EKONOMİ - 14 Mayıs 2026 Perşembe 12:53

ATB Başkanı Çandır: "Tarım milli dayanıklılığımızdır"

A
A
A
ATB Başkanı Çandır: "Tarım milli dayanıklılığımızdır"

ATB Başkanı Ali Çandır, "Tarım, gıda arz güvenliğidir, stratejik bağımsızlıktır, kırsal istihdamdır, toplumsal dengedir, milli dayanıklılıktır" dedi.


Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mayıs Ayı Meclisi, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu’nda toplandı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Başkanı Ali Çandır, tarım sektöründeki gelişmeler, ekonomi gündemi ve Antalya ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.


Konuşmasına, 14 Mayıs Çiftçiler Gününü kutlayarak başlayan Çandır, "Her türlü zorlu şarta rağmen üretimden vazgeçmeyen, toprağa emek veren, üretimiyle ülkemizin ekonomisine ve gıda güvenliğine katkı sağlayan tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü’nü kutluyorum" dedi.



Tarım milli dayanıklılığımızdır


Tarımın sadece ekonomik bir faaliyet olmadığını vurgulayan Çandır, "Tarım, gıda arz güvenliğidir, stratejik bağımsızlıktır, kırsal istihdamdır, toplumsal dengedir, milli dayanıklılıktır. Dolayısıyla tarımda yaşanan her zayıflama, yalnızca sektörel değil, ekonomik, sosyal ve stratejik sonuçlar doğurmaktadır" dedi. Nisan ayı gıda enflasyonunun yüzde 3,70 olduğunu belirten Çandır, gıda fiyatlarının artmasına rağmen üretici refahının aynı ölçüde yükselmediğine dikkat çekti. Çandır, "Çünkü maliyetlerdeki kontrolsüz artış, üretimden doğan katma değeri büyük ölçüde aşındırmaktadır. Bu nedenle önümüzdeki dönemde temel önceliğimiz, üretim kapasitesini koruyan, rekabet gücünü artıran, öngörülebilir ve dirençli bir tarım ekonomisi inşa etmek olmalıdır" ifadelerini kullandı.


Dünyanın yeni bir döneme girdiğini, Şubat ayından itibaren küresel ölçekte enerji, gübre, petrokimya ve lojistik alanlarında yaşanan gelişmelerin, tarımın artık yalnızca bir sektör değil, ülkelerin stratejik güç unsurlarından biri olduğunu gösterdiğini ifade eden Ali Çandır, şunları kaydetti:


"FAO gıda fiyat endeksindeki yükseliş de bu kırılganlığın uluslararası ölçekte derinleştiğini ortaya koymaktadır. Böylesine kritik bir dönemde yapmamız gereken; üretim gücünü koruyan, yerli kapasiteyi artıran, teknoloji ve verimlilik odaklı, planlı ve uzun vadeli bir tarım vizyonunu kararlılıkla ortaya koymaktır. Bu kapsamda, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından açıklanan ve Dünya Bankası kaynağıyla hayata geçirilecek Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi’ni önemli buluyoruz. Bu kaynağın, yeni yatırımların yanı sıra halihazırda faaliyette olan işletmelerin korunması ve devamlılığı için kullandırılmasını diliyoruz. Böyle bir yaklaşım yeni yatırımların yanında kurulu kapasitemizin korunmasına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır."



Finansmana erişim ve kur politikası zorluyor


ATB meslek komiteleri toplantılarında iki temel konunun ön plana çıktığını kaydeden Çandır, "Birincisi finansmana erişimdir. Üyelerimizin en önemli talebi, yaklaşık üç yıldır aynı seviyede kalan tarımsal kredi limitlerinin günümüz maliyetleri ve üretim şartları dikkate alınarak artırılmasıdır. İkincisi ise üretim ve ihracat tarafında rekabet gücümüzü zayıflatan kur politikasıdır. Artan maliyetlere rağmen döviz kurunun aynı hızda ilerlememesi, ihracatçımızın rekabet gücünü zayıflatmakta, bazı pazarlarda fiyat tutturmayı zorlaştırmakta ve pazar kayıplarına neden olmaktadır. Üyelerimizin bu konudaki temel beklentisi ise üretim, ihracat ve rekabet şartlarını destekleyecek daha dengeli ve öngörülebilir bir kur yapısının oluşmasıdır" diye konuştu.



