ASAYİŞ - 17 Nisan 2026 Cuma 16:20

Alanya’da sosyal medya paylaşımı sonrası lise öğrencisi tutuklandı

A
A
A
Alanya’da sosyal medya paylaşımı sonrası lise öğrencisi tutuklandı

Antalya’nın Alanya ilçesinde, sosyal medya hesabından Siverek ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırıları destekleyici nitelikte paylaşım yaptığı belirlenen lise öğrencisi tutuklandı.


Alanya’da bir lisede 10. sınıf öğrencisi olan H.G.A.’nın (16) sosyal medya hesabı üzerinden Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırılarla ilgili destekleyici paylaşımlar yaptığı tespit edildi. Bunun üzerine harekete geçen jandarma ekipleri, şüpheliyi ikametinde gözaltına aldı. Jandarmadaki işlemleri tamamlanan H.G.A. sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Şüpheli, çıkarıldığı Alanya Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Olayla ilgili incelemenin sürdüğü öğrenildi.



Alanya’da sosyal medya paylaşımı sonrası lise öğrencisi tutuklandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Bakan Fidan: "İsrail’in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını aşmıştır" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayesinde ve Dışişleri Bakanlığının ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında yaptığı konuşmada, uluslararası sistemin çok boyutlu krizlerle karşı karşıya bulunduğunu belirterek, "İsrail’in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını aşmıştır. Bölgemizi çatışma girdabına sürükledi. Bizim anlayışımıza göre diplomasi, yangını daha fazla yayılmadan söndürme iradesidir" dedi. İlki 2021 yılında düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun açılışında konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, forumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde küresel bir markaya dönüştüğünü söyledi. Forumun benzerlerinden ayrılan başlıca özelliklerinden birinin eşsiz buluşturma gücü olduğunu ifade eden Fidan, "Diplomasinin nabzı Antalya’da akmakta. Belirsizliğin çoğaldığı bugün de geleceği nasıl şekillendireceğimizin vizyonu burada atılmaktadır. Çözümler, ortak akıl ve hikmet ile şekillenecektir" ifadelerini kullandı. "Birbirini tetikleyen çok boyutlu krizlerle karşı karşıyayız" Bakan Fidan, dünyada belirsizlik ve krizlerin çağın baskın karakteri haline geldiğini vurgulayarak, uluslararası sisteme yönelik en büyük tehdidin kuralsızlık ve adaletsizlik olduğunu söyledi. Geçen yıl forumun gündemine Gazze’de yaşananların, bu yıl ise İran savaşının oturduğunu belirten Fidan, bu sürecin bölgeyi ağır tehditler altına soktuğunu kaydetti. Fidan, "Şüphesiz bu savaştan herkesin çıkaracağı tarihi dersler bulunmaktadır. Ancak ilk ve acil görev ateşkesin sağlanmasıdır. Sağlanan bu sükunet ortamı sorunun asıl kaynağını gözden kaçırmamalıdır. Gazze’de başlayan, Lübnan’a sıçrayan İsrail yayılmacılığı doğrudan tehdit haline gelmiştir" dedi. Uluslararası toplumun bugün nadir görülen bir anlayış birliği sergilediğini dile getiren Fidan, Antalya’da bir araya gelişin temel düşüncesinin de bu olduğuna işaret etti. Fidan, "Bizim anlayışımıza göre diplomasi, yangını daha fazla yayılmadan söndürme iradesidir. Diplomasi, yarını tasarlamaktır" diye konuştu. "Küresel düzeyde atmamız gereken ortak adımlar var" Hakan Fidan, yarını tasarlama vizyonunun iki ana taşıyıcı sütun üzerine yükselmesi gerektiğini belirterek, bunlardan ilkinin küresel düzeyde kurumsal reform olduğunu söyledi. Temsil kabiliyeti zayıf yapılarla krizlerin yönetilmesinin mümkün olmadığını kaydeden Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllar önce küresel vicdanı yaralayan çifte standartlara dikkat çektiğini hatırlattı. Fidan, "Krizler şimdi ülkelerin kapısına dayanınca Cumhurbaşkanımızın değindiği noktalara geldiler. Küresel düzeyde atmamız gereken ortak adımlar var. Uluslararası toplumun önünde ertelenemez bir vicdani muhasebe bulunmaktadır. Barış süreçleri düzen bozucu aktörlerin insafına bırakılmamalıdır. Süreçlerin sabote edilmesine müsaade edilmemelidir" ifadelerine yer verdi. İnsanlığın geleceğe dönük sınamalarla eş zamanlı mücadele etmek zorunda olduğunu söyleyen Fidan, bugün sorumluluk alınmaması