ASAYİŞ - 05 Mart 2026 Perşembe 13:19

20 yıl sonra ortaya çıkan cinayet davasında sanık ilk kez hakim karşısında

A
A
A
20 yıl sonra ortaya çıkan cinayet davasında sanık ilk kez hakim karşısında

Muğla’nın Fethiye ilçesinde 20 yıl önce kaybolan 17 yaşındaki Yasemin Dermenci’nin öldürülerek ormanlık alana gömüldüğünün ortaya çıkmasıyla tutuklanan Tursun Karabulut (41), Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Emniyette cinayeti itiraf ettiği belirtilen Karabulut, mahkemede suçlamaları reddederek ifadesinin baskı altında alındığını öne sürdü. Davada dinlenen tanıkların ifadeleri ise olayın arka planına ilişkin iddiaları gündeme getirdi.


Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından faili meçhul olayların aydınlatılmasına yönelik çalışma başlatıldı. Bu kapsamda Muğla İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ile Fethiye İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, 2006 yılında kaybolan Yasemin Dermenci’ye ilişkin dosyayı yeniden ele aldı. Geçen yıl farklı bir kayıp olayına ilişkin alınan ifadelerde, Dermenci’nin 2006 yılında tüfekle öldürülerek gömüldüğü yönünde bilgiler ortaya çıktı. Bunun üzerine ekipler teknik ve fiziki takip başlattı. Yapılan çalışmalar sonucunda olaya karıştığı değerlendirilen Tursun Karabulut (41) ile Ömer D. (45) yakalanarak gözaltına alındı.



Ormanlık alanda kemikler bulundu


Gözaltına alınan şüphelilerden Tursun Karabulut’un ifadesinde, Yasemin Dermenci’yi o dönem eşi ile ilişkisi olduğu gerekçesiyle öldürdüğünü söylediği ve Ömer D.’ninn yardımıyla cesedi ormanlık alana gömdüklerini anlattığı belirtildi. Karabulut’un gösterdiği ormanlık alanda kepçe ile yapılan kazı çalışmasında Yasemin Dermenci’ye ait olduğu değerlendirilen insana ait kemikler bulundu. Kemikler üzerinde DNA incelemesi başlatıldı. Polisteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Tursun Karabulut ve Ömer D. tutuklandı.



"Eski eşim beni başka erkeklere de pazarlıyordu"


Muğla’nın Fethiye ilçesinde 20 yıl önce kaybolan Yasemin Dermenci’nin öldürülmesine ilişkin davada tutuklu sanık Tursun Karabulut, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunma yapan sanık Tursun Karabulut, emniyette verdiği ifadede cinayeti kabul ettiği yönündeki beyanların gerçeği yansıtmadığını öne sürdü. Karabulut, söz konusu ifadeleri baskı altında verdiğini iddia ederek suçlamaları reddetti.


Karabulut savunmasında şu ifadeleri kullandı: "Eşim sürekli üzerime yabancı kadınlar getiriyordu. O gün de maktulü üzerime getirdi. Birlikte alkol aldılar. Maktul önceden de bizim eve gelip gidiyordu ancak kalmıyordu. İlk defa o gün bizde kaldı. Eşimle birlikte yattılar. Sonra aralarında tartışma çıktı. Eşim iç çamaşırıyla dışarı çıktı ve eline silah ya da tüfek aldı. Kadına ateş etti.



Kadının neresinden vurulduğunu görmedim."


Karabulut, olayın ardından eşinin bazı kişileri eve çağırdığını iddia ederek şöyle devam etti: "Eşim diğer odaya geçip telefonla birkaç adam çağırdı. Eve gelen adamlarla birlikte cesedi eşimin otomobiline yükleyip gittiler. Cesedi nereye götürdüler bilmiyorum. Suçsuzum. Beraatımı ve tahliyemi istiyorum."



"Cesedi gömdüğünü söyledi"


Tutuklandıktan bir süre sonra serbest bırakılan ve duruşmada tanık olarak dinlenen Ömer D. ise maktul Yasemin Dermenci’nin Turgut Cerben tarafından Tursun Karabulut’un üzerine kuma olarak getirildiğini iddia etti. Dalbudak, olayla ilgili şu ifadeleri kullandı: "Olay zamanı Turgut Cerben eve gelerek Osman’dan 20 kilo esrar çaldığını ve bunu saklayacağını söyledi. Beraber Turgut’un otomobiline bindik. Turgut’un evine gittik. Daha sonra Turgut seraya bakacağım diyerek evden çıktı. O sırada Yasemin’in cesedini aracına yüklemiş. Benim bu durumdan haberim yoktu."


Dalbudak, daha sonra birlikte yola çıktıklarını belirterek şunları söyledi: "Araca binip Korkuteli tarafına doğru yola çıktık. Yolda Tursun’u Musa Topkara’nın evine bıraktık. Korkuteli yolundan sağa doğru yaklaşık 1 kilometre kadar girdik. Turgut bana ‘Sen devam et, araçtan inme. İleride çoban evi var’ dedi. Çoban evinde onu bekledim. Bir süre sonra bagajdaki şeyi gömüp geldi. Bana gömdüğü şeyin uyuşturucu değil Yasemin’in cesedi olduğunu söyledi."


Dalbudak, Cerben’in kendisine "Yasemin ile birlikte olduğu sırada Tursun’un sinirlenip genç kızı göğsünden vurduğunu" söylediğini de ileri sürdü.