Cop31 Antalya için dönüşüm fırsatı, değerlendirilmeli


Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’in Antalya açısından yalnızca birkaç günlük bir organizasyon olmaması gerektiğiniz vurgulayan Çandır, "Çevre, iklim, su ve yaşam kalitesi bakımından önemli bir dönüşüm fırsatı olduğuna inanıyoruz. Dünyada COP organizasyonlarına ev sahipliği yapan şehirlerin önemli bir bölümü bu dönemi; yeşil alanlarını artırmak, çevresel altyapılarını güçlendirmek ve kentlerini geleceğe hazırlamak adına değerlendirmiştir. COP31’in kentimizde; kişi başına düşen yeşil alan miktarını artıran, yenilenebilir enerji kapasitesini geliştiren, su verimliliğini önceleyen, tarımsal atıkları ekonomiye kazandıran, hava kalitesini yükselten, mevcut orman varlığını koruyup güçlendiren ve yaşam kalitesini artıran kalıcı ve ölçülebilir vizyonla hedef koyan, uygulayan ve örnek olan bir kent olması gerektiğine inanıyoruz" diye konuştu. Antalya Valisi Hulusi Şahin himayesinde hayata geçirilen Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi’nin önemini vurgulayan Başkan Çandır, "Bu yaklaşımın, kentimizin çevresel sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetli ve stratejik bir değer taşıdığını düşünüyoruz" dedi.



Hububat ve meyvede kalite ve verim beklentisi arttı


Bu yıl zamanında yağan yağışların üretime olumlu yansıyacağını söyleyen Başkan Çandır, "Başta hububat ve meyve olmak üzere birçok üründe hem verim hem de rekolte beklentilerini artırmıştır. Özellikle meyve grubunda artan rekoltenin tezgâhlara olumlu yansımaya başladığı görülmektedir. Hatırlanacağınız gibi geçtiğimiz yıl yaşanan don olayları nedeniyle birçok üründe fiyatlar aşırı yükselmiş, ürünlere erişim zorlaşmıştı. Bu yıl ise genel beklentimiz, üretim ve arz tarafında daha dengeli ve daha olumlu bir dönemin yaşanacağı yönündedir" diye konuştu.


Hububat hasadı öncesi ve Kurban Bayramı öncesi düzenledikleri sektörel analiz toplantılarını üyelerin ve sektör paydaşlarının katılımıyla gerçekleştirdiklerini belirten Ali Çandır, şu bilgileri paylaştı:


"Hububat hasadı öncesinde gerçekleştirdiğimiz sektörel analiz toplantısında, bu yıl kentimizde verim ve rekoltenin ülke geneline paralel biçimde artmasının beklendiği ifade edilmiştir. Ancak üretimdeki artışın piyasada baskıya dönüşmemesi için planlı hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır. Toplantıda; bölgeye uygun sertifikalı tohum kullanımı, hastalıklarla mücadele, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım politikaları, alım noktalarının artırılması ve teknolojik üretim altyapısının güçlendirilmesi gibi başlıklarda değerlendirmelerde bulunulmuştur. Tüm üreticilerimize bereketli, kazasız ve belasız bir hasat dönemi diliyorum. Kurban Bayramı öncesinde gerçekleştirdiğimiz sektörel analiz toplantımızda gördük ki; ilimizde kurban arzı, kesim altyapısı ve hizmet kapasitesi açısından herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Yeterli miktarda kurbanlık hayvan, kesim alanı ve hizmet verecek sektör paydaşı mevcuttur. Bununla birlikte artan üretim maliyetleri, iş gücü sorunu, genç nüfusun üretimden uzaklaşması ve organize perakendenin piyasa üzerindeki etkileri sektörümüz açısından dikkatle takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer almaktadır. Antalya’nın üretim gücünü koruyabilmesi için üreticiyi ayakta tutacak ve hayvancılığı sürdürülebilir kılacak politikalara ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Toplantılarımıza katılım sağlayan, katkı veren tüm üyelerimize, sivil toplum ve meslek örgütü başkanlarımıza ve kurum temsilcilerimize teşekkür ediyorum"