halinde 10 yıl sonra ihtilafların çok daha yıkıcı hale geleceğini belirtti. Yapay zekanın da kısıtlı sayıda aktörün elinde yeni bir tahakküm aracına dönüşmemesi gerektiğini vurgulayan Fidan, insanlığın bu teknolojik imkândan birlikte faydalanması ve hiçbir coğrafyanın geride bırakılmaması gerektiğini kaydetti. İklim değişikliği ve kuraklığın ise insan hayatının her alanına dokunan varoluşsal bir sorun haline geldiğini söyledi. "İsrail’in ölçüsüz saldırganlığı bölgemizi çatışma girdabına sürüklüyor" Fidan, küresel reform ihtiyacı kadar hayati olan ikinci ayağın ise bölgede barış ve refahı kalıcı hale getirecek stratejik adımlar olduğunu söyledi. Ankara merkezli geniş bir jeopolitik okuma yapıldığında karşılarına birbiriyle bağlantılı çok katmanlı kriz dinamiklerinin çıktığını ifade eden Fidan, coğrafyanın eş zamanlı krizlerin baskısı altında bulunduğunu dile getirdi. Kuzeyde beşinci yılına giren Rusya-Ukrayna savaşının Avrupa güvenlik mimarisini ve küresel jeopolitik dengeleri derinden sarstığını belirten Fidan, güneydoğuda ise İsrail’in ölçüsüz saldırganlığının Gazze sınırlarını çoktan aştığını söyledi. Fidan, "İsrail’in pervasız saldırganlığı Gazze sınırlarını aşmıştır. İsrail, bölgemizi çatışma girdabına sürükledi. Tüm bunlara ek olarak, geleceğimize yönelik sınamalarla da eş zamanlı mücadele etmek zorundayız. Lübnan’dan Suriye’ye, son olarak İran’a uzanan bu tırmanma hattı, bölgemizi geniş bir çatışma girdabına sürüklemektedir. Daha güneyde, Afrika Boynuzu’nda hassasiyetle takip ettiğimiz gelişmeler de bir diğer endişe kaynağıdır. Sudan’da devam eden çatışmaların yol açtığı yıkım, bölge ülkeleri arasındaki ihtilaflar ve boğazlara yönelik tehdit potansiyeli, bu stratejik coğrafyayı ciddi güvenlik riskleriyle baş başa bırakmaktadır" dedi. "Türkiye ara buluculuk profiline sahip ender ülkelerden biri" Bu kriz haritasının neredeyse tamamında, sahadaki tüm taraflarla aynı anda ve güven temelinde ilişki kurabilen ender ülkelerden birinin Türkiye olduğunu belirten Hakan Fidan, Türkiye’nin teknik anlamda da ara buluculuk rolü üstlenmeye son derece istekli olduğunu söyledi. Fidan, bölgede yaşanan her krizin yükünü, acısını ve sonuçlarını derinden kavrayan bir anlayışla hareket ettiklerini vurgulayarak, "Bu kriz haritasının neredeyse tamamında güven temelinde konuşabilen ender ülkelerinden biri Türkiye’dir. Bugüne kadar bölgemizin selameti için daima elimizi taşın altında koyduk, koymaya devam edeceğiz. Bu yolda, Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve çizdiği politik vizyon istikametimizi belirlemeye devam edecektir" ifadelerini kullandı. "Bölgemizin savaşlara, işgallere, teröre ve iç çatışmalara tahammülü kalmamıştır" Artık bölgenin savaşlara, işgallere, teröre ve iç çatışmalara tahammülünün kalmadığını vurgulayan Fidan, bölge ülkelerinin güçlü bir bölgesel sahiplenme vizyonuyla barış ve istikrarı hayata geçirmek zorunda olduğunu söyledi. Bu vizyonun; ortak çıkar alanlarında daimi ve sonuç odaklı bölgesel iş birliğiyle, bölge ülkelerinin bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygıyla, etnik, kültürel ve mezhepsel çeşitliliğin ayrıştırıcı değil birleştirici unsur olarak görülmesiyle, bölgesel halkların ve devletlerin savunma kapasitelerinin birbirlerine karşı değil birbirlerinin güvenliği için seferber edilmesiyle ve devlet dışı aktörler üzerinden nüfuz arayışlarından bütünüyle vazgeçilmesiyle anlam kazanacağını kaydetti. Fidan, bölgede tüm sorunların temel kaynağı olan Filistin meselesinde iki devletli çözüm yönündeki güçlü iradenin derhal hayata geçirilmesi gerektiğini de belirterek, bu bölgesel mimarinin uzun vadeli barış ve istikrarın kurumsal temeller üzerinde yükselmesini mümkün kılacağını ifade etti. Fidan, "Tarih bize defalarca göstermiştir ki kalıcı barış, krizlerin derinleştiği anlarda atılan cesur adımlarla inşa edilir. Biz buna yürekten inanıyoruz. Bu minvalde ortak aklı, dayanışmayı ve çözüm üretme iradesini bugün burada bir kez daha vurguluyor, bunu hayata geçirmek için adımlar atıyoruz. Beşinci Antalya Diplomasi Forumu da işte bu arayışın en anlamlı zeminlerinden birini teşkil etmektedir" dedi.