"Kazma kürek istediler"


Sanığın eski eşinin kardeşi Dudu Cerben de mahkemede tanık olarak dinlendi. Cerben, kardeşinin kendisine anlattıklarını aktararak şu ifadeleri kullandı: "Kardeşim Turgut’un bana anlattığına göre Tursun Karabulut Yasemin’i av tüfeği ile vurmuş. Turgut jandarmayı aramak isteyince Tursun kafasına tüfeği dayamış ve aratmamış. Daha sonra arkadaşı Ömer’i çağırmış. Bizim eve gelerek eşimden kazma kürek istediler."


Cerben ayrıca cesedin gömülmesiyle ilgili şu iddiada bulundu: "Ömer ile birlikte cesedi Antalya’nın dışına götürüp gömmüşler. Bunları bana Turgut kaybolmadan kısa süre önce anlatmıştı. Turgut 2010 yılında kayboldu."



"Serada kazılmış yer gördük"


Duruşmada tanık olarak dinlenen Bayram Arslan ise 2004 veya 2005 yıllarında Turgut Cerben’in kendisine ait serada yaklaşık 1,5 ay çalıştığını söyledi. Arslan, Cerben’in o dönemde genç bir kızla birlikte yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Serada ekili kabaklar sökülmüştü. Hanımım seranın bir köşesinin kazıldığını söyledi. Sopayı toprağa saplayınca yaklaşık 1 metre kadar zorlanmadan girdi. Bunu görünce genç kıza bir şey olduğunu düşündüm. Jandarma ve muhtara haber verdim."


Arslan, ertesi gün jandarmanın gelip kazı yaptığını ancak herhangi bir bulguya rastlanmadığını ifade ederek, "Bunun üzerine Turgut’u işten çıkardım" dedi.


Mahkeme heyeti, sanık Tursun Karabulut’un tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.



20 yıl sonra ortaya çıkan cinayet davasında sanık ilk kez hakim karşısında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Fedakar annelerin hayatlarına dokunan kurs: Hem öğreniyorlar hem sosyalleşiyorlar Sakarya’nın Hendek ilçesinde, özel eğitim alan engelli çocukların anneleri için Halk Eğitim Merkezi tarafından başlatılan biçki-dikiş kursu büyük ilgi görüyor. Çocuklarını özel eğitim merkezine getiren anneler hem sosyalleşiyor hem de dikiş yapmayı öğrenerek aile ekonomilerine katkı sağlıyor. Hendek ilçesinde, özel eğitim merkezine gelen engelli çocukların anneleri için Hendek Halk Eğitim Merkezi harekete geçti. Çocuklarının ihtiyaçlarını karşılarken okulda bekleyen anneler, açılan kursta hem sosyalleşiyor hem de dikiş eğitimi alarak aile ekonomisine katkıda bulunuyor. Hendek Halk Eğitim Merkezi usta öğreticisi Vildan Ataç, kurs hakkında yaptığı açıklamada, "Aktif öğrenci sayımız 18, anneler engelli çocuklarını okula getiriyor ve yalnız bırakamadıkları için kendileri okulda bekliyor. Beklerken de boş durmamaları için kurs açtık. Anneler burada hem çocuklarına hem kendilerine bir şeyler dikiyor, sosyalleşiyor ve ev ekonomisine katkı sağlıyor. Kurs sonunda verilen sertifikalar da e-Devlet üzerinden alınıyor" dedi. "Bu kurslar bizim için çok büyük bir nimet" Kursiyer Sehernaz Uzun, "Engelli bir çocuk annesiyim. Çocuklarımızı okulda yalnız bırakamadığımız için burada bize bir kurs açtılar. Bu kursta, dikiş dikiyoruz, öğreniyoruz. Aile ekonomisinde katkı sağlıyor. Çocuklarımıza pijama, önlük dikiyoruz. Benim çocuğum 10 yaşında ve kas hastası. Sürekli salyası akıyor ve önlük değiştirmek zorunda kalıyoruz bu sebeple bende ayda bir defa önlüklerini dikiyorum. Ben engelli bir çocuk annesi olarak bu kurs iyi geliyor çünkü bizim başka sosyal bir hayatımız yok. Bizim çocuklarımız, ev ve okul bunların arasında gidip geliyoruz ve bu kurslar bizim için çok büyük bir nimet. Hem sosyalleşiyoruz hem burada arkadaş ediniyoruz hem de bir şeyler öğreniyoruz" diye konuştu. "Engelli bireylerin anneleri için bu kursların açılması çok çok iyi oldu" Kursiyer Özlem Cevherli, "8 buçuk yaşına down sendromlu bir oğlum var, 8 senedir de eğitim hayatında bulunuyor. Engelli bireylerin anneleri için bu kursların açılması çok çok iyi oldu. Bizim evde geçirdiğimiz, çocuklarımızla geçirdiğimiz zamanlar ev işleriyle ilgili yoğunluklarımız buraya geldiğimizde birkaç saatte olsa çocuklarımız dersteyken kendimize vakit ayırmak çok daha iyi. Birde bunun geri dönüşümleri çok güzel oluyor, yapılan, dikilen kıyafetler evdeki bütün bireyler tarafından çok rahatlıkla kullanılabiliyor" şeklinde konuştu.