Side Antik Kenti’nde Antalya’da zeytinyağında kalite ve katma değerin artırılması amacıyla 1. Antalya Naturel Sızma Zeytinyağı Kalite Yarışması ödül törenini gerçekleştireceklerini belirten Çandır, üyelere davette bulundu.



19 Mayıs ve kurban bayramı kutlaması


Başkan Çandır, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutlarken, "Başta Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyorum" dedi. Çandır, Kurban Bayramı’nı kutlarken, "Bayramın ülkemize ve tüm insanlığa barış, huzur, sağlık ve bereket getirmesini diliyorum" ifadelerine yer verdi.


Meclis’te üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmede bulundu.



ATB Başkanı Çandır: "Tarım milli dayanıklılığımızdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da eczacılar günlerini kutladı Aydın Eczacı Odası tarafından düzenlenen14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü’nün 187. yılı kutlandı. Programda konuşan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, her geçen gün artan eczacılık fakültelerinin sektörde hem de gençlerin istihdamı açısından ciddi sıkıntılar getirdiğini belirterek "2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir" diyerek yeni eczacılık fakültesi açılışlarının durdurulması gerektiğini söyledi. Program çerçevesinde ilk olarak Aydın Valiliği önünde Atatürk anıtına çelenk sunumu yapan eczacılar daha sonra geleneksel hale gelen eczacılar kahvaltısında bir araya geldiler. Bilimsel eczacılığın 187. yılı dolayısıyla düzenlenen programda konuşan Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, 187 yıldan bu yana mesleği bilimsellik, etik ilkeler ve halk sağlığının korunması üzerine inşa ettiklerini belirterek "Bugün Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren 30 bini aşkın toplum eczanesi ve kamuda, akademide, sanayide görev yapan 55 bin eczacı; sağlık sistemimizin en yaygın, en erişilebilir ve en güvenilir sağlık noktası olarak hizmet sunmaktadır" dedi. Bu yılki 14 Mayıs Bilimsel Eczacılık Günü temasının "Sağlıklı Yaşamda Toplum Eczaneleri - Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin Gücü: Eczacı" olarak belirlendiğini kaydeden Aydın Eczacı Odası Başkanı Sefa Karaarslan, "Eczaneler artık birçok ülkede birinci basamağın etkin bir bileşeni haline gelmiştir. Türkiye’de de toplum eczaneleri, en hızlı ve en kolay ulaşılır birinci basamak sağlık kuruluşlarıdır. Son verilere göre ülke nüfusumuzun hızla yaşlandığını ve buna bağlı olarak kronik hastalık yükünün artış gösterdiğini biliyoruz. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü verilerine göre son bir yıl içinde yaklaşık 30 milyon vatandaşımıza kronik hastalık taraması yapılmış ve 7 milyon yeni tanı konulmuştur. Bu yeni tanıların; 6 milyonu obezite, 700 bini kardiyovasküler risk, 150 bini hipertansiyon, 500 bini diyabet tanılarından oluşmaktadır. Bunların yanı sıra her 5 kişiden 3’ünün kronik hastalık riski altında olduğunu görüyoruz." Diyerek bu verilerin daha güçlü bir birinci basamak sağlık sistemine, daha yaygın koruyucu sağlık hizmetlerine ve sahadaki sağlık profesyonellerinin daha etkin kullanılmasına ihtiyaç