Sakarya İBAN kullanımında yasa dışı suçlar ve paralar aklandığından büyük cezalar var Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN numarasına bağlı banka hesapları ve kredi kartlarının üçüncü kişilere kullandırılmasının suç olarak düzenlenmesine yönelik yasa çalışmalarını değerlendirdi. Son yıllarda artış gösteren IBAN dolandırıcılığı adı ile anılan, özellikle gençleri hedef alan çok yönlü yöntemlerle işlenen dolandırıcılık faaliyetleri, gündemde yerini koruyor. Bu çerçevede Cumhuriyet Savcısı Baki Yiğit Çakmakkaya, IBAN numarasına bağlı banka hesapları ve kredi kartlarının üçüncü kişilere kullandırılmasının suç olarak düzenlenmesine yönelik yasa çalışmalarını değerlendirdi. Dolandırıcılık eylemini gerçekleştirenlerin yönetimlerinden söz eden Çakmakkaya, çoğu zaman sahte iletişim numaraları kullanmak suretiyle kendilerini kamu görevlisi olarak tanıtarak vatandaşlarda korku ve panik oluşturduğunu belirtti. Dolandırıcılar suç gelirini aklamak için maddi sıkıntı yaşayanları tercih edebiliyor Savcı Çakmakkaya, suçtan elde edilen menfaati sağlamak gayesiyle sosyal medya üzerinden yayılan ve kredi imkanı sağlandığı ya da kolay kazanç elde edileceği izlenimi veren ilanlar aracılığıyla, maddi sıkıntı yaşayan öğrencilerin de hedef alındığını belirtti. Bu çerçevede IBAN hesaplarının kullanılması suretiyle suç gelirlerinin aklandığı ifade edildi. Çakmakkaya, öğrenciler veya işsiz vatandaşların çoğu zaman farkında olmadan suç süreçlerinde yer aldıklarına dikkat çekti. Özellikle "IBAN kiralama" adı altında yürütülen faaliyetlerde gençlerin hesaplarını belirli bir ücret karşılığında kullandırdığı ve bu nedenle kısa sürede adli süreçlerle karşı karşıya kaldıkları belirtildi. Bilgilendirme çalışmaları artırıldı HSK’nın 30 Ocak 2026’da başlattığı çalışma çerçevesinde üniversite öğrencilerine yönelik bilgilendirme faaliyetlerinin artırıldığını belirten Çakmakkaya, YÖK’ün de üniversitelere farkındalık çağrısı yaptığını söyledi. Üniversiteler ile başsavcılıklar arasında iş birliğiyle seminer, panel ve eğitimlerin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini aktardı. Hesabını bir kez kullandıran kişilerin, hesaplarının birden fazla dolandırıcılıkta kullanılması halinde mağdur sayısı kadar dosyayla karşılaşabildiğini belirten Çakmakkaya, bu durumun cezaların artmasına sebep olduğunu söyledi. Ceza uygulamalarında farklılıklar oluşabiliyor Dijital ortamda tek bir eylemin çok sayıda kişiyi etkileyebildiğini belirten Çakmakkaya, zincirleme suç hükümlerinin daha dikkatli değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Aynı eylemi yapan kişilerin, suçun niteliğine göre farklı ceza alabileceğini, basit dolandırıcılıkta daha hafif, nitelikli dolandırıcılıkta ise daha ağır yaptırımlar uygulanabildiğini söyledi. Bankaların araç olarak kullanılması, bilişim sistemleri üzerinden işlenmesi veya örgütlü yapı içinde gerçekleştirilmesi gibi durumların cezayı artırdığını belirtti. Hesap sahibinin rolü belirleyici Yargılamalarda hesap sahibinin suçun niteliğini bilip bilmediği, rolü ve elde ettiği menfaatin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Çakmakkaya, kusur ve ölçülülük ilkelerine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. IBAN hesaplarının üçüncü kişilere kullandırılmasıyla suç gelirlerinin sisteme sokulmasının küresel bir sorun olduğunu, Europol’ün bu kişileri komisyon karşılığı para transferi yapan kişiler olarak tanımladığını aktardı. Bu alanda yeni düzenlemeler yapılabileceğini belirten Çakmakkaya, banka hesaplarının kullandırılmasının açıkça suç kapsamına alınabileceğini veya yeni bir suç tipi oluşturulabileceğini ifade etti. Daha geniş bir yasa ile bilişim suçlarının yeniden ele alınmasının planlandığını söyledi.
