeye kalkarsan suratına kezzap dökerek yakarım, insan içine çıkamazsın’ diyerek tehdit ediyordu" dedi. Hakkında 4 kez uzaklaştırma kararı bulunan M.S.B. (39), 17 Haziran 2024’te bayramda çocuklarını görmek için gittiği Yavuz Sultan Selim Mahallesi’ndeki evde, boşanma aşamasındaki eşi N.B.’yi (35) bıçakladıktan sonra tabancayla 5 el ateş ederek ağır yaraladı. Olay yerinden kaçan zanlı, daha sonra Çamlıtepe Mahallesi’ne giderek uzaktan akrabası A.K.’yi (40) de silahla vurarak yaraladı. Saldırılarına devam eden M.S.B., sırasıyla akrabası V.B.’nin ve A.K.’nin evlerine silahla ateş açtıktan sonra izini kaybettirmeye çalıştı. Ağır yaralanan N.B. ve A.K. ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Polis ekiplerinin çalışması sonucu saklandığı camide yakalanarak gözaltına alınan M.S.B., emniyetteki işlemlerinin ardından "tasarlayarak ve töre saikiyle kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. "N.B.’den boşanmak istiyorum ama o istemiyor" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya, "tasarlayarak ve töre saikiyle kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan tutuklu bulunan sanık M.S.B. ile avukatı katıldı. Duruşmada söz verilen sanık M.S.B., "Daha önce işten geldiğimde N.B. bana, ’Neden İstanbul’a gidip çalışmıyorsun?’ dedi. Ben de gidemeyeceğimi ve burada iş bulacağımı söyledim. Bunun üzerine N.B. beni darp etti ve polisi arayarak ’Eşim beni dövüyor’ dedi. Akabinde polisler geldi, ’Sana ne oldu?’ diye sordular. N.B’nin yaptığını söyledim. Şikayetçi olup olmadığımı sordular, olmadığımı söyledim. N.B. sürekli olarak çocuklarımı da dövüyordu, onlarla ilgilenmiyordu. Yine N.B., 5. çocuğumuzu doğurmak istemediğini söyledi. Ailemle görüştüm, onlar aldırmasına izin vermediler. Benim başıma ne geldiyse N.B. yüzünden gelmiştir. Keşke böyle bir şey olmasaydı. Eşim ile aramızda hali hazırda boşanma davası vardır. Kendisinden boşanmak istediğimi söyledim ancak o şu an boşanmak istemediğini beyan etmektedir. Kendisi ile Mersin 9. Aile Mahkemesi’nde boşanma davası vardır, gerekirse bu dosyamız getirilsin. Ben uzun süredir tutukluyum, tahliyemi istiyorum" dedi. Müştekilerin HTS kayıtları istendi Cumhuriyet savcısı mütalaasında, suçun vasıf ve mahiyetinin tam olarak belirlenebilmesi amacıyla müştekilerin olay tarihinden iki ay öncesine ait HTS kayıtlarının incelenmesini ve sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, savcının taleplerini kabul ederek sanığın tutukluluğunun devamına hükmetti ve duruşmayı erteledi. Mağdurların ifadeleri dosyaya yansıdı Öte yandan, olayda ağır yaralanan mağdurların önceki celselerde alınan ifadeleri de dosyadaki yerini aldı. Sanığın eşiyle ilişkisi olduğunu iddia ettiği ve silahla yaraladığı akrabası A.K. ifadesinde, iddiaların tamamen iftira olduğunu belirtti. Olay günü sanığın yanına gelip çay içtiğini, ardından aracına yöneldiğinde sanığın silahla ateş ettiğini anlatan A.K., "Çayımı içtikten sonra masadan kalkarak, pastanenin karşısında bulunan kasaptan et alarak aracıma doğru gittim. Bu sırada sanık silahını çekerek ateşledi. Kendimi korumak için üzerine atıldım. Şahıstan kurtularak ana cadde istikametine doğru kaçtım peşimden ateş etmeye çalıştı ancak silahı patlamadı. Bu arbede sırasında öncesinde ve sonrasında M.S.B. ile aramızda yukarıda bahsettiklerim dışında hiçbir konuşma geçmedi. Benim bu şahsın eşiyle hiçbir ilişkim yoktur. Şahsın bu yöndeki suçlamaları asılsızdır, söyledikleri yalan ve iftiradan ibarettir. Bunları kendi kafasında uydurarak çevreden yalan yanlış duyarak uydurup benim üzerime bu şekilde saldırdığını düşünüyorum. Yaşanan olay ile ilgili ailelerimiz arısında konuşarak barıştık. Husumet yaşanmasını istemediğim için şu an için kendisi ile ilgili herhangi bir dava ve şikayetim yoktur" dedi. "Kazandığım parayı harcardı" Boşanma aşamasındaki eş N.B. ise sanığın hiçbir işte çalışmadığını ve evin geçimini kendisinin gündelik temizlik işleriyle sağladığını ifade etti. N.B., "M.S.B. 12 yıllık eşim olur. Eşim ile evliliğimizden 5 çocuğum vardır. Eşimin babası ve benim babam amca çocukları olurlar. Evlendikten kısa bir sonra eşim ile benim aramda yoğun tartışmalar ve kavgalar yaşanmaya başlamıştı. Bu tartışma ve kavgaların sebebi eşimin hiçbir işte çalışmaması, bana ve çocuklarıma bakmamasıdır. Eşimin hiçbir işte çalışmamasından dolayı ben gündelik olarak temizlik işlerinde çalışırım. Eşim ise bu duruma aldırış etmeden benim kazandığım parayı harcamaya devam eder ev ekonomisine hiçbir şekilde katkı sağlamazdı. 