olduğunu gösterdiğini söyledi. Kronik hastalıkların yönetiminde, koruyucu sağlık hizmetlerinde, bağışıklama hizmetlerinde, çoklu ilaç kullanımına bağlı risklerin azaltılması ve ilaç etkileşimlerinin denetlenmesi gibi güvenli ilaç kullanımına ilişkin alanlarda verilecek sağlık hizmet sunumlarının; gereksiz kamu harcamalarını azaltacağını, erken risk tespiti sağlayacağını ve ulusal ölçekte veri üreteceğini kaydeden Karaarslan, plansız açılan fakülteler ve kontenjan artışları nedeniyle, artık ülkemizde eczacılık alanında ciddi bir istihdam krizi yaşandığını söyledi. "Fakülte sayısı 64’e ulaştı" Aydın Eczacı Odası Başkanı Karaarslan açıklamasında "2001 yılında yalnızca 8 olan eczacılık fakültesi sayısı bugün 64’e ulaşmıştır. Buna karşın fakültelerin yalnızca 19’u tam akredite eğitim verebilmektedir. 2017 yılında bin 448 olan yıllık mezun sayısı, 2025 yılında 3 bin 868’eyükselmiştir. Son yıllarda her yıl yaklaşık 3800 eczacı mezun olurken halen fakültelerde öğrenim gören öğrenci sayısı ise 25 binin üzerindedir. Sağlık alanındaki bir mesleğin mensuplarının işsiz bırakılması, ülkenin en büyük gücü olan genç insan sermayesinin heba edilmesidir" diye konuştu. Konuşmasına başta Gazze olmak üzere dünyanın dört bir yanında yaşanan soykırıma da değinerek uluslararası hukukun giderek işlevsizleşmesinin üzüntüsünü yaşadıklarını da kaydeden Aydın Eczacı Odası Başkanı Karaarslan, "Aydın Eczacı Odası olarak özellikle vurgulamak isteriz ki; ilaç yoklukları eczacıların iradesiyle ortaya çıkan bir durum değildir. Bunun yanında eczacılık mesleğinin sorunları; günü kurtaran geçici yaklaşımlarla değil, akılcı, kalıcı ve sürdürülebilir politikalarla ele alınmalıdır." dedi.
Muğla Yatağan’da Geleceğe İz Kültür ve Değerler Şöleni gerçekleştirildi Muğla’nın Yatağan ilçesinde "Geleceğe İz Projesi" çerçevesinde düzenlenen "Kültür ve Değerler Şöleni" yapıldı. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık tarafından 2026 yılının "Muğla Gençlik Yılı" ilan edilmesi kapsamında; Yatağan Kaymakamlığı himayelerinde, Muğla İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen ve İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen "Geleceğe İz Projesi" çerçevesinde düzenlenen "Kültür ve Değerler Şöleni", Yatağan Millet Bahçesi’nde gerçekleştirildi. Programa; Yatağan Kaymakamı Turgay İlhan, Yatağan Cumhuriyet Başsavcısı Baki Bozkaya, İlçe Millî Eğitim Müdürü Murat Bostan, ilçe protokolü, öğretmenleri ve öğrenciler katıldı. Programda; Yatağan Anadolu Lisesi Halk Oyunları Ekibi tarafından sergilenen halk oyunları gösterisi, sahnelenen "Ormancı" türküsünün hikâyesini konu alan tiyatro gösterisi ve Türk Halk Müziği konseri büyük beğeni topladı. Öğrencilerin kültürel mirasımıza sahip çıkan performansları izleyicilerden takdir alırken, program sonunda ilçedeki okullar tarafından hazırlanan yöresel yemekler, el sanatları çalışmaları ve sergi alanı misafirlerin ziyaretine açıldı. İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Bostan : "Kültürel değerlerimizin yaşatılmasına katkı sunan tüm öğrenci ve öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz" dedi.