İstanbul - MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz: "İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim’’ Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) yeni İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz İl Başkanlığı’nda yaptığı açıklamada "Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı’nın ne kadar onurlu, ne kadar gururlu bir görev olduğunu bilmekle birlikte hem şahsıma hem de İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Ama hepinizin bilmesini istediğim bir şey var ki, bu sorumluluğu taşıyacak güce, iradeye ve azme de sahibim" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yeni İstanbul İl Başkanı olan Volkan Yılmaz, ilk yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Cuma Namazının ardından açıklamalarda bulunmak üzere Sarıyer’de bulunan MHP İstanbul İl Başkanlığı Binasına geldi. Yılmaz’a MHP il teşkilatı üyeleri ve partilileri eşlik etti. Açıklamalarda bulunmak üzere kameraların karşısına geçen İl Başkanı Volkan Yılmaz, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek konuşmalarına başladı. Yılmaz konuşmasının devamında,’’ Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı’nın ne kadar onurlu, ne kadar gururlu bir görev olduğunu bilmekle birlikte hem şahsıma hem de İstanbul il yöneticilerine yüklenen sorumluluğun ne kadar büyük bir sorumluluk olduğunun bilincindeyim. Ama hepinizin bilmesini istediğim bir şey var ki, bu sorumluluğu taşıyacak güce, iradeye ve azme de sahibim" ifadelerini kullandı. ‘’Hiçbir ülküdaşımızın, hiçbir dava arkadaşımızın başını öne eğecek hiçbir işin, içerisinde olmayacağız’’ Yılmaz, İstanbul için mücadele edeceklerini dile getirirken, "İstanbul’daki farklılıkları zenginliğimiz olarak gören, yine ortak hedeflerde, ortak amaçlarda, ortak paydada buluşan ve ötekisi olmayan bir İstanbul için mücadele edeceğiz. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki bu mücadelede hiçbir ülküdaşımızın, hiçbir dava arkadaşımızın başını öne eğecek hiçbir işin, işlemin içerisinde de olmayacağız. Bolluğun arttığı, refahın arttığı, herkesin yüzünün güldüğü, yaşanabilir bir İstanbul için de Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığı olarak İstanbul’a katkı sunmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu. "İstanbul kimsesiz olmamalı. İstanbul şehri kaderine terk edilmemeli’’ İstanbul’un sahipsiz kaldığının altını çizen Yılmaz, "Şunu herkes iyi bilsin ki İstanbul bugün olduğu gibi sahipsiz bir şehir olmamalı. İstanbul kimsesiz olmamalı. İstanbul şehri kaderine terk edilmemeli... Dünyanın en büyük iki imparatorluğunun başkenti olan, adına şiirler yazılan, kitaplar yazılan, evliyalar şehri İstanbul kaderine terk edilemez. Kimsesiz bırakılamaz, yalnız bırakılamaz. Bu minvalde bizler Milliyetçi Hareket Partisi’nin il teşkilatı olarak gece uyumadan, gündüz yorulmadan var gücümüzle Genel Başkanımızın koyduğu hedeflere ulaşmak için var gücümüzle çalışacağız" dedi. (KA-MD-