2023 yılı içerisinde bu ve benzer sebeplerle eşim beni şiddetli şekilde dövmüştü. Ben ise bu durum üzerine tek başıma Mersin’de ikamet eden ailemin yanına gittim ve yaklaşık olarak 1 ay kadar kaldım. Bu olay yaşandıktan sonra polis ekiplerine bilgi verdim" diye konuştu. "Senin suratını kezzap dökerek yakarım" Şiddet gördüğü için kadın sığınma evinde kaldığını ve uzaklaştırma kararı aldırdığını anlatan N.B., eşinin kendisini defalarca ölümle ve yüzüne kezzap dökmekle tehdit ettiğini kaydetti. N.B., "Eşim hakkında uzaklaştırma kararı almıştım. Bir gün beni aradığında, ’Geri dön yoksa birbirimize düşeriz, sonu güzel yerlere gitmiyor’ şeklinde konuşma yapmıştı. Benim bu konuşmadan anladığım, eşimin beni kendi canımla veya ailemin canıyla tehdit etmesidir. Eşim beni evliliğimiz boyunca darp ettiği zamanlarda ve normal zamanlarda olmak üzere, kıskançlığından kaynaklı olarak ’Ben seni dövüyorum ya, sen gitmeye kalkarsan bu suratla gidemezsin. Senin suratını kezzap dökerek yakarım, insan içine çıkamaz hale gelirsin’ diyerek tehdit etmişti. Beni dövdükten sonra polis çağırmamam için, ’Seni, V’yi veya M’yi öldürürüm’ diyerek tehdit ediyordu. Bu tehditler üzerine polis çağırmaktan korkuyordum" şeklinde konuştu. Sanık M.S.B.’nin iddianamede yer alan ifadesinde ise saldırıyı planlamadığını söyleyerek şu iddialarda bulunduğu öğrenildi: "Eşim bana boşanma davası açtıktan sonra A.K.’nin telefonunda eşimle müstehcen görüntüler olduğunu duydum. Akrabalar da biliyormuş. 2019’da aldığım silahı kömürlükte saklıyordum. Eşimi A.K’den uzaklaştırmak istedim, korkutmak için gittim. A.K.’ye beni hastaneye bırakmasını söyledim. Arabaya bindikten sonra ’Eşimle ilişkin varmış’ dedim. Kabul etti. Öfkelenip bıçakla saldırdım, sonra silah ateş aldı. Eve dönünce eşimle tartıştık, ’Senin yüzünden A.K.’yi vurdum’ dedim. O da bana kızdı. O anda eşimi bıçaklayıp, ardından silahla ateş ettim. Amacım öldürmek değildi, pişmanım. Eşimin telefonunda A.K.’nin numarasını yakaladım, mesajlarını gördüm. Ben eşimle ayrılmak istemiyordum, yuvamı dağıtmak istemiyordum. Ben A.K’yi korkutursam eşimden uzaklaşır zannediyordum."
Şanlıurfa Şanlıurfa’da kaçak elektrik kullanımına müdahale eden ekiplere saldırı Dicle Elektrik ekipleri, kaçak elektrikle mücadele kapsamında sahada yürütülen denetimlerde bir kez daha saldırıyla karşı karşıya kaldı. Şanlıurfa’nın Harran ilçesinde yapılan kontroller sırasında kaçak kullanımda bulunduğu tespit edilen bazı kişiler, görevli ekiplere sözlü ve fiziki saldırıda bulundu. Olayda yaralanan olmazken, konuyla ilgili jandarmaya şikayette bulunuldu. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, kaçak elektrikle mücadele kapsamında saha denetimlerine aralıksız devam ediyor. Bu kapsamda Şanlıurfa’nın Harran ilçesine bağlı kırsal Minare Mahallesi’nde denetim gerçekleştiren ekipler, bölgedeki bitişik evlerde yaptığı kontrollerde 5 konuttan 4’ünde kaçak elektrik kullanıldığını tespit etti. Sözlü sataşma fiziki saldırıya dönüştü Denetimler sırasında kaçak kullanım tespit edilen konutlarda bulunan bazı kişiler, görevli iki personele önce sözlü olarak sataştı. Ekiplerin görevlerini sürdürmesi üzerine gerginlik artarken, şahıslar bu kez fiziki saldırıda bulundu. Olay sırasında çevrede bulunan bazı kişilerin araya girmesiyle saldırganlar uzaklaştırıldı ve daha büyük bir olayın yaşanması önlendi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı Saldırıdan yara almadan kurtulan Dicle Elektrik personeli, güvenlik sebebiyle bölgeden ayrıldı. Konuyla ilgili jandarmaya şikayette bulunuldu. Yaşanan olayın ardından jandarma ekipleri tarafından inceleme başlatılırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Çalışmalar kararlılıkla sürecek Dicle Elektrik yetkilileri, sahada görev yapan ekiplerin güvenliğinin öncelikli olduğunu vurgulayarak, kaçak elektrik kullanımının hem enerji altyapısına zarar verdiğini hem de kamu kaynaklarının adil kullanımını olumsuz etkilediğini belirtti. Şirket, bu tür olumsuzluklara rağmen mücadele çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.